Aşağılık Kompleksi Üzerine Biraz Daha Çay Sohbeti

Biliyorsunuz ben son 6 yılımı sizin şahsına münhasır sevgili Şeytan’ınızla burun buruna geçirdiğim için, uzayınızın ‘aşağılık kompleksi’ tayfaya savaş açmış bir Zoey’im..Aşağılık kompleksi olanları neden baş etmemelisiniz, ederseniz neye imza atmış olursunuz, biraz daha detaylandırayım:
Uzayınızın aşağılık kompleksi tayfa, konum olarak da aşağıda olan, yer altından beslenen, karanlık, ayak tarafıdır, zehir zemberek tarafıdır, dengesizlerdir, psikopatlardır, zayıflardır, ergenlerdir; ayaklar baş oluyor derken de Şeytani taraf azıyor demiş olursunuz..Tabi ki yer üstündeki hayatını Kutsal Aydınlık Kuzey’e borçlu olmasına rağmen insanlığını satmış omurgasız farelere teşekkür edin..
Boynuz kulağı geçiyor derken de, Şeytan’ın Allah’ı alt ediyor oluşundan bahsedersiniz; sıradan usta-çırak ilişkisinden bahsetmiyor o deyiş; ‘boynuz,’ keçi başlı Şeytan’ı sembolize eder, ‘kulak’ 5 duyu organına sahip çıkarak yaşamak, dengeli hareket etmek, sizlere aydınlık hayatları yaşatacağı için, Kuzey’i, Allah’ı sembolize eder, kulağınızın arkasına küpe olsun; eğer yeryüzündeki karanlık, kötülük, iyiliği ezmeye başladıysa, boynuz kulağı geçiyor dersiniz, ayaklar baş oluyor dersiniz..

Şeytan da sadece keçi başlı değildir, aynı zamanda simsiyah yılandır da, kafa da yılan gibi çalışır, yılan psikolojisi gözetir, narsisisttir ( narsisistlik, aşağılık kompleksidir onu da bilin )

( Siz Türkçe’de ‘nergiz’ diyorsunuz, sözüm sevgili hanımlarımızdan meclis dışı, tarihi bilgi aktarmaya çalışıyorum, çiçeğin adı yabancı dilde narcissus’tur, sizin şeytan; aynaları nasıl kullandıklarını fizikçileriniz araştırsın bir zahmet, aynalardan, sırlar aleminden çıkıp çıkıp gelirler )
Aşağılık kompleksinin nasıl çalıştığını da bilin: Kendileri ne kadar aşağılık kompleksi yaşıyorlarsa, komplekslerini tatmin etmek için, sizi de o kadar aşağı çekmeye, ezmeye çalışırlar!
Kendileri ne kadar aşağılık kompleksi yaşıyorlarsa, sizi de o kadar mutsuz etmeye, acı çektirmeye, küçük düşürmeye, rezil etmeye çalışırlar..

Yılan psikolojisinin en net özelliklerinden biri hem psikopatidir, medikal olarak psikopatlık gözetmektir, hem de kin gütmek, mesnetsiz/manasız intikam gütmektir; kendi kendilerine eziği oynarlar, kendi kendilerine ezik olmayı kurgularlar, kendi kendilerine kendinlerini kurbanlaştırırlar
Kurban-katil denkleminde yaşarlar, esas kendileridir sadist ve şiddet uygulayan taraf..

Kurbanlık iddiaları ve ezilmişlikleri konusunda da haklı değillerdir ve onlara laflar hazırladım:
Kendini yetiştirmek ve istenileni, emekle, hakla, saygıyla, hukuğu, medeni hal tavrı gözeterek elde etmek, sizin sorumluluğunuzdur; Yukarıyı(!), Allah’ı, Kutsal Kuzey’i, ‘aşağı’lık’ kompleksinize maşa edip de, Allah’ın kitabına en ters olacak psikolojiye, ‘biz Allah’ız (!?) diyemezsiniz!
Dikey örgütlenmeler içerisine girip, gayriresmi, illegal örgütlenip, sınavla, eğitimle, yetişmiş akıl gücüyle kazanılması gereken koltuklara ve maddi, manevi kazanımlara, Allah’ın adı kullanılarak, hazıra konmak istenerek, emeğe ve hukuka saygı gösterilmeden çökülemez..

Allah katında dikey yapılanma/örgütlenme yoktur..Allah tanrı bile olsa..Bir de yalnız mı; herkesin işlevi, görevi, uzaydaki yeri ve nasıl idare edeceği bellidir, matematiğe bakar..
Gayriresmi örgütlenen, dikey örgütlenen, baş olandan 3 yaşındaki çocuk gibi her istediğini hazır bekleyen, ‘gang’ psikolojisi gözeten, Şeytani ayak tarafıdır..

