<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"><channel><title><![CDATA[Neptunian Clouds]]></title><description><![CDATA[by Zoey]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/</link><image><url>https://www.neptunianclouds.com/favicon.png</url><title>Neptunian Clouds</title><link>https://www.neptunianclouds.com/</link></image><generator>Ghost 3.5</generator><lastBuildDate>Sat, 19 Sep 2026 09:19:49 GMT</lastBuildDate><atom:link href="https://www.neptunianclouds.com/rss/" rel="self" type="application/rss+xml"/><ttl>60</ttl><item><title><![CDATA[Filler ve Küçük Prens Üzerine]]></title><description><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6418F779-B953-4718-9F25-B36D2DB09355-1.png" width="1672" height="941"></div></div></div><figcaption>Küçük Prens belki de hepimizin en sevdiği çocukluk kitaplarından birisidir..Hikayeyi de okuyanlar bilir, bir yılanın bir fili yutmasıyla başlar..Çünkü o küçük fil, Plaeides kız kardeşlerin biriciği Hyas'tır..</figcaption></figure><p>Biz <strong>filleri</strong> hep <strong>7 sıra</strong> biliriz..Güya öyle dizilirlerse <strong>‘uğur’</strong> getirdiklerine inanılır.. İlginç bir şekilde Anadolu kültürümüzde, doğamızda filler yoktur..Muhtemelen</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/18/filler-ve-kucuk-prens-uzerine/</link><guid isPermaLink="false">6a341b6192abf3000113c98d</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><category><![CDATA[The Great Dark Spot]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Thu, 18 Jun 2026 22:07:33 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6418F779-B953-4718-9F25-B36D2DB09355.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6418F779-B953-4718-9F25-B36D2DB09355-1.png" width="1672" height="941" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Küçük Prens belki de hepimizin en sevdiği çocukluk kitaplarından birisidir..Hikayeyi de okuyanlar bilir, bir yılanın bir fili yutmasıyla başlar..Çünkü o küçük fil, Plaeides kız kardeşlerin biriciği Hyas'tır..</figcaption></figure><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6418F779-B953-4718-9F25-B36D2DB09355.png" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"><p>Biz <strong>filleri</strong> hep <strong>7 sıra</strong> biliriz..Güya öyle dizilirlerse <strong>‘uğur’</strong> getirdiklerine inanılır.. İlginç bir şekilde Anadolu kültürümüzde, doğamızda filler yoktur..Muhtemelen Osmanlı’nın yaşadıklarıdan ötürüdür..</p><p>Meşhur bir <strong>Yıldırım-Timur</strong> karşılaşması vardır, Ankara Savaşı..<strong>Timur’un fillerle yaptığı hamle yüzünden Osmanlı şaşkınlık içinde kaybeder</strong>..Timur filleriyle gelmiştir ama, onun filleri de <strong>Hint kökenlidir</strong>, <strong>Asya kökenlidir</strong>, bakıcılarına kadar..</p><p>Hikayesi de ilk <strong>Delhi</strong>'de başlar..<strong>Delhi’de kazanır o filleri</strong>; Timur <strong>Hindistan</strong> seferine çıkmıştır ve <strong>Delhi Sultanlığı</strong> ile de savaşa girmiştir ( <strong>Tuğluk</strong>, onlar da <strong>Türk</strong> )  Timur’da saman, odun, ateş yakıcı yağlar taşıyan <strong>develer</strong> vardır, karşı Tuğluk'ta ise, zehirli ok ve patlayıcı madde taşıyan <strong>filler; </strong>ama Timur askerlerine der ki, "develerimizin üzerindeki saman ve odunları <strong>yakın</strong>, <strong>ateş içindeki develeri </strong>karşımızdaki <strong>fil ordusunun üzerine salın</strong>"..Tuğluk tarafı, filleri nizam ve kolaylık için zincirle birbirlerine bağlamıştır, bir anda karşısında <strong>alev alev develer</strong> gören filler <strong>büyük paniğe</strong> kapılır ve zincirle birbirlerine bağlı oldukları için de, büyük kaos çıkar, arkalarına bakmadan kaçmak isterler, bu sefer de kendi ordularını, Delhi ordusunu <strong>eziyor</strong> olurlar, Tuğluk askerleri de ne yapacağını şaşırır ve onlar filleri zapt edeceğim derken, fillerin peşi sıra Tuğluk askerlerinin üzerine giden Timur, askerlerine bir emir daha verir "şimdi oklarınızla, var gücünüzle saldırın.." Tuğluk askerlerinin üzerine ok yağar, Timur'un savaşı 1 saat gibi kısa bir sürede aldığı söylenir..Filleri de yanında götürür..Onlar da artık Timur'un ordu mensubudur..</p><p>Üstünden <strong>4 yıl</strong> gibi bir süre geçer, Timur Asya'da, Doğu'da oldukça güç kazanmıştır, batıya da ilerlerse diye Osmanlı gibi devletlere büyük endişe verir..Sıra <strong>Ankara Savaşı</strong>’na gelir, bu sefer karşısında <strong>Yıldırım</strong> vardır, filleri savaş meydanının etrafına savaştan önce gizlice yerleştirirler ve savaş vakti geldiğinde hiçbir şeyden haberi olmayan yeniçerilerin üzerine salarlar, bunu beklemeyen Osmanlı ordusu her ne kadar yoğun ok atışına tutsa da fillerle mücadele edemez ve şaşkınlık içinde yenilir..</p><p>Gerisi Yıldırım’ın kısa bir süre sonra ölmesi ve "yeni padişah kim olacak" diye birbirini yiyen Osmanlı'nın fethe kadar ki <strong>kardeş kavgası</strong>dır..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/25A3FC60-FC89-4CF2-BE26-76C6E92D9EFD.png" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Görsel gerçek değil, yapay zeka ile hayali olarak resmedildi...Timur ve Yıldırım karşı karşıya..</figcaption></figure><p>Osmanlı'nın sonraki dönemlerinde de filler söz konusu olduğunda <strong>lojistik</strong> olarak güç bulmuşlar, Anadolu'ya getirmeyi ya da orduya almayı <strong>maliyetli</strong> bularak, uzak durmuşlar..<br>Tarihte Timur'umuz olsa da, <strong>filleri</strong> Anadolu'da değil, <strong>ya Asya’da görürüz</strong>, ya da <strong>Afrika</strong>..<br><br>Afrika’da olanlar da, aslında bize çok uzak yerlerde değildir, Akdeniz’in ucunda <strong>Atlas Dağı</strong> bölgesi olarak da geçen <strong>Kuzey Afrika</strong>’da..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/A42E7F95-9D63-44D0-AE1C-4CC4FD6AC447.png" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/449DD2A5-C090-4E2E-8800-A81339A94358.png" width="1086" height="1448" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Titan Atlas..Iapetus'un 4 oğlundan biridir..Göğü sırtlamakla cezalandırılmıştır..</figcaption></figure><p>Şimdi gelelim <strong>Kuzey Afrika’ya</strong>, <strong>Atlas Dağı</strong>’nın hikayesinin <strong>Titan Atlas</strong>’tan geldiği söylenir..Önce <strong>göğü sırtlamakla</strong> cezalandırılmıştır, sonra o cezadan <strong>peygamberlik</strong> çıkarmıştır..Derin <strong>uzay</strong> bilgisi, <strong>astronomi</strong> ve <strong>yıldızlar</strong> üzerine görüşleriyle ve <strong>öngörüleriyle</strong> bir '<strong>rehbere</strong>' dönüşmüştür..<strong>Perseus</strong> <strong>Medusa</strong>'nın başını almakla görevlendirildiğinde, Atlas bir <strong>öngörü</strong> de onun için bulunmuştur, "Perseus <strong>Kutsal</strong> <strong>Hesperides Bahçesi</strong>'nden <strong>altın elma</strong> yiyecek" demiştir; bahçe ve elmalar <strong>karanlık tarafın, gecenin, ölümün, Hades Evi'nin mülküdür, Güneş'in battığı 'sınır' bir yerdedir, başını Nyx'in kızları, gecenin perileri ve bir ejderha korur, </strong>meyvelerin sadece zenginlik değeri değil, ölüme karşı <strong>güç ve direnç verme</strong> özelliği de vardır, Perseus'un çalacak olması gerginliğe sebep olur..<br>Ben bahçenin yerinin hala <strong>İngiltere</strong> olduğunu düşünüyorum.. <br><br>Perseus'un Atlas'ın öngörüsüyle önüne çıkılmasına sinirlendiği ve görevini başarıp, <strong>Medusa</strong>'nın başını aldıktan sonra, onun bakanı taşa çeviren başını kullanarak, Atlas'ı da, Atlas Dağı'na çevirdiği söylenir..Güya <strong>Titanlar ölemezler</strong> ama dönüşürler, <strong>Titan Atlas</strong>'ın <strong>Kuzey Afrika</strong>'daki bu dağa dönüştüğü söylenir..<br>Kimisi bu durumu, "Perseus onu cezalandırmaktan öte, dağa çevirerek o ağır göğü sırtlama cezasından özgürleştirdi.." diye yorumlar..<br><br>Ben yukarıdaki antik aile ağacını <a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/05/05/ederlezi-uzerine/">Hıdırellez’de hazırlamıştım</a>, Atlas’ın bir nymph olan su perisi eşi vardır, <strong>Pleione</strong>, ve <strong>7 meşhur Pleiades kızı</strong>, onlar da su perileridir, dağ perileri olarak..En büyük kızları, <strong>Mayıs</strong> ayının adının da ondan geldiği söylenen <strong>Maia</strong>’dır..Zeus’un eşlerinden birisidir, <strong>Hermes</strong>’in de babasıdır (<strong>Merkür</strong>) <br>Daha sonra arkadan gelen 2 kız kardeş de Zeus'un eşleri arasına girmiştir, Electra ve Taygate..Electra Truva'da karşınıza çıkar..Çingeneler Zamanı..<br>En ilginçlerinden bir tanesi en küçük olan <strong>Merope</strong>'tur, eş olarak bir Titan'ı ya da tanrıyı değil, ölümlü <strong>Sisifos</strong>'u seçmiçtir, tercihi ortalığı karıştırmıştır..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/220C603A-2446-4237-A04D-BAE74FF7A7E9.png" width="1672" height="941" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/8E2CCF3A-02D6-468B-87E0-37DE28D93FFC.png" width="1312" height="1199" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Atlas'ın aile ağacı ve su perisi kızları..Eşi 'su perisi' olan nymph'lerden Pleione/Aethra'dır..Meşhur 7 kızları vardır, en büyüğü Mayıs'a adını veren Maia'dır, Zeus'un eşlerinden biridir, çoban tanrı Hermes'in annesidir..Iapetus da, oğlu Atlas ve aile soyu da, dağları, taşları sembolize eder..Mesela dağ gibi adam ona deriz..Torunları Pleiades'ler dağ nymph'leridir..Hatta bazen Boğa burçları da öyledir, bize güçlü ve ayakları yere basan insanlar olarak görünürler..</figcaption></figure><p>Ben en önce bu aile soyunda anneleri olan <strong>Pleione'a</strong> neden <strong>Aethra </strong>dediğimi tekrar söyleyim, çünkü biz Hıdır-Ellez'e <strong>Hızır</strong> deriz, '<strong>Eder’lezi</strong>..<br>O <strong>‘eter’, aethra, eder ve benzeri ses heceleri</strong> antik zamanlarda ‘<strong>ışık</strong>’,  ‘<strong>aydınlık</strong>’, '<strong>melek</strong>' gibi olanlar için kullanılır..<br>Antik konuşma dilinde d-j-z seslerinde geçiş vardır..<br>Eder-ıtır-hızır..<br>‘<strong>Ter</strong>’ de örneğin ‘<strong>su</strong>’ için kullanılır..<br>( Ter atmak deriz, dere deriz, tereyağı deriz..)</p><p><strong>Baharda yağan yağmurların,</strong> <strong>sevgi, şifa, hayat, güzellik, iyilik notlarını yağdırdığını düşünüyorum, her yağmur damlası bir hayattır.. </strong><br>( son bulut bükücülerin teknolojilerinden gelenler değil, doğal olanları )..<br><br>Burada Atlas'ın diğer kızları da devreye girer, <strong>Hyades Perileri..</strong> <br>Onlar da Atlas'ın su perisi kızlarıdır, güya dökülen küçük kardeşleri için tuttukları <strong>matemin</strong> <strong>gözyaşlarıdır..</strong>Londra'nın göbeğindeki <strong>Hyde Park</strong>'a bir de buradan bakın istedim..'<strong>Hyde</strong>' kelime olarak İngilizce'de "bir ailenin mülkü olan arazi" anlamına da geliyormuş..Bizde, Ege'deki <strong>Sart Çayı</strong>'nın adının bir zamanlar <strong>Hyda</strong> olduğu söylenir, <strong>Lidya</strong>'daki ticaret zamanı <strong>Sardes</strong>'ten <strong>Sart</strong> kalmıştır..<br>Eskiden antik <strong>Pers Kral ticaret yolunun batı ucu'ymuş</strong>..<br><br>Hıdır-Ellez’in de <strong>Hızır</strong> ve <strong>İlyas</strong>’tan önce, <strong>Pleiades peri kardeşlere </strong>dayandığını düşünüyorum..<br>'<strong>El'</strong> ve '<strong>le’z</strong> sesleri de <strong>Venüs’e aittir</strong>, ‘<strong>melek</strong>’ gibi olanları sembolize eder..</p><p>Hem anne Pleione/Aethra, hem Pleiades kızları oldukça <strong>anaçtır</strong>, <strong>sizi korurlar, dadılık ederler</strong>..<strong>Çobanlar gibi</strong>..Hem de Boğa olan Venüs’ün ayıdır…<br>Cennetin <strong>mum</strong> kokulu kadınları..<br>Antik Yunan’da ‘<strong>animagus</strong>’ dönüşümleri diyeceğim ( Harry Potter'da kullanılan terimden daha uygun bir tabir bulamadım bu durum için ), animagusları ‘<strong>beyaz kumru</strong>’ olarak tarif edilir..</p><p>Dede dağ gibi Iapetus'tur, baba dağ gibi Atlas<strong>, 7 Pleiades kız kardeş için de </strong>gözünüzün önüne sembolik olarak <strong>7 sıra tepeli dağlar</strong> ve o tepelerde yaşayan dağ perileri getirin derler..<br><br>Antik Yunan’da yaşadıkları coğrafya farklı olsa bile, benim de aklıma hep ya <strong>Toros’lar</strong> gelir, ya <strong>Yeditepe İstanbul</strong>..Orada da sinema tarihimizde çok ilginç bir yapım karşımıza çıkar, <strong>Yıldıztepe filmi</strong>..Yeşilçam versiyonunda <strong>Fatma Girik</strong> oynar hatta, sonradan çekilen versiyonunda henüz çok genç <strong>Özge Özberk</strong>..Biz <strong>yıldızları</strong> zaten <strong>ışığı, aydınlığı </strong>tarif etmek için kullanırız, bu filmin adı da '<strong>Yıldızpark</strong>’ımız gibi, ‘<strong><a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/04/27/konusma-ozgurlugunun-merkuru/">Yıldız’tepe</a></strong><a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/04/27/konusma-ozgurlugunun-merkuru/">’dir</a>..<br>( Linkte <strong>Hermes</strong>'i ve bu filmi daha önce anlatmıştım, bazı bilgiler tekrara girse de, hangi metni kim okur bilemediğim için, tekrar anlatıyorum..)</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_0378.jpeg" width="1000" height="1524" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_0379.jpeg" width="799" height="688" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_0380.jpeg" width="960" height="1440" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Yıldıztepe'de malikaneye bir anda bir Sevgi gelir..İngiliz yapımı Secret Garden'da Hindistan'dan bir küçük kız çocuğu..Evdeki matemi ve karanlığı onlar dağıtır, üzerlerine sinmiş tozlu örtüyü onlar kaldırır, 'hayatı' onlar aydınlığa kavuşturur...Küçük Prens de bir dokunuşuyla bize bütün tarihi ve uzayın felsefesini anlatır sanki..</figcaption></figure><p><strong>Filmin özeti nedir</strong>, Yıldıztepe’de bir aile yaşamaktadır, ama aile içinde çok derin bir <strong>yas</strong> vardır, küçük kardeşlerini kaybetmişlerdir ve bir daha yastan çıkamamışlardır..Bir gün adı gibi <strong>sevgi dolu </strong>bir kız çocuğu gelir, bütün o matemi dağıtır, onlara tekrar ‘<strong>hayat</strong>’ verir..</p><p><strong>Bu Plaeides kız kardeşlerin hikayesidir</strong>..Rivayete göre bir de küçük erkek kardeşleri vardır, <strong>Hyas</strong>, ama onu ormanda avlanırken bir ‘<strong>yılan</strong>’ öldürmüştür..Kardeşlerine de o kadar bağlıdırlar ki, ister Pleiades olanlar olsun, ister Hyades olanları, deyim yerindeyse <strong>ölenle ölmüşlerdir</strong>, Hyas’ın ölümünü aşamamışlardır, <strong>yastan çıkamamışlardır</strong>..<br>Dilimizdeki <strong>yas</strong> kelimesinin ve <strong>Hyas</strong> adının benzerliği..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/465C23C6-DEA3-48C2-8357-77DA3D6A826F-1.jpeg" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/C5099B8E-7BDA-4CB3-8EDB-4661CF030699-1.png" width="1672" height="941" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Küçük Prens'in açılışındaki meşhur sahne..Bir yılanın bir fili yutmasıyla başlar..Yılan onu yutmuştur, hatta yılan içindeki fille bir 'şapka'ya benzemiştir..Fil içine 'kaya' gibi oturmuştur, yıllarca sindirememiş, içinde 'dağ' gibi kalmıştır..