<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"><channel><title><![CDATA[Neptunian Clouds]]></title><description><![CDATA[by Zoey]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/</link><image><url>https://www.neptunianclouds.com/favicon.png</url><title>Neptunian Clouds</title><link>https://www.neptunianclouds.com/</link></image><generator>Ghost 3.5</generator><lastBuildDate>Sat, 20 Jun 2026 19:02:34 GMT</lastBuildDate><atom:link href="https://www.neptunianclouds.com/rss/" rel="self" type="application/rss+xml"/><ttl>60</ttl><item><title><![CDATA[Filler ve Küçük Prens Üzerine]]></title><description><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6418F779-B953-4718-9F25-B36D2DB09355-1.png" width="1672" height="941"></div></div></div><figcaption>Küçük Prens belki de hepimizin en sevdiği çocukluk kitaplarından birisidir..Hikayeyi de okuyanlar bilir, bir yılanın bir fili yutmasıyla başlar..Çünkü o küçük fil, Plaeides kız kardeşlerin biriciği Hyas'tır..</figcaption></figure><p>Biz <strong>filleri</strong> hep <strong>7 sıra</strong> biliriz..Güya öyle dizilirlerse <strong>‘uğur’</strong> getirdiklerine inanılır.. İlginç bir şekilde Anadolu kültürümüzde, doğamızda filler yoktur..Muhtemelen</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/18/filler-ve-kucuk-prens-uzerine/</link><guid isPermaLink="false">6a341b6192abf3000113c98d</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><category><![CDATA[The Great Dark Spot]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Thu, 18 Jun 2026 22:07:33 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6418F779-B953-4718-9F25-B36D2DB09355.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6418F779-B953-4718-9F25-B36D2DB09355-1.png" width="1672" height="941" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Küçük Prens belki de hepimizin en sevdiği çocukluk kitaplarından birisidir..Hikayeyi de okuyanlar bilir, bir yılanın bir fili yutmasıyla başlar..Çünkü o küçük fil, Plaeides kız kardeşlerin biriciği Hyas'tır..</figcaption></figure><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/6418F779-B953-4718-9F25-B36D2DB09355.png" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"><p>Biz <strong>filleri</strong> hep <strong>7 sıra</strong> biliriz..Güya öyle dizilirlerse <strong>‘uğur’</strong> getirdiklerine inanılır.. İlginç bir şekilde Anadolu kültürümüzde, doğamızda filler yoktur..Muhtemelen Osmanlı’nın yaşadıklarıdan ötürüdür..</p><p>Meşhur bir <strong>Yıldırım-Timur</strong> karşılaşması vardır, Ankara Savaşı..<strong>Timur’un fillerle yaptığı hamle yüzünden Osmanlı şaşkınlık içinde kaybeder</strong>..Timur filleriyle gelmiştir ama, onun filleri de <strong>Hint kökenlidir</strong>, <strong>Asya kökenlidir</strong>, bakıcılarına kadar..</p><p>Hikayesi de ilk <strong>Delhi</strong>'de başlar..<strong>Delhi’de kazanır o filleri</strong>; Timur <strong>Hindistan</strong> seferine çıkmıştır ve <strong>Delhi Sultanlığı</strong> ile de savaşa girmiştir ( <strong>Tuğluk</strong>, onlar da <strong>Türk</strong> )  Timur’da saman, odun, ateş yakıcı yağlar taşıyan <strong>develer</strong> vardır, karşı Tuğluk'ta ise, zehirli ok ve patlayıcı madde taşıyan <strong>filler; </strong>ama Timur askerlerine der ki, "develerimizin üzerindeki saman ve odunları <strong>yakın</strong>, <strong>ateş içindeki develeri </strong>karşımızdaki <strong>fil ordusunun üzerine salın</strong>"..Tuğluk tarafı, filleri nizam ve kolaylık için zincirle birbirlerine bağlamıştır, bir anda karşısında <strong>alev alev develer</strong> gören filler <strong>büyük paniğe</strong> kapılır ve zincirle birbirlerine bağlı oldukları için de, büyük kaos çıkar, arkalarına bakmadan kaçmak isterler, bu sefer de kendi ordularını, Delhi ordusunu <strong>eziyor</strong> olurlar, Tuğluk askerleri de ne yapacağını şaşırır ve onlar filleri zapt edeceğim derken, fillerin peşi sıra Tuğluk askerlerinin üzerine giden Timur, askerlerine bir emir daha verir "şimdi oklarınızla, var gücünüzle saldırın.." Tuğluk askerlerinin üzerine ok yağar, Timur'un savaşı 1 saat gibi kısa bir sürede aldığı söylenir..Filleri de yanında götürür..Onlar da artık Timur'un ordu mensubudur..</p><p>Üstünden <strong>4 yıl</strong> gibi bir süre geçer, Timur Asya'da, Doğu'da oldukça güç kazanmıştır, batıya da ilerlerse diye Osmanlı gibi devletlere büyük endişe verir..Sıra <strong>Ankara Savaşı</strong>’na gelir, bu sefer karşısında <strong>Yıldırım</strong> vardır, filleri savaş meydanının etrafına savaştan önce gizlice yerleştirirler ve savaş vakti geldiğinde hiçbir şeyden haberi olmayan yeniçerilerin üzerine salarlar, bunu beklemeyen Osmanlı ordusu her ne kadar yoğun ok atışına tutsa da fillerle mücadele edemez ve şaşkınlık içinde yenilir..</p><p>Gerisi Yıldırım’ın kısa bir süre sonra ölmesi ve "yeni padişah kim olacak" diye birbirini yiyen Osmanlı'nın fethe kadar ki <strong>kardeş kavgası</strong>dır..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/25A3FC60-FC89-4CF2-BE26-76C6E92D9EFD.png" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Görsel gerçek değil, yapay zeka ile hayali olarak resmedildi...Timur ve Yıldırım karşı karşıya..</figcaption></figure><p>Osmanlı'nın sonraki dönemlerinde de filler söz konusu olduğunda <strong>lojistik</strong> olarak güç bulmuşlar, Anadolu'ya getirmeyi ya da orduya almayı <strong>maliyetli</strong> bularak, uzak durmuşlar..<br>Tarihte Timur'umuz olsa da, <strong>filleri</strong> Anadolu'da değil, <strong>ya Asya’da görürüz</strong>, ya da <strong>Afrika</strong>..<br><br>Afrika’da olanlar da, aslında bize çok uzak yerlerde değildir, Akdeniz’in ucunda <strong>Atlas Dağı</strong> bölgesi olarak da geçen <strong>Kuzey Afrika</strong>’da..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/A42E7F95-9D63-44D0-AE1C-4CC4FD6AC447.png" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/449DD2A5-C090-4E2E-8800-A81339A94358.png" width="1086" height="1448" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Titan Atlas..Iapetus'un 4 oğlundan biridir..Göğü sırtlamakla cezalandırılmıştır..</figcaption></figure><p>Şimdi gelelim <strong>Kuzey Afrika’ya</strong>, <strong>Atlas Dağı</strong>’nın hikayesinin <strong>Titan Atlas</strong>’tan geldiği söylenir..Önce <strong>göğü sırtlamakla</strong> cezalandırılmıştır, sonra o cezadan <strong>peygamberlik</strong> çıkarmıştır..Derin <strong>uzay</strong> bilgisi, <strong>astronomi</strong> ve <strong>yıldızlar</strong> üzerine görüşleriyle ve <strong>öngörüleriyle</strong> bir '<strong>rehbere</strong>' dönüşmüştür..