<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"><channel><title><![CDATA[Neptunian Clouds]]></title><description><![CDATA[by Zoey]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/</link><image><url>https://www.neptunianclouds.com/favicon.png</url><title>Neptunian Clouds</title><link>https://www.neptunianclouds.com/</link></image><generator>Ghost 3.5</generator><lastBuildDate>Thu, 23 Jul 2026 05:33:02 GMT</lastBuildDate><atom:link href="https://www.neptunianclouds.com/rss/" rel="self" type="application/rss+xml"/><ttl>60</ttl><item><title><![CDATA[Filler ve Küçük Prens Üzerine]]></title><description><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6418F779-B953-4718-9F25-B36D2DB09355-1.png" width="1672" height="941"></div></div></div><figcaption>Küçük Prens belki de hepimizin en sevdiği çocukluk kitaplarından birisidir..Hikayeyi de okuyanlar bilir, bir yılanın bir fili yutmasıyla başlar..Çünkü o küçük fil, Plaeides kız kardeşlerin biriciği Hyas'tır..</figcaption></figure><p>Biz <strong>filleri</strong> hep <strong>7 sıra</strong> biliriz..Güya öyle dizilirlerse <strong>‘uğur’</strong> getirdiklerine inanılır.. İlginç bir şekilde Anadolu kültürümüzde, doğamızda filler yoktur..Muhtemelen</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/18/filler-ve-kucuk-prens-uzerine/</link><guid isPermaLink="false">6a341b6192abf3000113c98d</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><category><![CDATA[The Great Dark Spot]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Thu, 18 Jun 2026 22:07:33 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6418F779-B953-4718-9F25-B36D2DB09355.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6418F779-B953-4718-9F25-B36D2DB09355-1.png" width="1672" height="941" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Küçük Prens belki de hepimizin en sevdiği çocukluk kitaplarından birisidir..Hikayeyi de okuyanlar bilir, bir yılanın bir fili yutmasıyla başlar..Çünkü o küçük fil, Plaeides kız kardeşlerin biriciği Hyas'tır..</figcaption></figure><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6418F779-B953-4718-9F25-B36D2DB09355.png" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"><p>Biz <strong>filleri</strong> hep <strong>7 sıra</strong> biliriz..Güya öyle dizilirlerse <strong>‘uğur’</strong> getirdiklerine inanılır.. İlginç bir şekilde Anadolu kültürümüzde, doğamızda filler yoktur..Muhtemelen Osmanlı’nın yaşadıklarıdan ötürüdür..</p><p>Meşhur bir <strong>Yıldırım-Timur</strong> karşılaşması vardır, Ankara Savaşı..<strong>Timur’un fillerle yaptığı hamle yüzünden Osmanlı şaşkınlık içinde kaybeder</strong>..Timur filleriyle gelmiştir ama, onun filleri de <strong>Hint kökenlidir</strong>, <strong>Asya kökenlidir</strong>, bakıcılarına kadar..</p><p>Hikayesi de ilk <strong>Delhi</strong>'de başlar..<strong>Delhi’de kazanır o filleri</strong>; Timur <strong>Hindistan</strong> seferine çıkmıştır ve <strong>Delhi Sultanlığı</strong> ile de savaşa girmiştir ( <strong>Tuğluk</strong>, onlar da <strong>Türk</strong> )  Timur’da saman, odun, ateş yakıcı yağlar taşıyan <strong>develer</strong> vardır, karşı Tuğluk'ta ise, zehirli ok ve patlayıcı madde taşıyan <strong>filler; </strong>ama Timur askerlerine der ki, "develerimizin üzerindeki saman ve odunları <strong>yakın</strong>, <strong>ateş içindeki develeri </strong>karşımızdaki <strong>fil ordusunun üzerine salın</strong>"..Tuğluk tarafı, filleri nizam ve kolaylık için zincirle birbirlerine bağlamıştır, bir anda karşısında <strong>alev alev develer</strong> gören filler <strong>büyük paniğe</strong> kapılır ve zincirle birbirlerine bağlı oldukları için de, büyük kaos çıkar, arkalarına bakmadan kaçmak isterler, bu sefer de kendi ordularını, Delhi ordusunu <strong>eziyor</strong> olurlar, Tuğluk askerleri de ne yapacağını şaşırır ve onlar filleri zapt edeceğim derken, fillerin peşi sıra Tuğluk askerlerinin üzerine giden Timur, askerlerine bir emir daha verir "şimdi oklarınızla, var gücünüzle saldırın.." Tuğluk askerlerinin üzerine ok yağar, Timur'un savaşı 1 saat gibi kısa bir sürede aldığı söylenir..Filleri de yanında götürür..Onlar da artık Timur'un ordu mensubudur..</p><p>Üstünden <strong>4 yıl</strong> gibi bir süre geçer, Timur Asya'da, Doğu'da oldukça güç kazanmıştır, batıya da ilerlerse diye Osmanlı gibi devletlere büyük endişe verir..Sıra <strong>Ankara Savaşı</strong>’na gelir, bu sefer karşısında <strong>Yıldırım</strong> vardır, filleri savaş meydanının etrafına savaştan önce gizlice yerleştirirler ve savaş vakti geldiğinde hiçbir şeyden haberi olmayan yeniçerilerin üzerine salarlar, bunu beklemeyen Osmanlı ordusu her ne kadar yoğun ok atışına tutsa da fillerle mücadele edemez ve şaşkınlık içinde yenilir..</p><p>Gerisi Yıldırım’ın kısa bir süre sonra ölmesi ve "yeni padişah kim olacak" diye birbirini yiyen Osmanlı'nın fethe kadar ki <strong>kardeş kavgası</strong>dır..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/25A3FC60-FC89-4CF2-BE26-76C6E92D9EFD.png" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Görsel gerçek değil, yapay zeka ile hayali olarak resmedildi...Timur ve Yıldırım karşı karşıya..</figcaption></figure><p>Osmanlı'nın sonraki dönemlerinde de filler söz konusu olduğunda <strong>lojistik</strong> olarak güç bulmuşlar, Anadolu'ya getirmeyi ya da orduya almayı <strong>maliyetli</strong> bularak, uzak durmuşlar..<br>Tarihte Timur'umuz olsa da, <strong>filleri</strong> Anadolu'da değil, <strong>ya Asya’da görürüz</strong>, ya da <strong>Afrika</strong>..<br><br>Afrika’da olanlar da, aslında bize çok uzak yerlerde değildir, Akdeniz’in ucunda <strong>Atlas Dağı</strong> bölgesi olarak da geçen <strong>Kuzey Afrika</strong>’da..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/A42E7F95-9D63-44D0-AE1C-4CC4FD6AC447.png" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/449DD2A5-C090-4E2E-8800-A81339A94358.png" width="1086" height="1448" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Titan Atlas..Iapetus'un 4 oğlundan biridir..Göğü sırtlamakla cezalandırılmıştır..</figcaption></figure><p>Şimdi gelelim <strong>Kuzey Afrika’ya</strong>, <strong>Atlas Dağı</strong>’nın hikayesinin <strong>Titan Atlas</strong>’tan geldiği söylenir..Önce <strong>göğü sırtlamakla</strong> cezalandırılmıştır, sonra o cezadan <strong>peygamberlik</strong> çıkarmıştır..Derin <strong>uzay</strong> bilgisi, <strong>astronomi</strong> ve <strong>yıldızlar</strong> üzerine görüşleriyle ve <strong>öngörüleriyle</strong> bir '<strong>rehbere</strong>' dönüşmüştür..<strong>Perseus</strong> <strong>Medusa</strong>'nın başını almakla görevlendirildiğinde, Atlas bir <strong>öngörü</strong> de onun için bulunmuştur, "Perseus <strong>Kutsal</strong> <strong>Hesperides Bahçesi</strong>'nden <strong>altın elma</strong> yiyecek" demiştir; bahçe ve elmalar <strong>karanlık tarafın, gecenin, ölümün, Hades Evi'nin mülküdür, Güneş'in battığı 'sınır' bir yerdedir, başını Nyx'in kızları, gecenin perileri ve bir ejderha korur, </strong>meyvelerin sadece zenginlik değeri değil, ölüme karşı <strong>güç ve direnç verme</strong> özelliği de vardır, Perseus'un çalacak olması gerginliğe sebep olur..<br>Ben bahçenin yerinin hala <strong>İngiltere</strong> olduğunu düşünüyorum.. <br><br>Perseus'un Atlas'ın öngörüsüyle önüne çıkılmasına sinirlendiği ve görevini başarıp, <strong>Medusa</strong>'nın başını aldıktan sonra, onun bakanı taşa çeviren başını kullanarak, Atlas'ı da, Atlas Dağı'na çevirdiği söylenir..Güya <strong>Titanlar ölemezler</strong> ama dönüşürler, <strong>Titan Atlas</strong>'ın <strong>Kuzey Afrika</strong>'daki bu dağa dönüştüğü söylenir..<br>Kimisi bu durumu, "Perseus onu cezalandırmaktan öte, dağa çevirerek o ağır göğü sırtlama cezasından özgürleştirdi.." diye yorumlar..<br><br>Ben yukarıdaki antik aile ağacını <a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/05/05/ederlezi-uzerine/">Hıdırellez’de hazırlamıştım</a>, Atlas’ın bir nymph olan su perisi eşi vardır, <strong>Pleione</strong>, ve <strong>7 meşhur Pleiades kızı</strong>, onlar da su perileridir, dağ perileri olarak..En büyük kızları, <strong>Mayıs</strong> ayının adının da ondan geldiği söylenen <strong>Maia</strong>’dır..Zeus’un eşlerinden birisidir, <strong>Hermes</strong>’in de babasıdır (<strong>Merkür</strong>) <br>Daha sonra arkadan gelen 2 kız kardeş de Zeus'un eşleri arasına girmiştir, Electra ve Taygate..Electra Truva'da karşınıza çıkar..Çingeneler Zamanı..<br>En ilginçlerinden bir tanesi en küçük olan <strong>Merope</strong>'tur, eş olarak bir Titan'ı ya da tanrıyı değil, ölümlü <strong>Sisifos</strong>'u seçmiçtir, tercihi ortalığı karıştırmıştır..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/220C603A-2446-4237-A04D-BAE74FF7A7E9.png" width="1672" height="941" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/8E2CCF3A-02D6-468B-87E0-37DE28D93FFC.png" width="1312" height="1199" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Atlas'ın aile ağacı ve su perisi kızları..Eşi 'su perisi' olan nymph'lerden Pleione/Aethra'dır..Meşhur 7 kızları vardır, en büyüğü Mayıs'a adını veren Maia'dır, Zeus'un eşlerinden biridir, çoban tanrı Hermes'in annesidir..Iapetus da, oğlu Atlas ve aile soyu da, dağları, taşları sembolize eder..Mesela dağ gibi adam ona deriz..Torunları Pleiades'ler dağ nymph'leridir..Hatta bazen Boğa burçları da öyledir, bize güçlü ve ayakları yere basan insanlar olarak görünürler..</figcaption></figure><p>Ben en önce bu aile soyunda anneleri olan <strong>Pleione'a</strong> neden <strong>Aethra </strong>dediğimi tekrar söyleyim, çünkü biz Hıdır-Ellez'e <strong>Hızır</strong> deriz, '<strong>Eder’lezi</strong>..<br>O <strong>‘eter’, aethra, eder ve benzeri ses heceleri</strong> antik zamanlarda ‘<strong>ışık</strong>’,  ‘<strong>aydınlık</strong>’, '<strong>melek</strong>' gibi olanlar için kullanılır..<br>Antik konuşma dilinde d-j-z seslerinde geçiş vardır..<br>Eder-ıtır-hızır..<br>‘<strong>Ter</strong>’ de örneğin ‘<strong>su</strong>’ için kullanılır..<br>( Ter atmak deriz, dere deriz, tereyağı deriz..)</p><p><strong>Baharda yağan yağmurların,</strong> <strong>sevgi, şifa, hayat, güzellik, iyilik notlarını yağdırdığını düşünüyorum, her yağmur damlası bir hayattır.. </strong><br>( son bulut bükücülerin teknolojilerinden gelenler değil, doğal olanları )..<br><br>Burada Atlas'ın diğer kızları da devreye girer, <strong>Hyades Perileri..</strong> <br>Onlar da Atlas'ın su perisi kızlarıdır, güya dökülen küçük kardeşleri için tuttukları <strong>matemin</strong> <strong>gözyaşlarıdır..</strong>Londra'nın göbeğindeki <strong>Hyde Park</strong>'a bir de buradan bakın istedim..'<strong>Hyde</strong>' kelime olarak İngilizce'de "bir ailenin mülkü olan arazi" anlamına da geliyormuş..Bizde, Ege'deki <strong>Sart Çayı</strong>'nın adının bir zamanlar <strong>Hyda</strong> olduğu söylenir, <strong>Lidya</strong>'daki ticaret zamanı <strong>Sardes</strong>'ten <strong>Sart</strong> kalmıştır..<br>Eskiden antik <strong>Pers Kral ticaret yolunun batı ucu'ymuş</strong>..<br><br>Hıdır-Ellez’in de <strong>Hızır</strong> ve <strong>İlyas</strong>’tan önce, <strong>Pleiades peri kardeşlere </strong>dayandığını düşünüyorum..<br>'<strong>El'</strong> ve '<strong>le’z</strong> sesleri de <strong>Venüs’e aittir</strong>, ‘<strong>melek</strong>’ gibi olanları sembolize eder..</p><p>Hem anne Pleione/Aethra, hem Pleiades kızları oldukça <strong>anaçtır</strong>, <strong>sizi korurlar, dadılık ederler</strong>..<strong>Çobanlar gibi</strong>..Hem de Boğa olan Venüs’ün ayıdır…<br>Cennetin <strong>mum</strong> kokulu kadınları..<br>Antik Yunan’da ‘<strong>animagus</strong>’ dönüşümleri diyeceğim ( Harry Potter'da kullanılan terimden daha uygun bir tabir bulamadım bu durum için ), animagusları ‘<strong>beyaz kumru</strong>’ olarak tarif edilir..</p><p>Dede dağ gibi Iapetus'tur, baba dağ gibi Atlas<strong>, 7 Pleiades kız kardeş için de </strong>gözünüzün önüne sembolik olarak <strong>7 sıra tepeli dağlar</strong> ve o tepelerde yaşayan dağ perileri getirin derler..<br><br>Antik Yunan’da yaşadıkları coğrafya farklı olsa bile, benim de aklıma hep ya <strong>Toros’lar</strong> gelir, ya <strong>Yeditepe İstanbul</strong>..Orada da sinema tarihimizde çok ilginç bir yapım karşımıza çıkar, <strong>Yıldıztepe filmi</strong>..Yeşilçam versiyonunda <strong>Fatma Girik</strong> oynar hatta, sonradan çekilen versiyonunda henüz çok genç <strong>Özge Özberk</strong>..Biz <strong>yıldızları</strong> zaten <strong>ışığı, aydınlığı </strong>tarif etmek için kullanırız, bu filmin adı da '<strong>Yıldızpark</strong>’ımız gibi, ‘<strong><a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/04/27/konusma-ozgurlugunun-merkuru/">Yıldız’tepe</a></strong><a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/04/27/konusma-ozgurlugunun-merkuru/">’dir</a>..<br>( Linkte <strong>Hermes</strong>'i ve bu filmi daha önce anlatmıştım, bazı bilgiler tekrara girse de, hangi metni kim okur bilemediğim için, tekrar anlatıyorum..)</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_0378.jpeg" width="1000" height="1524" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_0379.jpeg" width="799" height="688" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_0380.jpeg" width="960" height="1440" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Yıldıztepe'de malikaneye bir anda bir Sevgi gelir..İngiliz yapımı Secret Garden'da Hindistan'dan bir küçük kız çocuğu..Evdeki matemi ve karanlığı onlar dağıtır, üzerlerine sinmiş tozlu örtüyü onlar kaldırır, 'hayatı' onlar aydınlığa kavuşturur...Küçük Prens de bir dokunuşuyla bize bütün tarihi ve uzayın felsefesini anlatır sanki..</figcaption></figure><p><strong>Filmin özeti nedir</strong>, Yıldıztepe’de bir aile yaşamaktadır, ama aile içinde çok derin bir <strong>yas</strong> vardır, küçük kardeşlerini kaybetmişlerdir ve bir daha yastan çıkamamışlardır..Bir gün adı gibi <strong>sevgi dolu </strong>bir kız çocuğu gelir, bütün o matemi dağıtır, onlara tekrar ‘<strong>hayat</strong>’ verir..</p><p><strong>Bu Plaeides kız kardeşlerin hikayesidir</strong>..Rivayete göre bir de küçük erkek kardeşleri vardır, <strong>Hyas</strong>, ama onu ormanda avlanırken bir ‘<strong>yılan</strong>’ öldürmüştür..Kardeşlerine de o kadar bağlıdırlar ki, ister Pleiades olanlar olsun, ister Hyades olanları, deyim yerindeyse <strong>ölenle ölmüşlerdir</strong>, Hyas’ın ölümünü aşamamışlardır, <strong>yastan çıkamamışlardır</strong>..<br>Dilimizdeki <strong>yas</strong> kelimesinin ve <strong>Hyas</strong> adının benzerliği..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/465C23C6-DEA3-48C2-8357-77DA3D6A826F-1.jpeg" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/C5099B8E-7BDA-4CB3-8EDB-4661CF030699-1.png" width="1672" height="941" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Küçük Prens'in açılışındaki meşhur sahne..Bir yılanın bir fili yutmasıyla başlar..Yılan onu yutmuştur, hatta yılan içindeki fille bir 'şapka'ya benzemiştir..Fil içine 'kaya' gibi oturmuştur, yıllarca sindirememiş, içinde 'dağ' gibi kalmıştır..