Şapka başka bir eserde daha karşımıza çıkar, biri Şirinler'de Şirinler'in sevimli şapkaları vardır, ama Şirin Baba'nınki özellikle 'kırmızı'dır..Bir diğeri de psikoloji üzerine bir eserdir, Karısını Şapka Sanan Adam..Narsisistler yanındaki insanları 'vitrinlerine' 'gösteriş' malzemesi olarak seçerler..Yani şapka bir yerde ilahidir, Allah'ın Al Başlığı'dır; öte tarafta eğer 'narsisist'seniz bir 'gösteriş' objesi..Fizik ironiyi sever.. Fizikte her zaman aynanın bir bu yüzü vardır, bir de sırlı, karanlık, 'yutan' tarafı..Sırlar Alemi birçok şeyi çoğu zaman 'itibar' olarak yapar, bunun için sömürüye de girişir ve de 'çakılırlar', çünkü 'haksız'dırlar..Küçük Prens'in sonu da ölüme teslimiyetle biter..İapetus da 'batı'nın, ölümün sınırlarında bir Titan'dır ve oğullarının düştüğü gaflar ölüme karşı nasıl pozisyon almanız gerektiği konusunda çok şey söyler..Küçük Prens'in sonu daha çok Yarı-At-Adam Antik Yunan'ın meşhur bilge hocası Chiron'un sonu gibidir, ölüme bilinçli bir teslimiyet..J.K.Rowling o özel öğretmeni bize Dumbledore olarak resmetmiştir..Dumbledore'un ölüme teslimiyeti ve Harry'i kurtaracak öngörülü bir hamle yapması, Chiron'a benzer, hem tarihi, hem çok bilgece bir detaydır..</figcaption></figure><p>Doğamızdaki <strong>filler</strong>, Atlas'ın çocuklarından gelmektedir, <strong>7'sinin Pleiades</strong> <strong>kız kardeşleri temsil ettiğini</strong> düşünüyorum, nasıl 7 fili hep sırayla dizersiniz, o 7 kız kardeşi öyle düşünün, kaybettikleri bir diğer küçük fil <strong>Hyas</strong>'tır.. <br><br>Bize onun hazin hikayesini <strong>Küçük Prens</strong> hatırlatır..Yıldıztepe'deki yapımlarda bizi aydınlatan bir kız çocuğudur, <strong>Aziz-Exupery</strong>'nin eserinde olur sana Küçük Prens..Türk edebiyatında "<strong>Hişt, Hişt"</strong> öyküsüyle <strong>Prens Adaları</strong>'nın Küçük Prensi <strong>Sait Faik Abasıyanık</strong>..</p><p><strong>Hyas</strong>'ı ormanda avlanırken bir <strong>yılan</strong> yaralamıştır..<br>Muhtemelen yılanınki ‘<strong>kuyruk acısı</strong>'dır! Yılanların psikolojisi genelde '<strong>kuyruk-acısı-intikamı' </strong>üzerinedir ve sizi '<strong>yılan hikayesi'</strong> dönecek '<strong>kurban-katil' denklemlerinin</strong> içine çekmek isterler..<br><br>Ormanda küçük Hyas ne yaşadıysa, yılana kuyruk acısı verdiği belli..</p><p>Yılan da karşınıza çıkarsa, bunu hem felsefi, hem mitolojik, hem fiziki/uzay, hem motif olarak söylüyorum, ‘<strong>yeraltını</strong>’ sembolize ederler, <strong>ölümü</strong> sembolize ederler; bu bir yandan hayatın devamlılığı için <strong>fiziki</strong> bir gerekliliktir, zaten Kuzey-Düğümü ve Güney-Düğümü arasındaki <strong>kuvvet kanunu</strong> da öyledir, fiziki gerekliliktir, ama bir yandan da <strong>ölüş şeklinize</strong> göre, <strong>kaza karakteristiğinize</strong> göre, nasıl bir Şeytanlığa kurban gittiğinizi de söyler..<br><br>Eğer <strong>Medusa</strong> gibi oldukça <strong>Sırlar Alemi'nin Kraliçe'si</strong> bir <strong>yılan-başla</strong> karşı karşıyaysanız, öylesi bir <strong>narsisistlikle</strong> karşı karşıyaysanız, ( ya da haset ve fesat ), sizi, <br>-ya ‘<strong>taş</strong>’ ederler -bu <strong>hasta</strong> <strong>yargı dünyaları</strong> ve <strong>sivri dilleriyle </strong>sizi taşlamak da olabilir-, hayatınız '<strong>donup</strong>' kalır, <br>-ya da <strong>kıyameti</strong> koparırlar, <br>-ya <strong>başınıza taş yağar</strong> -hatta yağıyordur ama Jupiter sizi koruyordur, tabi nereye kadar ve ne boyutta-, <br>-ya toksiklerdir, patolojiklerdir, <strong>mikropluk ederler</strong>, ister psikolojik, ister biyolojik olarak hastalıklara sebep olurlar, <br>-ya da <strong>yanarsınız</strong>, sizi ‘<strong>yakarlar</strong>’ ne yazık ki..Özellikle de '<strong>ahlak bekçiliği</strong>' söz konusu olduğunda..<br><br>Her zaman size "bir şeye Şeytanlık sirayet ederse <strong>'disleksi</strong>' sonuç verir" diyorum, eğer <strong>yangın</strong> büyükse, <strong>kıyamet</strong> büyükse, <strong>mikropluk</strong> büyükse, <strong>Buz Devri</strong> nasıl ve niye yaşanmıştır bir daha düşünün..<br><strong>6. His ( The 6th Sense )</strong> filmindeki çocuk bile bir hayalete denk geldiğinde <strong>buz keser</strong>, o detay oldukça bilgedir..<br><br>Ve <strong>Hesperides Bahçesi</strong>'ndeki '<strong>altın elmaların başını bekleyen ejderha</strong>'yı tekrar düşünün..<br><br>Kendilerinin de Sırlar Alemi'nde en büyük dramları budur, <strong>yanmışlardır</strong> ve <strong>tatlı suya</strong> taparlar, genel olarak birçok güç kaynağına taparlar ve isterler, Güneş gibi, <strong>suysa</strong> en derin yaralarıdır..<br>Patojen-mantar psikolojisi..<br>Ağaçların ıslak, nemli <strong>Kuzey</strong> taraflarını neden hemen küflü mantarlar sarar, ya da ıslak ahşap yüzeyleri..Bir de buradan düşünün..<br>"Ayaklar baş olsun, <strong>Kuzey</strong>'deki <strong>buz</strong> ve <strong>tuz/kemik</strong> bizim olsun..Bir daha yanmayalım, acı çekmeyelim, kendimizi '<strong>garantiye</strong>' alalım.." <br>Onu kazanabilmek için de haksızlığa ihtiyaçları vardır, çünkü <strong>Karanlık-Güney-Düğümü, Sırlar Alemi</strong>, '<strong>fiziken</strong>' siz '<strong>haksızlık</strong>' yaptığınızda '<strong>hak</strong>' bulur, eline öyle koz geçer, ayakları baş etmelerinin yolu budur..<br><br>Birileri bu yeryüzünde kendini '<strong>garantiye</strong>' almak için bir şeylere '<strong>çöküyorsa</strong>', <strong>Şeytani</strong> bir psikolojiye kapılmıştır.. </p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/2D84ADB0-1452-47E7-8F6D-29AC5C2E90A4.png" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/1F6827E3-F4B4-4B48-8A25-853F3676538B.png" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Başımıza taş yağıyor aslında..Jupiter bizi koruyor..Dev ve anaç gezegen..Zeus'un sembolü, peder..Ama antik sesleri düşünerek 'J' sesi 'Y' gibi de okursanız, y de melekleri, yukarıyı, aydınlığı, suyu, hayatı sembolize eden harflerden birisidir, sonra o 'y' de bazen 'i' olur..Ju'p'eter, olarak ayırırsanız, antik dilde 'P' sesine 'Rh' de denir, ortaya Y(i)'Rh'et'er, gibi bir kelime çıkar, 'eter'in de ışık ve aydınlık için kullanıldığını söylemiştim..Şİmdi Pleione için kullandığım yoruma geri dönelim, Atlas'ın kızları nasıl 'dağ' nymph'leridir ve Maia'nın oğlu Hermes bile çoban tanrıdır, Jupiter de öyle bir 'aethra' koruyucu gezegendir..Aydınlık, hayat verici, sürdürülür olmanın kaynağı Yengeç Dönencesi..Çok düşüncesiz ve başkalarının hakkını 'yaralayacak' şekilde sabırsız ve hızlı hareket ederseniz, uzayınızın zaman çarkı da sizi takip eder, hızlanır ve yağan taşlar çoğalır, sizin birbirinizi taşlamanızdan başınıza taş da yağar, asit de, yer havzalarından 'su' diye 'lav' da biter..Bir dünya daha önce Buz Devri yaşadıysa, uzayda materyal hakkınız '3'se, bir sonraki Buz Devri mi olur, cehennem mi? O zaman da bunu sorun, elinize ne geçecek?</figcaption></figure><p><strong>Yılanların yaşadığı kuyruk acısı</strong>, '<strong>keskin</strong>' aletlerden <strong>korkmak, kaçınmak</strong> üzerineyse; <strong>yılanların kurbanları da</strong> genelde <strong>taşlanmış</strong> olmaktan, <strong>taşa kesmekten</strong>, ‘<strong>yanmak</strong>’tan mağdurdur..</p><p>Benim karşıma 6 yıldır yılan başlı ‘<strong>Medusa</strong>’ çıktı desek ( adı bir tek bu değil, populer olan bu diye karşımdaki Şeytani karakteri tarif etmek için kullandım, isterseniz <strong>Şahmaran</strong> diyin ), <strong>magmada yanan taşa kestim</strong>..</p><p>Hyas da ‘<strong>kömür</strong>’ olmuştur..<br>k'ömür'..<br>Yunanca'da <strong>kömüre</strong>, '<strong>karvuno</strong>' denirmiş; '<strong>vuno'</strong> da '<strong>dağ'</strong> demek, <strong>kar</strong> sesiyse <strong>çarpışma</strong> gibi bir olay yaşanırsa, tepki belirtisi olarak kullanılırmış, mesela "<strong>kaaar</strong>, vurdu birbirine" gibi, ya da <strong>kargaların</strong> çıkardığı '<strong>kra</strong>','<strong>kar</strong>' gibi sesleri tariflemek için de kullanılırmış ve <strong>uğursuzluk</strong> getireceğine inanılırmış..<br>Ayrıca <strong>Yunanca'</strong>da, '<strong>hyetos'</strong>, '<strong>yağmur</strong>' anlamına gelmekteymiş, kız kardeşleri Hyas için ne kadar ağladılarsa..<br>( Bir de bana çok tuhaf geliyor, <strong>Gülten Dayıoğlu</strong>'nun <strong>Ölümsüz Ece</strong> eserinde hiç unutmuyorum, Ece bir hayatında <strong>Libya</strong>'ya da gitmiştir ve oradaki kadınların bir cenazeleri olduğunda günlerce '<strong>ağlama töreni'</strong> düzenlediklerini gözlemlemiştir..Libya da coğrafya olarak Kuzey Afrika'da, Atlas Dağı'nın doğusunda bir Akdeniz ülkesidir..)<br> <br>Hyades perilerinin döktüğü <strong>gözyaşlarını</strong> ve <strong>Sart Çayı</strong>'nı, Şarap Tanrısı <strong>Dionysus</strong>'un bile <strong>çaya</strong> neden <strong>hayat pınarı </strong>dediğini, baharda <strong>yağan</strong> <strong>hayat yağmurlarını</strong> bir daha düşünün şimdi..<br>Yanmış bir kardeşlerinin acısını dindirmek istiyor olabilirler mi? <br>Anadolu coğrafyasındaki '<strong>kömür</strong>' yataklarını bir daha düşünün şimdi..<br>Kasım ayında neden önce bir '<strong>pastırma</strong>' sıcağı denilen bir <strong>sıcak hava dalgası</strong> yaşayıp, akabinde '<strong>güze</strong>' ve '<strong>soğuk kışa'</strong> giriş yaptığımızı..<br><br>( Ve siz zaten hikayesi <strong>yanmak olan</strong> bir <strong>madeni </strong>hiçbir <strong>istatistik</strong> gözetmeden yakarsanız, sizi <strong>yeraltının mikropluğundan</strong> kim koruyacaktır? <br>Bozulan doğa'nın dengesini nasıl iyileştireceksiniz?<br>Yeraltına göz dikmeden önce, sizlere zaten 'bereket' için verilmiş <strong>Yengeç Dönencesi</strong> vergisi tarımcılığı ve hayvancılığı ve <strong>el emeğine</strong> girecek üretimleri düşünün..Sabırlı ve düşünceli hareket etmeyi düşünün, o sabrı koruyabilmek için de, <strong>omurgalı, ne yaptığını bilen, toprağını, tarihini tanıyan, değerden anlayan</strong> idareciler seçmeyi..<br>Zaten sahip olduğumuz bilgeliği kaybettiriyorlar..<br>Topraklarını <strong>çöl</strong> etmiş <strong>tırtıkçı-fare-kafalara</strong> uyarak..<br>Kendilerine bir hayırları var gibi görünüyor mu? )</p><p>Burası çok daha ilginçleşiyor, çünkü burada karşıma ‘<strong>fil’</strong>in kelime olarak <strong>Türkçe</strong>’ye nasıl geçtiğini araştırırken <strong>Orçun Ünal</strong>’ın daha henüz yayınlanmış bir makalesi çıktı: "<strong>Bir Kez Daha Eski Türkçe, Yana,Yanan, Yagan, Fil kelimesinin Etimolojisi Üzerine</strong>.."<br><br>Makale özetle <strong>fil</strong> kelimesinin '<strong>Çin’ceden</strong> geçtiğini söylese de, ben makaleyi Delhi’den, Timur’dan, Hindistan’dan, Moğollar’dan ya da Memlüklerden hiç bahsetmemesi üzerine <strong>eksik</strong> buluyorum..</p><p>Çünkü şimdi en başta anlattığım <strong>Timur</strong>’un <strong>Delhi</strong>’de yaptığı savaşı tekrar düşünün..Timur askerlerine “<strong>fillerin üzerine ‘ateşli’ develerle gidin</strong>” derken, <strong>ateşin</strong> filleri ‘<strong>dağıtacağını</strong>’ biliyordur..<br>Çünkü <strong>ateş ve yanmak,</strong> <strong>filler</strong>in en <strong>antik</strong> acısıdır..</p><p></p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1595.jpeg" width="1700" height="902" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1594.jpeg" width="1451" height="880" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div></figure><p>Makale <strong>fil</strong> kelimesinin, Çin’cedeki <strong>zan-gan</strong> seslerinden geldiğini özetlese de, Asya ve Balkanlardaki dilleri ve kelimelerin geçtiği eski metinleri de içine katarak, baştan '<strong>yanan</strong>' ve '<strong>yağan</strong>' kelimesine benzer seslerle girer, yer yer ‘<strong>dağ sırtı</strong>’, ‘<strong>tavşan</strong>’ kelimesi gibi başka kelimelerde de benzer harf değişimleri olduğunu gösterir, hatta ‘<strong>dingil</strong>’ kelimesi, ‘<strong>makas</strong>’ı işaret eden '<strong>teyel</strong>' gibi sesleri bile Moğolca'dan benzer bir sesler ve ses değişimleri kümesi içinde inceleyebileceğimizi gösterir, bir yerde '<strong>başı beyaz karga'</strong> kelimesine denk gelirsiniz, '<strong>kumru</strong>' olmasın o.. <br>Makalede yok yok..<br><br>Orçun Bey ne yaptığını biliyor mu bilmiyorum, ama <strong>DESTAN</strong> yazmış..<br><strong>HYAS DESTANI</strong>..<br>Küçük Prens bunu beğendi &lt;3<br><br>( Ayrıca Orçun Bey makalede <strong>Moğolca</strong>'da nadiren görülen <strong>n-g</strong> sesindeki geçişlere kelime örneği verirken, '<strong>makasın</strong>' karşımıza çıkması da bir başka açıdan oldukça ilginç, <strong>tengely-&gt;teyeli</strong>.. Antik Yunan'da '<strong>Kader</strong>' kardeşler vardır, <strong>3 tanedirler</strong>, <strong>Clotho, Lachesis, Atropos</strong>..<strong>Atropos'u Azrail gibi düşünebilirsiniz</strong>, ama tam olarak aynı değillerdir..Azrail doğrudan tanrıya hizmet eder, canı tanrının aldığı inancı vardır, yani ölüme de tanrı karar veriyordur, Azrail görevi gereği onun için can almaya gelendir, <strong>hayat ağacından yaprağınız düşüyordur..</strong><br><strong>'</strong>Kader' üçlemesinde ise, Zeki Demirkubuz filminin adı gibi oldu, rivayete göre siz doğmadan önce Clotho hayatınız üzerine bir ip makarası sallar, Lachesis ipin uzunluğuna karar verir, yani yaşayacağınız hayattan bağımsız olarak bu sadece 'ömür süreniz' üzerine bir mekanizmadır, Atropos da ipi bir yerden keser, Atropos ipi nereden kestiyse, bitmiştir, geri dönüşü yok, ömrünüz o kadar..Yani daha duygusuz ve tanrının bile karışmadığı, tamamen 3 kardeşin karar verdiği, yaşam süresi üzerine bir '<strong>myth</strong>'tir..<strong>Atropos makasıyla Hyas'ın ipini kesmiştir</strong> ve geri dönüşü olmamıştır da diyebiliriz..'<strong>makas</strong>' motifini bir de böyle düşünün..)</p><p>Eski insanların <strong>astronomiyi</strong> ve <strong>yıldızları</strong> sizden daha iyi anladığını, çünkü <strong>tarihe ve uzaya sizden daha yakın</strong> olduklarını da anlamanızı isterim..</p><p>O zaman burada astronomiden bir detay daha girelim, Antik Türk kültüründe yeni yıl <strong>21 Mart</strong>'tan başlar..Yeni yılı 21 Mart aldığınızda, <strong>Yay burcu</strong> <strong>8. dilime</strong> denk düşüyor..Temsilcisinin <strong>Jupiter</strong> olduğunu düşünürsek, burada bir dil bilgisi de Farsça'dan denk getirin, 'yay'a <strong>zemberek </strong>denir, jupiter '<strong>zaman çarkı</strong>' memuru pozisyonunda bir gezegeni işaret ediyor..<br>Zaman verici de olabilirsiniz, zaman alıcı da..<br><strong>Tavşanlar</strong> size <strong>hayat</strong> ve <strong>zaman</strong> kazandırırsa, <strong>yılanlar</strong> da götürür..<br><br><strong>Pandora'nın kutusu'</strong>ysa <strong>Saturn</strong>'dedir..( Yine Iapetus'un oğullarından bir diğeri..)<br><br><strong>Taşlı</strong>, <strong>çomaklı </strong>ahlak bekçiliği ile yargılamayı, ve yargıçlığı, hak anlayışını, <strong>narsisist</strong> bir egoyla <strong>kişiselleştirenleri</strong> Saturn'ün Sırlar Alemi, yeraltı konseyi olarak düşünün..<br><strong>Uranüs</strong> nasıl <strong>7 katlı</strong> gökkubbenin, <strong>cennetin</strong> temsilidir, Hak'kın matematiğidir; <strong>Satürn </strong>de <strong>'yeraltı'</strong>nın <strong>yargıçları..</strong><br><strong>7 halkasını,</strong> <strong>yerin 7 kat dibinde</strong> gibi düşünün, ve 7 kapısı, 7 otorite olduğunu düşünün..