x'te yazdığım bir paylaşımı buraya da taşıyacağım..Zamanla edit'ler daha da anlaşılır olması için düzenlemeler yaparım belki..
Şimdilik:

Digital para ve yatırımla global ekonomik batağı çözemeyecekler..

Boşuna teknolojiyi ekonomik bataklarına yeni ‘kısır döngü-kuyusu’ haline getirmesinler!

Binlerce yıldır ‘toprak’ın ‘bereket’ olduğu söyleniyordu!

Binlerce yılın ‘antik tarım’ topraklarını, Ortadoğu Savaşı çukuruna, binlerce yılın tarım yapan köylülerini de, ‘teröriste’ çevirmeden önce düşünselermiş!

Elleriniz bile 10 parmak!

10 parmak akli melekeden ve ‘saymak’tan çıkmayın diye!

Bugün ‘bilgisayar’ gibi teknolojiler varsa, en önce İSTATİSTİĞİN ONURU için kullanılmalıydı!

Onlarsa insan beyninin ‘fiziki’ özelliğini ‘insanlara’ karşı kullanarak, insanları medya platformlarına ve yarınsız ‘tüketimlere’ ‘bağımlı’ yapmak için kullanmayı seçtiler!

Söz konusu digital ekonomilere gelince:

‘Beyaz-ekonomiyi’, yani istatistiğin onuru korunarak, emekle kazanılan, fizikle kazanılan, köylülerle, çiftçilerle kalkındıkları ekonomi modellerini tarihe geri kazandırmadan, bu çukurdan çıkamazlar!

Medikal ve uzay bilgisidir:

Ubermatenga, ‘patojen-mantar-mikrop-beyin’ taraftır…

Medikal olarak patojen mantar büyümesi, ‘kronik yorgunluk sendromu’na sebep olur!

Girdikleri organları ‘kuruturlar’!

Disotonomiye sebep olurlar!

Örneğin, o patojen mantarlar böbreklerinize sirayet ederse ‘diyabet’ bile olursunuz mesela..

Şu an çok fazla ‘o-karanlık-incir-ağacı’na hak ve el verdikleri için, uzay ve doğa olarak ‘kronik yorgunluk sendromu’ yaşıyorsunuz!

Ve güneş sisteminiz de, yeryüzündeki rejimleriniz ve ekonomileriniz de ‘kısırlaşıp’, kuruyup gidiyor!

Yerleşik yaşamda, tarımın onuruyla oynayamazsınız; göçebe hayatta doğanın onuruyla oynayamazsınız!

Her geçen gün yapıcı ve sürdürülebilir olmayı biraz daha kaybediyorsunuz!

Her geçen gün aynı ‘vakti-dar-Ubermatenga’ gibi ‘zaman ve güç/enerji kaygısı’ içinde, ‘bencil’, düşüncesiz, günü anı kurtarmalık, stabil kalamayacağınız uğraşlarla ‘geçiştiriyor’ ve doğal olarak oyunu kaybediyorsunuz..

Böbrekleriniz nasıl diyabet’ken ‘şeker’ yiyemezsiniz, uzayınızın, doğanızın ve rejimlerinizin teşhisi ‘patojen mantar büyümesi’ kaynaklı ‘kronik yorgunluk sendromu’ iken, o Ubermatenga’dan gelen digital ekonomilere ağırlık veremezsiniz..

Bu diyabetken bir ‘gerizekalı’nın çıkıp, “Aa biliyor musunuz şeker yasak ya, bakın ne buldum, ‘siyah şeker’ buldum, bu diğerlerinden farklı tamam mı, hadi artık siyah şeker tüketelim” demesi gibi bir şey olur!

Yaptılar da bu ‘gerizekalılığı’..

Yeryüzündeki en büyük ‘gerizekalılık’ örneğidir, en yetişmiş mühendislerinin bile ‘teknolojik’ gelişim adı altında ‘kara paraya’ hizmet etmeleri!

O bilgisayarlarla çoktan ‘beyaz-paranın’ takibi yapılabilmeliyken, artık borçların kimin cebinden çıkıp, kimin cebine girdiği belli değil! Hesaplayamazsınız da, korkunç bir global kaos!

Sadece 50 sene önce bir üniversite mezunu mühendis, efendi efendi ceketini ilikler, herkesten saygı görür, herkese saygı duyar, eğitiminin hakkını verir, etik içinde, önündeki hesap makinesiyle hesaplamaya çalışır, halkı ve devletini yaşatacak ‘kritik’ çözümler üretmeye bakardı!

Sinekler Vadisi ise, ‘disleksi’ bir tutumla, ‘ayakları baş etti’, bir anda Dünya’nın insanlık tarihindeki en yetişmiş mühendis ve bilim adamları kendini ‘mafya babaları’ ile, ‘kara para ticaretleri’ ile, kaçakçılıkla aynı sofrada buldu!

Kimsenin de kimseye saygısı yok!

Hem ahiretliklerinden oluyorlar, hem de ‘elinizi verirsiniz, kolunuzu kaptırırsınız’!

Suç batağı!

O ‘pislik-yeraltı’, birilerini eline geçirmişken, çıkarları için kullanmaktan ve suçlarının bedelini ödememek için de tehdit etmekten bırakır mı?

Mafya ne demek, kara para, terör, kaçakçılık ne demek?

Bir toplumda taş çatlasın yetişemediğiniz ‘3-5 kişi’ o çukura düşüyor olsun, devletin hedefi de zaten onları bile o çukurdan çıkarmak olsun, bunlarsa, bugün herkesi ‘mafya’ yaptı?!

Dünya’nın en büyük akademilerinde yetişmiş ‘beyaz-burjuvalar’ bile hiç utanmadan karanlık yapılanmalarla koyun koyuna?