Şapka başka bir eserde daha karşımıza çıkar, biri Şirinler'de Şirinler'in sevimli şapkaları vardır, ama Şirin Baba'nınki özellikle 'kırmızı'dır..Bir diğeri de psikoloji üzerine bir eserdir, Karısını Şapka Sanan Adam..Narsisistler yanındaki insanları 'vitrinlerine' 'gösteriş' malzemesi olarak seçerler..Yani şapka bir yerde ilahidir, Allah'ın Al Başlığı'dır; öte tarafta eğer 'narsisist'seniz bir 'gösteriş' objesi..Fizik ironiyi sever.. Fizikte her zaman aynanın bir bu yüzü vardır, bir de sırlı, karanlık, 'yutan' tarafı..Sırlar Alemi birçok şeyi çoğu zaman 'itibar' olarak yapar, bunun için sömürüye de girişir ve de 'çakılırlar', çünkü 'haksız'dırlar..Küçük Prens'in sonu da ölüme teslimiyetle biter..İapetus da 'batı'nın, ölümün sınırlarında bir Titan'dır ve oğullarının düştüğü gaflar ölüme karşı nasıl pozisyon almanız gerektiği konusunda çok şey söyler..Küçük Prens'in sonu daha çok Yarı-At-Adam Antik Yunan'ın meşhur bilge hocası Chiron'un sonu gibidir, ölüme bilinçli bir teslimiyet..J.K.Rowling o özel öğretmeni bize Dumbledore olarak resmetmiştir..Dumbledore'un ölüme teslimiyeti ve Harry'i kurtaracak öngörülü bir hamle yapması, Chiron'a benzer, hem tarihi, hem çok bilgece bir detaydır..</figcaption></figure><p>Doğamızdaki <strong>filler</strong>, Atlas'ın çocuklarından gelmektedir, <strong>7'sinin Pleiades</strong> <strong>kız kardeşleri temsil ettiğini</strong> düşünüyorum, nasıl 7 fili hep sırayla dizersiniz, o 7 kız kardeşi öyle düşünün, kaybettikleri bir diğer küçük fil <strong>Hyas</strong>'tır.. <br><br>Bize onun hazin hikayesini <strong>Küçük Prens</strong> hatırlatır..Yıldıztepe'deki yapımlarda bizi aydınlatan bir kız çocuğudur, <strong>Aziz-Exupery</strong>'nin eserinde olur sana Küçük Prens..Türk edebiyatında "<strong>Hişt, Hişt"</strong> öyküsüyle <strong>Prens Adaları</strong>'nın Küçük Prensi <strong>Sait Faik Abasıyanık</strong>..</p><p><strong>Hyas</strong>'ı ormanda avlanırken bir <strong>yılan</strong> yaralamıştır..<br>Muhtemelen yılanınki ‘<strong>kuyruk acısı</strong>'dır! Yılanların psikolojisi genelde '<strong>kuyruk-acısı-intikamı' </strong>üzerinedir ve sizi '<strong>yılan hikayesi'</strong> dönecek '<strong>kurban-katil' denklemlerinin</strong> içine çekmek isterler..<br><br>Ormanda küçük Hyas ne yaşadıysa, yılana kuyruk acısı verdiği belli..</p><p>Yılan da karşınıza çıkarsa, bunu hem felsefi, hem mitolojik, hem fiziki/uzay, hem motif olarak söylüyorum, ‘<strong>yeraltını</strong>’ sembolize ederler, <strong>ölümü</strong> sembolize ederler; bu bir yandan hayatın devamlılığı için <strong>fiziki</strong> bir gerekliliktir, zaten Kuzey-Düğümü ve Güney-Düğümü arasındaki <strong>kuvvet kanunu</strong> da öyledir, fiziki gerekliliktir, ama bir yandan da <strong>ölüş şeklinize</strong> göre, <strong>kaza karakteristiğinize</strong> göre, nasıl bir Şeytanlığa kurban gittiğinizi de söyler..<br><br>Eğer <strong>Medusa</strong> gibi oldukça <strong>Sırlar Alemi'nin Kraliçe'si</strong> bir <strong>yılan-başla</strong> karşı karşıyaysanız, öylesi bir <strong>narsisistlikle</strong> karşı karşıyaysanız, ( ya da haset ve fesat ), sizi, <br>-ya ‘<strong>taş</strong>’ ederler -bu <strong>hasta</strong> <strong>yargı dünyaları</strong> ve <strong>sivri dilleriyle </strong>sizi taşlamak da olabilir-, hayatınız '<strong>donup</strong>' kalır, <br>-ya da <strong>kıyameti</strong> koparırlar, <br>-ya <strong>başınıza taş yağar</strong> -hatta yağıyordur ama Jupiter sizi koruyordur, tabi nereye kadar ve ne boyutta-, <br>-ya toksiklerdir, patolojiklerdir, <strong>mikropluk ederler</strong>, ister psikolojik, ister biyolojik olarak hastalıklara sebep olurlar, <br>-ya da <strong>yanarsınız</strong>, sizi ‘<strong>yakarlar</strong>’ ne yazık ki..Özellikle de '<strong>ahlak bekçiliği</strong>' söz konusu olduğunda..<br><br>Her zaman size "bir şeye Şeytanlık sirayet ederse <strong>'disleksi</strong>' sonuç verir" diyorum, eğer <strong>yangın</strong> büyükse, <strong>kıyamet</strong> büyükse, <strong>mikropluk</strong> büyükse, <strong>Buz Devri</strong> nasıl ve niye yaşanmıştır bir daha düşünün..<br><strong>6. His ( The 6th Sense )</strong> filmindeki çocuk bile bir hayalete denk geldiğinde <strong>buz keser</strong>, o detay oldukça bilgedir..<br><br>Ve <strong>Hesperides Bahçesi</strong>'ndeki '<strong>altın elmaların başını bekleyen ejderha</strong>'yı tekrar düşünün..<br><br>Kendilerinin de Sırlar Alemi'nde en büyük dramları budur, <strong>yanmışlardır</strong> ve <strong>tatlı suya</strong> taparlar, genel olarak birçok güç kaynağına taparlar ve isterler, Güneş gibi, <strong>suysa</strong> en derin yaralarıdır..<br>Patojen-mantar psikolojisi..<br>Ağaçların ıslak, nemli <strong>Kuzey</strong> taraflarını neden hemen küflü mantarlar sarar, ya da ıslak ahşap yüzeyleri..Bir de buradan düşünün..<br>"Ayaklar baş olsun, <strong>Kuzey</strong>'deki <strong>buz</strong> ve <strong>tuz/kemik</strong> bizim olsun..Bir daha yanmayalım, acı çekmeyelim, kendimizi '<strong>garantiye</strong>' alalım.." <br>Onu kazanabilmek için de haksızlığa ihtiyaçları vardır, çünkü <strong>Karanlık-Güney-Düğümü, Sırlar Alemi</strong>, '<strong>fiziken</strong>' siz '<strong>haksızlık</strong>' yaptığınızda '<strong>hak</strong>' bulur, eline öyle koz geçer, ayakları baş etmelerinin yolu budur..<br><br>Birileri bu yeryüzünde kendini '<strong>garantiye</strong>' almak için bir şeylere '<strong>çöküyorsa</strong>', <strong>Şeytani</strong> bir psikolojiye kapılmıştır.. </p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/2D84ADB0-1452-47E7-8F6D-29AC5C2E90A4.png" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/1F6827E3-F4B4-4B48-8A25-853F3676538B.png" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Başımıza taş yağıyor aslında..Jupiter bizi koruyor..Dev ve anaç gezegen..Zeus'un sembolü, peder..Ama antik sesleri düşünerek 'J' sesi 'Y' gibi de okursanız, y de melekleri, yukarıyı, aydınlığı, suyu, hayatı sembolize eden harflerden birisidir, sonra o 'y' de bazen 'i' olur..Ju'p'eter, olarak ayırırsanız, antik dilde 'P' sesine 'Rh' de denir, ortaya Y(i)'Rh'et'er, gibi bir kelime çıkar, 'eter'in de ışık ve aydınlık için kullanıldığını söylemiştim..Şİmdi Pleione için kullandığım yoruma geri dönelim, Atlas'ın kızları nasıl 'dağ' nymph'leridir ve Maia'nın oğlu Hermes bile çoban tanrıdır, Jupiter de öyle bir 'aethra' koruyucu gezegendir..Aydınlık, hayat verici, sürdürülür olmanın kaynağı Yengeç Dönencesi..Çok düşüncesiz ve başkalarının hakkını 'yaralayacak' şekilde sabırsız ve hızlı hareket ederseniz, uzayınızın zaman çarkı da sizi takip eder, hızlanır ve yağan taşlar çoğalır, sizin birbirinizi taşlamanızdan başınıza taş da yağar, asit de, yer havzalarından 'su' diye 'lav' da biter..Bir dünya daha önce Buz Devri yaşadıysa, uzayda materyal hakkınız '3'se, bir sonraki Buz Devri mi olur, cehennem mi? O zaman da bunu sorun, elinize ne geçecek?</figcaption></figure><p><strong>Yılanların yaşadığı kuyruk acısı</strong>, '<strong>keskin</strong>' aletlerden <strong>korkmak, kaçınmak</strong> üzerineyse; <strong>yılanların kurbanları da</strong> genelde <strong>taşlanmış</strong> olmaktan, <strong>taşa kesmekten</strong>, ‘<strong>yanmak</strong>’tan mağdurdur..</p><p>Benim karşıma 6 yıldır yılan başlı ‘<strong>Medusa</strong>’ çıktı desek ( adı bir tek bu değil, populer olan bu diye karşımdaki Şeytani karakteri tarif etmek için kullandım, isterseniz <strong>Şahmaran</strong> diyin ), <strong>magmada yanan taşa kestim</strong>..</p><p>Hyas da ‘<strong>kömür</strong>’ olmuştur..<br>k'ömür'..<br>Yunanca'da <strong>kömüre</strong>, '<strong>karvuno</strong>' denirmiş; '<strong>vuno'</strong> da '<strong>dağ'</strong> demek, <strong>kar</strong> sesiyse <strong>çarpışma</strong> gibi bir olay yaşanırsa, tepki belirtisi olarak kullanılırmış, mesela "<strong>kaaar</strong>, vurdu birbirine" gibi, ya da <strong>kargaların</strong> çıkardığı '<strong>kra</strong>','<strong>kar</strong>' gibi sesleri tariflemek için de kullanılırmış ve <strong>uğursuzluk</strong> getireceğine inanılırmış..<br>Ayrıca <strong>Yunanca'</strong>da, '<strong>hyetos'</strong>, '<strong>yağmur</strong>' anlamına gelmekteymiş, kız kardeşleri Hyas için ne kadar ağladılarsa..<br>( Bir de bana çok tuhaf geliyor, <strong>Gülten Dayıoğlu</strong>'nun <strong>Ölümsüz Ece</strong> eserinde hiç unutmuyorum, Ece bir hayatında <strong>Libya</strong>'ya da gitmiştir ve oradaki kadınların bir cenazeleri olduğunda günlerce '<strong>ağlama töreni'</strong> düzenlediklerini gözlemlemiştir..Libya da coğrafya olarak Kuzey Afrika'da, Atlas Dağı'nın doğusunda bir Akdeniz ülkesidir..)<br> <br>Hyades perilerinin döktüğü <strong>gözyaşlarını</strong> ve <strong>Sart Çayı</strong>'nı, Şarap Tanrısı <strong>Dionysus</strong>'un bile <strong>çaya</strong> neden <strong>hayat pınarı </strong>dediğini, baharda <strong>yağan</strong> <strong>hayat yağmurlarını</strong> bir daha düşünün şimdi..<br>Yanmış bir kardeşlerinin acısını dindirmek istiyor olabilirler mi? <br>Anadolu coğrafyasındaki '<strong>kömür</strong>' yataklarını bir daha düşünün şimdi..<br>Kasım ayında neden önce bir '<strong>pastırma</strong>' sıcağı denilen bir <strong>sıcak hava dalgası</strong> yaşayıp, akabinde '<strong>güze</strong>' ve '<strong>soğuk kışa'</strong> giriş yaptığımızı..<br><br>( Ve siz zaten hikayesi <strong>yanmak olan</strong> bir <strong>madeni </strong>hiçbir <strong>istatistik</strong> gözetmeden yakarsanız, sizi <strong>yeraltının mikropluğundan</strong> kim koruyacaktır? <br>Bozulan doğa'nın dengesini nasıl iyileştireceksiniz?<br>Yeraltına göz dikmeden önce, sizlere zaten 'bereket' için verilmiş <strong>Yengeç Dönencesi</strong> vergisi tarımcılığı ve hayvancılığı ve <strong>el emeğine</strong> girecek üretimleri düşünün..Sabırlı ve düşünceli hareket etmeyi düşünün, o sabrı koruyabilmek için de, <strong>omurgalı, ne yaptığını bilen, toprağını, tarihini tanıyan, değerden anlayan</strong> idareciler seçmeyi..<br>Zaten sahip olduğumuz bilgeliği kaybettiriyorlar..<br>Topraklarını <strong>çöl</strong> etmiş <strong>tırtıkçı-fare-kafalara</strong> uyarak..<br>Kendilerine bir hayırları var gibi görünüyor mu? )</p><p>Burası çok daha ilginçleşiyor, çünkü burada karşıma ‘<strong>fil’</strong>in kelime olarak <strong>Türkçe</strong>’ye nasıl geçtiğini araştırırken <strong>Orçun Ünal</strong>’ın daha henüz yayınlanmış bir makalesi çıktı: "<strong>Bir Kez Daha Eski Türkçe, Yana,Yanan, Yagan, Fil kelimesinin Etimolojisi Üzerine</strong>.."<br><br>Makale özetle <strong>fil</strong> kelimesinin '<strong>Çin’ceden</strong> geçtiğini söylese de, ben makaleyi Delhi’den, Timur’dan, Hindistan’dan, Moğollar’dan ya da Memlüklerden hiç bahsetmemesi üzerine <strong>eksik</strong> buluyorum..</p><p>Çünkü şimdi en başta anlattığım <strong>Timur</strong>’un <strong>Delhi</strong>’de yaptığı savaşı tekrar düşünün..Timur askerlerine “<strong>fillerin üzerine ‘ateşli’ develerle gidin</strong>” derken, <strong>ateşin</strong> filleri ‘<strong>dağıtacağını</strong>’ biliyordur..<br>Çünkü <strong>ateş ve yanmak,</strong> <strong>filler</strong>in en <strong>antik</strong> acısıdır..</p><p></p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1595.jpeg" width="1700" height="902" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1594.jpeg" width="1451" height="880" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div></figure><p>Makale <strong>fil</strong> kelimesinin, Çin’cedeki <strong>zan-gan</strong> seslerinden geldiğini özetlese de, Asya ve Balkanlardaki dilleri ve kelimelerin geçtiği eski metinleri de içine katarak, baştan '<strong>yanan</strong>' ve '<strong>yağan</strong>' kelimesine benzer seslerle girer, yer yer ‘<strong>dağ sırtı</strong>’, ‘<strong>tavşan</strong>’ kelimesi gibi başka kelimelerde de benzer harf değişimleri olduğunu gösterir, hatta ‘<strong>dingil</strong>’ kelimesi, ‘<strong>makas</strong>’ı işaret eden '<strong>teyel</strong>' gibi sesleri bile Moğolca'dan benzer bir sesler ve ses değişimleri kümesi içinde inceleyebileceğimizi gösterir, bir yerde '<strong>başı beyaz karga'</strong> kelimesine denk gelirsiniz, '<strong>kumru</strong>' olmasın o.. <br>Makalede yok yok..<br><br>Orçun Bey ne yaptığını biliyor mu bilmiyorum, ama <strong>DESTAN</strong> yazmış..<br><strong>HYAS DESTANI</strong>..<br>Küçük Prens bunu beğendi &lt;3<br><br>( Ayrıca Orçun Bey makalede <strong>Moğolca</strong>'da nadiren görülen <strong>n-g</strong> sesindeki geçişlere kelime örneği verirken, '<strong>makasın</strong>' karşımıza çıkması da bir başka açıdan oldukça ilginç, <strong>tengely-&gt;teyeli</strong>.. Antik Yunan'da '<strong>Kader</strong>' kardeşler vardır, <strong>3 tanedirler</strong>, <strong>Clotho, Lachesis, Atropos</strong>..<strong>Atropos'u Azrail gibi düşünebilirsiniz</strong>, ama tam olarak aynı değillerdir..Azrail doğrudan tanrıya hizmet eder, canı tanrının aldığı inancı vardır, yani ölüme de tanrı karar veriyordur, Azrail görevi gereği onun için can almaya gelendir, <strong>hayat ağacından yaprağınız düşüyordur..</strong><br><strong>'</strong>Kader' üçlemesinde ise, Zeki Demirkubuz filminin adı gibi oldu, rivayete göre siz doğmadan önce Clotho hayatınız üzerine bir ip makarası sallar, Lachesis ipin uzunluğuna karar verir, yani yaşayacağınız hayattan bağımsız olarak bu sadece 'ömür süreniz' üzerine bir mekanizmadır, Atropos da ipi bir yerden keser, Atropos ipi nereden kestiyse, bitmiştir, geri dönüşü yok, ömrünüz o kadar..Yani daha duygusuz ve tanrının bile karışmadığı, tamamen 3 kardeşin karar verdiği, yaşam süresi üzerine bir '<strong>myth</strong>'tir..<strong>Atropos makasıyla Hyas'ın ipini kesmiştir</strong> ve geri dönüşü olmamıştır da diyebiliriz..'<strong>makas</strong>' motifini bir de böyle düşünün..)</p><p>Eski insanların <strong>astronomiyi</strong> ve <strong>yıldızları</strong> sizden daha iyi anladığını, çünkü <strong>tarihe ve uzaya sizden daha yakın</strong> olduklarını da anlamanızı isterim..</p><p>O zaman burada astronomiden bir detay daha girelim, Antik Türk kültüründe yeni yıl <strong>21 Mart</strong>'tan başlar..Yeni yılı 21 Mart aldığınızda, <strong>Yay burcu</strong> <strong>8. dilime</strong> denk düşüyor..Temsilcisinin <strong>Jupiter</strong> olduğunu düşünürsek, burada bir dil bilgisi de Farsça'dan denk getirin, 'yay'a <strong>zemberek </strong>denir, jupiter '<strong>zaman çarkı</strong>' memuru pozisyonunda bir gezegeni işaret ediyor..<br>Zaman verici de olabilirsiniz, zaman alıcı da..<br><strong>Tavşanlar</strong> size <strong>hayat</strong> ve <strong>zaman</strong> kazandırırsa, <strong>yılanlar</strong> da götürür..<br><br><strong>Pandora'nın kutusu'</strong>ysa <strong>Saturn</strong>'dedir..( Yine Iapetus'un oğullarından bir diğeri..)<br><br><strong>Taşlı</strong>, <strong>çomaklı </strong>ahlak bekçiliği ile yargılamayı, ve yargıçlığı, hak anlayışını, <strong>narsisist</strong> bir egoyla <strong>kişiselleştirenleri</strong> Saturn'ün Sırlar Alemi, yeraltı konseyi olarak düşünün..