<br>Gılgamış Destanı'nda da <strong>7 Sedir Ağacı</strong> olarak geçer..<br>Ayaklar baş olursa, onların <strong>40-Satır</strong> devri başlar..  <br><br><strong>Alice Harikalar Diyarı</strong>'nda yanında <strong>saatiyle</strong> bir <strong>tavşan</strong> vardır..<br>Bir diğeri çocukluk kahramanım <strong>Beatrix Potter</strong>'ın <strong>Peter Rabbit</strong>'idir..<br><strong>Heide</strong>'de dağ çobanı karakterin adı Peter'dır..<br>Çobanlar, dağlar, koruma ve <strong>p,t,r sesleri</strong> tekrar tekrar karşımıza gelir..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/0268119C-99E9-428A-8BD6-6E879300FB55.png" width="1254" height="1254" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_0444.jpeg" width="739" height="415" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1643.jpeg" width="1299" height="1727" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div></figure><p></p><p>Metni bitirirken bu hayatta en sevdiğim eserlerden biri olan <strong>Yeditepe İstanbul</strong>'la bitirmeye karar verdim..<br>Madem Yıldıztepe'den bahsettik, dizide de mahalleye bir anda bir kadın ve genç sanatçı kız çocuğu gelir, öyle de bir hayat mücadelesi vardır ki, bütün mahallelinin içini <strong>kıpırdatır</strong>, <strong>kendine getirir</strong>, ortaya <strong>ERDEMLİ</strong> ve <strong>GÖRKEMLİ DEV BİR TİYATRO ESERİ</strong> çıkar..<br>Orada da hepimizi can evinden vuran Uğur Polat'ın oynadığı <strong>Ali</strong>'dir..<br><strong>Gölgesizlerin yargısı yüzünden, 'heyular' içinde sessizliğe kapılıp gitmiştir</strong>, desen ki o da bir <strong>Hyas</strong>'tır ve Olcay <strong>aklının bütün çarklarını</strong> değiştirir..<br>O da <strong>hayata</strong> teşekkür eder, "hayat, seni seviyorum..bizim eve gönderdiğin kiracılar için..vücudumun aklımın, kırık, çatlak yerlerini onlarla doldurduğun için..beni sakat bırakan hayat, seni seviyorum.."<br><br>Sevgilerimle,<br>Maraşlı Zoey </p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/xIANiu8uPQY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="7tepe istanbul \ ali \ seni seviyorum hayat.."></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[On Fly-Vampire Psychology]]></title><description><![CDATA[<p>On the events of </p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/09/IMG_2354_SnapseedCopy-1.jpeg" width="2002" height="1234"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/09/IMG_2355-1.jpeg" width="1109" height="828"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/09/34B0F152-EB19-4CC1-9329-01A0B084D0D9.jpeg" width="1024" height="1536"></div></div></div><figcaption>Enlil ( in the past he was known as a vampire..Try to understand why do you have flies in your nature and your solar system..Whose animagus are they? I'm not writing this to target any species, just try to understand the psychology of physics...Enlil</figcaption></figure>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/09/18/fly-vampire-psychology/</link><guid isPermaLink="false">6aadb1b0c78b870001ba6a53</guid><category><![CDATA[Packman World]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Fri, 18 Sep 2026 22:33:47 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/09/IMG_2353_SnapseedCopy-2.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/09/IMG_2353_SnapseedCopy-2.jpeg" alt="On Fly-Vampire Psychology"><p>On the events of </p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/09/IMG_2354_SnapseedCopy-1.jpeg" width="2002" height="1234" alt="On Fly-Vampire Psychology"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/09/IMG_2355-1.jpeg" width="1109" height="828" alt="On Fly-Vampire Psychology"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/09/34B0F152-EB19-4CC1-9329-01A0B084D0D9.jpeg" width="1024" height="1536" alt="On Fly-Vampire Psychology"></div></div></div><figcaption>Enlil ( in the past he was known as a vampire..Try to understand why do you have flies in your nature and your solar system..Whose animagus are they? I'm not writing this to target any species, just try to understand the psychology of physics...Enlil is hiding behind a 'fake' robotic mask, most probably due to his MCAS, most probably MCAS is coming from his darkness...You know 'dark' ones are specifically the toxic, pathological or parasite ones...Many of illness is coming from their darkness..They're related to the disorders..So think that, there's a Voldemort ( Let's say Medusa ), but he/she has a 'fly'-head over their behind, like an inconsistent mad vampire mindset behind their snaky narcisisism...Enlil is hidden face..Medusa and others, like Ereshgikal ( Garez in Turkish) or Hecate( Haset in Turkish ), they're doing the badness with using karma in dark way..Karma isn't something bad, it's the key point for the future of yourselves..All physics is on the 'laws', 'rigths', truthness..About being trustworthy for sustainability...Look at your nature, if you did this to this mother nature, what else could you do to the others? You're giving right to the dark ones; they find rights from your ill decision mechanism..</figcaption></figure><p>I’m not writing to urge any flags or alert someone 🚩</p><p>But...<br><br>Just open your eyes about realities..</p><p>Because some are insisting to follow great mistakes..</p><p>If you are under a ‘dark’ influence, you may think that “you’re writing a history, and you’re doing great in historical way..”</p><p>It’s one of the biggest pyschological trap of the dark side..I’ll tell ‘watch out’ please…</p><p>In Turkish, we don’t say that “distinguish the white and black from each other”, instead, we say “distinguish the apple and pear from each other”</p><p>This world isn’t stabile for ages..</p><p>Don’t make it more unstable in unbearable way…</p><p>It’s your world, you’ll be responsible from the chaos and order..</p><p>There could be tones of ways to start a technological new age...</p><p>Why insects?</p><p>Why flies?</p><p>Why like vampire psychology when it comes to the consuming?</p><p>Why chasing the private personal datas like <strong>Secrets</strong>’ gins?</p><p>Why chasing the water and energy supplies like parasites?</p><p>Why this much hate, war, weapon, killing act, toxicity, etc. in the air?</p><p>Why this much competition, narcisisism, inferiority complex, and urging for ‘<strong>ownership</strong>’?<br><br>You know 'Voldemort' urges his followers to '<strong>owe</strong>' something due to his fears and deep anxieties on being locked to Azkaban forever..<br>Like think that he's playing his cards to make you <strong>owe</strong> something, when you play in <strong>selfish</strong> <strong>way</strong> to get that thing, you'll be working for the dark side, he will find right, they'll be gaining from your attitude..<br><br>And how much toxic you're, that much door will be to the toxic, dark side...<br>Like your body will be the slaves of microbes..<br>Your life term will be the slaves of dark ones..<br>They'll consume you from bottom to top, until the end..<br><br>There won't be reality..<br><br>If something is coming from dark side, the very first thing they will be targeting your realities to brake the connection between healthy decision mechanism and ill one..<br><br>How much dark they're, they will be that much <strong>unrealistic, </strong>silicon, plastic, inorganic, whatever..not sustainable organically...and I'm not using these terms in the way democrats are using today..<br><br>I'm not a democrat, be realistic...  <br><br>This world is ‘<strong>one</strong>’ body (!)</p><p>It doesn’t matter if you’re living in the liver part, or heart, or brain, or kidneys..<br><br>This is also the same for <strong>imigrations</strong>..If you're a 'kidney' cell, what are you doing in the 'brain' for example? <br><br>Or if you are a heart vein, what are you doing with killing liver function?</p><p>It’s one body (!)</p><p>Put that a side, it’s the body of the Mother Nature (!)</p><p>It doesn’t make any sense if you consume the lungs in the most vampire way or toxic way to live a ‘<strong>kingship</strong>’ in the kidneys..For example…</p><p>It doesn’t make any sense when you <strong>brake</strong> the heart of the body in ill way, on purpose, when you live in the stomach part of that one body..For example…</p><p>It doesn’t make any sense…</p><p>It’s just one body in a whole way (!)</p><p>And dark ones will always be the ‘<strong>fake</strong>’ ones..</p><p>They won’t give you or serve you a <strong>sustainable</strong> solution or a <strong>sustainable</strong> future..</p><p>They’re the opposite; they’re for <strong>the revenge of the past</strong>..So, they <strong>aren’t</strong> futuristic even (!)</p><p>Mostly they’re for ‘<strong>karma</strong>’ in ill way…</p><p>In healthy way, <strong>karma is good</strong>, it’s good for <strong>self-criticism</strong> and the key point for <strong>healthy</strong> sustainability..</p><p>In ill way, dark karma is consuming your lives and your world...<br>They are using your fears and anxieties against you..<br><br><strong>It's not democracy..</strong><br><br><strong>It can't be a tool of democracy (!)</strong></p><p>Don’t be a '<strong>dark fly</strong>' on another human life like vampires..</p><p>And please don’t generalize it..<br><br>I’m <strong>not</strong> targeting any species…<br><br>Kind regards,<br>Zoey<br><br>( I chose <strong>Sirius Black</strong> for this title, because my birthday is the same with Garry Oldman and Sirius is in my heart...)<br></p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="113" src="https://www.youtube.com/embed/6RcYW3fR7UA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="The Death of Sirius Black"></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Masumiyet]]></title><description><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/A46033B0-82EA-45EC-B58E-86D0A02E995E.png" width="1254" height="1254"></div></div></div></figure><p></p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/yhjf7Slr9A8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Rainbow River"></iframe></figure>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/08/30/masumiyet/</link><guid isPermaLink="false">6a94b4b9c78b870001ba6a3e</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 23:08:38 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/A976A51C-89D0-4569-8176-F4D5538D25C9.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/A46033B0-82EA-45EC-B58E-86D0A02E995E.png" width="1254" height="1254" alt="Masumiyet"></div></div></div></figure><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/A976A51C-89D0-4569-8176-F4D5538D25C9.png" alt="Masumiyet"><p></p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/yhjf7Slr9A8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Rainbow River"></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Why Did I Tell Pacman World]]></title><description><![CDATA[<p>Right now maybe my descriptions will sound a bit '<strong>solid</strong>', but I'll continue using these terms and adjactives to be understood from the perspective of <strong>physics</strong>..<br><br>I won't call capitalist economies as '<strong>capitalist</strong>' anymore for example..<br>They're <strong>anxious-economies. </strong>They're coming from some's anxiety, they're working for</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/08/21/why-did-i-tell-packman-world/</link><guid isPermaLink="false">6a88666ac78b870001ba5a80</guid><category><![CDATA[Packman World]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:51:57 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/1AF7DA03-D6E1-4F70-B1BF-955045B6E762.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/1AF7DA03-D6E1-4F70-B1BF-955045B6E762.png" alt="Why Did I Tell Pacman World"><p>Right now maybe my descriptions will sound a bit '<strong>solid</strong>', but I'll continue using these terms and adjactives to be understood from the perspective of <strong>physics</strong>..<br><br>I won't call capitalist economies as '<strong>capitalist</strong>' anymore for example..<br>They're <strong>anxious-economies. </strong>They're coming from some's anxiety, they're working for <strong>anxiety </strong>and they're<strong> producing anxious individuals, stressful lifestyle..</strong><br><br>Everyone wants to have a standart, livable life and to do something good, but the effort is always going to feeding the anxiety in the deepest part, like an invisible hunger fig tree which is eating you from inside, and on the other hand, in a '<strong>dyslexia</strong>' way, noone is feeling fulfilled and noone is feeling they're 'there'..<br><br>Put that aside, you're losing the game..<br><br>First of all, '<strong>Anxiety</strong>' isn't an abstract term (!) <br><strong>Psychology</strong> isn't something <strong>abstract</strong> (!) <br>Psychology is directly the core of physics, it's one of <strong>the main element</strong> of it..<br>Which means: it's the basic real reality..<br>Everything has a psychology, it's their programme, it's their mathematic, it's their nature and this is space.. <br>So you can't approach to psychology as something abstract..<br>It's causing everything..<br><br>Second, in these anxious economies, anxiety turns an <strong>alive monstrous</strong> personality..<br>You know it's alive and one of a kind..<br>That fig tree is biggering and It starts overing the governing too, and starts shaping everyone's actions and those actions are feeding the darkness more..<br>Because anxiety relates to the dark-physics..<br><br>I prefer to call them in this way, <strong>they're dark</strong>..Their stars are dark, their programme is on keeping dark side, their aim is to make the dark side as the 'head' side, to be able to rule in which way they want, and to run away from their underground sentence..<br><br>( The Stary-North Side, honorable and mindful side, is doing everything to protect you.. )<br><br>Anxiety is working for dark side of space, underground side of nature..<br><br>In here, I'm calling this world as <strong>Pacman World</strong>..<br><br>Everyone is eating each other, everyone is playing to eat from each other's right, you're also battling with invisible threatens, wellness is melting away, civilisation is melting away, even the richest ones are becoming unsettled, peaceless, also doing 'ugly', they're giving <strong>toxic</strong> decisions, whatever..<br>BUT, <strong>everyone is good people right..</strong><br><strong>Pacman is a hero literally..</strong><br><strong>I laughed out loud here..</strong><br><strong>Thanks to the video about executive dysfuntion in duck way..This is from that video..</strong><br><strong>Duck is still good duck..</strong><br><br>And it's not <strong>executive dysfuntion</strong> by the way, stop blaming yourself..<br><br>The <strong>head-mindset, </strong>you know the leadering mathematic, will always be the <strong>main determiner</strong>..<br><br>What is the determiner's decision mechanism or main attitude will be your pyschological battle..<br><br>Everything is busying you..You're too busy..It's not your dysfuntion, it's the dysfunction of techno-economy since the beginning..