Allah katı medeni hukuktur!
Allah kimsenin bilinçsiz, yalaka ibadetini istemez; hem ihtiyacı yok, hem bütün varlıkları bilinç ve olgun akli meleke üzerinedir..Bilinçsiz kara cehalete boşuna ‘bu Allah’ kılıfı giydirmeye çalışmayın kısacası..
Saygı duymak ve yaşanılır kılmasını sağlamak istemek başka şey, ilahi olanı yaptığını iddia ederken, tam tersi şeytanın karanlığına, ergenliğine hizmet etmek başka şey..
İbadet gibi bilgelikler, bu yeryüzünü yaşanılır ve sürdürülebilir kılmak için vardır; sizin yarınınız için kendi sorumluluğunuzdur; fizik sizin sorumluluğunuzdur, ne ekerseniz onu biçersiniz..)

Yılan psikolojisi gözetmeye devam edelim: Yılanlar biliyorsunuz 2 dişe sahiptir, biri zehirli dişidir, diğeri de panzehir olan dişidir; niye?, bir şeytan akıllı çünkü, tuzaklarına düşerseniz ayağına gitmeye mecbur olun, hep o kazansın ister..Şimdi bu bilgiden devam edelim:
Aşağılık kompleksi olan narsisistler, sizi özellikle aşağılayacak, küçük düşürecek, zehirleyecek ( ister psikolojik ister medikal ) hasta edecek bir şey yapıp, size bir kaza verip, sonra da onun diğer dişindeki panzehire mecburmuşsunuz gibi ayağına yalvarmaya gitmenizi beklerler, lütfüne mecburmuşsunuz gibi ondan onay, kabul istemenizi beklerler; kazazede sizsinizdir, daha hala onure edilmeyi bekleyen onlar olur; hem sadistlerdir, hem de psikopat..
Çünkü, bu onlara bir yandan keyif de verir, egolarını, psikolojilerini böyle beslerler, hem de böyle ‘sevgiyi’ yaşadıklarını düşünürler?!
Yani yakınlaşmayı ancak böyle yaşayabilirler, nasıl diyim, normalde herkese kapalıdırlar, dışarıya kapalıdırlar, açık vermeye, eleştirilmeye gelemezler, suçluluk psikolojisinde mükemmeliyetçilerdir, kendi yılan deliğinde kendi kendine histerikçe kurulurlar, kağıt üstünde konuşkan ve dışa dönük görünürler, gerçekte çok ‘internal’ ve sevgi duyamayan karakterlerdir; söz konusu yakınlaşmaya gelince, keyif aldıkları, sevgi olarak gördükleri yakınlaşma böyle psikopatlıklardır, bak herkes ne güzel acı çekiyor, bak herkes ne güzel benim kapımda ağlıyor, birileri ona yalvarsın, acı çektirdiği halde daha hala ona desinler ki ‘tam da sensin’..

Bu arada nasıl bir kazayla, ne sebeple ellerine düştüyseniz, eğer sizi gerçekten ellerinde hissederlerse, siz onların egosuna güç kaynağı olmuşsunuz demektir, bırakmayacaklardır, kedinin fare ile oynadığı gibi oynamak isterler ( buradaki kedi de Allah’ın aslanı değildir, Circe/Şeytan olan kedidir, narsisistlerin kediliğidir ); çünkü kağıt üstündeki iddialı görünüşlerinin aksine yıldızları ve psikolojileri çok zayıftır, size onay ya da hak vermek, kafalarını taktıkları imaj anlayışlarına zayıflık göstergesi olurmuş gibi hissettikleri için, o hakkı/onayı tanımak istemezler, hem de artık hasta egolarına yemleri olduğunuz için, hasta egolarını sizle yaşadıkları münakaşa üzerinden besledikleri için, bırakmak istemezler, bir yerde gerçekten de lütfüne kalmış gibi olursunuz, omurgasız yılan olmak bunu gerektirir, bundan öte de ‘sakatlık’ yok zaten..

Ez cümle, bu psikolojide olanları deyim yerindeyse, Bakırköy’de zapt etmeniz gerekir..
Başka açıklaması mümkün olsa söyleyim, başka bir uzay ve kutsal bilgi yok, bu sakat psikolojiye, ‘Allah biziz’ diyemezsiniz; Allah'a böyle bir kılıf giydirmeye çalışmanın sakatlığına, sakatlığın boyutunun büyüklüğüne girmiyorum bile..

Sevgilerimle,
Zoey
Kutsal Kuzey’den aldığı güçle, aklının, kaleminin gücüyle aktarıyor..
Yukarıda Allah var..
The Saga of Yusuf