<br><strong>Uranüs</strong> nasıl <strong>7 katlı</strong> gökkubbenin, <strong>cennetin</strong> temsilidir, Hak'kın matematiğidir; <strong>Satürn </strong>de <strong>'yeraltı'</strong>nın <strong>yargıçları..</strong><br><strong>7 halkasını,</strong> <strong>yerin 7 kat dibinde</strong> gibi düşünün, ve 7 kapısı, 7 otorite olduğunu düşünün..<br>Gılgamış Destanı'nda da <strong>7 Sedir Ağacı</strong> olarak geçer..<br>Ayaklar baş olursa, onların <strong>40-Satır</strong> devri başlar..  <br><br><strong>Alice Harikalar Diyarı</strong>'nda yanında <strong>saatiyle</strong> bir <strong>tavşan</strong> vardır..<br>Bir diğeri çocukluk kahramanım <strong>Beatrix Potter</strong>'ın <strong>Peter Rabbit</strong>'idir..<br><strong>Heide</strong>'de dağ çobanı karakterin adı Peter'dır..<br>Çobanlar, dağlar, koruma ve <strong>p,t,r sesleri</strong> tekrar tekrar karşımıza gelir..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/0268119C-99E9-428A-8BD6-6E879300FB55.png" width="1254" height="1254" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_0444.jpeg" width="739" height="415" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1643.jpeg" width="1299" height="1727" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div></figure><p></p><p>Metni bitirirken bu hayatta en sevdiğim eserlerden biri olan <strong>Yeditepe İstanbul</strong>'la bitirmeye karar verdim..<br>Madem Yıldıztepe'den bahsettik, dizide de mahalleye bir anda bir kadın ve genç sanatçı kız çocuğu gelir, öyle de bir hayat mücadelesi vardır ki, bütün mahallelinin içini <strong>kıpırdatır</strong>, <strong>kendine getirir</strong>, ortaya <strong>ERDEMLİ</strong> ve <strong>GÖRKEMLİ DEV BİR TİYATRO ESERİ</strong> çıkar..<br>Orada da hepimizi can evinden vuran Uğur Polat'ın oynadığı <strong>Ali</strong>'dir..<br><strong>Gölgesizlerin yargısı yüzünden, 'heyular' içinde sessizliğe kapılıp gitmiştir</strong>, desen ki o da bir <strong>Hyas</strong>'tır ve Olcay <strong>aklının bütün çarklarını</strong> değiştirir..<br>O da <strong>hayata</strong> teşekkür eder, "hayat, seni seviyorum..bizim eve gönderdiğin kiracılar için..vücudumun aklımın, kırık, çatlak yerlerini onlarla doldurduğun için..beni sakat bırakan hayat, seni seviyorum.."<br><br>Sevgilerimle,<br>Maraşlı Zoey </p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/xIANiu8uPQY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="7tepe istanbul \ ali \ seni seviyorum hayat.."></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Çürük’M]]></title><description><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/07/61F8498C-1500-4740-84D1-DFEAC2DC38BB.png" width="1254" height="1254"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/G4L55AihnUA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Undenied"></iframe></figure>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/07/22/curukm/</link><guid isPermaLink="false">6a6120f6c78b870001ba3f8d</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Wed, 22 Jul 2026 20:17:52 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/07/BF2486FC-896F-4698-A384-7DDCD7136359.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/07/61F8498C-1500-4740-84D1-DFEAC2DC38BB.png" width="1254" height="1254" alt="Çürük’M"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/G4L55AihnUA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Undenied"></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Güncelleme Zamanı]]></title><description><![CDATA[<p>Yazdığım ve yazmakta olduğum birçok metni tekrar elden geçirip, blogta yeniden yayınlamaya hazırladığım bir süreçteyim, vakit alıyor, daha önce okuduğunuz ya da okumayı beklediğiniz bir başlık varsa, umarım güncellenmiş versiyonları ile yayınlayacağım..İyi niyetle..</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/07/13/guncelleme-zamani/</link><guid isPermaLink="false">6a54c8c5c78b870001ba3d04</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Mon, 13 Jul 2026 11:18:37 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/07/C11396FC-A3D2-4ABA-8B34-95C91552D1BF-1.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/07/C11396FC-A3D2-4ABA-8B34-95C91552D1BF-1.png" alt="Güncelleme Zamanı"><p>Yazdığım ve yazmakta olduğum birçok metni tekrar elden geçirip, blogta yeniden yayınlamaya hazırladığım bir süreçteyim, vakit alıyor, daha önce okuduğunuz ya da okumayı beklediğiniz bir başlık varsa, umarım güncellenmiş versiyonları ile yayınlayacağım..İyi niyetle..</p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[MİZAH SUSTURULAMAZ!]]></title><description><![CDATA[<p>Deniz Göktaş'a saygı ve sevgiyle ❤<br>Buraya koyuyorum video, isteyen istediği zaman izleyebilir..</p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="113" src="https://www.youtube.com/embed/ksaVzHyClto?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Deniz Göktaş - Ölü Deniz (2026)"></iframe></figure><p>Hem "Allah çok büyük" diyip, hem kafanızdan Deniz'in Dünya'ya gelecek olduğunu zaten 4000 yıllık matematik hesaplarıyla bilen Allah için, "Allah'ın '<strong>sense of humor</strong>' anlayışı yok, Allah'ın Deniz'ini cezalandıracağız" diyemezsiniz.. <br><br><strong>Kafa-2 papel-Al Karısı-uşaklığı yapmış oluyorsunuz, </strong>Allah ile</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/07/02/mizah-susturulamaz/</link><guid isPermaLink="false">6a46531092abf3000113d807</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:07:58 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/07/IMG_1849.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/07/IMG_1849.jpeg" alt="MİZAH SUSTURULAMAZ!"><p>Deniz Göktaş'a saygı ve sevgiyle ❤<br>Buraya koyuyorum video, isteyen istediği zaman izleyebilir..</p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="113" src="https://www.youtube.com/embed/ksaVzHyClto?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Deniz Göktaş - Ölü Deniz (2026)"></iframe></figure><p>Hem "Allah çok büyük" diyip, hem kafanızdan Deniz'in Dünya'ya gelecek olduğunu zaten 4000 yıllık matematik hesaplarıyla bilen Allah için, "Allah'ın '<strong>sense of humor</strong>' anlayışı yok, Allah'ın Deniz'ini cezalandıracağız" diyemezsiniz.. <br><br><strong>Kafa-2 papel-Al Karısı-uşaklığı yapmış oluyorsunuz, </strong>Allah ile alakası bile yok!<br><br>Sizi en önce Allah affetmez bu güdülen kara cahil akli meleke ile.. <br><br><strong>Siz kim, Allah'ı, küçük akıl, dar görüş, bağnaz, yobaz, ahlak bekçisi ilan etmek kim?</strong><br><br><strong>ALLAH ZEBANİ Mİ, ALLAH RUH EMİCİ Mİ?</strong><br><br>Kendi çirkin, çarpık hayat ve uzay görüşlerinizle Allah'ı da çirkinleştirip, çarpıtıp, insanları soğutuyor, nefret ettiriyorsunuz..<br><br>İşte o zaman esas sizsiniz <strong>NEFRET SÖYLEMİ! </strong><br>Hem de tam da ağzınıza maşa ettiğiniz Allah'ın onuruna dokunacak şekilde! <br><br><strong>NE SAÇMALIYORSUNUZ?</strong><br><br><strong>Ne haddinize?</strong><br><br>Allah'ın bütün varlığı: <br>AKIL, <br>EVRİM, <br>AYDIN BİLİMSEL DÜŞÜNCE YAPISI, <br>OLGUN AKLİ MELEKE, <br>SAYGI, <br>SANAT, <br>EN ÖNCE 'ÖZ-ELEŞTİRİ', <br>TABİ Kİ MİZAH, <br>MODERNİZM, <br>MEDENİ HUKUK, <br>MEDENİ ANLAYIŞ <br>VE ANLAYIŞ, <br>CENTİLMENLİK,<br>HUZUR, <br>SEVGİ,<br>ŞEFKAT, <br>VİCDAN,<br>İÇTEN GELEN GÜZELLİK VE ZERAFET,<br>ÖZGÜR İRADE, <br>VE OMURGANIN KORUNMASI ÜZERİNEDİR!<br><br>Allah'ı elinizde karanlık narsisist ajandalarınıza, çıkarcılığınıza, örümcek beyin ağlarınıza <strong>MALINIZMIŞ</strong> gibi kullanamazsınız!<br><br>Şeytan hangi şeytanlığı istiyorsa <strong>TAM DA O</strong> <strong>ŞEYTANLIĞI</strong> yapıp "Allah bu" ya da "Allah için yapıyoruz" diyemezsiniz!<br><br>Allah kimseden ordu mordu istemiyor, hakkı koruyun bu kadar; itaatkar, tek tip, kör göz, kindar, ahlak bekçisi kitleler istemek doğrudan Şeytan'ın uzayıdır, Şeytan'ın patolojisidir, <strong>Şeytan'ın çıkmaz-sokak, kısırlaştıran kısır döngü kuraklığıdır</strong>!<br><br>Saygı duymak, iman etmek başka şey, kendin her türlü haksızlığı, pisliği yapabilmek için kelle avlamak başka şey!<br><br>Sizi en önce Allah affetmeyecek!<br><br>Nerede duracağınızı bilin!<br><br>Şımarmışsınız şımaracağınız kadar, <strong>önünüz cehennem..</strong><br><br>O Şeytan kendini kurtarmış mı ki, sana da 'hayrı' olsun?<br><br>40 Satır'ın onursuz fareliğini yapmak mı kaldı, kala kala?<br>Daha sayayım mı?<br>Açtırmayın bayramlık ağzımı!<br><br><strong>Edit:</strong> Şunu da belirtmekte fayda var, eğer Allah'a gerçekten <strong>içten bir şekilde</strong> iman ediyorsanız, o seviyeye hakkıyla ulaştıysanız, o inancı <strong>kendi güzelliğinde</strong> yaşamayı başarıyorsanız, zaten onun size verdiği huzurla bırakın başkalarıyla uğraşmayı, sürdürmeyi sürdürürsünüz, başkalarıyla işiniz olmaz! <br>Dinden, fizikten az buçuk anlayanın bileceği ilk 2 şey: <br><strong>Önce 1</strong>, herkesin '<strong>gerçekliği</strong>' farklıdır, yani farklısınız, parmak izlerinizin bile farklı olması size bir şey söylüyor, başkasının sizle aynı hareket etmesini, düşünmesini, duyumsamasını, illa her zaman '<strong>sağduyu</strong>'da aynı olmasını bekleyemezsiniz ve robotik bir şekilde tek tipleştiremezsiniz, doğallığı bozuyorsunuz demektir, şirke girer, bu yüzden <strong>HUKUK</strong> var;<br><strong>Sonra 2,</strong> başkalarıyla uğraşmanın, düşük akılla yargılamanın, kelle avlamanın, kindarlık gütmenin, taşlamanın, yuhalamanın, agresif hareket etmenin doğrudan karanlık <strong>yeraltı</strong> tayfa '<strong>Sırlar Alemi'nin-cadı-tarikatı-yapılanması</strong>' işi olduğunu bilirsiniz! Hem de <strong>kör göz</strong> ve <strong>beyin-terk bir şekilde</strong>! O karanlık taraf, bu programı, robotik bir şekilde beyin-terk güdüyor; siz Allah'ın size verdiği 10 eli, 10 akli melekeyi, omurgayı, o omurganın ucundaki beyni bile bile bu beyinsizliğe 'teslim etmiş' oluyorsunuz Sırlar Alemi'nin yargıçlığına, patolojisine soyundukça, aklınız alıyorsa?!  <br>Gerçekten inanıyorsanız, siz ortaya öyle bir <strong>insan örneği</strong> koyarsınız ki, insanlar sizden '<strong>güven</strong>' bulur, '<strong>ışığınıza</strong>', '<strong>aklınıza</strong>' kendi hür iradesi ile gelir, zorla güzellik olmaz, <strong>karanlıkla boğabileceğiniz bir iman yok</strong>..</p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Kırmızı Makara]]></title><description><![CDATA[<p>Bazen de sadece şiir..<br>Adım Zoey..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/561663F3-FC7F-4B6A-A978-1EBF7F0D2F47.png" width="1254" height="1254"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/oVDOet85uoU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Mountains"></iframe></figure>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/28/kirmizi-makara/</link><guid isPermaLink="false">6a411e2792abf3000113d7b8</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sun, 28 Jun 2026 13:20:28 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/78E5A33B-5705-42FB-998E-FC1D040FA0EB.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/78E5A33B-5705-42FB-998E-FC1D040FA0EB.png" alt="Kırmızı Makara"><p>Bazen de sadece şiir..<br>Adım Zoey..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/561663F3-FC7F-4B6A-A978-1EBF7F0D2F47.png" width="1254" height="1254" alt="Kırmızı Makara"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/oVDOet85uoU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Mountains"></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Son Dokunuş]]></title><description><![CDATA[<p>Nefret, utanç duyurmadığı sürece tek başına çalışmaz çünkü...<br>Zoey, Haziran 2026</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/C5A75644-0DEF-428D-9C05-1EE5C514E74A.jpeg" width="1254" height="1254"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/tgdbUfmbbgI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="For Now I Am Winter"></iframe></figure>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/27/son-dokunus/</link><guid isPermaLink="false">6a405b0392abf3000113d78e</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sat, 27 Jun 2026 23:34:10 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/636D3DDC-8F95-4932-8C75-803FF5D3F9DE.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/636D3DDC-8F95-4932-8C75-803FF5D3F9DE.png" alt="Son Dokunuş"><p>Nefret, utanç duyurmadığı sürece tek başına çalışmaz çünkü...<br>Zoey, Haziran 2026</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/C5A75644-0DEF-428D-9C05-1EE5C514E74A.jpeg" width="1254" height="1254" alt="Son Dokunuş"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/tgdbUfmbbgI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="For Now I Am Winter"></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Neptün’ün Şarkısı]]></title><description><![CDATA[<p>Bu şiir, bana <strong>Küçük Kara Balık</strong> üzerine yazılmış dokunaklı şiirlerden birisi olarak geldi, bana bu kadar dokunduysa, belki başkaları için de bir anlamı olur diye, kendimce dilimize çevirerek, blogta paylaşmaya çalıştım..<br><br>( Eseri de bu başlıkla kullanmam, resmi tarih belgelerinde doğruluğu olan bir benzetme değildir, modern astroloji tarihi anlatan yabancı kaynaklı</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/27/neptune/</link><guid isPermaLink="false">6a40175892abf3000113d665</guid><category><![CDATA[The Great Dark Spot]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sat, 27 Jun 2026 19:15:24 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6D096205-1594-49A1-9F59-5DBB63525865-1.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6D096205-1594-49A1-9F59-5DBB63525865-1.png" alt="Neptün’ün Şarkısı"><p>Bu şiir, bana <strong>Küçük Kara Balık</strong> üzerine yazılmış dokunaklı şiirlerden birisi olarak geldi, bana bu kadar dokunduysa, belki başkaları için de bir anlamı olur diye, kendimce dilimize çevirerek, blogta paylaşmaya çalıştım..<br><br>( Eseri de bu başlıkla kullanmam, resmi tarih belgelerinde doğruluğu olan bir benzetme değildir, modern astroloji tarihi anlatan yabancı kaynaklı bir kitapta, yazarın Neptün sayfasını bu şiirle açtığını gördüm ve ben de Neptün'ün Şarkısı olarak edebileştirerek bloga taşımak istedim..Yani astroloji ve tarih üzerinde çalışıyorsanız, resmi gerçeklik olarak değil, duygular üzerine edebi olarak okuyun isterim..Tarih ve uzay aktardığım paylaşımlarla aynı değildir..)<br><br>Şiir İrlandalı şair <strong>William Butler Yeats</strong>'e ait..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/010CE8EF-51BB-4E07-8940-611DBF874FD5.png" width="1254" height="1254" alt="Neptün’ün Şarkısı"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/A60B9D49-AEDC-445A-A6EF-6C30E597E5C0.png" width="1254" height="1254" alt="Neptün’ün Şarkısı"></div></div></div><figcaption>Bana ilk ela ormanında başlayan serüvenin baş karakteri önce Theia, sonra parıldayarak ortaya çıkan kızın da mesela belki Persephone'muş gibi olduğu geliyor bazen..</figcaption></figure><p><strong>Aengus</strong>, İrlanda mitlerinde o meşhur Dünya'yı boynuzlarında taşıyan '<strong>boğa</strong>'dır diye tarif edebilirim sanırım..