<br>I'm not telling that they're doing it on purpose, that's the point, they played their cards in <strong>inconsistent</strong> way to change the code of civilisation, they used their mathematics in dark way, once they did, it started, and it's your new <strong>pit </strong>anymore..<br><br>They're pushing to normalise it, they're pushing to make it new standart, you're pushing yourself to make it..  <br><br>So, if I'm writing these articles, be realistic..<br><br>I'll continue to explain the pyschology of physics..<br><br>Best regards,<br>Zoey </p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="113" height="200" src="https://www.youtube.com/embed/y0CdF_cX0XQ?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Executive Dysfunction (explained by ducks)"></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[On Climate Crisis-Part 1]]></title><description><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/059695F7-F0FC-4DEF-8C39-246ED2A12FEF-1.png" width="1254" height="1254"></div></div></div><figcaption>Entering to the Packman World..I decided to write my experiences about the condition of the world under the title of '<strong>Packman World</strong>'..<span class="-mobiledoc-kit__atom">‌‌</span>Somehow it looked <strong>meaningful</strong> to explain everything underneath this term..<span class="-mobiledoc-kit__atom">‌‌</span>So, I'm opening a new tag on the blog, you can read my English articles</figcaption></figure>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/08/19/climate-crisis/</link><guid isPermaLink="false">6a8607e0c78b870001ba56c1</guid><category><![CDATA[Packman World]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Wed, 19 Aug 2026 22:16:33 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/1AF7DA03-D6E1-4F70-B1BF-955045B6E762-1.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/059695F7-F0FC-4DEF-8C39-246ED2A12FEF-1.png" width="1254" height="1254" alt="On Climate Crisis-Part 1"></div></div></div><figcaption>Entering to the Packman World..I decided to write my experiences about the condition of the world under the title of '<strong>Packman World</strong>'..<span class="-mobiledoc-kit__atom">‌‌</span>Somehow it looked <strong>meaningful</strong> to explain everything underneath this term..<span class="-mobiledoc-kit__atom">‌‌</span>So, I'm opening a new tag on the blog, you can read my English articles on climate crisis, philosophy, physics, pyschology and history from this segment..&nbsp;</figcaption></figure><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/1AF7DA03-D6E1-4F70-B1BF-955045B6E762-1.png" alt="On Climate Crisis-Part 1"><p>So, for now, I'm just opening the first page to talk about how did this world end up with today's condition..<br>Later, part by part, layer by layer, my voice will be more understandable..<br><br>Don't quit when something touchs to your nerves, it will..<br>That's the point..<br><br>I can't talk about everything in one page at one time..<br>Also the knowledge is layered and in branches..<br><br>It's piling up, but it doesn't mean that you're always in progress..<br><br>So a global organisation and understanding is needed here.. <br><br>The diagnosis of your world is: '<strong>chronic fatigue syndrome</strong>'..<br><br>It's not only a <strong>neuro-immune disorder</strong> in medicine, <strong>this is the diagnosis of your world and human history..</strong><br><br><strong>Now,</strong> <strong>you're crashing and crashing..</strong><br><br>For the progress and changing the condition into an '<strong>endurable</strong>' future, you should understand  <strong>the characteristics</strong> of the diagnosis..<br><br>And how does your decision mechanism affects the machine of your solar system and of course directly your nature and your world...<br><br>Attitude may change ( and it should ), but the truths of physics can't..<br><br>I'll tell again that I graduated from the architectural faculty, and English isn't my native language, also I'm not an academician, nor a content creator on social media.. <br><br>These are for humanism..<br>These are coming from my historical place in the human history..<br>I prefer <strong>Zoey</strong> in this reincarnation..<br><br>Once I wrote something in my diary from<strong> Andrew Ballantyne</strong>:</p><p>"System / Machine could be producing a desert from the forest. And while doing so, some may have good opportunities within the machine, and they may think they're doing great. They will be answering to <strong>the abstract logic</strong> of the system."<br><br>They want or let's say they need a place, and they're getting it..<br><br>So the issue is not occuring in the <strong>drama-queen</strong>'ing part of the life, it's the <strong>realistic</strong> results of the attitude..<br><br>Today, <strong>be realistic</strong>.. ( It will ask maturity..)<br><br>When it comes to <strong>the innocent</strong> side: <br>Everyone needs <strong>security</strong>. <br>Everyone wants to feel <strong>secured..</strong></p><p>When it comes to <strong>the dark</strong> side:<br>First, the system is based on <strong>consumerism</strong>; it is not based on a <strong>productive</strong> mechanism. <br>Remember, "the machine is producing a desert from the forest."</p><p>So, this is <strong>not</strong> realistically a constructive or sustainable system.</p><p>It is physically <strong>destructive</strong>.</p><p><strong>Without intending to</strong>, when you get a job or place in this system, you're getting a job to destroy.<br><br>There's no getting around it.</p><p>The <strong>head-mindset</strong> is what makes the mechanism work in certain ways...<br><br>And at this moment, <strong>the broken</strong> part of the machine is entering to the scene: quitting from <strong>the real</strong> physical rules (!)<br><br>Producing technology doesn't mean that you're doing something <strong>progressive</strong> in physics..</p><p>You should have the full capacity to understand everyone's <strong>psychology</strong> (mathematics) and nature.</p><p>Before being <strong>humane</strong> to all of it, you can't play with it (!)<br><br><strong>First</strong> <strong>the honor of calculation should come</strong>, and understanding <strong>the price</strong> of your actions in a humane way..<br><br>It sounds like a cliché, but this is the basic step where they skip greatly on and on, due to their <strong>lazy</strong> mindset and <strong>weak</strong> backbone...<br><br><strong>Real statistics</strong> will work for <strong>sustainability</strong>; <strong>private engineering</strong> will work for <strong>consumerism.</strong>.</p><p>This is <strong>the visible</strong> side, the point is: <strong>the invisible pursuit of hate</strong>.<br><br>I'll continue...<br><br>With best regards, <br>Zoey</p><p><br><br></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Sadece Bir Kız Çocuğu..]]></title><description><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/IMG_1994.jpeg" width="3213" height="5712"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/IMG_1635.jpeg" width="1584" height="1433"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/04164589-8C72-470A-9F97-0A00F99C6FDB-1.jpeg" width="1254" height="1105"></div></div></div></figure><p>Sandelyeyle de olsa, 10 dk'lığına da olsa, dışarı çıkabilmemin üzerinden 5 yıl geçti..<br><br>Diğer kareler de, bu geçen süreçte doğum günü gibi, ziyaret gibi, özel bir gün olursa, eşimin beni sayıyla '2 dk.'lığına oturur pozisyona getirip, 2 dk'lığına da olsa gözlerimi açıp, kameraya poz verdirmesi..<br><br>"Bugünü çıkar, yarını yarın</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/08/18/sadece-bir-kiz-cocugu/</link><guid isPermaLink="false">6a82f106c78b870001ba4562</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Tue, 18 Aug 2026 20:36:22 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/E5F72823-FA7F-4B19-9A9F-3C5F0177043D.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/IMG_1994.jpeg" width="3213" height="5712" alt="Sadece Bir Kız Çocuğu.."></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/IMG_1635.jpeg" width="1584" height="1433" alt="Sadece Bir Kız Çocuğu.."></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/04164589-8C72-470A-9F97-0A00F99C6FDB-1.jpeg" width="1254" height="1105" alt="Sadece Bir Kız Çocuğu.."></div></div></div></figure><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/E5F72823-FA7F-4B19-9A9F-3C5F0177043D.png" alt="Sadece Bir Kız Çocuğu.."><p>Sandelyeyle de olsa, 10 dk'lığına da olsa, dışarı çıkabilmemin üzerinden 5 yıl geçti..<br><br>Diğer kareler de, bu geçen süreçte doğum günü gibi, ziyaret gibi, özel bir gün olursa, eşimin beni sayıyla '2 dk.'lığına oturur pozisyona getirip, 2 dk'lığına da olsa gözlerimi açıp, kameraya poz verdirmesi..<br><br>"Bugünü çıkar, yarını yarın düşünürüz..Öğleni çıkar, akşamı sonra düşünürüz..Birkaç saat sonra daha iyi olur belki...Bugün iyi hissedebileceğin bir şey olsun..."<br><br>Son 2-3 aydır büyük bir gayretle <strong>beyin acıma ve krizlere rağmen</strong> tekrar eskisi gibi kıpırdanmaya çalışıyorum ( çünkü artık 7. yıla gidiyoruz, böyle bir şeye <strong>put</strong> gibi dayanmanız mümkün değil ), ama klavyenin arkasında, tıpkı bu karelerin görünmeyen yüzünde olduğu gibi, beynim aldığı her nefeste '<strong>kor</strong>' bir '<strong>taş</strong>' gibi; ve o '<strong>taş</strong>' gibi '<strong>yangını</strong>' hissetmeden yaşayabildiğiniz bir '<strong>an</strong>' yok..<br><br>Önce <strong>canlı canlı</strong> yanıyorsunuz, sonra o <strong>yanan yerler kafatası kemiğine kadar taşa</strong> kesiyor; plastisite, yumuşaklık, nefes alabilmesi, esneklik, hareket edebilmek bir daha geri gelmiyor... <br>Geriye sadece 7/24 acı duymak, ağrılar ve engelli bir şekilde 'kesilmek' kalıyor...<br><br>Sadece beynin <strong>sürekli</strong> böyleyken yaşamaya çalışmanın '<strong>manasızlığına</strong>' dayanamazsınız..<br>En önce onurunuz dayanmıyor..<br><strong>7/24</strong> <strong>şiddet</strong> içinde gülmeye, kendinizi yaşamaya çalıştığınızı, hayata dair ideallerinizi <strong>şiddet</strong> içinde sürdürmeye çalıştığınızı düşünün...<br>Maçı, duayla, sabırla, akılla <strong>ben</strong> kurtarmaya çalışıyorum..</p><p>30'uma kadar, çok yoğun şartlarda çalıştığım zamanlarda dahi, <strong>bir gün olsun başı bile ağrımamış ve hiçbir hastalık geçmişi olmayan ben</strong>..<br>Ailemizde de yok..<br><br>Fizik konusunda birilerini en üst perdeden uyarmaya çalışıyorsam...<br><br>Benim bedenimin yaşadıklarının şu an <strong>doğanın yaşadıklarından</strong> farkı yok..<br>Şu an <strong>uzayınızın kondisyonu</strong> da bu..<br>Örneğin, benim şu an kalbim <strong>disotonomiden</strong> üç buçuk atıyorsa, bu sadece benim teşhisim değil, Güneş de şu an disotonomik ve üç buçuk atıyor..<br><br>Adı da <strong>iklim krizi</strong> değil, adı: <strong>cehennem</strong>..<br><strong>Böylesi bir yangın ancak cehennemde olur...</strong><br>Bu kadar <strong>kendini bir şey sanarak</strong> dehşet saçan bencil, ancak <strong>cehennemde</strong> olur..<br><br>Teşhisi doğru koyun...<br><br>Sebebi de en önce: artık bu çağda herkesin <strong>bilinçlenmiş</strong> olması gerekirken, esas onların <strong>tedavi</strong> görmesi gerekirken, birilerinin hala '<strong>narsisist</strong>' karaktersizleri '<strong>çok özel'</strong> bulması, onları <strong>baş etmek</strong> ve artık o kafalarında nasıl bir heyula ile yaşıyorlarsa, o heyula içinde bu patolojiklere <strong>hak verip</strong>, <strong>onlara güç kaynağı oluyor</strong>, onların hasta egolarına <strong>hizmet ediyor</strong> oluşu..<br><br>Bireysel ilişkiler beni ilgilendirmiyor, özel hayat, <strong>ama</strong> <strong>sizin beslediğiniz ya da birilerinin beslediği diyim,</strong> bu <strong>sadistler</strong> durdurduğu yerde durmuyor, <strong>o sadistliği birilerinden çıkartıyor</strong>, sıkıntı orada...<br><br>Kaldı ki benim örneğimde, kadın, partnerine de oldukça <strong>sadist</strong> davranıyor, önümüzde yaşanmış çok örnek var..<br>Şakası yok yani..<br>Katil ruhlular..<br><br>Beni <strong>bu boyutta</strong> hasta ettiyse, karşımdaki şahsın, <strong>ikiyüzlü bir şekilde içinde tuttuğu sadistliğin</strong> <strong>boyutunu</strong> bir düşünün (!)<br> <br>Benden neyi çıkarmış di'mi? <br><strong>S.pıkça güttüğü</strong> zihniyeti, <strong>art niyeti</strong> neymiş ki öyle, <strong>aşağılık kompleksinin boyutu</strong> neymiş ki öyle, beni <strong>magma</strong>'ya kadar aşağı çekmiş, hayatıma bu boyutta <strong>kast</strong> etmiş..<br><br>Kendi seviyeleri de şu mesajlar..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/IMG_3927.jpeg" width="1170" height="801" alt="Sadece Bir Kız Çocuğu.."></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/IMG_3659.jpeg" width="1170" height="907" alt="Sadece Bir Kız Çocuğu.."></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/Untitled-3.jpeg" width="1920" height="1920" alt="Sadece Bir Kız Çocuğu.."></div></div></div><figcaption>Bu mesajlar beni hasta etmelerinden sonra eğlendikleri bir kutlama...</figcaption></figure><p>Bu <strong>parti mesajlarının </strong>kısa bir özeti: <br>Beni hasta eden insanın, ben <strong>bir kere bile</strong> böyle <strong>temenni içeren</strong> mesaj almamışken, sizi özellikle <strong>rahatsız etsin</strong> diye '<strong>ikiyüzlülükle</strong>' canım'lı cicim'li, kalpli emojili, arkasından yıllarca bizzat kendisinin <strong>nefret söyleminde</strong> bulunduğu insanla, <strong>siz günü bile zor çıkarırken</strong> ne güzel '<strong>partilediğini</strong>' gösterme yarışı..<br><br>Bu ikiyüzlülüğünün arkasında kendisine ait <strong>sinsice düşünülmüş ve planlanmış</strong> başka detaylar da var, girmiyorum bile..<br><br><strong>Ben bu insanlardan değilim (!)</strong> <br>40 yıl geçse aklınıza gelmeyecek uğraşlar (!) <br>Aklınız almıyor nasıl böyle olabilirler..<br>Anlık bile yapmıyor; haftalarca, hatta aylarca kurulmuş, <strong>hasta olduğunu bildiği</strong> bir insana <strong>planlayarak</strong> yapıyor bunu..<br><br>Maşa olan kocaları düşünsün (!) <br><br>Yazdığınız son şey <strong>Mart 2020</strong>'den beri <strong>ne kadar ağır</strong> bir sağlık mücadelesi verdiğiniz...<br>O son mesajlaşma da şahsın <strong>narsisist tacizi</strong> yüzünden yaşanıyor...<br>Tacizinin ve <strong>daha da engelli hale getirmesinin</strong> üstünden <strong>1.5 yıl</strong> geçiyor olacak, ben bir kere bile böyle bir mesaj ya da telefon almamışken, onlar planlayarak bunları yapıyor olacaklar (!) Biz neler yaşıyoruz bu arada..Ne partisi..<br><br>Aralarda yıllar geçiyor...<br><br>Yandaki <strong>test sonucu</strong> da, <strong>zehir zemberekliği ile</strong> bedenimi nasıl bir <strong>cehenneme</strong> soktuğunun belgesi (!) <br>Son yaptığım şey <strong>Şubat 2020 sonu</strong>, bütün iyi niyetimle bu insanın doğum gününü kutlamaya çalışmaktı...<br>Gerisine söz dayanmıyor..<br><br>Kimse de size benim kadar iyi niyet göstermiş ve sabretmiş olamaz (!) <br><br>Gelmişsiniz <strong>4000 yıllık periyodun</strong> sonuna, bu Dünya'nın göçemeyecekler listesi, <strong>yeraltı listesi,</strong> yeniden oluşturuluyor; bunların da <strong>bu sinsilikle, sadistlikle</strong> nereye gideceğini söylememe gerek yok sanırım (!) <br><strong>Ben bu insanlara hakkımı helal etmiyorum (!)