Nasıl medikal olarak ‘disotonomik’ken, ihtiyacınız bol bol su içmek ve beyaz enerji kaynağı olan ‘tuz’ almaktır, şu an bu kadar ‘toksik’ hareket edildiği için, bu kadar disotonomik olunduğu için ‘buz ve tuz’a ihtiyacınız var!

Her geçen gün kaybettiğiniz kaynaklar!

Buz, sizi korur; su ise, en temel ‘hayat’ damlasıdır, hayat taşır!

Sizin elinizde acı çekeceğini bile bile daha fazla ‘iyi’, ‘renkli’, ‘melek’ gibi hayatlar ve bu karanlığa ‘ışık’ veremezler!

Ne ekerseniz onu biçersiniz!

Fizik, 3 günde iyileştirilemeyecek şekilde ‘alter’ ediliyor!

‘Kısır döngü tuzağıdır’ zorlamak!

Bir an önce savaşlara son verilmeliyken, ‘huzur’ gözetilmeliyken, hala savaş kartlarının peşindeler!

Tuz, eğer sosyolojiye ve toplum sözleşmesine uyarlanacak olursa, sevgidir, merhamettir, anlayıştır!

Yaraların merhemi odur zaten!

Nazara, kötülüğe, düşmanlara da ‘tuz’ iyi gelir!

Fizik, uzay, medikal, bu böyle!

Fiziğe şirk koşamazsınız!

Akla şirk koşamazsınız!

Bırakın bugünün doktorlarının “tuz kalbe zararlı” demesini, ayakları nasıl baş ettiyseniz ancak bu kadar olur, bugüne kadar zaten tuz sayesinde yaşamıştınız!

Bu uzayda ‘kalp’ tuz için atardı!

Beyaz enerji kaynaklarından birisi de odur!

Siz bu kadar agresif, bölücü, kavgacı, anlayışsız, yargısız infazcı, ahlak bekçisi, onu bunu beğenmez, kıskanç, kompleksli, hır gür iken, hiçbir yaraya merhem olamazsınız, hiçbir sistemi ve rejimi de iyileştiremezsiniz!

Türklerin ‘Anadolu’ya, ana yurduna dönüşünün sebebi bile o kutsal Tuz Gölü’yken, o bile kurumuş!

Yengeç Dönencesi’nin onuru m.kicek artık sizi demektir!

Bu ‘küresel değişimler’ sizlerin karar verme mekanizmanızdan bağımsız değildir!

Niye bağımsız olsun!

Uzayınız ve doğanız sizin karar verme mekanizmalarınıza göre hareket eder!

Bütün uzay da ‘hak’ üstünedir!

Bu doğa ‘cehenneme’ dönerse, bunu seçip, cehennem edenler yaşar önce!

Çözüm, en önce ‘emeğe’ saygıdır..

‘Tuzlu gözyaşı’nı sosyolojiye ve devlet anlayışına ancak böyle tercüme edebilirim gibi geldi herhalde..

Fiziğe saygıdır!

Herkesin psikolojisini ve matematiğini anlamadan, nasıl organize edeceklerini bilmeden, oturmasınlar o koltuklara!

Doğadan ve uzaydan anlamadan oturmasınlar o koltuklara!

Tarihten anlamadan oturmasınlar o koltuklara!

Öyle bir ‘Şeytani-ergen-fantezi’ yok, “Digital platformlarla artık herkes ‘ünlü’ olabilir, digital parayla artık herkes ‘zengin’ olabilir!”

Şeytani bir ergenlik!

Artık herkes istediği ‘fin-fon’ hayatı yaşayabilir!

Kapitalistlerin torunları Sinekler Vadisi ile topuklarına sıktı!

Artık borsa bile oynanmıyor!

Yüzlerce yılın en büyük burjuva kazanımları, ‘hukuk’ ve ‘eğitim seviyesi’ kaybediliyor!

Bilerek bunu hedef aldılar, bu da zaten idiocracy’nin ilanıdır!

Şeytan da ‘akli dengesiz’, ‘tutarsız’ boş keseden sallayan incir ağacıdır, öyle bir vericiliği yıldız olarak bile, fizik olarak bile yoktur, Sinekler Vadisi’nin ve onların new-age-liderlerinin pompaladığı fanteziler de tutarsız, kimseye hayrı olmayacak, fiziken stabil olmayan, bir öyle, bir böyle ‘kaybetmeye’ mahkum, ergen akıl iddialardır!

Tarımın onurunu, doğanın onurunu, istatistiğin onurunu koydunuz koydunuz, dönüşü olmayan bir tarihi ‘kayıplar silsilesi’ geliyor!

Einstein aptal değildi uyardı, “3. Dünya Savaşı, taş ile sopa ile yapılacak” diye…

Taş Devri’nden beter Taş Devri’ndesiniz, ekran hastalığınızdan gözünüz bile görmüyor!

Disotonomiksiniz, birine var, birine yok, biri yaşıyor, diğeri dehşet içinde!

Sürdürülebilir ve stabil olmayı, ‘fiziken’ uzun vadeli düşünerek adım atmaları gerekir, gerekirdi!

‘Hızlı-yaşam’ ergenliği diye ‘şeytani’ bir fantezi yok!

Acele işe Şeytan karışır!

Karıştı!

Binlerce yılın antik Türk bilgelikleri, binlerce yılın antik Doğu kültürleri ‘narsisistçe’ küçük görüldüğünde ve ezildiğinde bu yeryüzünde olacaklar budur!

Türkiye Cumhuriyeti kendine gelsin, uymasın!

Tarihi, istatistiği, sınırları, nüfusu, eğitimi, hukuku bir an önce korumaları gerekir!


Saygılarımla,
Zoey
( Altını da ben biliyorum, Midas’ın kızı )