<br>Mitler o Dünya'yı boynuzlarında taşıyan hayvana hep '<strong>öküz</strong>' diyor, ama ben 'boğa'nın aşktaki ve yaratıcılıktaki yerini vurgulamak için böyle belirttim; özellikle öküz, boğa, camış, dana, angus gibi hayvanların birbirlerinden ayırt edilmeleri gerektiğini düşünüyorum..<br>Örneğin, <strong>Öküz</strong>, Hades Evi'ndeki '<strong>felaket tellalı</strong>'dır mesela..<br><strong>Aen, an</strong> gibi sesler, bizim dilimizde de mevcut, '<strong>one</strong>' demekmiş, antik dillerde <strong>gökkubeyi</strong> ve <strong>cenneti</strong> de işaret eden ses hecelerindenmiş aynı zamanda..<br><br>Az buçuk fizikten anlarsanız, tarihte atıfta bulunulan birçok karakterin hem 'animagus'larından hem de o animagus'ların bir '<strong>pozitif</strong>' versiyonu, bir de '<strong>negatif</strong>' versiyonu olduğundan anlayacaksınızdır..<br><br><strong>Aengus</strong>, pozitif-boğa olanlarından birine düşenlerinden birisi olarak yorumlayım.. <br>Gezgin ruhuyla, doğanın, müziğin, sanatın, aşkın, mevsim geçişlerinin ve baharın tanrısı olarak biliniyor..<br>Bir nevi '<strong>çoban</strong>' tanrısı o da..<br><br>Çok meşhur bir aşk hikayesi vardır: <strong>Caer Ibormeith</strong>..Rivayete göre <strong>Aengus</strong> onu ilk rüyasında görerek aşık olur ve nerede olduğunu bilmediği aşkını aramak için yollara düşer..En son '<strong>Dragon Ağzı</strong>' olarak geçen <strong><strong><strong><strong><strong><strong><strong>Loch Bél Dracon</strong></strong></strong></strong></strong></strong> Gölü'</strong>nde<strong> </strong>bulur, ama <strong>Caer,</strong> 150 diğer genç kız ile birlikte bir lanete uğramıştır ve '<strong>kuğu</strong>' formundadır, yani normalde seçilmesi pek mümkün değildir, bizim Aengus ise tam tersi, onu tam da kuğu haliyle o 150 kuşun içinden seçmeyi başarır ve "<strong>bu o</strong>" der, aşkına ilk görüşte sahip çıkar..<br><br><strong>Caer</strong>, Kaer, Kara, Keira gibi kadın isimleri, uzakdoğudan batıya birçok dilde ve kültürde '<strong>bahar</strong>' için kullanılan seslerdendir..<br>Yani bizim Aengus'un sırılsıklam aşık olduğu <strong>Bridgette Jones</strong> gibi karakterlere bile ilham kaynağı olmuş, <strong>Küçük Kara Balık</strong>'tır..<br><br>Görsel gerçekçi olmasa da, yapay zekada onları resmetmesini istediğimde ortaya bu <strong>melankoli</strong> çıktı..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6D096205-1594-49A1-9F59-5DBB63525865.png" width="1672" height="941" alt="Neptün’ün Şarkısı"></div></div></div></figure><p>Tarihte birçok klasik ve jazz müzik müzisyeni <strong>Yeats</strong>'in şiirinden etkilenmiş ve <strong>Gezgin Aengus'un Şarkısı</strong> olarak geçen şiiri kendince seslendirmiş, ama müzik dünyasına eserin adı '<strong>Güneş'in Altın Elmaları</strong>' olarak geçmiş, <strong>Golden Apples of the Sun</strong>..<br><br>Sevgilerimle,<br>Zoey</p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/Hn1iLNrHWO0?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Golden Apples Of The Sun"></iframe></figure><p><strong>Dip not</strong>: <a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/05/26/kurbaga-prens/">Kurbağa Prens Üzerine</a></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Buruk Bir Veda]]></title><description><![CDATA[<p>Çocukluğumuzdan beri hayatımızda derin izleri olan kutsal Yeşilçam kahramanlarını kaybetmeyi kabullenemiyorum çoğu zaman.. <br>Sanki hep orada bir yerde duracaklarmış ve bizlere "sevmeyi, aşkı unutmayın" diyeceklermiş gibi geliyor; gittiklerindeyse sanki yeryüzünden aşk da siliniyor birer birer..<br>Bu şiiri Kadir İnanır'ı kaybettiğimizi öğrendiğim gibi yazmak istedim, hayatıma dokunduğu karakterlerinden de esinlenerek biraz.</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/26/buruk-bir-veda/</link><guid isPermaLink="false">6a3eeaeb92abf3000113d60f</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Fri, 26 Jun 2026 21:16:58 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/839A33A0-BA04-4102-8B7C-D385C97D8440.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/839A33A0-BA04-4102-8B7C-D385C97D8440.jpeg" alt="Buruk Bir Veda"><p>Çocukluğumuzdan beri hayatımızda derin izleri olan kutsal Yeşilçam kahramanlarını kaybetmeyi kabullenemiyorum çoğu zaman.. <br>Sanki hep orada bir yerde duracaklarmış ve bizlere "sevmeyi, aşkı unutmayın" diyeceklermiş gibi geliyor; gittiklerindeyse sanki yeryüzünden aşk da siliniyor birer birer..<br>Bu şiiri Kadir İnanır'ı kaybettiğimizi öğrendiğim gibi yazmak istedim, hayatıma dokunduğu karakterlerinden de esinlenerek biraz.. <br><br>Oldukça üzgünüm, gittiği limanda huzur bulabilmesi dileğiyle..<br><br>Sevgilerimle,<br>Zoey<br>26.06.2026</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6E578C1D-9186-4685-B4CA-565076FFB083.jpeg" width="1254" height="1254" alt="Buruk Bir Veda"></div></div></div></figure><p><a href="https://youtu.be/8dvsSMrZcPs?si=ZHO0CXLjD8iQwUfs">https://youtu.be/8dvsSMrZcPs?si=ZHO0CXLjD8iQwUfs</a></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Maslow Piramidi’nin Disleksi Versiyonu Üzerine]]></title><description><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/24EF05AC-5DB2-4BDE-A2D7-E2B27E1204C3-1.png" width="1254" height="1254"></div></div></div><figcaption>Beni bir de böyle çek...</figcaption></figure><p><strong>Abraham Maslow,</strong> psikolojik olarak verdiğimiz hayat mücadelesine <strong>dokunan</strong> bir '<strong>yaşam piramidi</strong>' teorisi ortaya koymuştur ve deyim yerindeyse "<strong>ben de yaşıyom bu hayatı</strong>" diyebilmemiz için, <strong>insani</strong> bir hayat için, bir <strong>ihtiyaçlar hiyerarşisi</strong>nden bahsetmiştir..<br><br><strong>Bireysel</strong> olarak piramidi ele aldığımızda, kendimizi ve hayat yolculuğumuzu olumlu</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/24/maslow-piramidinin-disleksi-versiyonu-uzerine/</link><guid isPermaLink="false">6a3bce0392abf3000113d112</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:09:45 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/C4407F86-A720-453D-8B36-0CFF794483D9-1.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/24EF05AC-5DB2-4BDE-A2D7-E2B27E1204C3-1.png" width="1254" height="1254" alt="Maslow Piramidi’nin Disleksi Versiyonu Üzerine"></div></div></div><figcaption>Beni bir de böyle çek...</figcaption></figure><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/C4407F86-A720-453D-8B36-0CFF794483D9-1.png" alt="Maslow Piramidi’nin Disleksi Versiyonu Üzerine"><p><strong>Abraham Maslow,</strong> psikolojik olarak verdiğimiz hayat mücadelesine <strong>dokunan</strong> bir '<strong>yaşam piramidi</strong>' teorisi ortaya koymuştur ve deyim yerindeyse "<strong>ben de yaşıyom bu hayatı</strong>" diyebilmemiz için, <strong>insani</strong> bir hayat için, bir <strong>ihtiyaçlar hiyerarşisi</strong>nden bahsetmiştir..<br><br><strong>Bireysel</strong> olarak piramidi ele aldığımızda, kendimizi ve hayat yolculuğumuzu olumlu ve ilerleyici yönde sürdürebilmek için, teori oldukça <strong>yol gösterici</strong>dir..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/24EF05AC-5DB2-4BDE-A2D7-E2B27E1204C3-2.jpeg" width="1254" height="574" alt="Maslow Piramidi’nin Disleksi Versiyonu Üzerine"></div></div></div></figure><p>Maslow, '<strong>ihtiyaçlar hiyerarşisi'</strong>ni temelde <strong>5 madde</strong>'ye ayırır ve fiziksel gerekliliklerden, psikolojik kazanımlara '<strong>göğe</strong>' yükseldikçe, <strong>yukarı büyümeyi</strong> başardıkça nasıl bir hayat yaşıyor olabileceğimizi özetler:<br>1-Temel <strong>fizyolojik</strong> ihtiyaçların sağlanması<br>2- Beden sağlığından, yaşam alanlarına, temel bir <strong>kaynağa</strong> ve <strong>güvenceye</strong> sahip olmak, yani bir <strong>hayat garantisinin</strong> sağlanması<br>3-İçinde bulunduğumuz ilişki ağlarına '<strong>tutunabilmek</strong>', <strong>uyumlu</strong> bir ortama sahip olmak, <strong>huzur</strong><br>4-Kendimizi <strong>koruyarak </strong>yaşamayı sürdürebildiğimizde, kendimizle olan <strong>saygınlığımız bozulmamış olması</strong> ve çevremizdeki insanların da <strong>bize saygı duyması </strong>ve hayatta <strong>saygınlığı olan</strong> bir yere gelebilmek<br>5-Hem zamanla, hem emekle, artık '<strong>olgun</strong>', <strong>verici, üretici, yapıcı, sürdürülebilir, gerçekçi, doğru, dürüst</strong> bir '<strong>büyük</strong>' olmak, <strong>erdemli</strong> bir '<strong>baş</strong>' ve '<strong>akıl</strong>' olmak<br><br>Bu piramid, herkesin, <strong>aynı olması</strong>'nı, <strong>aynı olanı yapması</strong>'nı, birbirini <strong>kopyalaması</strong>'nı değil, birey birey, herkes kendi <strong>farkındalığını</strong> ve <strong>farklılığını</strong> yaşayabilirse, ne kadar <strong>başarılı</strong> <strong>insanlar</strong> ve <strong>başarılı bir toplum</strong> olabileceğimizi gösterir..<br>Bir yerde <strong>tamamlanmaktır</strong>..<br>Rengarenk, ferahlık ve refahlık içerisinde, <strong>çiçekler</strong> gibi..</p><p>Ben de size, hepimiz bireysel olarak bu yaşam piramidini sağlamaya çalışıyorken, eğer '<strong>sistematik</strong>' olarak '<strong>düzen</strong>' tarafından '<strong>aşağılık kompleksi</strong>' ve '<strong>kaybetmek</strong>' dayatılırsa, ortaya piramidin nasıl bir '<strong>disleksi</strong>' versiyonu çıkar, onu göstermeye çalışacağım..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/24EF05AC-5DB2-4BDE-A2D7-E2B27E1204C3-3.jpeg" width="1254" height="686" alt="Maslow Piramidi’nin Disleksi Versiyonu Üzerine"></div></div></div></figure><p>Niye tablonun bu <strong>yeraltına derinleşen</strong>, <strong>disleksi</strong> <strong>versiyonu'</strong>nda yaşam piramidi teorisini, <strong>bireysel çabadan</strong> ayırdım ve <strong>sistem eleştirisi</strong> olarak yerleştirdim onu söyleyim, çünkü hepimiz dünyaya <strong>bir umutla</strong> geliyoruz ve hayata gelmemizi <strong>öncelikle</strong> büyüklerimiz seçiyor, hiçbirimiz anne karnında nasıl bir hayat yaşayacağımıza <strong>hazırlıklı</strong> değiliz..<br>Bunun <strong>sorumluluğu</strong> öncelikle küçükte değil, çocukta değil, aile ve toplum büyüklerindedir..<br>Yani "ben istediğim gibi <strong>kafama göre</strong> doğurayım, bu çocuk da başının çaresine baksın, hatta başının çaresine bakmakla da kalmasın, <strong>beni de kurtarsın</strong>, toplumu, devleti yaşatsın" demek mümkün değildir! <br>Çünkü neye <strong>dayanarak</strong>?<br><br>Bireylere en azından başlangıçta, bir önceki nesil sürdürmeyi nereye getirebildiyse, <strong>temel alınabilecek bir seviye </strong>sağlanması gerekir.. <br>Ucundan tutup, <strong>devam ettirebilecek bir dün</strong> vermeleri gerekir..<br>Ki, <strong>yeni bireyler de bugünü yaşayabilsin</strong> ve yarını inşa etmeye devam edilebilecek bir yapı, umut, heyecan, moral ve motivasyon toplumda <strong>vücut</strong> bulabilsin.. <br><br> Bu <strong>disleksi versiyon'</strong>da bu sefer tablo <strong>yeraltına</strong> doğru <strong>irtifa</strong> kaybediyor ve bireyler <strong>düşüyor:</strong> <br>Yani hayatı <strong>kazanımlar</strong> elde ederek ve <strong>gerçekleştirerek </strong>değil, tam tersi, sistemin ve büyüklerin <strong>ergen</strong> 'hukuk'u, <strong>dengesiz</strong> dağılımı ve <strong>otoriterliği</strong> yüzünden, yani büyükbaşların '<strong>narsisistliği</strong>' yüzünden, <strong>kayıplar vererek</strong> yaşıyorlar..<br><br>Hem <strong>bireyden gidiyor</strong>, hem de <strong>sürdürmeyi sürdürebilecek</strong> bir toplum inşaa edilemiyor..<br><strong>Renklilik'</strong>ler, ferahlık ve refahlık kaybediliyor..<br><br>İnsanlara <strong>yalnızlık</strong>, <strong>sadece kendilerini düşünmek</strong>, sadece <strong>kendilerini kurtarmaya</strong> mecbur olmak, <strong>çıkarcılık</strong> dayatılıyor..<br><br>Birbirlerinin <strong>aynısı</strong>, <strong>küçülmüş</strong>, <strong>değeri de düşmüş yığınlara</strong> dönüşüyorlar..<br><br><strong>Bireyler birbirine benzese bile, kendisiyle ve hayatıyla olan barışını kaybetmiş oluyor</strong>, yani bir yerde en derininde esas kendinden nefret ediyor oluyor, ama bu ötekiyle olan bağına yansıyor, <strong>kendisine benzeyen ötekinden nefret ediyor</strong>, kimse birbirini sevemez, tutunamaz hale geliyor..<br><br>Kendisini <strong>saygın</strong> hissetmediği için, ötekini de kendisiyle aynı gördüğü için, onu da saygınlığı hak etmiyor olarak görüyor, <strong>kolektif olarak toplumdan saygınlık siliniyor</strong>...<br>Üzüm üzüme baka baka kararmış oluyor..<br>Tencere dibin kara, seninki benden kara gibi bir <strong>seviyesizlik</strong> ortaya çıkıyor..<br><br><strong>Özgün şeyler yapmak</strong>, <strong>özgün olmak</strong> zorlaşıyor..<br>Çünkü en başta sistem izin vermiyor ve derken "o nasıl yapıyor" diye birbirini çekemeyen toplum..<br>Yani insan insanın kurduna dönüşüyor..<br><br>Bu arada bu mutsuz ve depresif bireyleri kendi ajandalarına mecbur etmek için, <strong>toplum içine kapatılıyor</strong>..<br>Narsisistler zaten <strong>dışadönük</strong> değillerdir, ağızları artistlermiş gibi konuşur sadece, içedönük ve dışa kapalıdırlar, <strong>ajandalarına hizmet etmelerini istedikleri kitlelerini de, kapatırlar</strong>!<br><br>Yukarı yönde kendini gerçekleştirebilen piramitte birey kendini başardıkça, piramitte üst seviyelere çıktıkça nasıl olgun, dışadönük, sosyal, topluma verici olabiliyor, disleksi versiyonda tam tersi, <strong>kitleler gerçeklikten kopuyor</strong>, büyük düşünmekten kopuyor, aklı da küçülüyor, sığlaşıyor, <strong>asosyal, anksiyeteli, histerik, ergen düşünüp, ergen yargılayan bireylere dönüşüyor</strong>..<br><br>Herkes <strong>kör göz</strong>, ne yaptığını bile bilmeden, <strong>kendini zaten hiç yaşayamadan</strong>, deyim yerindeyse <strong>insani şartlardan</strong> ve <strong>insanlıktan çıkmış olarak,</strong> omurgasını ve yarınını da <strong>kaybederek</strong> yaşamaya mecbur bırakılıyor..<br> <br>Birey ve bireyler, sistem ve düzen yüzünden <strong>kendini gerçekleştiremiyor</strong>, ihtiyaçlar hiyerarşisini <strong>istese de karşılayamıyor,</strong> hayat buhrana dönüşüyor, yaşamaya değil '<strong>6 Feet Under</strong>' bir cenazeye ve zulme dönüşüyor..<br><br>Herkes <strong>sürünüyor</strong> oluyor..<br><br>Sistem de <strong>tıkanıyor</strong>, toplum <strong>tıkanıyor</strong>, hayat <strong>akmıyor..</strong> <br><strong>Doğa</strong> bile verici olamıyor, kuruyor, <strong>saygısızca tırtıklanıyor</strong>, havası, suyu zehirleniyor.. <br>Nefes alınmıyor, herkes kaybediyor.. <br><br><strong>Uzay fiziği bile bükülüyor</strong>, kötüye, karanlığa yorulmuş oluyor..<br><br>Ortaya çabalasa bile <strong>yılmış, </strong>gidişatı <strong>iyileştirmek isterse</strong> eskisinden <strong>daha uzun süre</strong> ve gerektirdiğinden <strong>daha büyük bir sabırla </strong>hareket etmesi gereken<strong>,</strong> bu düşük hayat kalitesini tekrar yerüstüne kavuşturana kadar <strong>baştan ezilmiş</strong> yeni nesiller çıkarıyor..