</strong> <br>Artık neredeyse 9 yıl olacak, hayatıma, bedenime, ruhuma verdikleri maddi-manevi zararın haddi hesabı yok...<br><br>Yusuf da ne demek bilin..Ben kimsenin <strong>enayi uşağı</strong>, malı mülkü değilim, kimseye de <strong>yalakalık</strong> olsun diye bu Dünya'ya gelmedim (!) <br><br>Bu test sonucuna <strong>5.5 yıl sonra</strong> ulaşacağım, yer ayağımın altından kayacak...<br><br>Başka yaşattığı şeyler de var, hep ben taşıyorum..<br>Yıllardır <strong>insanlık kazansın</strong> diye diye...Hepsi bana <strong>psikolojik ve fiziksel şiddete</strong> girecek şekilde geri dönüyor...Beraber <strong>partilediği</strong> insan da cabası..Sebep oldukları <strong>enfeksiyon yüzünden</strong> eline düştüğüm doktorların yaşattıkları da cabası (!) <br><strong>Cehennemsiniz (!)</strong><br><br>Bu hayatta bana <strong>en ağır</strong> gelebilecek şey herhalde '<strong>mızıkçılık</strong>' yaptığımın söylenmesi olur; çünkü <strong>insan onuruyla yaşar</strong> dersek, yaradılışıma <strong>en ters</strong> şey söylenmiş olur herhalde..<br><br>5 damla sütten fazlasını emmemiş, ağlamamış, materyalistliğin, <strong>art niyetin, </strong>anti-tezi olarak <strong>gururuyla</strong> dünyaya gelmiş çocuk.. <br>Anne karnındayken bile aylarca '<strong>sakin</strong>' ve '<strong>hareketsiz</strong>' durup, o karına özellikle hiç dokunmamışım; <strong>öylesi bir olgunluk ve saygı gösterebiliyorken</strong>..</p><p>Hiçbir zaman hastalık sürecinde yaşadıklarımı paylaşıma açmak düşüncesinde olmadım, hatta hastalığın ilk zamanlarında henüz durumum varken, yer yer hala 'anonim' olduğum platformlarda paylaşmaya çalıştığım konular oluyordu, <strong>kendime getirmezdim lafı</strong> bile.. <br><br>Sonra çok kısa süre içerisinde '<strong>tamamen</strong> <strong>engelli</strong>' hale geldim, gerisine de <strong>söz</strong> dayanmıyor..<br><br>İnsanlık namına, söylenmesi gerekeni iletmek istediğim şeyler oluyor, <strong>tarzı</strong>, <strong>dili</strong> umurumda değil..<br><br>'<strong>Ölüm</strong>'ün <strong>gerçekliğini</strong> en iyi şekilde biliyorsunuzdur ( bunu fizik ve felsefeyi de içine katarak genişçe söylüyorum), ölmeden önce söylemek istediğiniz şeyler vardır, <strong>ya da konuşacak bir şey yoktur</strong>..<br><br><strong>Maneviyatını</strong> yaşamak başka şey, <strong>diliniz</strong> <strong>olmayan geometrilerde</strong> <strong>yoraçıkmak</strong> başka şey ( Türkçe'nin güzelliği )<br><br>Egoları olmayan, <strong>materyalist olmayan</strong> bir insan olmayı bir kenara koyarsak..<br><br>Hastalık..<br>Birkaç haftada bir böyleyiz..<br>Tedavi olduğu için değil, sürekli ona test, buna takviye, mücadele etmek durumunda kaldığım için..<br>Başka da hayat yok..<br><strong>Bunu da atlatırsam</strong>, daha '<strong>yeni</strong>' başlayacakmış (?!)<br>Kolumun <strong>bugünkü</strong> <strong>yeşil</strong> halini çekemem bile, ben de bakamıyorum, fotoğrafı haftasonundan..<br>Hemşire damarı bulamadığı için <strong>birkaç gün sonra</strong> <strong>tekrar</strong> gelecek..<br></p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/IMG_2799.jpeg" width="1613" height="1760" alt="Sadece Bir Kız Çocuğu.."></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/IMG_2549.jpeg" width="1603" height="1474" alt="Sadece Bir Kız Çocuğu.."></div></div></div></figure><p>Fotoğrafları elimden geldiğince '<strong>blur</strong>'lamaya çalıştım, derdim böyle şeyleri <strong>sergilemek</strong> değil çünkü..<br>Bunlar da bir '<strong>görsel</strong>' değil, bunları 6.5 yıldır yaşayan bir insanın <strong>her şeyi hisseden</strong> bedeni..<br><br>6.5 yıldır o iğneler sürekli bedeninize giriyor çıkıyor..<br>Bedenim delik deşik, ruhum paramparça..<br>Ağzımı her açışım bir ilaç..<br>Birileri "<strong>biz ne kral yaşıyoz bu hayatı</strong>" derken..<br>Ya da <strong>haksız kazançlarıyla</strong> bir şeyleri <strong>garantilediklerini</strong> sanarken..<br><br>Hastanede yaşadıklarım da yeni..Sesi tolere edemediğim için kulağımda kat kat kulaklık var, ışığı tolere edemediğim için gözlerimi açık tutamıyorum..<br>Gerekli olan enerjiyi karşılayamayacağımı bile bile, belki bir umut işe yarar çabası..<br>Her zaman gördüğüm bir <strong>destek de </strong>değil..<br><br>Çünkü, önce yıllarca hasta haklarım '<strong>reddedilerek</strong>', kapıdan bile '<strong>alınmadım</strong>', hatta <strong>daha da hasta edilip</strong> kapının önüne kondum; bugün de, örneğin o cihaz henüz deneysel gördükleri bir teknoloji, ama <strong>6 sene sonra</strong> uyguladıkları için <strong>hiçbir</strong> <strong>işe</strong> yaramıyor..<br><br>Bu arada özel doktorlar, özel hastaneler, özel laboratuvarlar, özel eczaneler, özel ilaçlar..<br><br><strong>Denek bedeni..</strong><br><strong>Neye sabrınız varsa..</strong><br><strong>Neye aklınız varsa..</strong><br><br>Bir insandan <strong>bir şeye</strong> <strong>dayanmasını,</strong> <strong>1</strong> kere isteyebilirsiniz, <strong>2</strong> kere isteyebilirsiniz, <strong>nerdeyse 40 yıl</strong>, karşısına çıkan her senaryoda, her karakterde, <strong>her şeye hep onun bedeninin ve psikolojisinin</strong> <strong>dayanmasını</strong> <strong>kurgulayamazsınız</strong> (!) <br><br>Bir bedene ( hem de "bana dokunmayın, bakın ben de size dokunmuyorum, kimseye zararım yok" diyen bir bedene ), doğduğu günden beri aldığı her nefeste en üst perdeden '<strong>şiddet</strong>' uygulayıp, "<strong>iyi hadi geçti gitti, bir şey yok, biz böyle</strong>" diyerek hiçbir şey '<strong>olmamış</strong>' gibi sürdürmeyi ve sürdürmesini bekleyemezsiniz (!) <br><br>Narsisistlerin psikopatlık derecesi (!) <br><br>"Omelas'ın Bodrumundaki Çocuk" neymiş öyle di'mi..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/IMG_1844.jpeg" width="2738" height="1983" alt="Sadece Bir Kız Çocuğu.."></div></div></div><figcaption>Pembe mandalıyla..Acemi solak eliyle..</figcaption></figure><p>Yıllar olmuş hastalara daha da zarar verdiklerini bildikleri ilaçları, sırf '<strong>prosedür</strong>' olsun diye aylarca beklediğin randevuda bile bile iteliyorlar, başka da gördüğüm bir insanlık yok:<br><br>"<strong>Prosedür bu, başka da yapacağım bir şey yok</strong>" diyen çekiliyor kenara..<br><br>Herkesin '<strong>yan etkisi</strong>' ile ben baş başa kalıyorum..<br><br>Doğduğumdan beri değişmeyen hikaye..<br><br>Duayla geldiğim bugünüm..<br><br>Bugün o yeşile çalan koluma bakmak bile istemiyorum, <strong>o kol çıktı artık benden</strong>..<br>Bir de hemşire soruyor "<strong>acıyor mu"</strong> diye..<br><strong>Benden çıktı, sen ne yapıyorsan yap, işini gör, bitti de..</strong><br><br>Bu beden artık <strong>benden çıktı</strong> çünkü..<br><br>Bugün <strong>şiddet</strong>, yarın <strong>şiddet</strong>, öteki gün berikinin '<strong>uygun</strong>' gördüğü '<strong>muamele</strong>'..<br><br>Durmadan <strong>haysiyetiyle</strong> oynayacaklar..<br><br><strong>Mahremiyetimi de..</strong><br><br>Utanmadan <strong>elden ele gezdirdikleri</strong> hayat mücadelem..<br><br>Bir yerden sonra, o <strong>en onurunuz</strong> olan bilgileri kaç '<strong>gereksizin</strong>' gördüğü değil, her <strong>gereksizin</strong> kendine <strong>vakit</strong> istemesi, üstüne <strong>para bile</strong> istemesi,<strong> </strong>sanki <strong>hakkıymış ya da yeriymiş</strong> gibi <strong>sorguya</strong> tutması,<strong> siz'den talepkar olması, </strong>can pazarınızı daha da <strong>yıpratmaları</strong> koyuyor..<br><br>Arkalarına bile bakmadan, tam da bunun için şiddetle üstünüze kurulmak istemeleri, <strong>yeterince küçülttüklerine kani olurlarsa</strong>, sizi egolarına <strong>kullanmaya</strong> devam etmek istemeleri.. <br><br>Sebep olduklarını, yaşattıklarını, davasını göremediğim konuşamadığım her gün içimde patlıyor..<br><br>Daha hala <strong>ben</strong> onlara '<strong>hizmet'</strong> gösterecekmişim..<br><strong>Egoları çok yüceymiş (?!)</strong><br><br>Utanmadan hala şu bedene '..tünerek' muayene adı altında faydalanmanın derdinde olan ruh hastaları çıkacak..<br><br>Krize girdiğin kamusal alanda sana yardımcı olmaya değil, telefonunu çıkarıp, o halini kendi neyine <strong>malzeme etmek </strong>derdindeyse, önce üzerine kamera tutacak ruh hastaları olacak..<br><br><strong>Gurur neydi</strong> (?)</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/IMG_1845-2.jpeg" width="1133" height="818" alt="Sadece Bir Kız Çocuğu.."></div></div></div><figcaption>Şu çocuk, sürekli birilerinin uğraşmak isteyeceği, bileneceği, kurulacağı, sömürmeye kalkacağı ya da masumiyetini hedef alacağı, değersizleştirmeye çalışacağı, kendi leş zihniyeti ile kullanmaya kalkacağı bir çocuk gibi görünüyor mu? Şu çocuğun art niyeti olabilir mi, birine zararı dokunabilir mi? Aklım almıyor, 35 yıl boyunca aldığı her nefeste fiziksel ve psikolojik şiddet görmüş olsun..."Biz istediğimizi yapalım, o ben nasıl istiyorsam öyle hareket etsin.."..Allah "dokunmayın" demiş..Bir insan bedeninin bunları kaldırabileceği, hiçbir şey olmamış gibi devam edebileceği, kafalarına yatıyor (?!) Gelecekler gidecekler, hasta egolarını bu çocuğun bedeni üzerinden görmek isteyecekler....</figcaption></figure><p>Söyleyeceklerim her zaman birilerinin <strong>egosuna</strong> dokunacaktır, <strong>dokunacak olana dokunsun da zaten</strong>, hele ki davasını görmek isteyip de göremediklerim.. Ama karşılıklı iletişim kuramadan, bu kondisyonla yazabileceklerimden ortaya çıkan'dan çok daha farklı olur söylem..<br>Hangi birini yazayım <strong>konuşamadıktan</strong> sonra..<br><br><strong>6.5 yıl</strong> önce başlayan mücadele, önce haftalar içinde yatağa bağımlı olmaktan, <strong>sonra çok kısa sürede</strong> <strong>beynimin</strong> <strong>canlı canlı yanmasına </strong>( zaten hastalık aslında başından beri ilerliyor ama belli bir 'crash'i yaşamadan anlaşılmıyor, ona rağmen de hiçbir test, teşhisi yok..oysa en antik hastalıklardan birisi..doktorlar elinde resmi prosedür yoksa ilgilenmeyi reddediyor ), bir yandan <strong>%100 engelli</strong> hale geldiğim, bir yandan parmağımı bile hareket ettiremediğim bir <strong>cehenneme</strong> dönüştü..<br><br>Şu an öncelikle '<strong>konuşamadığım</strong>', '<strong>bakamadığım</strong>', '<strong>dinleyemediğim</strong>' için <strong>insan içine</strong> çıkamıyorum..<br><br>Sadece acı duymak değil, "yemeği alabilir miyim" cümlesini kuramıyorum mesela, "yemeği ala.." diyorum, dilim dolaşıp kitlenecekmiş gibi oluyor, onun da her yanı yandı zaten, 24 saat içinde kurabildiğim tek cümle bu kalıyor: <strong>yemeği ala..</strong><br><br>Hastalık <strong>canlı</strong> bir hastalık, <strong>şeytani bir karakteristiğe sahip</strong>, siz hareket ettikçe <strong>katlayarak</strong> kötülüyor, çünkü beyin bu, <strong>temel fonksiyonunu görüyor</strong>, düşünmek bile bir aktivite beyin için, <strong>o mecburen temel fonksiyonunu sürdürdükçe hastalık da ilerliyor..</strong><br><br>Bu arada, <strong>enflamasyondan,</strong> sinir sisteminiz, özellikle small-fiber denilen sinir uçları, <strong>hasar da alıyor; </strong>ama onların iyileşmesi ve geri kondisyon kazanmanız için '<strong>hareketsiz durmanız'</strong> gereken süreç de her '<strong>crash</strong>' olduğunuzda, ya da '<strong>kredinizi</strong>' geçecek şekilde her hareket ettiğinizde <strong>katlayarak uzuyor</strong>..<br><br>Yani bir yandan yapabildikleriniz kesilirken, bir yandan o engelde devam edeceğiniz süre uzuyor..Acısıyla beraber de cabası..<br><br>Eşik'ten ve sabır'dan anlamak bu yüzden çok kritik bu hastalıkta..<br><br>Hayat devam ettiği için mecburen hareket ettiğiniz durumlar oluyor, en basitinden hastalığın başlarında doktora gidip, dert anlatmak durumunda kalmak gibi ve kontrolden çıkıyor..<br><br><strong>Zaten doktorlar da dahil birçok insan hastalığın karakteristiğini dinlemiyor bile (!) </strong><br><br><strong>Tacize ve şiddete girecek şekilde üzerinize geliyorlar (!)</strong> <br><br>Hem <strong>fiziken,</strong> hem de <strong>moral</strong> <strong>olarak</strong> daha da kötülüyorsunuz..<br><br>Hastalık kendi başına en ağırından şiddetken, bir de bu bi' akıllıların <strong>tacizlerine</strong> maruz kalıyorum ve onlara cevap vereceğim derken <strong>daha da iyileşemeyecek</strong> hale geliyorum, çektiğim <strong>şiddetin</strong> <strong>dozu</strong> da artıyor (!) <br><br>Yatak odamda üzerime <strong>15 dk boyunca</strong> yürümüş bir '<strong>terapist</strong>' bile var örneğin, <strong>Kraliyet Koleji'nde eğitimli</strong> <strong>psikolog</strong> (?!), <strong>o çok biliyormuş</strong>, beni '<strong>zorla</strong>' '<strong>15 dk'</strong> konuşturup, '<strong>bana günümü gösterecekmiş</strong>', <strong>çünkü ben m.lmışım</strong>, m.llığımdan 15 dk konuşmaya bile '<strong>yapamıyorum</strong>' diyormuşum, beynim de <strong>oyuncak sünger </strong>zaten, <strong>acısı sahte (?!)</strong>, yatak odamı ve hatta yatağımın içini <strong>basan</strong> bu psikolog kadın çok iyi biliyormuş, bana gösterecekmiş (!) <br><br>Aylarca çektiğim acıyı ve gün ortası kriz içinde uyumamı <strong>2'ye katlayacak,</strong> ama 15 dk'nın sonunda '<strong>kendisiyle gurur duyuyor olacak</strong>'..<br>Bana gelince de, benim bedenime gelince de, bu haldeyken bile birileri hala bu bedene <strong>şiddetle</strong> <strong>aşağılamaya</strong> <strong>kuruluyor</strong> olmuş olacak..<br><br>Adresime, kondisyonuma, onuruma kadar, hasta olmamı '<strong>fırsat</strong>' bilip, <strong>eşime kadar</strong> <strong>taciz</strong> <strong>edenlere</strong> girmiyorum bile..<br><br><strong>İlla benim bedenimin üzerine basacaklarmış, onlar kendini tatmin edecekmiş, ben onları tatmin edecekmişim (?!)</strong><br><br>Konuşamadığım her gün <strong>yanlarına kalıyor</strong> sanıyorlar..<br><br>Susan herkes <strong>yanlarına bırakıyor</strong> sanıyorlar..<br><br>Psikopatlıklarıyla susturmak istedikleri herkes <strong>onları onaylamak zorunda</strong> sanıyorlar..</p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/UrLypuuAJy8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="&quot;This is you...&quot; First scene from &quot; My life Without Me &quot;"></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Ben Hiç Bilmediğin Şekillerde Defalarca Ölmüş Olabilirim S..]]></title><description><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/Melankolik-Kad-n.png" width="1672" height="941"></div></div></div><figcaption>Pablo Picasso, Melancholy Woman, 1902...Bazen Victor Hugo'nun sokaklarda dans bile edebilen Esmeralda'sı ile Tolstoy'un Diriliş'i Katyuşa arasında bir yerdesindir..</figcaption></figure><p>"<em>Proseför Hartwig-Derembourg</em>'a: İpek bir tülle demir bir kafes arasındaki farkı bilen seçkin bilginlerden birisi."<br>Dr. Jean-Charles Mardrus..<br><br>Ben <em>ipek bir tüle</em> düşüp, <em>görünmez demirden kafeslerin içinde</em> arafta kalanlardan biriydim.