Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü

Ulak/Rehber Hermes

Konuşma özgürlüğünün her gün baskılandığı bir ülkede, yıldız haritasında birçok Merkür işareti bulunan biri olarak ( ki siz bilmiyorsunuz, doğumumdan önce ayrıca babam rüyasına girilerek "Dünya'ya 'özel çocuk' gelecek, dokunmayın" diye de uyarılmıştır, yine de yıllarca bir temiz dayak yiyip, kendim olmama baskı görmüşümdür, bunu sonra anlatmayı düşünüyorum, sizin 46 Maraş :/ görürseniz selamımı söyleyin ) size Allah tarafından 'konuşma özgürlüğü' her daim 'serbest' ve 'baki' kılınmış Hermes'ten bahsetmeye karar verdim..
(Elçiye zeval olmaz demişler..İnşallah :/ )
Uzayınızda Merkür odur..
Yeraltına da gidip gelebilen cesur varlıklardan birisidir, yani yeraltında olanları da, göklerden gelen haberleri de o bilir ve hatta özellikle yeraltında olanları o haber uçurur..İçgörülüdür, akıllı ve bilgedir, düşüncelidir, vizyon sahibidir, koruyucudur..
Ulaşım ve iletişim için ayaklarından kanatlıdır ve aynı zamanda hem Allah'ın ulak'ı/rehber'idir; hem de çoban'dır..
Koruyucu bir melek gibidir..
Size doğru yolu göstermek ister..
Sizi aydınlatmak ve karanlığın çukurlarından ve tuzaklarından korumak ister..

Annesi de 'dağ nymph'lerinden birisi Maia olarak aynı zamanda doğanın ve baharın da oğlu gibidir..
Maia, 7 kız kardeşin en büyüğüdür..
Pleiades kız kardeşler..
Ben Türk kültüründe Hıdırellez'i zaten Mayıs ayında ve 'Hıdır' kelimesini kullanarak kutladığımız için, Pleiades kız kardeşlerin annelerini de oceanid-nymph Pleino değil, diğer bir varsayım olan oceanid-nymph Aethra olarak kabul ediyorum; antik dillerde aethra/aether/eder/eter/ıtır/hıdır/hızır gibi kelimeler her zaman yıldız gibi ışıldımayı, aydınlık olmayı, kutsal ışık olmayı, iyi olmayı temsil eden sesler heceleri ve kelimelerdendir..
Nymphler, su perileridir, ataları Oceanus ve Tethys ( Uranüs'ün çocukları), 'temiz suyun' ve 'çağlayanların' tanrılarıdır..

Boğa Takım Yıldızı'nı bu kızkardeşlerin oluşturduğu söylenir; hatta 7 sıra dağların, 7 tepeli dağların sembolü olarak gösterilirler..Bu anlamda bana coğrafyamızdaki Toroslar'ı ya da hep Yeditepe olarak andığımız İstanbul'u hatırlatırlar..
Antik Yunan'da ise dağları Stymfalia'daki Kyllini'dir..
Stymfalia'nın adı ve ses hecelerinin okunuşu da İstanbul'un antik isimlerini anımsatmıyor mu, böyle tesadüfler bana çok tuhaf geliyor..

Türk sinemasında kenarda köşede kalmış olsa da benim kutsal eser gördüğüm iki yapım vardır:
Biri önce güzeller güzeli Fatma Girik'in başrol oynadığı Yıldız Tepe filmi; diğeri de Yağmur Taylan'ın başrolü genç Özge Özberk'e vererek yeniden uyarladığı versiyonu..Taylan versiyonunda Uğur Polat'ın bizi can evinden vuracak karizması ve  Özge Özberk'in daha henüz burun estetiğini yaptırmamış o genç haliyle apışıp kalırız..Yıldız Tepe, Sevgi gelmeden önce oldukça kasvetli ve karanlığa bürünmüştür, bir gün uzaklardan başka bir uzak aile üyeleri olan Sevgi gelir ve her şey değişmeye başlar..Aile içinde küçük bir kardeşin kaybından ötürü büyük travmalar yaşanmıştır ve uzaklardan gelen o cesur Sevgi bütün yası ve evin ruhani durumunu adıyla getirdiği dokunuşuyla değiştirir..
Benzer psikolojide bir yapımsa, başka bir coğrafyada, İngiltere'de, yine tekrar tekrar uyarlanıyor ve kitaplara basılıyor olacaktır: Secret Garden..