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/51B9777B-BE6B-46AF-99D5-0FB0A305CB28.png" width="1672" height="941" alt="Maslow Piramidi’nin Disleksi Versiyonu Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/83657484-3EF5-43E0-BEFF-4CA870FBAE1D.png" width="1672" height="941" alt="Maslow Piramidi’nin Disleksi Versiyonu Üzerine"></div></div></div><figcaption>Acı gerçek..Biri herkesi kendine getirir ve motive eder, heyecan verir, zaman da korunur, yarın da, su da, hava da..Diğeri herkesi boğar, aşağı çeker ve daha kötüsü "bu normal" dedirtmek ister..Sürdürülebilir olduğunu düşünüyorsanız gelin beni öpün..45 derece olmuş yaz sıcağı size bir şey söylüyor...Şu sıcağın, kuraklığın ve karanlık dayatılan, narsisist, otoriter rejimlerin tepeden birilerinin buyurduğunu yapmak istemesinin, ama bunu yaparken de elinin altındaki kitleleri de sömürmeye devam etmek istemesinin, 7 yıl daha sürdüğünü düşünün..O yarının altından nasıl kalkacaksınız?&nbsp;</figcaption></figure><p>Bu <strong>disleksi versiyonun</strong> en acı fiziki gerçekliği: dayatılmaya devam edilirse, '<strong>yeni norm</strong>' olmaya zorlanırsa, katlaya katlaya kötüleyeceğinin anlaşılması gerektiğidir..<br><br><strong>Yeraltı</strong>, <strong>patojen-mantar</strong> matematiği ile hareket eder, sebep olacağı rahatsızlıklar, ister medikal olarak olsun, ister fizik/ felsefe/ psikoloji olarak düşünün: '<strong>kronik yorgunluk sendromu</strong>'dur!<br><br>Kronik yorgunluk sendromunun <strong>zorluğunu</strong> ve <strong>lanet matematiğini</strong> en basitinden şöyle söyleyim: <br>Sizin hareket kapasiteniz <strong>yarıladıkça</strong>, kondisyondan iyileşme süreciniz <strong>2 katına çıkarak</strong> kötüler..<br><br>Nasıl yani:<br>Kondisyon için bir <strong>enerji zarfına</strong> ihtiyacınız vardır, o enerji zarfını <strong>algılamayı</strong>, <strong>ölçmeyi</strong> her geçtiğinizde '<strong>crash</strong>' olursunuz!<br><br>Diyelim ki <strong>10 birim hareket</strong> edebiliyordunuz, artık o <strong>5 birime</strong> düşer, ama öte yandan da iyileşmeniz için gereken <strong>süre 2'ye katlar!</strong><br> <br>Yani eğer crash olmadan önce, diyelim ki <strong>1 yıl boyunca o 10 birim</strong> hareket etmeyi sürdürdüğünüzde iyileşecektiniz, geçmiş olsun, artık elinizde <strong>5 birim hareket edebilme kapasitesi ile 2 yıl daha </strong>öyle yaşamaya mecbur olmak var..<br><br>Eğer bu 2 yıl içerisinde 5 birim değil, bir yerde yılıp, tekrar 6 birim, 7 birim hareket etmeye kalkarsanız, <strong>tekrar crash</strong> oluyorsunuz! <br><strong>Laneti böyle..</strong> <br><br>Ve ne oluyor: <br>Hareket kapasiteniz, enerji zarfınız bu sefer <strong>2.5 birim hareket etmeye</strong> düşerken, yani <strong>yarılarken</strong>, iyileşme süreciniz yine <strong>2 katına çıkıyor</strong>, yani <strong>4 yıl daha</strong> uzuyor! <br><br>Şöyle düşünün zaten atıyorum hastalığın içerisinde 3 yıl olmuş hastaydınız, zaten 3 yıldır önce 10 birimden, 5 birime düşmüştünüz, siz zaten sürünüyordunuz, şimdi bir 4 yıl daha gelmiş oluyor, yani dayanabilirseniz, ortaya totalde <strong>7 yılı 2.5 birim hareket ederek</strong> tamamlamaya çalışmak çıkıyor!<br><br>Şeytan'ın <strong>EN ANTİK </strong>oyunu, yeryüzünün <strong>EN ANTİK </strong>laneti!<br><br>Bunu medikal anlamda <strong>post-viral sendrom</strong> olarak da yaşayabilirsiniz; yeraltı kafasında düşünen, patojen-mantar matematiği ile hareket eden, Sırlar Alemi gibi hareket eden, <strong>toksik narsisistleri baş ederseniz</strong>, ekonominiz ve maddi-manevi kaynaklarınız için de yaşıyor olursunuz..<br>Güç, enerji, psikoloji, ne olursa!<br><br>Belli bir eşiği ve çizgiyi aşmamanız gerekiyor!<br>Kuraklığın, <strong>kısır döngünün</strong> geri dönüşü olmayacaktır!<br><br>Bir de kondisyonunuz zaten kronik yorgunluk sendromu iken, nüfusu daha da mikrobik olacak şekilde çoğaltamazsınız, sınırlarınızı genişletip, büyük, yayılmacı oynayamazsınız! <br>Başkalarına olmayacak fanteziler satamazsınız, güvence ve garanti veremezsiniz...<br><br><strong>Yetersizlikten</strong> büyük tıkanmalar ve doğal olarak parçalanmalar doğacaktır!<br><strong>Bölücülüktür</strong>!<br><br>Kronik yorgunluk sendromu hastaları bir noktadan sonra o yüzden iyileşemiyor! Uyusa bile dinlenemiyor ve <strong>gerekli enerjiyi toparlayamıyor</strong>, çünkü beynin<strong> detoks yapabilmek</strong> için de bellirli bir enerji zarfına ihtiyacı vardır, ve <strong>mikroplar endotelyumu tıkıyor: </strong>hücrelere girdikleri gibi ilk iş <strong>hücre duvarını</strong> değiştiriyorlar ( bunu narsisistlerin de kitlelerinin algısıyla oynaması olarak görebilirsiniz ), hücreyi daha duvarından atılamayacak hale getirip, kendilerini de o hücreyle beraber <strong>atılamaz</strong> hale getiriyorlar, o kayıp hücreler <strong>mikro-pıhtılara</strong> dönüşüyor ve damarları <strong>tıkıyor</strong>..<br>Ve bir de bu mantıkla <strong>çoğalıyorlar</strong>, hangi organa sirayet ettilerse, <strong>o organ temel işlevini sürdürdükçe</strong>, hem de temel fonksiyonu yani mecburen yaptığı iş, mikroplar yeni hücreler ele geçiriyorlar..<br>Dokularınız <strong>yeterli oksijen</strong> alamıyor..<br>Bu arada mikroplar bedeninizi yaşıyor oluyor, <strong>mitokondrilerinizi ve suyunuzu</strong> hiç ediyorlar! <br><br>Bunu devlet daireleriniz için de düşünebilirsiniz!<br><br>Medikal olarak örneğin, hastaların iyileşmesi için eğer belirli bir eşiği geçtilerse, günün 24 saat olması yetmiyor, 48 saat olması gerekiyor..<br>O mikropların <strong>sömürgenliğinden</strong> öyle bir ihtiyaç doğuyor ki, gün <strong>48 saat olmalı</strong> ve onlar bu kadar uzun belki haftalarca uyutulmalı, fiziken mümkün değil.. Ya da o <strong>sır gibi saklanan</strong> patojen-mantar büyümesi, vücuttan <strong>arındırılmalı</strong>, ama yine aynı şey, <strong>detoks için bile bir enerji zarfına ihtiyacınız var</strong>!<br>Ya da o <strong>tıkanan</strong> damarlar ve endotelyum için, yaprak bitlerinin yaprağın altında kalıp, o yaprağı nasıl sömürdüğünü gözünüzün önüne getirin, deyim yerindeyse doktorun <strong>tazyikli hortumla</strong> damarlara dalması gerekir, mümkün mü?<br><br>Sevgilerimle,<br>Maraşlı Zoey</p><p>Madem <strong>6 Feet Under</strong> dedim, o zaman bu metnin müziği de onlardan gelsin:</p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/frWH6ZCJtyM?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Danny Yount - Six Feet Under (Opening)"></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[İkinci Kattan Şarkılar]]></title><description><![CDATA[<p>Serum yerken hemşire de sanıyor ki, uslu uslu gözüm kapalı, hareketsiz falan yatıyorum öyle..Aklımdan neler geçtiğini bir bilse..<br>Belki de 6 küsur yıl sonra ilk kez elime bir kalemi alıp, küçük de olsa bir eskiz yapabildim, bitişler ve görseli tamamlamak için yapay zekadan da yardım almak zorunda kaldım ama.</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/20/songs_from_the_second_floor/</link><guid isPermaLink="false">6a369df692abf3000113d087</guid><category><![CDATA[Tasarım Düşleri Atölyesi]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:44:47 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1677-2.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1677-2.jpeg" alt="İkinci Kattan Şarkılar"><p>Serum yerken hemşire de sanıyor ki, uslu uslu gözüm kapalı, hareketsiz falan yatıyorum öyle..Aklımdan neler geçtiğini bir bilse..<br>Belki de 6 küsur yıl sonra ilk kez elime bir kalemi alıp, küçük de olsa bir eskiz yapabildim, bitişler ve görseli tamamlamak için yapay zekadan da yardım almak zorunda kaldım ama..Hala nörolojik olarak çok ağır bir kondisyon içindeyim, nereye kadar böyle gidebilir onu da bilmiyorum..<br>Bugüne de bu eskizle tutunmaya çalıştım diyelim..<br><br>İyi ki mesleğini yapamıyormuşsun demeyin bak -.-<br><br>Sevgilerimle,<br>Maraşlı Zoey</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1677.jpeg" width="1254" height="1254" alt="İkinci Kattan Şarkılar"></div></div></div><figcaption>Çiçekli cephesi olan 2. katta yaşamak için, bana da bir oda ayırın..Yaparken aklıma hep Roy Andersson'ın 'The Living' üçlemesindeki filmlerinden birisi geldi, 'Songs from the Second Floor'..&nbsp;</figcaption></figure><p><strong>Roy Andersson</strong>'a saygıyla...O çiçekli odalardan birinde yaşasam, pencerelerimden nasıl bir müzik sokağa karışırdı diye..</p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/waRG9kwjYwI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="&quot;Songs From The Second Floor&quot; dir. Roy Andersson"></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Rabia İşaretinin Dinen Bile Yanlış Olduğu Gerçeği]]></title><description><![CDATA[<p><strong>4 parmak</strong> ‘Rabia’yı da kimse konuşmuyor ama, bir diğer ‘<strong>skandal</strong>’ da odur..<br><strong>Hitler gibi</strong> el, kol hareketleri ile <strong>kitleler yaratıp</strong>, kitlelerine ‘<strong>kimlik</strong>’ gibi kullanmalık bir görüntü bahşetmesinden bahsetmiyorum bile…<br><strong>Müslümansanız</strong>, ‘<strong>dinen</strong>' <strong>skandal</strong> olmasından bahsediyorum, <strong>Allah’a şirk koşmaktır!</strong></p><p><strong>Baş parmağınız, ‘Allah’ı sembolize eder!</strong></p><p><strong>Kutsal Kuzey</strong>, sizi bilgisiz</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/05/31/rabia-isaretinin-dinen-bile-yanlis-oldugu-gercegi/</link><guid isPermaLink="false">6a1c95fb92abf3000113c529</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sun, 31 May 2026 20:22:19 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/C3AC25E3-0549-4740-901C-B8EF8AE9876C.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/C3AC25E3-0549-4740-901C-B8EF8AE9876C.png" alt="Rabia İşaretinin Dinen Bile Yanlış Olduğu Gerçeği"><p><strong>4 parmak</strong> ‘Rabia’yı da kimse konuşmuyor ama, bir diğer ‘<strong>skandal</strong>’ da odur..<br><strong>Hitler gibi</strong> el, kol hareketleri ile <strong>kitleler yaratıp</strong>, kitlelerine ‘<strong>kimlik</strong>’ gibi kullanmalık bir görüntü bahşetmesinden bahsetmiyorum bile…<br><strong>Müslümansanız</strong>, ‘<strong>dinen</strong>' <strong>skandal</strong> olmasından bahsediyorum, <strong>Allah’a şirk koşmaktır!</strong></p><p><strong>Baş parmağınız, ‘Allah’ı sembolize eder!</strong></p><p><strong>Kutsal Kuzey</strong>, sizi bilgisiz bırakıp da, bilmeden etmeden yargılamaz!<br>Ellerinizde, uzayınızın <strong>Hak Kapısı</strong>’nda geçerli olacak bütün bilgiler yazılıdır!<br><strong>10 parmağınız</strong>, uymanızın ve korumanızın beklendiği <strong>10 akli melekeyi</strong> sembolize eder..</p><p>Ellerinize yazmışlardır ki, her an gözlerinizin önünde olacaklardır, unutmayın, yoldan sapmayın, akli melekeden, beyninizi disiplinli kullanmaktan çıkmayın..<br>‘<strong>Sağlıklı</strong>’ bir şekilde işinize gücünüze bakın..<br><strong>Hak Kapısı</strong>’na geldiğinizde de boşuna, “<strong>bilmez idük</strong>”, “<strong>duymaz idük</strong>” demeyin, ellerinizde yazılı zaten..</p><p><strong>Baş parmağınız da doğrudan Allah’ın varlığını sembolize eden parmağınızdır</strong>..<br>Semazenler yüzlerce yıldır ‘<strong>baş parmaklarına</strong>’ gözlerini kitleyerek <strong>kulak içi</strong> dengelerini ‘<strong>ayar’lar</strong> ve <strong>sema dönerler</strong>..</p><p><strong>Tayyip</strong> en önce o ‘<strong>baş parmağı</strong>’ ‘<strong>kapayarak</strong>’, yok sayarak, ‘<strong>Rabia</strong>’ yaptı..<br><strong>Narsisistlikte</strong> ve <strong>şirk koşmakta son noktadır</strong>..<br><strong>Ahmaklıkta da</strong>..<br>Kültürümüze hiçbir ‘<strong>saygısı</strong>’ olmayan ve değer vermeyenlerden ‘<strong>programlanarak</strong>’ gelir de, <strong>hiçbir şey bilmeden</strong> kendinizi <strong>bir halt</strong> sanarsanız böyle olur..<br>Kader de bu ya, İkizler Burcu bir Dolunay'da yazıyorum bu notu..<br><strong>İkizler ve paraleller</strong>, bu uzayda tarihi değerde önem taşır, ama o, bu demek değildir!<br>Bir şeyi kullanmadan önce '<strong>fizikten</strong>' anlamanız gerekir!</p><p>Bu Güneş Sistemi'nde sizin ‘<strong>Groundhog Day</strong>’ davanız, Küçük Kara Balık'ın<strong> </strong>yaşadıklarından ve burada kitlenmiş, hak ve akli meleke hala yerine konmadığı için, tarihi hatalar tekrar edilmeye devam ettiği için, buradan tecelli eden tarihin onurundan başlar..<br>Allah’ın da en önce onurunu ve hakkını gözeteceği bu hak ve 9’dur!<br><strong>O da su ve sevgidir..</strong><br>Siz parmaklarınızı 4’e indirip, iki elinizi de ‘<strong>8</strong>’ edecek hale getirdiğinizde, <strong>önce 9'u ve içinde tarih de olan 'onur'ları gözden çıkarıyorsunuz demektir</strong>!<br><strong>Bir Şirk de buradan geliyor o zaman</strong>..<br>Hem de güya bir ‘<strong>sönegey</strong>’ yapıyor bunu..</p><p>Benim ellerim <strong>10 parmak</strong> olabilir, ama inanın ‘<strong>12 parmak</strong>’ gibi hissetmeye çalıştığımda bütün <strong>psikolojim</strong> değişiyor..<br>Bu herkesin anlayabileceği bir şey değil belki ama, sadece varsaymanızı isterim, ellerinizin her birinde 6 parmak olacak şekilde evrimleşmiş olsaydınız, nasıl bir beyin ve sinir sistemi deneyimi yaşıyor olurdunuz, bir düşünün sadece..<br>Nasıl bir insanlık yaşıyor olurdunuz?<br>O zaman ‘<strong>12 parmak bağırsağınızın</strong>’ anlamını ve sinir sisteminize etkisini de tekrar düşünün!</p><p><strong>Tayyip’e kalsanız</strong>, baş parmak ve Allah da yok, sinir sisteminiz de ‘geri evrimleşmiş’ olacak, Aydınlık Kuzey'in tarihi sağlıklı sürdürmeniz için beklentisi olan <strong>10 akli melekeyi</strong> korumayı da terk edeceksiniz, insanlığın onuru ve <strong>Hak</strong> denilen <strong>9</strong>’u da, bile bile tepikleyeceksiniz..<br>Daha sayayım mı..</p><p><strong>SKANDALDIR!</strong><br><strong>Allah</strong>, o ‘Rabia’yı affetmeyecek..<br>Bireysel suç işlemiyor, milyonları da ahiretliğinden ediyor..</p><p><strong>Ayrıca bizde Ra’ya biat etmek yoktur</strong>, güç kaynaklarına tapmayın diye, bizde Rabia demek de yoktur, hepimizin çocukluğuna karabasan gibi çökmüş olsa da, <strong>Kemalettin Tuğcu</strong> bilgeliği söylemiştir, <strong>Rabia değil</strong>, <strong>Lamia’dır</strong>..<br>Kutsal hikayedir..<br>Bir o <strong>Üvey Baba</strong>’yı düşünün, sonra bir de <strong>Unfortunate Events</strong>’teki <strong>Baudelaire çocuklarını</strong>..</p><p>Eyyorlamam bugünlük bu kadar..</p><p>Bir de tüm bunları, <strong>Musa’nın '10 akli meleke' diye asasını vurup</strong>, Kızıldenizi’ni firavunlara karşı ikiye yardığı Mısır’da yapıyor!<br><strong>Şeytan ve Sırlar Alemi</strong>, ‘<strong>disleksi</strong>’ hareket eder..<br>Bir şeye ‘<strong>şeytanlık</strong>’ sirayet ederse, ‘<strong>disleksi</strong>’ sonuç ortaya çıkar!<br><strong>Ayakları baş etmek</strong> de odur..<br><br>Saygılarımla,<br>Maraşlı Zoey<br><br><strong>Not</strong>: <a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/05/12/elementler-ve-gok-tengri/">Gök Tengri Üzerine</a>, Tanrı katına binlerce yıldır '<strong>9'</strong> denmişken..<br><strong>Gök Tengr</strong>i'nin ortasında 9 kare olması, sadece <strong>Kutsal Hayat Ağacı</strong>'nı sembolize etmez, bütün uzayın ve fiziğin bilgeliği işlenmiştir Gök Tengri sembolüne..Metni güncelliyorum, linkini yeniden vereceğim, daha detaylı Gök Tengri başlığından okursunuz..