</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/08/08/ben-hic-bilmedigin-sekillerde-defalarca-olmus-olabilirim-s/</link><guid isPermaLink="false">6a775ed1c78b870001ba3faf</guid><category><![CDATA[The Great Dark Spot]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sat, 08 Aug 2026 21:43:10 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/Melankolik-Kad-n-1.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/Melankolik-Kad-n.png" width="1672" height="941" alt="Ben Hiç Bilmediğin Şekillerde Defalarca Ölmüş Olabilirim S.."></div></div></div><figcaption>Pablo Picasso, Melancholy Woman, 1902...Bazen Victor Hugo'nun sokaklarda dans bile edebilen Esmeralda'sı ile Tolstoy'un Diriliş'i Katyuşa arasında bir yerdesindir..</figcaption></figure><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/Melankolik-Kad-n-1.png" alt="Ben Hiç Bilmediğin Şekillerde Defalarca Ölmüş Olabilirim S.."><p>"<em>Proseför Hartwig-Derembourg</em>'a: İpek bir tülle demir bir kafes arasındaki farkı bilen seçkin bilginlerden birisi."<br>Dr. Jean-Charles Mardrus..<br><br>Ben <em>ipek bir tüle</em> düşüp, <em>görünmez demirden kafeslerin içinde</em> arafta kalanlardan biriydim..<br><br>Biriktirdiğim neler varsa yıllara dair..<br><br>*Gurur bilemek, bir hayatın içevurum yankısı olabilir..<br><br>*O çiğ taneleri doğacak birazdan.. <br><br>*Adı <em>Güneş'in yükseldiği yer'</em>miş topraklarımın..Ondan mı hep gece?<br><br>*İnsan kendini nasıl gördüğü ile ilgili bir mesele..<br><br>*Böyle ağrılı gecelerde oldu zaten her ne olduysa..<br><br>*İstanbul yine dövüyorsun beni..Bütün ellerin dövüyor..Başlamadan bitişlerim ondan..<br><br>*Sen iyice gizlendin taşına toprağına bu şehrin, ya bir yolculuğa çıktın ya da henüzlerindesin..<br><br>*Bir tek ölünce hayat olduğu anlaşabilecek hayatlar var bu yeryüzünde..Ölünce arkasından "Aa, bak, yaşıyormuş ki ölebiliyor" diyecekler..Sırtında emaneten duran bir hırka, parmaklarında olamayan kadınlığının silinmiş ojeleri..Yapamadık Bruno Kaptan, toprağa bastı ayaklarımız, üzerimize örtülecek olan toprağa ve bir adım daha atamadık..<br><br><br>*Kadınlar.<br> Bir mutfağın içinde.<br> Ben dışındayım.<br> Mutfağın.<br> Ve kadınlar yanımdan tek tek geçip giriyor mutfağın içine.<br> Hepsi benden ve kadın hikayelerinden bir parça.<br> Onlar içeride çoğaldıkça ben siliniyorum.<br><br><br>*Çünkü ben seni sevdim, ondan şimdi bu yaşamak hevesim..<br><br><br>*Beklenmedik sokaklarından çıkıyordun İstanbul'un karşıma; istiyordum ki sevdam beni yalnız yakalasın, baş başa kalabilelim sonra..<br><br><br>*Kaç yerinden kırılıyor bir ejderha kanadı uçabilmek için..<br><br><br>*Benim ortaya koyduğum yüreği koyamıyordu, sanki kargalar yesin diye ortaya bırakmışım gibi, sanki o yüreği ve içindekileri önemsemiyorum..<br><br>*Bütün silahlar vurup indirse de aşağı, o kıyamasa..<br><br><br>*Kimin sözü olduğunu hatırlamıyorum, şöyle yazmışım bi' keresinde: <br>"Eğer üst üste <em>2</em> güzel şey gerçekleşirse, 3.sü de gerçekleşirmiş..Adı, <em>3 Kanunu</em>'ymuş.." <br>Üst üste 3 kere karşılaşmıştık, birisi akşam vapurunda, birisi yalnız gittiğim bir sinema çıkışında, birisi ucuz bir konser ve bira sonrası elimde bayat bir dürümle kimsenin beni bilmediğini sanarken, köşeyi döndüğü gibi..<br>'<em>3'</em> gerçekleşmişti, güzellik gerçekleşememek'te kalmıştı..<br><br><br>*Gündüzün gizemi geceden acı..Güneş olduğu halde aydınlatamadığında, sokak ulu orta olduğu halde o görünmezken, o düpedüz yokken..<br><br><br>*Ağırlığınca eziyordu ama yoktu bile, fizik bir delilikti..Yüreğim bugün hiç kimse..<br><br><br>*Hoşgeldin'i olmayan bir veda gibi, ona "güle güle" demiştim, anlamamıştı..<br><br><br>*İkimizden biri bu sefalette fazla bu bedene..<br><br><br>*Ben tünelin içinde geçit aramıyordum, tünel komple benim içimden geçiyordu..<br><br>*Hiçbir şey tesadüf değildir diyorum, her şey olduğu tesadüflükte kalıyor..<br><br><br>*Yalnız kalmamak için kendimle duruyorum..<br><br><br>*İhlal edilen çocuğa verilen mesaj -&gt; seni sevmiyorum, demekmiş<br>İhmal edilen çocuğa verilen mesaj -&gt; sen yoksun, demekmiş<br>Yani bana demişler ki, sen yoksun ki seni sevelim, seni sevseydim olabilirdin..<br><br><br>*Dedim bana verseler ya <em>deniz-bekçiliği</em> işini, bir kayaya oturur gözüm gibi bakardım, çünkü kimse olmadığında bile ben oradaydım..Ama neyse karnım tok şimdi, bi' güzel soğuk yedim, hem rüzgar yakınca tenimi ben daha güzelim..<br><br><br>*Makinelerden üretilen kağıtlara da mı el değmemiş?<br><br><br>*Benden nefret edenlerden rahatlıkla küçük bir demokratik cumhuriyet kurulabilir..<br><br>*Çoşkuyla şaşırabilmek hilkat harikasıdır..Baykuşlara ihanet edemezdiniz..<br><br><br>*Bütün yaşamaklar'ı tatile gönderdim Kayıp Atlantis'e..<br></p><p>*Sisler örüyorum geceye, ışık vursa bile benden geriye bir şey kalmayacak, esmer bir yoldan dönerken çöktü karanlık..<br></p><p>*Aralıksız iki Bukowski kitabını art arda okuyunca şöyle bir şey oluyor insanda: yeryüzüne haykırasın geliyor..<br><br>*Düşününce, düşünecek bir yanı kalmıyor hayatın..<br><br><br>*Bir adam karşıma oturuyor, görünmez değilmişim meğer, bana bakıyor, "<strong>Akasyaları görebiliyorsanız kaldırımlar arasında aniden beliren, gitmeyin o zaman..</strong>" diyorum, "<strong>Yağmur damlalarıyla ağırlaşan sardunyalardan haberiniz varsa..Yasemin kokuları ara ara sizin de burnunuzu gıdıklıyorsa..Gitmeyin, n'olur..</strong>" Hiç tanımadığım birinden merhamet dilenmeyi istemezdim..Serçeler öyle ürkektir..<br><br>*Kimisi <em>çiğ-sarı-günler</em> gibiydi, kimisiyse <em>gece</em>..Ben <em>gece</em> olanları sevdim..Kimsenin içinden geçip gitmek istemedikleri, sakındıkları, yakındıkları..Umutsuzluk da ölümcül hastalıklardan sayılmalıydı..<br><br>*Çok fazla zaman geçirmemek lazım, her şeyin büyüsü bozuluyor o zaman..Demek ki ben çok sevdiğim insanlarla aynı ortamda kesinlikle bulunmamalıyım..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/E092A781-B83F-4398-A398-823D61BDA18D-1.png" width="1672" height="941" alt="Ben Hiç Bilmediğin Şekillerde Defalarca Ölmüş Olabilirim S.."></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/08/0B90B106-A425-48E0-BF94-594CC1968117.png" width="1578" height="997" alt="Ben Hiç Bilmediğin Şekillerde Defalarca Ölmüş Olabilirim S.."></div></div></div><figcaption>Ay'ın nasıl bir Güneş olduğunu anlamak için Picasso'yu hissetmeniz gerekiyor...</figcaption></figure><p><br>* "Modern Surrealizm" diye bir şey gördüm, surrealizmin moderni mi olur, modern'in surrealizmi mi (?!)<br><br><br>*Üstüme aldığım örtü ölüm gibi soğuktu, benden benim sıcaklığımı talep eden bir şey daha..İşaret gibi geldi..Soğuk bir oda, soğuk bir yatak, soğuk bir örtü..Yine olmamam gereken bir yerdeydim ve burada çok fazla zaman geçirmiştim..<br><br><br>*Bütün gülüşler dondu. Kızgınım insanlara..Nasıl dayandıklarına..Duygusal patlamalar yaşayan bir tek ben miyim? Yalancı pislikler..Korkaklar..Hepiniz korkaksınız, yüzünüze haykırmak istiyorum..Durma, ağla..<br><br><br>*'Önce yaşayıp sonra düşünenlerin yeri'dir sahaflar..Elinizdeki listeyi tamamladığınız çok nadir görülür..Bir çay muhabbeti sonrası bambaşka kitaplarla çıkarsınız dükkandan..<em>Zamanın Sahibi</em> gelmiştir..<br><br><br>*Haysiyetimizle oynayarak yaşamamızı nasıl bekliyorlardı, <em>karanfilin hikayesini</em> biliyorlar mıydı? <br><br><br>*Kendi ile anlaşamayan insan, yürümek için daha karanlık yolları seçer..<br><br><br>*Martı çığlıklarına saklanmış Adnan Saygun ezgileri vuruyordu bu sabah kulağıma, sokağa çıkıp birkaç kedi sevmek istiyordum, çamurun doyuramayacağı karınlarını doyurmak..<br><br><br>*Birlikte yürüdük..Gecenin en sessiz bir saatinde, yaşanacaklar çoktan yaşanmış ve bütün şehir susmuşken..Elinde satamadığı mendilleriyle, başını öne eğmiş bana benziyordu..Bir süre birlikte yürüdük, ağır ağır..İkimiz de bekliyorduk, attığımız her adımda o an şimdi bir şey olsun da bir şeyler değişsin diye bekliyorduk..Şaşırabilirdik belki..İçimizden bir şeyler kopsaydı bari..Başımızı önümüze eğişimiz ondandı..Nereye baksak üstümüze gelecek o aynılık..O daha küçücüktü, ben büyüsem de küçüktüm..Acılar geçmiyordu ve o daha küçük olmasına rağmen bunu çoktan biliyordu..Yürüdükçe şehrin sokaklarından ve kafasının içindeki sokaklardan hafifliyorduk..Saniyeler, dakikalar, saatler, günler geceler, aylar yıllar..hafifliyordu..ama olan olduğu yerde kalıyordu.. <br><br><br>*<em>Marilyn Monroe</em>'nun yetimhaneye bırakılmış bir çocuk olduğunu biliyor muydun? Hor görülmüş bir çocukluk ne yaparsan yap eksiklik hissinden kurtulmana izin vermiyor..Maskelerin altında muazzam acı çeken o iç dünya..Korkularımdan kurtulmak istediğimi unutmamak isterdim..<br><br>*Bazen arada bir içimde bir umut kıpırdanıveriyor, n'apacağım ben bu küçük çarpıntılarla?<br><br>*Tarihi bile unuttum, Ağustos'ta olmalıyız hala..O geri dönemeyeceğin gecelerden biri..<br><br>*Başıma yaşam ördüler, ben geri söküyorum..<br><br>*Muhalefet, varoluştan 'sonra' iyidir, varoluştan 'önce' sadece daha hızlı yok eder..<br><br>*Bi' keresinde şöyle not almışım, <em>Andrew Ballantyne</em> sözüymüş: <br>"Otlağa 'bağlı' koyunlar tamamen özgür bırakılabilir, çünkü bu özgürlükten faydalanmayı düşünmezler." <br>Yani özgür olmadığım halde onlardan sadece biraz daha vahşi olduğum için kaybediyormuşum meğer..Otlağın kıyısı'nda..<br><br><br>*Biraz bireyselleşebilseydik keşke..Allah muhafaza, belki mutlu olurduk..<br><br>*Biz etrafında yaşam-çemberi'yle güç bela hayatta kalanlar dokunmayı sevmeyiz..Kediler de bunu biliyor..<br><br>*Bazen aynada kendimi görünce şaşırıyorum. Kendimi unuttuğumu işte o zaman daha iyi anlıyorum.<br><br>*Ne ben 0nlara dokunabiliyorum, ne onlar bana..Aradaki mesafe ancak insanlığa yetiyor..Hatta lüks bile..<br><br>*İşkence kadar 'güzel yaşamak' da insan icadı..Hani karşıtlığı ile var ya her şey, işkencenin karşısına bir şiir konulabilir mi?<br><br>*Ertelemek..Hayatı sıkıntıya sokan bu kelimenin kökenini merak ediyordum:<br>erte -&gt; ért= bir yerden başka bir yere geçmek (Eski Türkçe )<br>erte/irte= sabah, tan vakti, yarın (Uygurca )<br>Ben yarını seçtim..<br><br>*Bari biraz nazım geçseydi hayata..Asansörden korkabilmeyi isterdim ya da ne bileyim uçaktan..Mesela onlar gibi "x markadan başka çikolata yiyemem" diyebilseydim..Sabahları kahvesiz yaşayamam, hatta kahve üstü hiç yaşayamam..Deniz kenarı olmayan evde barınamam..O da mı yok..<br><br>*Bunca hiçliğe rağmen ne çok ses var di'mi? Gürültülü Dünya'nın sessiz kanunları..<br><br>*Ama havanın içinde sis taneleri gibi, çiğ, ıslak, görünmez..Olmayanlar gidecek ben kalacağım. Olmadığım yerde kalacağım, olmadığım kendime bakacağım, gördüklerimi asla bilemeyeceğim. Dizeler yıllar öncesinden kalıyorsa, hiç yaşamamışımdır..<br><br>*Çoraplarımı niye çıkardığımı biliyorum, azalmak istediğim için..<br><br>*Çıplak ayağın zemine değmesi hafifliği...Her şey bu kadar basit olabilse keşke.<br><br>*Etrafında hayatlar olup bitiyor, sessizce duruyorsun. Yeryüzünde öylece duruyorsun. Bazen yürüyerek duruyorsun. Her gün arşınladığın deniz kıyısında ışıl ışıl gemilere bakarkenki gibi.<br><br>*İçimdeki zürafa gürültüsü..Gergedanların bile haberi yok.<br><br>*İyi günde Güneş'i ben de yakarım, gece Ay'ı kim aydınlatsın?<br><br>*Mutluluk aldatıcıdır. Sonsuzluğun eklenebilirliği oradan başlar. <br> <br>Zoey..</p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="113" src="https://www.youtube.com/embed/BiZBRRqLIKA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Charlotte Gainsbourg - The Songs That We Sing (Official Audio)"></iframe></figure><p><br> </p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Çürük’M]]></title><description><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/07/61F8498C-1500-4740-84D1-DFEAC2DC38BB.png" width="1254" height="1254"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/G4L55AihnUA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Undenied"></iframe></figure>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/07/22/curukm/</link><guid isPermaLink="false">6a6120f6c78b870001ba3f8d</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Wed, 22 Jul 2026 20:17:52 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/07/BF2486FC-896F-4698-A384-7DDCD7136359.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/07/61F8498C-1500-4740-84D1-DFEAC2DC38BB.png" width="1254" height="1254" alt="Çürük’M"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/G4L55AihnUA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Undenied"></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Güncelleme Zamanı]]></title><description><![CDATA[<p>Yazdığım ve yazmakta olduğum birçok metni tekrar elden geçirip, blogta yeniden yayınlamaya hazırladığım bir süreçteyim, vakit alıyor, daha önce okuduğunuz ya da okumayı beklediğiniz bir başlık varsa, umarım güncellenmiş versiyonları ile yayınlayacağım..İyi niyetle..</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/07/13/guncelleme-zamani/</link><guid isPermaLink="false">6a54c8c5c78b870001ba3d04</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Mon, 13 Jul 2026 11:18:37 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/07/C11396FC-A3D2-4ABA-8B34-95C91552D1BF-1.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/07/C11396FC-A3D2-4ABA-8B34-95C91552D1BF-1.png" alt="Güncelleme Zamanı"><p>Yazdığım ve yazmakta olduğum birçok metni tekrar elden geçirip, blogta yeniden yayınlamaya hazırladığım bir süreçteyim, vakit alıyor, daha önce okuduğunuz ya da okumayı beklediğiniz bir başlık varsa, umarım güncellenmiş versiyonları ile yayınlayacağım..İyi niyetle..</p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[MİZAH SUSTURULAMAZ!]]></title><description><![CDATA[<p>Deniz Göktaş'a saygı ve sevgiyle ❤<br>Buraya koyuyorum video, isteyen istediği zaman izleyebilir..</p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="113" src="https://www.youtube.com/embed/ksaVzHyClto?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Deniz Göktaş - Ölü Deniz (2026)"></iframe></figure><p>Hem "Allah çok büyük" diyip, hem kafanızdan Deniz'in Dünya'ya gelecek olduğunu zaten 4000 yıllık matematik hesaplarıyla bilen Allah için, "Allah'ın '<strong>sense of humor</strong>' anlayışı yok, Allah'ın Deniz'ini cezalandıracağız" diyemezsiniz.. <br><br><strong>Kafa-2 papel-Al Karısı-uşaklığı yapmış oluyorsunuz, </strong>Allah ile</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/07/02/mizah-susturulamaz/</link><guid isPermaLink="false">6a46531092abf3000113d807</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:07:58 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/07/IMG_1849.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/07/IMG_1849.jpeg" alt="MİZAH SUSTURULAMAZ!"><p>Deniz Göktaş'a saygı ve sevgiyle ❤<br>Buraya koyuyorum video, isteyen istediği zaman izleyebilir..</p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="113" src="https://www.youtube.com/embed/ksaVzHyClto?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Deniz Göktaş - Ölü Deniz (2026)"></iframe></figure><p>Hem "Allah çok büyük" diyip, hem kafanızdan Deniz'in Dünya'ya gelecek olduğunu zaten 4000 yıllık matematik hesaplarıyla bilen Allah için, "Allah'ın '<strong>sense of humor</strong>' anlayışı yok, Allah'ın Deniz'ini cezalandıracağız" diyemezsiniz.. <br><br><strong>Kafa-2 papel-Al Karısı-uşaklığı yapmış oluyorsunuz, </strong>Allah ile alakası bile yok!