Hıdırellez öncesi paylaşmak istedim..
Mayıs'ın adının da Anne Maia'dan tarihe geçtiği söylenir; Zeus'un eşlerinden biridir, Hermes'in annesidir..
Mayıs/Hıdırellez/Venüs, onlar Çoban Yıldızı'dır; hayat veren rahmin onurudur; Venüs olarak aklın ve yaratıcılığın da onurudur, şifanın da, aydınlık Kuzey'in de..2 parmakla yaptığımız V'dir, hani şu 'tavşan kulağı' olarak poz verirken kullandığımız..Anaç ve şifalı tavşanlar..

Hermes de Maia'nın oğlu olarak aynı zamanda bir çoban olarak tarif edilir ve hatta mitolojide Çoban-Pan figürünün de ondan geldiği söylenir; müzik aleti de antik bir arp olan lyre'dir..
Ben de saksafon çalışıyorum, 'fareli köyün kavalcısı' diyelim, dramatik bir son, epic fail de diyebiliriz, koca tarihte başka işim yoktu çünkü :/
( Ay Burcum da Başak, renklileri, beyazları, kirlileri birbirinden ayıklayacakmışım, mecbur, vallahi elimde değil, huyum kurusun..)
Doğum günüm de 21 Mart'tır, kardelen de yeraltından kış uykusuna yatan bütün hainlerin uykularını uyur da gelir; "ben yandım siz yanmayın" diye gelir; "bu hainlerin ne işler peşinde olduğunu bilin de ona göre hazırlığınızı yapın" diye gelir..
Sistemin 'blogger'ları diyelim madem..
Hermes sadece doğadaki çoban değildir, aynı zamanda denizlere ve denizcilere de rehberlik eder, onlara da yol gösterir..

Sevgilerimle,
Zoey

Ben biliyorum nereye bakacağınızı, özellikle sansürledim, sizi gidiler..

Bu da bana Merkür olmak nasıl bir şey deyince aklıma gelen en nadide şarkılardan birisi olduğu için bir diğer bonus paylaşımım olsun..
Canım Fikret Kızılok, İnişlerim Çıkışlarım..

Hadi bir tane daha, hiç Çağan Irmak'cığımı da unutur muyum..
Bu Şener Şen filmi de Yavuz Turgul yapımı olmasa da, o da, Şener Şen de kutsalımdır..

X'teki çıkışlarım da eksik kalmasın..Esra Işık Kızı, kendi bahçesinden dede toprağını korumak istedi diye, Anadolu'nun kutsal ZEYTİN ağaçlarını korumak istedi diye, Anadolu'nun asırlık tarımını, doğasını korumak istedi diye öyle alacaklar da, bir de başını ezmeye, böyle bir sebeple utandırmaya, Yusuf'un üstünden 3500 sene geçmişken elleri bile o şekilde kelepçeli kendini suçlu hissettirmeye çalışacaklar da, gencecik çocuğun ve bütün Türkiye'nin ONURUYLA, PSİKOLOJİSİ ile öyle oynamaya kalkacaklar da ben de SUSUCAM?!  
Daha misogony, incel meselesinden 3 gün önce o acı Maraş Saldırısı'nı yaşadığımız ülkede, aynı devlet, aynı otoriteler, bir KÖYLÜ TÜRK KIZ ÇOCUĞU'nun bedenini, fotoğrafını medyaya 'şeriat mahkemesinde recm edilmelik', tanrılara 'kurban sunmalık' kız çocuğu bedeni gibi, halka da bir KIZ ÇOCUĞU'NUN BEDENİ ÜZERİNDEN SİNDİRMEYE KALKMALIK GÜÇ GÖSTERİSİ MALZEMESİ olarak servis ediyor?!
Susar mıyım?
Daha KAÇ MARAŞ YAŞAYALIM?

Hermes'in Omurgası...
Mimarlığı boşuna okumadım di'mi, biz de biliyoruz bir şeyler..M.C.Escher, 1953, Relativity...