</p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Ekonomi Üzerine]]></title><description><![CDATA[<p>x'te yazdığım bir paylaşımı buraya da taşıyacağım..Zamanla edit'ler daha da anlaşılır olması için düzenlemeler yaparım belki..<br>Şimdilik:<br></p><p>Digital para ve yatırımla global ekonomik batağı çözemeyecekler..</p><p>Boşuna teknolojiyi ekonomik bataklarına yeni ‘kısır döngü-kuyusu’ haline getirmesinler!</p><p>Binlerce yıldır ‘toprak’ın ‘bereket’ olduğu söyleniyordu!</p><p>Binlerce yılın ‘antik tarım’ topraklarını, Ortadoğu Savaşı çukuruna,</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/05/30/ekonomi-uzerine/</link><guid isPermaLink="false">6a1b4d1892abf3000113c50b</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sat, 30 May 2026 20:53:17 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/54CBF658-F10D-4AD8-954D-E6934FA56403.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/54CBF658-F10D-4AD8-954D-E6934FA56403.png" alt="Ekonomi Üzerine"><p>x'te yazdığım bir paylaşımı buraya da taşıyacağım..Zamanla edit'ler daha da anlaşılır olması için düzenlemeler yaparım belki..<br>Şimdilik:<br></p><p>Digital para ve yatırımla global ekonomik batağı çözemeyecekler..</p><p>Boşuna teknolojiyi ekonomik bataklarına yeni ‘kısır döngü-kuyusu’ haline getirmesinler!</p><p>Binlerce yıldır ‘toprak’ın ‘bereket’ olduğu söyleniyordu!</p><p>Binlerce yılın ‘antik tarım’ topraklarını, Ortadoğu Savaşı çukuruna, binlerce yılın tarım yapan köylülerini de, ‘teröriste’ çevirmeden önce düşünselermiş!</p><p>Elleriniz bile 10 parmak!</p><p>10 parmak akli melekeden ve ‘saymak’tan çıkmayın diye!</p><p>Bugün ‘bilgisayar’ gibi teknolojiler varsa, en önce İSTATİSTİĞİN ONURU için kullanılmalıydı!</p><p>Onlarsa insan beyninin ‘fiziki’ özelliğini ‘insanlara’ karşı kullanarak, insanları medya platformlarına ve yarınsız ‘tüketimlere’ ‘bağımlı’ yapmak için kullanmayı seçtiler!</p><p>Söz konusu digital ekonomilere gelince:</p><p>‘Beyaz-ekonomiyi’, yani istatistiğin onuru korunarak, emekle kazanılan, fizikle kazanılan, köylülerle, çiftçilerle kalkındıkları ekonomi modellerini tarihe geri kazandırmadan, bu çukurdan çıkamazlar!</p><p>Medikal ve uzay bilgisidir:</p><p>Ubermatenga, ‘patojen-mantar-mikrop-beyin’ taraftır…</p><p>Medikal olarak patojen mantar büyümesi, ‘kronik yorgunluk sendromu’na sebep olur!</p><p>Girdikleri organları ‘kuruturlar’!</p><p>Disotonomiye sebep olurlar!</p><p>Örneğin, o patojen mantarlar böbreklerinize sirayet ederse ‘diyabet’ bile olursunuz mesela..</p><p>Şu an çok fazla ‘o-karanlık-incir-ağacı’na hak ve el verdikleri için, uzay ve doğa olarak ‘kronik yorgunluk sendromu’ yaşıyorsunuz!</p><p>Ve güneş sisteminiz de, yeryüzündeki rejimleriniz ve ekonomileriniz de ‘kısırlaşıp’, kuruyup gidiyor!</p><p>Yerleşik yaşamda, tarımın onuruyla oynayamazsınız; göçebe hayatta doğanın onuruyla oynayamazsınız!</p><p>Her geçen gün yapıcı ve sürdürülebilir olmayı biraz daha kaybediyorsunuz!</p><p>Her geçen gün aynı ‘vakti-dar-Ubermatenga’ gibi ‘zaman ve güç/enerji kaygısı’ içinde, ‘bencil’, düşüncesiz, günü anı kurtarmalık, stabil kalamayacağınız uğraşlarla ‘geçiştiriyor’ ve doğal olarak oyunu kaybediyorsunuz..</p><p>Böbrekleriniz nasıl diyabet’ken ‘şeker’ yiyemezsiniz, uzayınızın, doğanızın ve rejimlerinizin teşhisi ‘patojen mantar büyümesi’ kaynaklı ‘kronik yorgunluk sendromu’ iken, o Ubermatenga’dan gelen digital ekonomilere ağırlık veremezsiniz..</p><p>Bu diyabetken bir ‘gerizekalı’nın çıkıp, “Aa biliyor musunuz şeker yasak ya, bakın ne buldum, ‘siyah şeker’ buldum, bu diğerlerinden farklı tamam mı, hadi artık siyah şeker tüketelim” demesi gibi bir şey olur!</p><p>Yaptılar da bu ‘gerizekalılığı’..</p><p>Yeryüzündeki en büyük ‘gerizekalılık’ örneğidir, en yetişmiş mühendislerinin bile ‘teknolojik’ gelişim adı altında ‘kara paraya’ hizmet etmeleri!</p><p>O bilgisayarlarla çoktan ‘beyaz-paranın’ takibi yapılabilmeliyken, artık borçların kimin cebinden çıkıp, kimin cebine girdiği belli değil! Hesaplayamazsınız da, korkunç bir global kaos!</p><p>Sadece 50 sene önce bir üniversite mezunu mühendis, efendi efendi ceketini ilikler, herkesten saygı görür, herkese saygı duyar, eğitiminin hakkını verir, etik içinde, önündeki hesap makinesiyle hesaplamaya çalışır, halkı ve devletini yaşatacak ‘kritik’ çözümler üretmeye bakardı!</p><p>Sinekler Vadisi ise, ‘disleksi’ bir tutumla, ‘ayakları baş etti’, bir anda Dünya’nın insanlık tarihindeki en yetişmiş mühendis ve bilim adamları kendini ‘mafya babaları’ ile, ‘kara para ticaretleri’ ile, kaçakçılıkla aynı sofrada buldu!</p><p>Kimsenin de kimseye saygısı yok!</p><p>Hem ahiretliklerinden oluyorlar, hem de ‘elinizi verirsiniz, kolunuzu kaptırırsınız’!</p><p>Suç batağı!</p><p>O ‘pislik-yeraltı’, birilerini eline geçirmişken, çıkarları için kullanmaktan ve suçlarının bedelini ödememek için de tehdit etmekten bırakır mı?</p><p>Mafya ne demek, kara para, terör, kaçakçılık ne demek?</p><p>Bir toplumda taş çatlasın yetişemediğiniz ‘3-5 kişi’ o çukura düşüyor olsun, devletin hedefi de zaten onları bile o çukurdan çıkarmak olsun, bunlarsa, bugün herkesi ‘mafya’ yaptı?!</p><p>Dünya’nın en büyük akademilerinde yetişmiş ‘beyaz-burjuvalar’ bile hiç utanmadan karanlık yapılanmalarla koyun koyuna?</p><p>Nasıl medikal olarak ‘disotonomik’ken, ihtiyacınız bol bol su içmek ve beyaz enerji kaynağı olan ‘tuz’ almaktır, şu an bu kadar ‘toksik’ hareket edildiği için, bu kadar disotonomik olunduğu için ‘buz ve tuz’a ihtiyacınız var!</p><p>Her geçen gün kaybettiğiniz kaynaklar!</p><p>Buz, sizi korur; su ise, en temel ‘hayat’ damlasıdır, hayat taşır!</p><p>Sizin elinizde acı çekeceğini bile bile daha fazla ‘iyi’, ‘renkli’, ‘melek’ gibi hayatlar ve bu karanlığa ‘ışık’ veremezler!</p><p>Ne ekerseniz onu biçersiniz!</p><p>Fizik, 3 günde iyileştirilemeyecek şekilde ‘alter’ ediliyor!</p><p>‘Kısır döngü tuzağıdır’ zorlamak!</p><p>Bir an önce savaşlara son verilmeliyken, ‘huzur’ gözetilmeliyken, hala savaş kartlarının peşindeler!</p><p>Tuz, eğer sosyolojiye ve toplum sözleşmesine uyarlanacak olursa, sevgidir, merhamettir, anlayıştır!</p><p>Yaraların merhemi odur zaten!</p><p>Nazara, kötülüğe, düşmanlara da ‘tuz’ iyi gelir!</p><p>Fizik, uzay, medikal, bu böyle!</p><p>Fiziğe şirk koşamazsınız!</p><p>Akla şirk koşamazsınız!</p><p>Bırakın bugünün doktorlarının “tuz kalbe zararlı” demesini, ayakları nasıl baş ettiyseniz ancak bu kadar olur, bugüne kadar zaten tuz sayesinde yaşamıştınız!</p><p>Bu uzayda ‘kalp’ tuz için atardı!</p><p>Beyaz enerji kaynaklarından birisi de odur!</p><p>Siz bu kadar agresif, bölücü, kavgacı, anlayışsız, yargısız infazcı, ahlak bekçisi, onu bunu beğenmez, kıskanç, kompleksli, hır gür iken, hiçbir yaraya merhem olamazsınız, hiçbir sistemi ve rejimi de iyileştiremezsiniz!</p><p>Türklerin ‘Anadolu’ya, ana yurduna dönüşünün sebebi bile o kutsal Tuz Gölü’yken, o bile kurumuş!</p><p>Yengeç Dönencesi’nin onuru m.kicek artık sizi demektir!</p><p>Bu ‘küresel değişimler’ sizlerin karar verme mekanizmanızdan bağımsız değildir!</p><p>Niye bağımsız olsun!</p><p>Uzayınız ve doğanız sizin karar verme mekanizmalarınıza göre hareket eder!</p><p>Bütün uzay da ‘hak’ üstünedir!</p><p>Bu doğa ‘cehenneme’ dönerse, bunu seçip, cehennem edenler yaşar önce!</p><p>Çözüm, en önce ‘emeğe’ saygıdır..</p><p>‘Tuzlu gözyaşı’nı sosyolojiye ve devlet anlayışına ancak böyle tercüme edebilirim gibi geldi herhalde..</p><p>Fiziğe saygıdır!</p><p>Herkesin psikolojisini ve matematiğini anlamadan, nasıl organize edeceklerini bilmeden, oturmasınlar o koltuklara!</p><p>Doğadan ve uzaydan anlamadan oturmasınlar o koltuklara!</p><p>Tarihten anlamadan oturmasınlar o koltuklara!</p><p>Öyle bir ‘Şeytani-ergen-fantezi’ yok, “Digital platformlarla artık herkes ‘ünlü’ olabilir, digital parayla artık herkes ‘zengin’ olabilir!”</p><p>Şeytani bir ergenlik!</p><p>Artık herkes istediği ‘fin-fon’ hayatı yaşayabilir!</p><p>Kapitalistlerin torunları Sinekler Vadisi ile topuklarına sıktı!</p><p>Artık borsa bile oynanmıyor!</p><p>Yüzlerce yılın en büyük burjuva kazanımları, ‘hukuk’ ve ‘eğitim seviyesi’ kaybediliyor!</p><p>Bilerek bunu hedef aldılar, bu da zaten idiocracy’nin ilanıdır!</p><p>Şeytan da ‘akli dengesiz’, ‘tutarsız’ boş keseden sallayan incir ağacıdır, öyle bir vericiliği yıldız olarak bile, fizik olarak bile yoktur, Sinekler Vadisi’nin ve onların new-age-liderlerinin pompaladığı fanteziler de tutarsız, kimseye hayrı olmayacak, fiziken stabil olmayan, bir öyle, bir böyle ‘kaybetmeye’ mahkum, ergen akıl iddialardır!</p><p>Tarımın onurunu, doğanın onurunu, istatistiğin onurunu koydunuz koydunuz, dönüşü olmayan bir tarihi ‘kayıplar silsilesi’ geliyor!</p><p>Einstein aptal değildi uyardı, “3. Dünya Savaşı, taş ile sopa ile yapılacak” diye…</p><p>Taş Devri’nden beter Taş Devri’ndesiniz, ekran hastalığınızdan gözünüz bile görmüyor!</p><p>Disotonomiksiniz, birine var, birine yok, biri yaşıyor, diğeri dehşet içinde!</p><p>Sürdürülebilir ve stabil olmayı, ‘fiziken’ uzun vadeli düşünerek adım atmaları gerekir, gerekirdi!</p><p>‘Hızlı-yaşam’ ergenliği diye ‘şeytani’ bir fantezi yok!</p><p>Acele işe Şeytan karışır!</p><p>Karıştı!</p><p>Binlerce yılın antik Türk bilgelikleri, binlerce yılın antik Doğu kültürleri ‘narsisistçe’ küçük görüldüğünde ve ezildiğinde bu yeryüzünde olacaklar budur!</p><p>Türkiye Cumhuriyeti kendine gelsin, uymasın!</p><p>Tarihi, istatistiği, sınırları, nüfusu, eğitimi, hukuku bir an önce korumaları gerekir!</p><p><br>Saygılarımla,<br>Zoey<br>( Altını da ben biliyorum, Midas’ın kızı )</p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Kurbağa Prens Üzerine]]></title><description><![CDATA[<figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/82CF5F57-EA43-459B-9DA2-E45DE881D2DC-1.png" class="kg-image"></figure><p><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Kurba%C4%9Fa_Prens">Kurbağa Prens</a> masalına bir de bu gözle bakın istedim..</p><p><strong>Sibirya’da</strong> anlatılan şaman rivayetlerine göre, önce gücünden ve tanrısına bile başkaldırmaktan ötürü cezalandırılmış bir şaman vardır ve bir tane de kaçmayı başarmış ‘<strong>kurbağa</strong>’ bir versiyonu..</p><p>Siz de dersiniz ki,<br>“-küçük kurbağa, küçük kurbağa kuyruğun nerede?<br>-kuyruğum yok, kuyruğum yok, yüzerim</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/05/26/kurbaga-prens/</link><guid isPermaLink="false">6a16103c92abf3000113c499</guid><category><![CDATA[The Great Dark Spot]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Tue, 26 May 2026 21:44:58 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/82CF5F57-EA43-459B-9DA2-E45DE881D2DC.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/82CF5F57-EA43-459B-9DA2-E45DE881D2DC-1.png" class="kg-image" alt="Kurbağa Prens Üzerine"></figure><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/82CF5F57-EA43-459B-9DA2-E45DE881D2DC.png" alt="Kurbağa Prens Üzerine"><p><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Kurba%C4%9Fa_Prens">Kurbağa Prens</a> masalına bir de bu gözle bakın istedim..</p><p><strong>Sibirya’da</strong> anlatılan şaman rivayetlerine göre, önce gücünden ve tanrısına bile başkaldırmaktan ötürü cezalandırılmış bir şaman vardır ve bir tane de kaçmayı başarmış ‘<strong>kurbağa</strong>’ bir versiyonu..</p><p>Siz de dersiniz ki,<br>“-küçük kurbağa, küçük kurbağa kuyruğun nerede?<br>-kuyruğum yok, kuyruğum yok, yüzerim derede..”<br></p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/72EEEB47-323A-48B9-ABDA-FEBBD0F113A7.png" width="1254" height="1254" alt="Kurbağa Prens Üzerine"></div></div></div></figure><p><strong>Gürgen</strong>, özellikle sulak bölgelerde yetişen bir ağaç türüdür..Doğaya en büyük katkılarından birisi, serçe gibi bazı küçük kuş türlerine ve bazı kelebek türlerine yuva olmasıdır..Yaprakları ‘fındık ağacı’ ile karıştırabilir, ama fındık değildir..</p><p><strong>Grimm Kardeşler</strong>, Kurbağa Prens masalını Almanya’da bulunan <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Hessen">Hessen</a> bölgesinden topladığını rivayet eder..<br><strong>Şaman <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Yakutlar">Yakutlar</a></strong>’sa efsanelerini, Sibirya’daki Ural Dağları’nda anlatırlar..</p><p>Bu yeryüzünde hep bir tane ‘<strong>altın</strong>’la, ışıldamakla, melek gibi olmakla, masumiyetle ilişkilendirilen bir ‘prenses’ vardır, bir de onun kuyulardan kuyu, hapislerden hapis beğenmesi, kulelerden kulelere kapatılması..<br>Bir yerde de yangın kopar..</p><p><strong>Mesela <a href="https://en.wikipedia.org/wiki/The_Goldfinch_(painting)">Goldfinch</a> eseri</strong>, yeryüzünün en nadide tablolarından birisi olarak kabul edilir, <a href="https://en.wikipedia.org/wiki/The_Goldfinch_(novel)">hem romana</a>, hem de <a href="https://www.imdb.com/title/tt3864056/">uyarlaması filme</a> konu olmuştur..Goldfinch, eserde zincirle ayağından bağlıdır, tesadüf de bu ya, ressamın da yaşadığı bölgede bir baruthane patlaması olayında öldüğü, aralarında ‘Goldfinch’in de olduğu tablolarının patlamadan güçlükle kurtarıldığı söylenir..<br><strong>Goldfinch</strong>, <strong>saka kuşu</strong> demektir, <strong>kirazkuşu</strong> demektir..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1185-1.jpeg" width="1358" height="1520" alt="Kurbağa Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1187.jpeg" width="878" height="1186" alt="Kurbağa Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1184-1.jpeg" width="2000" height="3000" alt="Kurbağa Prens Üzerine"></div></div></div></figure><p><strong>20 Dakika</strong>, uyarlandığı orjinal filmde olmayan detaylarla muhtemelen TV tarihimizin en ‘<strong>kutsal</strong>’ eserlerinden birisidir..<br>“Bu Melek, melek mi, şeytan mıdır?”<br>“Melek’i size yedirir miyiz?!”</p><p>Aldığım her nefeste beynim cayır cayır yanıyorken, bir ‘kurbağa prens’ gelse de, beni de kurtarsa di’mi..<br>Ben onu öperim, o da beni şu yangının içinden çıkarır..<br>‘Altın’ı da bana sorun..<br>Geceye bıraktığım <a href="https://youtu.be/56sZqXGM7xk?si=i0tsYMYJVALRVQ68">bir eser</a> olsun..<br><br>Sevgilerimle,<br>Zoey..</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1182-1.jpeg" class="kg-image" alt="Kurbağa Prens Üzerine"></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!]]></title><description><![CDATA[<p>Size önce <strong>gerçek-Şeytan’ın</strong> psikolojisinden bahsedeyim, sonra da 20 yıldır bunların nasıl <strong>Allah’ı ağızlarına maşa ederek</strong>, Allah diye tam tersi <strong>Şeytan’ın kitabını uyguladıklarını</strong> anlatayım!</p><p><strong>Şeytan</strong>, bu yeryüzünde en büyük kaybedenlerden birisidir, dağdan gelip, bağdakini kovmaya, ahlak bekçiliği ile özel yaşantıları yargılamaya kalkmıştır, <strong>yok yere</strong> huzursuzluk çıkarmıştır, halkı galeyana</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/05/26/turkiye-okusun/</link><guid isPermaLink="false">6a15aa9392abf3000113bf26</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Tue, 26 May 2026 16:12:30 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0983-1.