<br><br>Sizi en önce Allah affetmez bu güdülen kara cahil akli meleke ile.. <br><br><strong>Siz kim, Allah'ı, küçük akıl, dar görüş, bağnaz, yobaz, ahlak bekçisi ilan etmek kim?</strong><br><br><strong>ALLAH ZEBANİ Mİ, ALLAH RUH EMİCİ Mİ?</strong><br><br>Kendi çirkin, çarpık hayat ve uzay görüşlerinizle Allah'ı da çirkinleştirip, çarpıtıp, insanları soğutuyor, nefret ettiriyorsunuz..<br><br>İşte o zaman esas sizsiniz <strong>NEFRET SÖYLEMİ! </strong><br>Hem de tam da ağzınıza maşa ettiğiniz Allah'ın onuruna dokunacak şekilde! <br><br><strong>NE SAÇMALIYORSUNUZ?</strong><br><br><strong>Ne haddinize?</strong><br><br>Allah'ın bütün varlığı: <br>AKIL, <br>EVRİM, <br>AYDIN BİLİMSEL DÜŞÜNCE YAPISI, <br>OLGUN AKLİ MELEKE, <br>SAYGI, <br>SANAT, <br>EN ÖNCE 'ÖZ-ELEŞTİRİ', <br>TABİ Kİ MİZAH, <br>MODERNİZM, <br>MEDENİ HUKUK, <br>MEDENİ ANLAYIŞ <br>VE ANLAYIŞ, <br>CENTİLMENLİK,<br>HUZUR, <br>SEVGİ,<br>ŞEFKAT, <br>VİCDAN,<br>İÇTEN GELEN GÜZELLİK VE ZERAFET,<br>ÖZGÜR İRADE, <br>VE OMURGANIN KORUNMASI ÜZERİNEDİR!<br><br>Allah'ı elinizde karanlık narsisist ajandalarınıza, çıkarcılığınıza, örümcek beyin ağlarınıza <strong>MALINIZMIŞ</strong> gibi kullanamazsınız!<br><br>Şeytan hangi şeytanlığı istiyorsa <strong>TAM DA O</strong> <strong>ŞEYTANLIĞI</strong> yapıp "Allah bu" ya da "Allah için yapıyoruz" diyemezsiniz!<br><br>Allah kimseden ordu mordu istemiyor, hakkı koruyun bu kadar; itaatkar, tek tip, kör göz, kindar, ahlak bekçisi kitleler istemek doğrudan Şeytan'ın uzayıdır, Şeytan'ın patolojisidir, <strong>Şeytan'ın çıkmaz-sokak, kısırlaştıran kısır döngü kuraklığıdır</strong>!<br><br>Saygı duymak, iman etmek başka şey, kendin her türlü haksızlığı, pisliği yapabilmek için kelle avlamak başka şey!<br><br>Sizi en önce Allah affetmeyecek!<br><br>Nerede duracağınızı bilin!<br><br>Şımarmışsınız şımaracağınız kadar, <strong>önünüz cehennem..</strong><br><br>O Şeytan kendini kurtarmış mı ki, sana da 'hayrı' olsun?<br><br>40 Satır'ın onursuz fareliğini yapmak mı kaldı, kala kala?<br>Daha sayayım mı?<br>Açtırmayın bayramlık ağzımı!<br><br><strong>Edit:</strong> Şunu da belirtmekte fayda var, eğer Allah'a gerçekten <strong>içten bir şekilde</strong> iman ediyorsanız, o seviyeye hakkıyla ulaştıysanız, o inancı <strong>kendi güzelliğinde</strong> yaşamayı başarıyorsanız, zaten onun size verdiği huzurla bırakın başkalarıyla uğraşmayı, sürdürmeyi sürdürürsünüz, başkalarıyla işiniz olmaz! <br>Dinden, fizikten az buçuk anlayanın bileceği ilk 2 şey: <br><strong>Önce 1</strong>, herkesin '<strong>gerçekliği</strong>' farklıdır, yani farklısınız, parmak izlerinizin bile farklı olması size bir şey söylüyor, başkasının sizle aynı hareket etmesini, düşünmesini, duyumsamasını, illa her zaman '<strong>sağduyu</strong>'da aynı olmasını bekleyemezsiniz ve robotik bir şekilde tek tipleştiremezsiniz, doğallığı bozuyorsunuz demektir, şirke girer, bu yüzden <strong>HUKUK</strong> var;<br><strong>Sonra 2,</strong> başkalarıyla uğraşmanın, düşük akılla yargılamanın, kelle avlamanın, kindarlık gütmenin, taşlamanın, yuhalamanın, agresif hareket etmenin doğrudan karanlık <strong>yeraltı</strong> tayfa '<strong>Sırlar Alemi'nin-cadı-tarikatı-yapılanması</strong>' işi olduğunu bilirsiniz! Hem de <strong>kör göz</strong> ve <strong>beyin-terk bir şekilde</strong>! O karanlık taraf, bu programı, robotik bir şekilde beyin-terk güdüyor; siz Allah'ın size verdiği 10 eli, 10 akli melekeyi, omurgayı, o omurganın ucundaki beyni bile bile bu beyinsizliğe 'teslim etmiş' oluyorsunuz Sırlar Alemi'nin yargıçlığına, patolojisine soyundukça, aklınız alıyorsa?!  <br>Gerçekten inanıyorsanız, siz ortaya öyle bir <strong>insan örneği</strong> koyarsınız ki, insanlar sizden '<strong>güven</strong>' bulur, '<strong>ışığınıza</strong>', '<strong>aklınıza</strong>' kendi hür iradesi ile gelir, zorla güzellik olmaz, <strong>karanlıkla boğabileceğiniz bir iman yok</strong>..</p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Kırmızı Makara]]></title><description><![CDATA[<p>Bazen de sadece şiir..<br>Adım Zoey..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/561663F3-FC7F-4B6A-A978-1EBF7F0D2F47.png" width="1254" height="1254"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/oVDOet85uoU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Mountains"></iframe></figure>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/28/kirmizi-makara/</link><guid isPermaLink="false">6a411e2792abf3000113d7b8</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sun, 28 Jun 2026 13:20:28 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/78E5A33B-5705-42FB-998E-FC1D040FA0EB.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/78E5A33B-5705-42FB-998E-FC1D040FA0EB.png" alt="Kırmızı Makara"><p>Bazen de sadece şiir..<br>Adım Zoey..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/561663F3-FC7F-4B6A-A978-1EBF7F0D2F47.png" width="1254" height="1254" alt="Kırmızı Makara"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/oVDOet85uoU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Mountains"></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Son Dokunuş]]></title><description><![CDATA[<p>Nefret, utanç duyurmadığı sürece tek başına çalışmaz çünkü...<br>Zoey, Haziran 2026</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/C5A75644-0DEF-428D-9C05-1EE5C514E74A.jpeg" width="1254" height="1254"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/tgdbUfmbbgI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="For Now I Am Winter"></iframe></figure>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/27/son-dokunus/</link><guid isPermaLink="false">6a405b0392abf3000113d78e</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sat, 27 Jun 2026 23:34:10 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/636D3DDC-8F95-4932-8C75-803FF5D3F9DE.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/636D3DDC-8F95-4932-8C75-803FF5D3F9DE.png" alt="Son Dokunuş"><p>Nefret, utanç duyurmadığı sürece tek başına çalışmaz çünkü...<br>Zoey, Haziran 2026</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/C5A75644-0DEF-428D-9C05-1EE5C514E74A.jpeg" width="1254" height="1254" alt="Son Dokunuş"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/tgdbUfmbbgI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="For Now I Am Winter"></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Neptün’ün Şarkısı]]></title><description><![CDATA[<p>Bu şiir, bana <strong>Küçük Kara Balık</strong> üzerine yazılmış dokunaklı şiirlerden birisi olarak geldi, bana bu kadar dokunduysa, belki başkaları için de bir anlamı olur diye, kendimce dilimize çevirerek, blogta paylaşmaya çalıştım..<br><br>( Eseri de bu başlıkla kullanmam, resmi tarih belgelerinde doğruluğu olan bir benzetme değildir, modern astroloji tarihi anlatan yabancı kaynaklı</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/27/neptune/</link><guid isPermaLink="false">6a40175892abf3000113d665</guid><category><![CDATA[The Great Dark Spot]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sat, 27 Jun 2026 19:15:24 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6D096205-1594-49A1-9F59-5DBB63525865-1.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6D096205-1594-49A1-9F59-5DBB63525865-1.png" alt="Neptün’ün Şarkısı"><p>Bu şiir, bana <strong>Küçük Kara Balık</strong> üzerine yazılmış dokunaklı şiirlerden birisi olarak geldi, bana bu kadar dokunduysa, belki başkaları için de bir anlamı olur diye, kendimce dilimize çevirerek, blogta paylaşmaya çalıştım..<br><br>( Eseri de bu başlıkla kullanmam, resmi tarih belgelerinde doğruluğu olan bir benzetme değildir, modern astroloji tarihi anlatan yabancı kaynaklı bir kitapta, yazarın Neptün sayfasını bu şiirle açtığını gördüm ve ben de Neptün'ün Şarkısı olarak edebileştirerek bloga taşımak istedim..Yani astroloji ve tarih üzerinde çalışıyorsanız, resmi gerçeklik olarak değil, duygular üzerine edebi olarak okuyun isterim..Tarih ve uzay aktardığım paylaşımlarla aynı değildir..)<br><br>Şiir İrlandalı şair <strong>William Butler Yeats</strong>'e ait..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/010CE8EF-51BB-4E07-8940-611DBF874FD5.png" width="1254" height="1254" alt="Neptün’ün Şarkısı"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/A60B9D49-AEDC-445A-A6EF-6C30E597E5C0.png" width="1254" height="1254" alt="Neptün’ün Şarkısı"></div></div></div><figcaption>Bana ilk ela ormanında başlayan serüvenin baş karakteri önce Theia, sonra parıldayarak ortaya çıkan kızın da mesela belki Persephone'muş gibi olduğu geliyor bazen..</figcaption></figure><p><strong>Aengus</strong>, İrlanda mitlerinde o meşhur Dünya'yı boynuzlarında taşıyan '<strong>boğa</strong>'dır diye tarif edebilirim sanırım..<br>Mitler o Dünya'yı boynuzlarında taşıyan hayvana hep '<strong>öküz</strong>' diyor, ama ben 'boğa'nın aşktaki ve yaratıcılıktaki yerini vurgulamak için böyle belirttim; özellikle öküz, boğa, camış, dana, angus gibi hayvanların birbirlerinden ayırt edilmeleri gerektiğini düşünüyorum..<br>Örneğin, <strong>Öküz</strong>, Hades Evi'ndeki '<strong>felaket tellalı</strong>'dır mesela..<br><strong>Aen, an</strong> gibi sesler, bizim dilimizde de mevcut, '<strong>one</strong>' demekmiş, antik dillerde <strong>gökkubeyi</strong> ve <strong>cenneti</strong> de işaret eden ses hecelerindenmiş aynı zamanda..<br><br>Az buçuk fizikten anlarsanız, tarihte atıfta bulunulan birçok karakterin hem 'animagus'larından hem de o animagus'ların bir '<strong>pozitif</strong>' versiyonu, bir de '<strong>negatif</strong>' versiyonu olduğundan anlayacaksınızdır..<br><br><strong>Aengus</strong>, pozitif-boğa olanlarından birine düşenlerinden birisi olarak yorumlayım.. <br>Gezgin ruhuyla, doğanın, müziğin, sanatın, aşkın, mevsim geçişlerinin ve baharın tanrısı olarak biliniyor..<br>Bir nevi '<strong>çoban</strong>' tanrısı o da..<br><br>Çok meşhur bir aşk hikayesi vardır: <strong>Caer Ibormeith</strong>..Rivayete göre <strong>Aengus</strong> onu ilk rüyasında görerek aşık olur ve nerede olduğunu bilmediği aşkını aramak için yollara düşer..En son '<strong>Dragon Ağzı</strong>' olarak geçen <strong><strong><strong><strong><strong><strong><strong>Loch Bél Dracon</strong></strong></strong></strong></strong></strong> Gölü'</strong>nde<strong> </strong>bulur, ama <strong>Caer,</strong> 150 diğer genç kız ile birlikte bir lanete uğramıştır ve '<strong>kuğu</strong>' formundadır, yani normalde seçilmesi pek mümkün değildir, bizim Aengus ise tam tersi, onu tam da kuğu haliyle o 150 kuşun içinden seçmeyi başarır ve "<strong>bu o</strong>" der, aşkına ilk görüşte sahip çıkar..<br><br><strong>Caer</strong>, Kaer, Kara, Keira gibi kadın isimleri, uzakdoğudan batıya birçok dilde ve kültürde '<strong>bahar</strong>' için kullanılan seslerdendir..<br>Yani bizim Aengus'un sırılsıklam aşık olduğu <strong>Bridgette Jones</strong> gibi karakterlere bile ilham kaynağı olmuş, <strong>Küçük Kara Balık</strong>'tır..<br><br>Görsel gerçekçi olmasa da, yapay zekada onları resmetmesini istediğimde ortaya bu <strong>melankoli</strong> çıktı..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6D096205-1594-49A1-9F59-5DBB63525865.png" width="1672" height="941" alt="Neptün’ün Şarkısı"></div></div></div></figure><p>Tarihte birçok klasik ve jazz müzik müzisyeni <strong>Yeats</strong>'in şiirinden etkilenmiş ve <strong>Gezgin Aengus'un Şarkısı</strong> olarak geçen şiiri kendince seslendirmiş, ama müzik dünyasına eserin adı '<strong>Güneş'in Altın Elmaları</strong>' olarak geçmiş, <strong>Golden Apples of the Sun</strong>..<br><br>Sevgilerimle,<br>Zoey</p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/Hn1iLNrHWO0?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Golden Apples Of The Sun"></iframe></figure><p><strong>Dip not</strong>: <a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/05/26/kurbaga-prens/">Kurbağa Prens Üzerine</a></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Buruk Bir Veda]]></title><description><![CDATA[<p>Çocukluğumuzdan beri hayatımızda derin izleri olan kutsal Yeşilçam kahramanlarını kaybetmeyi kabullenemiyorum çoğu zaman.. <br>Sanki hep orada bir yerde duracaklarmış ve bizlere "sevmeyi, aşkı unutmayın" diyeceklermiş gibi geliyor; gittiklerindeyse sanki yeryüzünden aşk da siliniyor birer birer..<br>Bu şiiri Kadir İnanır'ı kaybettiğimizi öğrendiğim gibi yazmak istedim, hayatıma dokunduğu karakterlerinden de esinlenerek biraz.</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/26/buruk-bir-veda/</link><guid isPermaLink="false">6a3eeaeb92abf3000113d60f</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Fri, 26 Jun 2026 21:16:58 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/839A33A0-BA04-4102-8B7C-D385C97D8440.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/839A33A0-BA04-4102-8B7C-D385C97D8440.jpeg" alt="Buruk Bir Veda"><p>Çocukluğumuzdan beri hayatımızda derin izleri olan kutsal Yeşilçam kahramanlarını kaybetmeyi kabullenemiyorum çoğu zaman.. <br>Sanki hep orada bir yerde duracaklarmış ve bizlere "sevmeyi, aşkı unutmayın" diyeceklermiş gibi geliyor; gittiklerindeyse sanki yeryüzünden aşk da siliniyor birer birer..<br>Bu şiiri Kadir İnanır'ı kaybettiğimizi öğrendiğim gibi yazmak istedim, hayatıma dokunduğu karakterlerinden de esinlenerek biraz.. <br><br>Oldukça üzgünüm, gittiği limanda huzur bulabilmesi dileğiyle..<br><br>Sevgilerimle,<br>Zoey<br>26.06.2026</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6E578C1D-9186-4685-B4CA-565076FFB083.jpeg" width="1254" height="1254" alt="Buruk Bir Veda"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="113" src="https://www.youtube.com/embed/InyT9Gyoz_o?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Max Richter - On The Nature Of Daylight (Official Video)"></iframe></figure><p><strong>Türkan Şoray ve Kadir İnanır, Devlerin Aşkı'ndan özel bir sahne-&gt;</strong></p><p><a href="https://youtu.be/8dvsSMrZcPs?si=ZHO0CXLjD8iQwUfs">https://youtu.be/8dvsSMrZcPs?si=ZHO0CXLjD8iQwUfs</a></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Maslow Piramidi’nin Disleksi Versiyonu Üzerine]]></title><description><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/24EF05AC-5DB2-4BDE-A2D7-E2B27E1204C3-1.png" width="1254" height="1254"></div></div></div><figcaption>Beni bir de böyle çek...</figcaption></figure><p><strong>Abraham Maslow,</strong> psikolojik olarak verdiğimiz hayat mücadelesine <strong>dokunan</strong> bir '<strong>yaşam piramidi</strong>' teorisi ortaya koymuştur ve deyim yerindeyse "<strong>ben de yaşıyom bu hayatı</strong>" diyebilmemiz için, <strong>insani</strong> bir hayat için, bir <strong>ihtiyaçlar hiyerarşisi</strong>nden bahsetmiştir..<br><br><strong>Bireysel</strong> olarak piramidi ele aldığımızda, kendimizi ve hayat yolculuğumuzu olumlu</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/24/maslow-piramidinin-disleksi-versiyonu-uzerine/</link><guid isPermaLink="false">6a3bce0392abf3000113d112</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:09:45 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/C4407F86-A720-453D-8B36-0CFF794483D9-1.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/24EF05AC-5DB2-4BDE-A2D7-E2B27E1204C3-1.png" width="1254" height="1254" alt="Maslow Piramidi’nin Disleksi Versiyonu Üzerine"></div></div></div><figcaption>Beni bir de böyle çek...