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0983-1.jpeg" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"><p>Size önce <strong>gerçek-Şeytan’ın</strong> psikolojisinden bahsedeyim, sonra da 20 yıldır bunların nasıl <strong>Allah’ı ağızlarına maşa ederek</strong>, Allah diye tam tersi <strong>Şeytan’ın kitabını uyguladıklarını</strong> anlatayım!</p><p><strong>Şeytan</strong>, bu yeryüzünde en büyük kaybedenlerden birisidir, dağdan gelip, bağdakini kovmaya, ahlak bekçiliği ile özel yaşantıları yargılamaya kalkmıştır, <strong>yok yere</strong> huzursuzluk çıkarmıştır, halkı galeyana getirmiştir, yalan iddianemelerde bulunmuştur, <strong>kıyamet koparmıştır</strong>, insanlar yok yere birbirini taşlamıştır, karşılığı olarak da <strong>başınıza taş yağmıştır</strong>, hasta yargı dünyası ve ‘olmayan akli melekesi’ ile ‘<strong>kovulmuştur</strong>’, kabul görmemiştir!</p><p><strong>Ne yapar:</strong> <br><strong>Narsisistlikten</strong> kudurmuştur, göçemediği Hades Evi’nde ‘<strong>obsesif</strong>’ bir şekilde <strong>yargıçlığı</strong> oynamaya devam eder, <strong>obsesif</strong> bir şekilde ‘<strong>suçlarının</strong>’ bedelini ödememek için, ‘<strong>kısır döngü tuzaklar</strong>’ kurmaya devam eder, ki sizler o tuzaklara düşün ve çıkamayın, ‘<strong>kısır döngüler içerisinde hatalar etmeye, ellerine düşmeye devam edin</strong>’, onlar da fırsattan istifade istediği gibi ‘<strong>sömürsün</strong>’..<br>Güya, <strong>suçluluk psikolojisinde mükemmeliyetçi</strong>, <strong>ahlak bekçiliğinde mükemmeliyetçi</strong>, <strong>kaybeden psikolojisinde delirmiş Şeytan'ınız</strong> böyle ‘<strong>kaybetmiyordur</strong>’, ‘<strong>yargılanmaktan kaçıyordur</strong>’, karanlık planlarını böyle ‘<strong>sürdürebiliyordur</strong>’..<br><br>Göçememişlerden topladığı <strong>aşağılık kompleksli</strong>, <strong>sapık</strong>, <strong>sakat</strong>, <strong>cahil</strong>, <strong>karanlık ruhlarla</strong> ‘Sırra Kadem Basmalarını’ ister, ‘Kaybedenler Kulübü’ psikolojisinde aşağılık kompleksi ile birbirlerine <strong>kenetlenirler</strong>, <strong>ağ yaparlar</strong>, “Bana uyarsanız, <strong>bizim Ubermatenga’yı baş edeceğiz</strong>” der.. <br>“Siz de Hades Evi’nden kurtulacaksınız, <strong>keyfiniz ne buyurursa onu yaşayacaksınız</strong>, benim aile soyum da baş olacak, ben de <strong>büyük lider</strong> olacağım, <strong>benim endamım</strong> yeter, ben çok havalıyım, <strong>ben çok biliyom</strong>, İlah benim, 'asil' benim (?!), Dünya’yı da ben yöneteceğim, <strong>sizi de ben yaşatacağım</strong>” der.. "Ayakları baş edin, ben size göstereyim Allah'lık nasıl yapılır?!" <br>( Öyle bir yıldızları ve gücü bile yok, <strong>kaçıklar</strong>..Sineklerin Tanrısı’nın da yok, dilimde tüy bitti uyarmaktan..)</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1800-2.png" width="1024" height="1024" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1764.jpeg" width="1365" height="1024" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"></div></div></div><figcaption>Başka yüzleri ve karakterler de var, şu an hepsini göstermiyorum! Şeytan'a uyup kendini havalı sanan şaşırmışlar, şu ikisini 'yüceltiyor'..Şeytan'ın yüzü, bundan bile daha ergen gösteren, 3 yaş ergenliğini aşamamış, şizofren karakterler! Verici değiller, cömert değiller, yapıcı değiller; cahiller, gericiler, yapı-bozucular, kırıcılar, 'sürüngen' ve 'sömürgenler'..Yıldızları ve enerjileri karanlık, ve götürmek üzerinedir!</figcaption></figure><p>Bu arada o ‘<strong>karanlık-fildişi-kulelerinde</strong>’ de, kendi kendilerine <strong>katliam</strong>, <strong>terör</strong>, <strong>dehşet</strong>, <strong>korkunç</strong>, <strong>sömürü</strong>, '<strong>madde', patolojik mikrop işler, toksiklik,</strong> artık aklınıza her ne türlü ‘<strong>pislik</strong>’ gelirse koyun sepete, ‘<strong>pisleşirler</strong>’, herkesin ‘<strong>üstüne</strong>’ böyle çıkabileceklerini düşünürler! <br>Yani ‘<strong>ruh hastası-akli dengesiz-kaçıklar</strong>’ bir yandan hem ‘<strong>TAM DA SENSİN</strong>’ olmak isterler, bir yanda da <strong>PİSLEŞEREK</strong> diğerlerini altlarına almak isterler ve böyle <strong>GÜÇLÜ</strong> görüneceklerini ve böyle <strong>SEÇİLECEKLERİNİ</strong> düşünürler!<br>Bir yandan hem <strong>en sevilen</strong> olmak isterler, hem ‘<strong>kendi-asil-aile-soyları</strong>’ (?!) yürüsün isterler!<br>Bu arada hadleri ve hakları değildir!<br>Şirke girer!<br>Şeytan’ın psikolojisidir!</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/E51B7669-1A5E-4F14-894C-97D9D3B20CFF.png" width="1122" height="1402" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1799-1.jpeg" width="2039" height="1536" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"></div></div></div><figcaption>AL-Karısı..Baş 'kıskanç'! Baş 'çekemeyen'! Baş kompleksli-hırsız! Baş ahlak-bekçisi! Baş cadı! Baş bütün 'hummalı' hastalıkların, mikroplukların, ağ yapma kafasının, omurgasız-ezik-örümcek kafa-aşiret kafa-oğullarının geldiği, 40 haramilerin geldiği, kapı! Cüssesi öküz kadar olsa bile, dağ fare doğurmuş bir şekilde, bunun kocalığına soyunan ezik haramilerin 'karısı'! Bu çok akıllıymış, çok yüce fikirleri varmış, çok da onurluymuş!&nbsp;</figcaption></figure><p>Bir de daha hala <strong>aşağılık kompleksleriyle</strong> ‘<strong>arabesk</strong>’ yaparlar, sanki kendileri kendilerini '<strong>sevimsizleştirmiyormuş</strong>' gibi: <br>“Gördünüz mü biz farklıyız, <strong>kimse bizi sevmiyor</strong>, birimiz hepimiz için tamam mı 'bro’larım, herkesten de üstünüz (?!), gördünüz mü onlar bizim kadar DEHŞET olamaz, ben güçlüyüm, bana uymaya devam edin, ben yedireceğim size!”<br><br>Ne kadar dengesiz, <strong>tutarsız</strong>, <strong>ergen</strong>, <strong>narsisist</strong>, <strong>bencil</strong>, <strong>cahil</strong>, <strong>sapıtık</strong>, çarpık, sakat ego varsa, hepsine kapılırlar!</p><p>Ben de diyim ki birilerinin kafasını kurup kurup üzerinize saldığı <strong>FARELERDEN Mİ KORKACAĞIZ</strong>! <br>DİŞLERİNİ AYRI S…! <br>KUYRUKLARINI AYRI S….!<br>BAKIRKÖY’DE ZAPT ETMENİZ GEREKİR!<br><strong>BAKIRKÖY</strong>!</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/4AACDB9E-DC61-40AB-84EF-6ECF2041B119.png" width="1024" height="1536" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/34B0F152-EB19-4CC1-9329-01A0B084D0D9.png" width="1024" height="1536" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"></div></div></div><figcaption>Su yok, enerji kaynağı yok, hava nefes alınamayacak derecede, güneş kavurucu..Sizin için vakti zamanında tuzla buz olmuşlar, buz yok, tuz yok..Ubermatenga, sizi de kendilerine benzetir..Panik içinde, stres içinde, bencillik içinde, hiçbir şeye 'zaman' ve 'kaynak' bulamazken, ama bir yandan da 'estetik' kaygılar güderek, birbirinizi ve doğal olarak 'ahiretliğinizi', cennetiniz bu Dünya'yı harcarsınız..Burası da tek Dünya'nız! Bunu hastalıklar içinde kurutup, gidebileceğiniz başka coğrafya yok..Sömürgen düşmanlarınız bile şu halde de olsa, hala bu Dünya'nın ve kaynaklarının peşinde! Nasıl sizin coğrafyanız üzerinde hastalıklı birilerinin egoları obsesif planlar güdüyorsa, bunlar da, uzay coğrafyasında Dünya'nız üzerinde hastalıklı planlar güdüyorlar! Şeytan'ınız da satılık yani! O ne anlar fizikten, teknolojiden! Teknolojileriniz kendi 2 papel aklınızdan gelen en büyük kısır döngülerinizdir! Sadece buzdolabı icadıyla bile sebep olduğunuz küresel ısınmanın ve enerji ihtiyacının tarifi mümkün değil..Kendiniz icat edip, kendiniz icatlarınıza tapamazsınız! Allah yarattıklarına tapmıyor, ne de yarattıklarının onursuz kölesi! İcatları önce icat ettirip, sonra herkese 'rüyasını' satıp, sonra da kendinize yeni oyuncak arayamazsınız..Öyle bir 'yüce-matematik' yok..Eliniz bile 10 parmak! Say'maktan başlayın..</figcaption></figure><p>Ayakların baş olması zaten '<strong>cehennem</strong>’dir!<br>Hiçbir devlet, <strong>AKLİ MELEKESİNDEN</strong> bu boyutta <strong>KAÇIRMADIYSA</strong>, <strong>HAK’KI</strong> ve kendi geleceğini, ahiretliğini, bu boyutta <strong>SATMADIYSA</strong>, <strong>AYAKLARI BAŞ EDEMEZ!</strong><br>Çünkü:<br>MATEMATİĞE ŞİRK KOŞAMAZSINIZ!<br>FİZİĞE ŞİRK KOŞAMAZSINIZ!<br>TARİHE ŞİRK KOŞAMAZSINIZ!<br>Bile bile SAKAT, SAPITIK, ÇARPIK, CAHİL, ŞİDDET, ZULM, HAKSIZLIK GÖZETİP, yarını ‘<strong>YAŞAMAYI</strong>’ bekleyemezsiniz!</p><p>Şimdi gelelim bu mikroplara!<br><strong>Önce 1</strong>- Ne alaka Türkiye’yi X-bilmem-kim dizayn ediyor olsun? <br><strong>BİZE NE!</strong><br>Yıllardır, aynı coğrafyayı, dini, milleti, tarihi bile <strong>paylaşmadığımız</strong>, okyanusun ta öteki kıyısındaki bir devlet <strong>öyle buyuruyor</strong> diye, ha babam onların ‘<strong>ajandalarına</strong>’ maşa olunuyor?!<br><strong>Ne alaka?</strong><br>Vermediğimiz <strong>maddi-manevi kayıp</strong> kalmamış!<br>Ortada güya Kurtuluş Savaşı yok, <strong>Kurtuluş Savaşı’ndan beter</strong> şehit vermişiz, kutsal Türk Ordusu’nun başına ‘<strong>çuval</strong>’ bile geçirmiş ( beynimi s..cem), askerlerimiz bile canlı yayınlarda '<strong>canlı canlı yakılmış</strong>’ ( böbreğimi s…cem), en değerli adreslerimizde <strong>skandal güvenlik zaafiyetleri</strong> yaşanarak, bombalar patlatılmış, kendi vatandaşlarımız ‘<strong>dış güçleri</strong>’ ağzından düşürmeyen <strong>bir-ne-idüğü-belirsiz</strong> yüzünden ‘<strong>yabancı uyruklu-teröristlerle</strong>' havaya uçurulmuş ( <strong>kim dış güç o zaman?</strong> ), devletimizin en büyük yatırımı ve kazanımı olan bütün yapılara  ve ülkenin temellerine ‘<strong>balyoz</strong>’ vurulmuş, Osmanlı’yı ağzından düşürmeyenler <strong>Haydarpaşa’yı bile yakmaya kalkmış</strong>! <br>Kutsal Çamlıca, artık Çamlıca değil!<br>Kutsal İstanbul, artık Osmanlı'nın bile aklının almayacağı derecede kutsal İstanbul değil! <br><strong>Tarihin onuruydu İstanbul'un Kanatları!</strong> <br><strong>Tarih'in Onuru!</strong></p><p><strong>Narsisistlik psikolojisidir</strong>:<br>Yıldızları ve psikolojileri <strong>çok zayıf</strong> olduğu için, ellerine ‘<strong>güç kaynağı</strong>’ bir yem geçirdiler mi, <strong>asla bırakmak istemezler!</strong> Ölürsünüz, cılkınız çıkar, ancak o zaman, “<strong>aa öldü, iyi tamam, yenisi gelsin</strong>” derler, anlatabiliyor muyum, ölmeniz bile dokunmaz!<br>Empati yapamazlar, sempati duyamazlar!<br>Değer vermeyi bilmezler!<br>Saygı duymazlar!<br>Baştan <strong>peşin hükümlü</strong> ve <strong>önyargılı</strong> bir şekilde ‘<strong>değersiz</strong>’, ‘<strong>küçük</strong>’ görürler, ‘<strong>beğenmezler</strong>’! <br>'Kendi-projeleri' vardır, '<strong>kendi-vitrinleri</strong>' için yaşarlar, kendilerine de '<strong>proje-partnerler</strong>' ararlar!<br>Ön yargılı bir şekilde ‘<strong>beğenmediklerine</strong>’ de, “<strong>istediğim muameleyi yapabilirim, ne yaparsam zaten hak ediyordur</strong>” diye düşünürler!</p><p>En büyük ‘<strong>akli dengesizlikleri</strong>’ budur zaten: <br>Kendilerine gelince '<strong>boş -arabesk</strong>’ yaparlar, <strong>depresif</strong> takılırlar, arabesklerini ‘<strong>varoluş sancısı</strong>’ olarak görürler ve gösterirler, <strong>ama varoluş sancısı değildir</strong>, <strong>kendi kurgularıdır</strong>, “<strong>biz kaybeden külkedileriyiz</strong>” diye <strong>duygu sömürüsü</strong> ile insan avlarlar, yanlarına adam çekmeye çalışırlar, kullanmak istediklerine gelince de ‘<strong>acımaları</strong>’ yoktur!<br>Her şey sadece kendi istedikleri ve düşündükleri gibi olsun isterler!<br>Çünkü zaten <strong>zekaları da düşüktür</strong>, farklı düşünmeyi, büyük düşünmeyi, kapsayıcı, anlayışlı hareket edebilmeyi, herkesi yaşatabilmeyi bilmezler!<br>MATEMATİK OLARAK KAFALARINDA YOKTUR!<br><strong>İnsan seçerler!</strong><br>Yani güya baştan gelişleri “<strong>gördünüz mü biz depresif, düşük, kaybeden külkedileriyiz, biz sizdeniz, siz de bizden olun</strong>”dur, size sanki çok ‘<strong>duygulu</strong>’, artistik, <strong>herkesin adamı</strong> gibi yaklaşırlar, <strong>tam tersi</strong>, öyle bir yıldızları, matematikleri, güçleri olmadığı için, bu sefer ‘<strong>kitleye</strong>’ oynarlar, “<strong>yoo, ben, benim kitlemle hareket edeceğim, bana benim kitlem yeter</strong>”, ve hatta, “<strong>siz benim kitlem değil misiniz, gelin diğerlerini hep beraber gömelim </strong>(?!)"<br>Ee hani ‘<strong>varoluş sancısı-çeken-külkedileriydiler</strong>'?<br>Hani "hayat, <strong>hepimize</strong> kötüydü" (?!) <br>Hani <strong>duygusallık</strong>, hani <strong>anlayış ve</strong> <strong>yüce-akıllı-akli meleke</strong>?<br>Bir anda o <strong>ŞİDDET, ZULM, BASKI, SADİSTLİK</strong> nereden çıkıyor di’mi?</p><p>O zaman şimdi bir daha düşünün:<br>Şeytan ‘<strong>kaçıklığı</strong>’ ile, <strong>akli dengesizliği</strong> ile, <strong>obsesifliği</strong> ile, <strong>sakat yargı dünyası</strong> ile, <strong>hasta egosu ve planları</strong> ile, <strong>cahilliği</strong> ile, '<strong>cennet</strong>’ten <strong>neden kovulmuş</strong>?!</p><p>O karanlık, siz iyice ezilip, ufalanıp, yok olana kadar, cılkınız çıkana kadar, durmayı bilmez!<br>Bir, <strong>TAHTAKURULARINA</strong>, <strong>KÜF MANTARLARINA</strong> bakın bakayım, ortamını buldular mı, durabiliyorlar mı?<br><strong>Neye programlılar?</strong><br>Cılkınız çıkınca da ‘<strong>yenisi gelsin</strong>’ derler!<br>Bir de sanki bana ‘<strong>ALLAH</strong>’lar ya, daha yenisini de beğenip, beğenmediklerine onlar karar verecekler (?!), vitrinlerine yakışıp, yakışmadığına, egolarının buyurup, buyurmadığına, <strong>PROJE-PARTNERLİK</strong>’lerine uyup, uymadığına onlar karar verecekler!<br><strong>ONLAR KİM Kİ!</strong><br><strong>BENİ DELİRTMEYİN!<br>NARSİSİSTLER KİM Kİ! <br>Şeytan’ın onursuz uşakları olmaktan başka!</strong></p><p>Türkiye’de <strong>İNSAN MAKİNESİ</strong> yok, 70 yıldır sistematik olarak yetiştirdiğimiz her ‘<strong>yiğidi</strong>’ ya hapislerde çürütüp, ya öldürüp, yerine ‘<strong>yenisini</strong>’ koyabiliyor olun?Yarınınızı kim nasıl idare edip, yaşatabiliyor olacak, kimlerin eline kalacaksınız?<br>Canınızın <strong>HİÇ Mİ</strong> değeri yok?!<br>Ahiretliğinizin hiç mi anlamı yok?<br><strong>Kim için</strong> herkesin yarınını cehenneme çeviriyor olun?<br><strong>Kime reva?</strong></p><p><strong>Sonra 2-</strong> Yabancı birilerine uşaklıktan devam edelim:<br>Bu şahıslar, kendi ülkelerinde de <strong>ciddi anlamda eleştirilen</strong>, kabul görmeyen, ciddi anlamda <strong>muhalefet edilen</strong> şahıslardır..Bırakın bambaşka coğrafyalarda ellerine geçirdikleri <strong>uşaklarından</strong> kendi <strong>egolarına</strong> hizmet beklemeyi, daha kendi ülkelerindeki ciddi bir nüfus, onların politikalarına, ajandalarına <strong>hizmet etmek istemezler!</strong><br>Tamam o zaman bu şahıslardan ve ajandalarından, egolarından, <strong>BİZE NE</strong>?Türkiye’nin <strong>kalifiye gücü</strong> bu şahısların '<strong>sakat-akıl-ajandaları</strong>' için ezdiriliyor, eğitimli Türk gücü olarak göçmeye zorlanıyoruz, göçtüğümüzde de karşımıza ilk çıkan gerçek bu oluyor zaten:<br><strong>Kendi ülkelerinde de geçerlilikleri yok, ve göç eden kalifiye insanlarımız gurbette de muhalif kalıyor..</strong></p><p>Bu arada Türkiye’ye bizimle <strong>hiçbir</strong> <strong>ortak</strong> geçmişi ve düşünce yapısı olmayan <strong>kimliksiz</strong>, tarihsiz, her suça teşne ‘beden köleleri’ toplanıyor!<br>Bütün devlet kazanımlarımız ve topraklarımız, ‘<strong>ölü-yiyici-ucuzculara</strong>’ ölümüze <strong>peşkeş</strong> çekiliyor!<br>Kimliğimiz, en büyük vatan hainliğine girecek şekilde, bizimle hiçbir dayanışma göstermeyecek bu <strong>cibiliyetsizlere</strong>, ekmek, peynir gibi dağıtılıyor!</p><p>Amerika’nın <strong>siyahi-sorunu</strong> gözünüzün önündeki en büyük tarih gerçekliktir:<br>Onların da dedeleri <strong>bi’ akıllı kendileri sanarak</strong> Afrika’dan <strong>beden kölesi</strong> toplayıp getirmişlerdir, <strong>ellerinde patladı</strong>! <br>500 yıldır ‘<strong>karar verme mekanizmaları</strong>’ denk düşsün diye harcanmadık hayat kalmadı!<br>Onlar da <strong>Hristiyanlığı</strong> kullanmaya kalktılar, <strong><a href="https://youtu.be/FJt7gNi3Nr4?si=zahP7dfJOZj5M-g_">NO CHURCH İN THE WİLD</a></strong> olarak patladı! ( Kanye West, Youtube’ta ‘135-Milyon’ kere izlenen tek video! )<br>Hala siyahi mahallerinin pisliğine <strong>girilemiyor</strong>, suç batağından <strong>geçilmiyor</strong>, şarkıcı, basketbolcu, futbolcu yetiştirmekten öteye gidemiyorlar, yeni yeni ancak doktor, mühendis, öğretmen yetiştirmeye başladılar!<br>İçlerinden çıkarabildikleri <strong>en büyük isim Obama</strong> oldu, o da zaten <strong>‘zayıf-omurgası</strong>’ ile Amerika tarihinin <strong>en büyük skandallarına</strong> sebebiyet verecek olayları tarihe yazdı..<br>Yok yere, Amerikan askerlerinin onurunu ve psikolojisini ezdi, Ortadoğu’ya salça edildi, <strong>Epstein skandalı</strong>, yarın bu Dünya’yı ‘<strong>gerçekçi</strong>’ ve ‘<strong>sağlıklı</strong>’ yaşayamayacak olmanız için en büyük <strong>İNSANLIK TARİHİ SKANDALLARI</strong>ndan<strong> </strong>birisi <strong>bir sebep </strong>olacaktır! <br><strong>EN BÜYÜK!</strong></p><p>Bizim ülkemize ve coğrafyamıza gelince:<br><strong>Müslümanlığı kullanarak</strong> yaşayabileceğiniz bir ‘<strong>böyük adamlık</strong>’ yok!<br>Türkiye’nin coğrafyadaki <strong>en büyük gerçek gücü ve oyun belirleyici özelliği</strong>:<br>Müslümanlığı kullanmak değil, <strong>Türklük Tarihi</strong>'dir, <strong>HUKUK</strong>'tur ve <strong>EĞİTİM SEVİYESİ</strong>'dir!<br><strong>İlla Türkiye’ye bir şey için gelinecekse</strong>, hukuku ve eğitimi için gelinmelidir!<br>Türkiye’nin en büyük gücü bunlarken, <strong>Türk Hukuk Sistemi</strong>’nin ve <strong>Türk Eğitim Kurumları</strong>’nın ‘<strong>ayaklar altına alınması</strong>' <strong>VATAN HAİNLİĞİ'</strong>ne girer!<br><strong>Türk Hukuku,</strong> sadece <strong>ulusal</strong> çapta değil, <strong>uluslararası</strong> arenada da <strong>VARLIĞIMIZIN EN BÜYÜK TEMİNATI'</strong>dır!<br>TÜRK HUKUKU’nun YIPRATILMASI, “<strong>TÜRKLER YERYÜZÜNDEN SİLİNSİN</strong>” demektir!<br>Türkiye, <strong>HUKUK-DEVLETİ</strong> olduğu için, Türk Hukuku’nun ayaklar altına alınması, <strong>DEVLETİ YIKMAKTIR</strong> zaten!</p><p><strong>Halifelik</strong>, Osmanlı’da da, <strong>Anadolu Türkleri'</strong>nin <strong>cılkını çıkarmaktan</strong> başka hiçbir halta yaramamış bir <strong>oyuncak</strong>tır!<br>Osmanlı, hepi topu 'İstanbul-Tarihi-Yarımada'da ( Suriçi ) <strong>bir avuç saray ahalisi</strong> nüfusuyken bile, '3' coğrafyadan ‘<strong>vergi</strong>’ toplayan bir hükümdarlıktı..<br>3 coğrafyadan <strong>her gün</strong> <strong>kılıç sallayarak</strong> ‘<strong>vergi topladığı</strong>’ <strong>halde</strong>, o bir avuç Suriçi ahalisini doyurmaya <strong>yetememiştir</strong>!<br><br>Bugün bu <strong>ŞAŞIRMIŞLAR</strong>, ağızlarından Osmanlı’yı düşürmeyip, hastalıklı bir şekilde, <strong>hatta Bakırköy’de zapt etmeniz gereken bir ‘şizofreni’ içerisinde</strong>, kendini ‘<strong>böyük lider</strong>’ ilan etmiş coğrafyaya oynuyor, <strong>AMA</strong>, Türk-Orta-Sınıfı hariç, neredeyse başka <strong>hiçbir</strong> sınıf ve milletten, <strong>VERGİ MERGİ ALMIYOR</strong>!<br>Bir de bizim <strong>KESEDEN</strong> sallıyor!<br>Nerede ne kadar <strong>VERGİDEN KAÇIRARAK</strong>, ister <strong>ulusal</strong> olsun, ister <strong>uluslararası camiada</strong> olsun, 'maliye’den kaçırarak, ‘karanlık işler’ çevirmek isteyen var, ya da  <strong>toprak ve nüfus sömürmek</strong> isteyen var, Türk devlet makamlarını ve Müslümanlığı o şekilde kullanmaya kalkar olmuş!<br><strong>Bİ SİZ Mİ AKILLISINIZ!</strong><br><strong>Yukarıda Allah var</strong>, demeyi bile bir kenara koyuyorum!<br>Hem <strong>FİZİĞE</strong>, hem <strong>MATEMATİĞE</strong>, hem <strong>TARİHE, ŞİRK</strong> koşamazsınız!<br>Bu halk <strong>YARIN</strong> nasıl yaşayacak!<br><br>Bunların satılık olduğu <strong>yabancı eller</strong> sizi düşünür mü?!<br>Şeytan bile Ubermatenga’daki <strong>onursuz kölelerine</strong> acımaz, “<strong>Bana ne, kötülüğü seçerken düşünselermiş</strong>” der!<br><strong>İŞLERİNE NASIL GELİRSE!</strong><br><br>Aklın-Onuru-Venüs, ENAYİ UŞAĞINIZ MI?<br>ALLAH, ENAYİ UŞAĞINIZ MI?</p><p>Kan dondurucu bir vatan hainliğidir: <br><strong>Türkiye</strong>’yi, <strong>Türklük Tarihi</strong>’ni, <strong>Türk Kimliği</strong>’ni, <strong>Türk Hukuku</strong>’nu bu şekilde <strong>yıpratmak</strong> ve <strong>katletmek</strong>!<br>Uluslararası arenada da bu siyasi şahısların ‘<strong>ajandaları</strong>’ yüzünden artık '<strong>kimliğimiz</strong>'in ve '<strong>uluslararası kazanımlarımız</strong>'ın <strong>HİÇBİR</strong> değeri kalmıyor! <br><strong>Aşağılık kompleksi</strong> <strong>kazanıyor</strong>: <br>"Biz yaşamadık -çünkü yaşamayı bilmiyoruz-, onlar da yaşamasın"<br>"Biz onlar yaşasın istemiyoruz, yaşamasınlar"<br><br>Bu <strong>DÜŞÜŞ</strong>, <strong>bencil-düşük-zekalı-olanların</strong> işine geliyor!<br>Binlerce yılın <strong>ONURLU</strong> Türk vatandaşları, 3 gün seyahat izni alamıyor!<br>Gittiğimiz ülkelerde de ‘<strong>barbar-Arap</strong>’ önyargısını aşmakla mücadele etmek zorunda kalıyoruz!<br><strong>Biz Arap değiliz!</strong><br>( Arap’lardan sözüm meclis dışarı )<br><strong>Biz barbar değiliz!</strong><br>Budur <strong>VATAN HAİNLİĞİ</strong>!</p><p><strong>Kuraklık geliyor!</strong><br>Devletin ve halkın hazırlanmasına bile fırsat verilmiyor!<br>Öyle bir kıyamet yok, sanki ‘kurulu’ da, illa kopacak!<br>Siz koparırsanız, <strong>‘kıyamet’</strong> kopar!<br>Ne alaka, sizler <strong>‘insani’</strong> yaşıyor olun da kıyamet kopsun!<br>Bu <strong>GERİZEKALILAR</strong>, önce kendileri <strong>kıyamet işlere kalkışıyor</strong>, ondan sonra da hiçbir şekilde ne <strong>suçlarının bedelini ödemek istiyorlar</strong>, ne de <strong>oyun değiştirici</strong>, <strong>kurtarıcı, yapıcı</strong> düşünebilecek bir <strong>AKILLARI</strong> var!<br><strong>Şeytani kısır döngüler içerisinde:</strong> Durmadan dizinizi kırıyorlar, belinizi büküyorlar, bir seviye düştünüz mü, orada bir şeyler ‘<strong>kakalamaya</strong>’ kalkıyorlar, bir daha düşüyorsunuz, bir seviye düştünüz mü, o seviyede bir şeyler ‘<strong>kakalamaya</strong>’ kalkıyorlar, bir daha mı düşüyorsunuz, o seviyede bir şeyler ‘<strong>kakalamaya</strong>’ kalkıyorlar..<br>Daha <strong>SAYAYIM</strong> mı?<br><strong>BEYNİMİ S…CEM!</strong></p><p>Ne ekerseniz onu biçersiniz!</p><p><strong>Antik Mısır Firavunlar’ından bile beter bir şekilde,</strong> gittiler Sineklerin Tanrısı’ndan ‘<strong>gelişmişlik</strong>’ adı altında ‘<strong>teknolojiler</strong>’ aldılar, şimdi de Antik Mısır’dan bile bin beter bir şekilde, Güneş’e tapacak, elektriğe, digitale tapacak hale geliyorsunuz! <br>Kendilerinin tarih yazdığını iddia edip, tarih kendilerinden başlasın egosu içerisinde tarih siliyorlar! <br>Dünya’nın ihtiyaçları diz çökmüş neler bekliyorken, bir yandan ‘<strong>enerji-kaynak-krizi</strong>’ için zırvalıyorlar, bir yandan da ‘<strong>ölümsüzlük</strong>’ hakkında zırvalıyorlar!<br><strong>Ubermatenga sizi kendine benzetir!</strong></p><p>Daha ortada <strong>Bill Gates</strong> saçmalığı bile yokken, <strong>Einstein</strong> size “<strong>3. Dünya Savaşı taş ile sopa ile yapılacak</strong>” diye uyarmış! Adam, <strong>vizyonist fizikçi</strong>! <br>Bugün şu halinizi görse, <strong>Taş Devri</strong> bile değil, doğrudan <strong>CEHENNEM</strong> der! <br>Adam öleli hepi topu 50 yıl olmuş! <br><strong>Enerji krizinizi</strong>, daha nüfuslarınız bunun yarısıyken bile görmüş, atom enerjisini kullanarak çözmeye çalışmış, onu bile bomba yapıp patlatmışsınız, daha ne olsun?!<br><strong>Şeytanın</strong>-<strong>kurşunu</strong>'ndan çıkardığınız savaşlara bak! <br>Medusa'nın kurşunu'nu eline alan kendini bir halt sanıyor!</p><p><strong>BU LİDERLERİ,</strong> ‘müthiş-iradenizle’ <strong>SİZ SEÇİYORSUNUZ!</strong><br><strong>SEÇMEYİN!</strong></p><p><strong>‘Doğa-gerçekleri’</strong> onları da buluyor! <br>Daha hala, <strong>elin-bilmem-ne-coğrafyasındaki-şaşırmış-bunaklar</strong> için, kendi vatanınıza ve vatandaşınıza, <strong>savaş, katliam, yokluk, kıtlık yaşatmayı</strong> biçemezsiniz?!<br>Sizinle uğraşacak halde değiller!<br>Ne yaşayacağınız da umurlarında olmayacaktır!<br>Topraklarınız üzerinde <strong>‘obsesif’</strong> birtakım tarihi planlar güdüyorlarsa bile, onun en büyük kalkanı <strong>TÜRKİYE CUMHURİYETİ</strong>’ni <strong>CUMHURİYET</strong> olarak <strong>KORUMAKTIR</strong> zaten!<br>Az buçuk aklı olan herkesin hayrınadır! <br>Her kimle beraber kurduysanız, hep beraber!<br>Savaşlık bir durum da yok!<br><strong>CUMHURİYET HUKUKU</strong>’nuza, yani, '<strong>DEVLET OMURGANIZ'</strong>a <strong>SAHİP ÇIKMANIZ</strong> yeterlidir!<br><br>Burası Türkiye! <br>O devlet memurları da <strong>HALK ÇOCUĞU</strong>!<br>Devlet memurluğu gökten yağmıyor ya, <strong>NE HADDİNİZE</strong> kendi <strong>KÖYLÜNÜZÜ</strong>, kendi <strong>İNSANINIZI</strong>, ekmeğini, sütünü aldığınız kendi <strong>ÇİFTÇİNİZİ</strong>, o koltuklara <strong>OTURDUĞUNUZ GİBİ</strong> yedirmek, ezdirmek!<br><br><strong>Az buçuk akli melekesi olan hiçbir insan:</strong> Bir yandan hem aynı topluma “<strong>3 çocuk yapın</strong>” diyip, bir yandan hem <strong>sınır dışı bir nüfusu</strong> da aynı topraklara toplayıp, ve hatta onlara da topraklarımızda <strong>5’er-10’ar</strong> çocuk yapmalarını <strong>GARANTİ</strong> edip, hem de o çocukların <strong>YARININI</strong> düşünmeden, hastalıklı-beton-saraylarında, 'kendi ailesinin' ve 'seçtikleri isimlerin' <strong>keyfine bakamaz</strong>!<br><strong>Bakırköy'de ZAPT ETMENİZ gerekir!</strong></p><p><strong>Sonra 3-</strong> <br>Bir devletin kimsenin <strong>dokunamayacağı</strong>, <strong>bozamayacağı</strong>, bir <strong>Akıl-Mekanizması</strong>, bir <strong>Omurga-Mekanizması</strong> olması gerekir! <br>Kaldı ki, Türklerden bahsediyoruz, bütün tarihi böyle yazılmış olan, <strong>ATIN ÜSTÜNDE, GÖK-TANRI'NIN BAĞRINDA, MEDENİ BİR TOPLUM!</strong></p><p>-<strong>Küba bile</strong> gözünüzün önünde tarihi bir gerçeklik! Bırakın coğrafya olarak okyanusun bu kıyısında bambaşka bir ülke olmayı, burunlarının dibindeki bir ‘mahalle’ büyüklüğünde bir ada!<br>Tamam o Ada’yı bile ezemediler!<br>Kendilerini ezdirmedikleri için!<br>Yıllar sonra uluslarası anlaşmak istediklerinde bile ‘<strong>oyun belirleyici</strong>’ olan hala Küba tarafıdır!</p><p>-<strong>İrlanda!</strong> İngiltere’nin burnunun dibindeki küçük bir adadır..Kendilerini ezdirmediler! Yıllardır hala aralarındaki politikada ‘<strong>oyun belirleyici</strong>’ olan İrlanda tarafıdır!</p><p>-<strong>Bu daha çokomelli</strong>, gelinleri <strong>Meghan Markle</strong>..35’inde dul siyahi bir kadın, doğrudan binlerce yılın kraliyet aile kanunu “<strong>siyahi gelin almayız</strong>” olduğu halde, hem evlendi, <strong>hem de hiçbirinin istediği gibi hareket etmedi</strong>, hiçbir şey de yapamadılar! Diana’nın bile öldüğü kraliyet ailesinde..Etik bir prenseslik yapmıyor orası ayrı, ama güya '<strong>sizin siyasi uşaklarınızın</strong>’ boyun eğdiği, kendi ülkesini ve coğrafyasını, <strong>cehennemi yaşatmak için sattığı bu büyük kapılar</strong>, daha <strong>KENDİ DUL GELİNLERİNE BİLE SÖZ GEÇİREMİYORLAR!</strong></p><p>Siz, koca <strong>TÜRKLÜK TARİHİ</strong>'nde ve <strong>MEDENİYETİ</strong>'nde, <strong>TAM OLARAK</strong> neyin <strong>SAÇMALIĞI</strong> olabilirsiniz?<br><br><strong>Saygılarımla</strong>,<br>Zeyneddin Karaca Bey torunu Zoey,<br>Düzgün Baba'nın torunu Zoey,<br>Yeryüzünde türbesinden <strong>su çıkan</strong> tek veli! <br>Siz '<strong>kudurduğunuz</strong>' sürece o suyu nasıl bulursunuz?<br><strong>Su damlası hayattır!</strong> <br>Sizin elinizde acı çekeceğini bile bile '<strong>hayat</strong>' verebilirler mi?<br><strong>Fiziğe şirk koşamazsınız</strong>!<br>Elinize ne geçecek?<br>Kime reva?</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0994.jpeg" class="kg-image" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Kuzgunvaggio]]></title><description><![CDATA[<p>Bir Kuzgun akıllı ya, bir de Sotheby'ye yazacakmışım..Aşağısı kurtarmıyor Paşa'mı..Kuzgunvaggio'nun fırından yeni çıkmış sanat eseri..Bir de Gecelerin Prensi'ymiş, ben demiyorum, o diyor..</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/A5B1A2DE-4F72-4B99-A36C-E75425FEF82F-1.png" class="kg-image"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/91EF20FF-A03A-4635-A7DD-E570C383B8A0.png" class="kg-image"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/C38C0F65-1B44-4D62-9A9D-9AEA01621FA6.png" class="kg-image"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/B4C052F4-5424-4896-A5D4-DC4D66B33C2D.png" class="kg-image"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0862.jpeg" class="kg-image"></figure>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/05/13/kuzgunvaggio/</link><guid isPermaLink="false">6a04a81492abf3000113bec0</guid><category><![CDATA[Kuzgun the Mecidi]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Wed, 13 May 2026 16:37:13 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/A5B1A2DE-4F72-4B99-A36C-E75425FEF82F.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/A5B1A2DE-4F72-4B99-A36C-E75425FEF82F.png" alt="Kuzgunvaggio"><p>Bir Kuzgun akıllı ya, bir de Sotheby'ye yazacakmışım..Aşağısı kurtarmıyor Paşa'mı..Kuzgunvaggio'nun fırından yeni çıkmış sanat eseri..Bir de Gecelerin Prensi'ymiş, ben demiyorum, o diyor..</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/A5B1A2DE-4F72-4B99-A36C-E75425FEF82F-1.png" class="kg-image" alt="Kuzgunvaggio"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/91EF20FF-A03A-4635-A7DD-E570C383B8A0.png" class="kg-image" alt="Kuzgunvaggio"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/C38C0F65-1B44-4D62-9A9D-9AEA01621FA6.png" class="kg-image" alt="Kuzgunvaggio"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/B4C052F4-5424-4896-A5D4-DC4D66B33C2D.png" class="kg-image" alt="Kuzgunvaggio"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0862.jpeg" class="kg-image" alt="Kuzgunvaggio"></figure>]]></content:encoded></item></channel></rss>