</figcaption></figure><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/C4407F86-A720-453D-8B36-0CFF794483D9-1.png" alt="Maslow Piramidi’nin Disleksi Versiyonu Üzerine"><p><strong>Abraham Maslow,</strong> psikolojik olarak verdiğimiz hayat mücadelesine <strong>dokunan</strong> bir '<strong>yaşam piramidi</strong>' teorisi ortaya koymuştur ve deyim yerindeyse "<strong>ben de yaşıyom bu hayatı</strong>" diyebilmemiz için, <strong>insani</strong> bir hayat için, bir <strong>ihtiyaçlar hiyerarşisi</strong>nden bahsetmiştir..<br><br><strong>Bireysel</strong> olarak piramidi ele aldığımızda, kendimizi ve hayat yolculuğumuzu olumlu ve ilerleyici yönde sürdürebilmek için, teori oldukça <strong>yol gösterici</strong>dir..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/24EF05AC-5DB2-4BDE-A2D7-E2B27E1204C3-2.jpeg" width="1254" height="574" alt="Maslow Piramidi’nin Disleksi Versiyonu Üzerine"></div></div></div></figure><p>Maslow, '<strong>ihtiyaçlar hiyerarşisi'</strong>ni temelde <strong>5 madde</strong>'ye ayırır ve fiziksel gerekliliklerden, psikolojik kazanımlara '<strong>göğe</strong>' yükseldikçe, <strong>yukarı büyümeyi</strong> başardıkça nasıl bir hayat yaşıyor olabileceğimizi özetler:<br>1-Temel <strong>fizyolojik</strong> ihtiyaçların sağlanması<br>2- Beden sağlığından, yaşam alanlarına, temel bir <strong>kaynağa</strong> ve <strong>güvenceye</strong> sahip olmak, yani bir <strong>hayat garantisinin</strong> sağlanması<br>3-İçinde bulunduğumuz ilişki ağlarına '<strong>tutunabilmek</strong>', <strong>uyumlu</strong> bir ortama sahip olmak, <strong>huzur</strong><br>4-Kendimizi <strong>koruyarak </strong>yaşamayı sürdürebildiğimizde, kendimizle olan <strong>saygınlığımız bozulmamış olması</strong> ve çevremizdeki insanların da <strong>bize saygı duyması </strong>ve hayatta <strong>saygınlığı olan</strong> bir yere gelebilmek<br>5-Hem zamanla, hem emekle, artık '<strong>olgun</strong>', <strong>verici, üretici, yapıcı, sürdürülebilir, gerçekçi, doğru, dürüst</strong> bir '<strong>büyük</strong>' olmak, <strong>erdemli</strong> bir '<strong>baş</strong>' ve '<strong>akıl</strong>' olmak<br><br>Bu piramid, herkesin, <strong>aynı olması</strong>'nı, <strong>aynı olanı yapması</strong>'nı, birbirini <strong>kopyalaması</strong>'nı değil, birey birey, herkes kendi <strong>farkındalığını</strong> ve <strong>farklılığını</strong> yaşayabilirse, ne kadar <strong>başarılı</strong> <strong>insanlar</strong> ve <strong>başarılı bir toplum</strong> olabileceğimizi gösterir..<br>Bir yerde <strong>tamamlanmaktır</strong>..<br>Rengarenk, ferahlık ve refahlık içerisinde, <strong>çiçekler</strong> gibi..</p><p>Ben de size, hepimiz bireysel olarak bu yaşam piramidini sağlamaya çalışıyorken, eğer '<strong>sistematik</strong>' olarak '<strong>düzen</strong>' tarafından '<strong>aşağılık kompleksi</strong>' ve '<strong>kaybetmek</strong>' dayatılırsa, ortaya piramidin nasıl bir '<strong>disleksi</strong>' versiyonu çıkar, onu göstermeye çalışacağım..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/24EF05AC-5DB2-4BDE-A2D7-E2B27E1204C3-3.jpeg" width="1254" height="686" alt="Maslow Piramidi’nin Disleksi Versiyonu Üzerine"></div></div></div></figure><p>Niye tablonun bu <strong>yeraltına derinleşen</strong>, <strong>disleksi</strong> <strong>versiyonu'</strong>nda yaşam piramidi teorisini, <strong>bireysel çabadan</strong> ayırdım ve <strong>sistem eleştirisi</strong> olarak yerleştirdim onu söyleyim, çünkü hepimiz dünyaya <strong>bir umutla</strong> geliyoruz ve hayata gelmemizi <strong>öncelikle</strong> büyüklerimiz seçiyor, hiçbirimiz anne karnında nasıl bir hayat yaşayacağımıza <strong>hazırlıklı</strong> değiliz..<br>Bunun <strong>sorumluluğu</strong> öncelikle küçükte değil, çocukta değil, aile ve toplum büyüklerindedir..<br>Yani "ben istediğim gibi <strong>kafama göre</strong> doğurayım, bu çocuk da başının çaresine baksın, hatta başının çaresine bakmakla da kalmasın, <strong>beni de kurtarsın</strong>, toplumu, devleti yaşatsın" demek mümkün değildir! <br>Çünkü neye <strong>dayanarak</strong>?<br><br>Bireylere en azından başlangıçta, bir önceki nesil sürdürmeyi nereye getirebildiyse, <strong>temel alınabilecek bir seviye </strong>sağlanması gerekir.. <br>Ucundan tutup, <strong>devam ettirebilecek bir dün</strong> vermeleri gerekir..<br>Ki, <strong>yeni bireyler de bugünü yaşayabilsin</strong> ve yarını inşa etmeye devam edilebilecek bir yapı, umut, heyecan, moral ve motivasyon toplumda <strong>vücut</strong> bulabilsin.. <br><br> Bu <strong>disleksi versiyon'</strong>da bu sefer tablo <strong>yeraltına</strong> doğru <strong>irtifa</strong> kaybediyor ve bireyler <strong>düşüyor:</strong> <br>Yani hayatı <strong>kazanımlar</strong> elde ederek ve <strong>gerçekleştirerek </strong>değil, tam tersi, sistemin ve büyüklerin <strong>ergen</strong> 'hukuk'u, <strong>dengesiz</strong> dağılımı ve <strong>otoriterliği</strong> yüzünden, yani büyükbaşların '<strong>narsisistliği</strong>' yüzünden, <strong>kayıplar vererek</strong> yaşıyorlar..<br><br>Hem <strong>bireyden gidiyor</strong>, hem de <strong>sürdürmeyi sürdürebilecek</strong> bir toplum inşaa edilemiyor..<br><strong>Renklilik'</strong>ler, ferahlık ve refahlık kaybediliyor..<br><br>İnsanlara <strong>yalnızlık</strong>, <strong>sadece kendilerini düşünmek</strong>, sadece <strong>kendilerini kurtarmaya</strong> mecbur olmak, <strong>çıkarcılık</strong> dayatılıyor..<br><br>Birbirlerinin <strong>aynısı</strong>, <strong>küçülmüş</strong>, <strong>değeri de düşmüş yığınlara</strong> dönüşüyorlar..<br><br><strong>Bireyler birbirine benzese bile, kendisiyle ve hayatıyla olan barışını kaybetmiş oluyor</strong>, yani bir yerde en derininde esas kendinden nefret ediyor oluyor, ama bu ötekiyle olan bağına yansıyor, <strong>kendisine benzeyen ötekinden nefret ediyor</strong>, kimse birbirini sevemez, tutunamaz hale geliyor..<br><br>Kendisini <strong>saygın</strong> hissetmediği için, ötekini de kendisiyle aynı gördüğü için, onu da saygınlığı hak etmiyor olarak görüyor, <strong>kolektif olarak toplumdan saygınlık siliniyor</strong>...<br>Üzüm üzüme baka baka kararmış oluyor..<br>Tencere dibin kara, seninki benden kara gibi bir <strong>seviyesizlik</strong> ortaya çıkıyor..<br><br><strong>Özgün şeyler yapmak</strong>, <strong>özgün olmak</strong> zorlaşıyor..<br>Çünkü en başta sistem izin vermiyor ve derken "o nasıl yapıyor" diye birbirini çekemeyen toplum..<br>Yani insan insanın kurduna dönüşüyor..<br><br>Bu arada bu mutsuz ve depresif bireyleri kendi ajandalarına mecbur etmek için, <strong>toplum içine kapatılıyor</strong>..<br>Narsisistler zaten <strong>dışadönük</strong> değillerdir, ağızları artistlermiş gibi konuşur sadece, içedönük ve dışa kapalıdırlar, <strong>ajandalarına hizmet etmelerini istedikleri kitlelerini de, kapatırlar</strong>!<br><br>Yukarı yönde kendini gerçekleştirebilen piramitte birey kendini başardıkça, piramitte üst seviyelere çıktıkça nasıl olgun, dışadönük, sosyal, topluma verici olabiliyor, disleksi versiyonda tam tersi, <strong>kitleler gerçeklikten kopuyor</strong>, büyük düşünmekten kopuyor, aklı da küçülüyor, sığlaşıyor, <strong>asosyal, anksiyeteli, histerik, ergen düşünüp, ergen yargılayan bireylere dönüşüyor</strong>..<br><br>Herkes <strong>kör göz</strong>, ne yaptığını bile bilmeden, <strong>kendini zaten hiç yaşayamadan</strong>, deyim yerindeyse <strong>insani şartlardan</strong> ve <strong>insanlıktan çıkmış olarak,</strong> omurgasını ve yarınını da <strong>kaybederek</strong> yaşamaya mecbur bırakılıyor..<br> <br>Birey ve bireyler, sistem ve düzen yüzünden <strong>kendini gerçekleştiremiyor</strong>, ihtiyaçlar hiyerarşisini <strong>istese de karşılayamıyor,</strong> hayat buhrana dönüşüyor, yaşamaya değil '<strong>6 Feet Under</strong>' bir cenazeye ve zulme dönüşüyor..<br><br>Herkes <strong>sürünüyor</strong> oluyor..<br><br>Sistem de <strong>tıkanıyor</strong>, toplum <strong>tıkanıyor</strong>, hayat <strong>akmıyor..</strong> <br><strong>Doğa</strong> bile verici olamıyor, kuruyor, <strong>saygısızca tırtıklanıyor</strong>, havası, suyu zehirleniyor.. <br>Nefes alınmıyor, herkes kaybediyor.. <br><br><strong>Uzay fiziği bile bükülüyor</strong>, kötüye, karanlığa yorulmuş oluyor..<br><br>Ortaya çabalasa bile <strong>yılmış, </strong>gidişatı <strong>iyileştirmek isterse</strong> eskisinden <strong>daha uzun süre</strong> ve gerektirdiğinden <strong>daha büyük bir sabırla </strong>hareket etmesi gereken<strong>,</strong> bu düşük hayat kalitesini tekrar yerüstüne kavuşturana kadar <strong>baştan ezilmiş</strong> yeni nesiller çıkarıyor..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/51B9777B-BE6B-46AF-99D5-0FB0A305CB28.png" width="1672" height="941" alt="Maslow Piramidi’nin Disleksi Versiyonu Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/83657484-3EF5-43E0-BEFF-4CA870FBAE1D.png" width="1672" height="941" alt="Maslow Piramidi’nin Disleksi Versiyonu Üzerine"></div></div></div><figcaption>Acı gerçek..Biri herkesi kendine getirir ve motive eder, heyecan verir, zaman da korunur, yarın da, su da, hava da..Diğeri herkesi boğar, aşağı çeker ve daha kötüsü "bu normal" dedirtmek ister..Sürdürülebilir olduğunu düşünüyorsanız gelin beni öpün..45 derece olmuş yaz sıcağı size bir şey söylüyor...Şu sıcağın, kuraklığın ve karanlık dayatılan, narsisist, otoriter rejimlerin tepeden birilerinin buyurduğunu yapmak istemesinin, ama bunu yaparken de elinin altındaki kitleleri de sömürmeye devam etmek istemesinin, 7 yıl daha sürdüğünü düşünün..O yarının altından nasıl kalkacaksınız?&nbsp;</figcaption></figure><p>Bu <strong>disleksi versiyonun</strong> en acı fiziki gerçekliği: dayatılmaya devam edilirse, '<strong>yeni norm</strong>' olmaya zorlanırsa, katlaya katlaya kötüleyeceğinin anlaşılması gerektiğidir..<br><br><strong>Yeraltı</strong>, <strong>patojen-mantar</strong> matematiği ile hareket eder, sebep olacağı rahatsızlıklar, ister medikal olarak olsun, ister fizik/ felsefe/ psikoloji olarak düşünün: '<strong>kronik yorgunluk sendromu</strong>'dur!<br><br>Kronik yorgunluk sendromunun <strong>zorluğunu</strong> ve <strong>lanet matematiğini</strong> en basitinden şöyle söyleyim: <br>Sizin hareket kapasiteniz <strong>yarıladıkça</strong>, kondisyondan iyileşme süreciniz <strong>2 katına çıkarak</strong> kötüler..<br><br>Nasıl yani:<br>Kondisyon için bir <strong>enerji zarfına</strong> ihtiyacınız vardır, o enerji zarfını <strong>algılamayı</strong>, <strong>ölçmeyi</strong> her geçtiğinizde '<strong>crash</strong>' olursunuz!<br><br>Diyelim ki <strong>10 birim hareket</strong> edebiliyordunuz, artık o <strong>5 birime</strong> düşer, ama öte yandan da iyileşmeniz için gereken <strong>süre 2'ye katlar!</strong><br> <br>Yani eğer crash olmadan önce, diyelim ki <strong>1 yıl boyunca o 10 birim</strong> hareket etmeyi sürdürdüğünüzde iyileşecektiniz, geçmiş olsun, artık elinizde <strong>5 birim hareket edebilme kapasitesi ile 2 yıl daha </strong>öyle yaşamaya mecbur olmak var..<br><br>Eğer bu 2 yıl içerisinde 5 birim değil, bir yerde yılıp, tekrar 6 birim, 7 birim hareket etmeye kalkarsanız, <strong>tekrar crash</strong> oluyorsunuz! <br><strong>Laneti böyle..</strong> <br><br>Ve ne oluyor: <br>Hareket kapasiteniz, enerji zarfınız bu sefer <strong>2.5 birim hareket etmeye</strong> düşerken, yani <strong>yarılarken</strong>, iyileşme süreciniz yine <strong>2 katına çıkıyor</strong>, yani <strong>4 yıl daha</strong> uzuyor! <br><br>Şöyle düşünün zaten atıyorum hastalığın içerisinde 3 yıl olmuş hastaydınız, zaten 3 yıldır önce 10 birimden, 5 birime düşmüştünüz, siz zaten sürünüyordunuz, şimdi bir 4 yıl daha gelmiş oluyor, yani dayanabilirseniz, ortaya totalde <strong>7 yılı 2.5 birim hareket ederek</strong> tamamlamaya çalışmak çıkıyor!<br><br>Şeytan'ın <strong>EN ANTİK </strong>oyunu, yeryüzünün <strong>EN ANTİK </strong>laneti!<br><br>Bunu medikal anlamda <strong>post-viral sendrom</strong> olarak da yaşayabilirsiniz; yeraltı kafasında düşünen, patojen-mantar matematiği ile hareket eden, Sırlar Alemi gibi hareket eden, <strong>toksik narsisistleri baş ederseniz</strong>, ekonominiz ve maddi-manevi kaynaklarınız için de yaşıyor olursunuz..<br>Güç, enerji, psikoloji, ne olursa!<br><br>Belli bir eşiği ve çizgiyi aşmamanız gerekiyor!<br>Kuraklığın, <strong>kısır döngünün</strong> geri dönüşü olmayacaktır!<br><br>Bir de kondisyonunuz zaten kronik yorgunluk sendromu iken, nüfusu daha da mikrobik olacak şekilde çoğaltamazsınız, sınırlarınızı genişletip, büyük, yayılmacı oynayamazsınız! <br>Başkalarına olmayacak fanteziler satamazsınız, güvence ve garanti veremezsiniz...<br><br><strong>Yetersizlikten</strong> büyük tıkanmalar ve doğal olarak parçalanmalar doğacaktır!<br><strong>Bölücülüktür</strong>!<br><br>Kronik yorgunluk sendromu hastaları bir noktadan sonra o yüzden iyileşemiyor! Uyusa bile dinlenemiyor ve <strong>gerekli enerjiyi toparlayamıyor</strong>, çünkü beynin<strong> detoks yapabilmek</strong> için de bellirli bir enerji zarfına ihtiyacı vardır, ve <strong>mikroplar endotelyumu tıkıyor: </strong>hücrelere girdikleri gibi ilk iş <strong>hücre duvarını</strong> değiştiriyorlar ( bunu narsisistlerin de kitlelerinin algısıyla oynaması olarak görebilirsiniz ), hücreyi daha duvarından atılamayacak hale getirip, kendilerini de o hücreyle beraber <strong>atılamaz</strong> hale getiriyorlar, o kayıp hücreler <strong>mikro-pıhtılara</strong> dönüşüyor ve damarları <strong>tıkıyor</strong>..<br>Ve bir de bu mantıkla <strong>çoğalıyorlar</strong>, hangi organa sirayet ettilerse, <strong>o organ temel işlevini sürdürdükçe</strong>, hem de temel fonksiyonu yani mecburen yaptığı iş, mikroplar yeni hücreler ele geçiriyorlar..<br>Dokularınız <strong>yeterli oksijen</strong> alamıyor..<br>Bu arada mikroplar bedeninizi yaşıyor oluyor, <strong>mitokondrilerinizi ve suyunuzu</strong> hiç ediyorlar! <br><br>Bunu devlet daireleriniz için de düşünebilirsiniz!<br><br>Medikal olarak örneğin, hastaların iyileşmesi için eğer belirli bir eşiği geçtilerse, günün 24 saat olması yetmiyor, 48 saat olması gerekiyor..<br>O mikropların <strong>sömürgenliğinden</strong> öyle bir ihtiyaç doğuyor ki, gün <strong>48 saat olmalı</strong> ve onlar bu kadar uzun belki haftalarca uyutulmalı, fiziken mümkün değil.. Ya da o <strong>sır gibi saklanan</strong> patojen-mantar büyümesi, vücuttan <strong>arındırılmalı</strong>, ama yine aynı şey, <strong>detoks için bile bir enerji zarfına ihtiyacınız var</strong>!<br>Ya da o <strong>tıkanan</strong> damarlar ve endotelyum için, yaprak bitlerinin yaprağın altında kalıp, o yaprağı nasıl sömürdüğünü gözünüzün önüne getirin, deyim yerindeyse doktorun <strong>tazyikli hortumla</strong> damarlara dalması gerekir, mümkün mü?<br><br>Sevgilerimle,<br>Maraşlı Zoey</p><p>Madem <strong>6 Feet Under</strong> dedim, o zaman bu metnin müziği de onlardan gelsin:</p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/frWH6ZCJtyM?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Danny Yount - Six Feet Under (Opening)"></iframe></figure>]]></content:encoded></item></channel></rss>