<strong>Perseus</strong> <strong>Medusa</strong>'nın başını almakla görevlendirildiğinde, Atlas bir <strong>öngörü</strong> de onun için bulunmuştur, "Perseus <strong>Kutsal</strong> <strong>Hesperides Bahçesi</strong>'nden <strong>altın elma</strong> yiyecek" demiştir; bahçe ve elmalar <strong>karanlık tarafın, gecenin, ölümün, Hades Evi'nin mülküdür, Güneş'in battığı 'sınır' bir yerdedir, başını Nyx'in kızları, gecenin perileri ve bir ejderha korur, </strong>meyvelerin sadece zenginlik değeri değil, ölüme karşı <strong>güç ve direnç verme</strong> özelliği de vardır, Perseus'un çalacak olması gerginliğe sebep olur..<br>Ben bahçenin yerinin hala <strong>İngiltere</strong> olduğunu düşünüyorum.. <br><br>Perseus'un Atlas'ın öngörüsüyle önüne çıkılmasına sinirlendiği ve görevini başarıp, <strong>Medusa</strong>'nın başını aldıktan sonra, onun bakanı taşa çeviren başını kullanarak, Atlas'ı da, Atlas Dağı'na çevirdiği söylenir..Güya <strong>Titanlar ölemezler</strong> ama dönüşürler, <strong>Titan Atlas</strong>'ın <strong>Kuzey Afrika</strong>'daki bu dağa dönüştüğü söylenir..<br>Kimisi bu durumu, "Perseus onu cezalandırmaktan öte, dağa çevirerek o ağır göğü sırtlama cezasından özgürleştirdi.." diye yorumlar..<br><br>Ben yukarıdaki antik aile ağacını <a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/05/05/ederlezi-uzerine/">Hıdırellez’de hazırlamıştım</a>, Atlas’ın bir nymph olan su perisi eşi vardır, <strong>Pleione</strong>, ve <strong>7 meşhur Pleiades kızı</strong>, onlar da su perileridir, dağ perileri olarak..En büyük kızları, <strong>Mayıs</strong> ayının adının da ondan geldiği söylenen <strong>Maia</strong>’dır..Zeus’un eşlerinden birisidir, <strong>Hermes</strong>’in de babasıdır (<strong>Merkür</strong>) <br>Daha sonra arkadan gelen 2 kız kardeş de Zeus'un eşleri arasına girmiştir, Electra ve Taygate..Electra Truva'da karşınıza çıkar..Çingeneler Zamanı..<br>En ilginçlerinden bir tanesi en küçük olan <strong>Merope</strong>'tur, eş olarak bir Titan'ı ya da tanrıyı değil, ölümlü <strong>Sisifos</strong>'u seçmiçtir, tercihi ortalığı karıştırmıştır..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/220C603A-2446-4237-A04D-BAE74FF7A7E9.png" width="1672" height="941" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/8E2CCF3A-02D6-468B-87E0-37DE28D93FFC.png" width="1312" height="1199" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Atlas'ın aile ağacı ve su perisi kızları..Eşi 'su perisi' olan nymph'lerden Pleione/Aethra'dır..Meşhur 7 kızları vardır, en büyüğü Mayıs'a adını veren Maia'dır, Zeus'un eşlerinden biridir, çoban tanrı Hermes'in annesidir..Iapetus da, oğlu Atlas ve aile soyu da, dağları, taşları sembolize eder..Mesela dağ gibi adam ona deriz..Torunları Pleiades'ler dağ nymph'leridir..Hatta bazen Boğa burçları da öyledir, bize güçlü ve ayakları yere basan insanlar olarak görünürler..</figcaption></figure><p>Ben en önce bu aile soyunda anneleri olan <strong>Pleione'a</strong> neden <strong>Aethra </strong>dediğimi tekrar söyleyim, çünkü biz Hıdır-Ellez'e <strong>Hızır</strong> deriz, '<strong>Eder’lezi</strong>..<br>O <strong>‘eter’, aethra, eder ve benzeri ses heceleri</strong> antik zamanlarda ‘<strong>ışık</strong>’,  ‘<strong>aydınlık</strong>’, '<strong>melek</strong>' gibi olanlar için kullanılır..<br>Antik konuşma dilinde d-j-z seslerinde geçiş vardır..<br>Eder-ıtır-hızır..<br>‘<strong>Ter</strong>’ de örneğin ‘<strong>su</strong>’ için kullanılır..<br>( Ter atmak deriz, dere deriz, tereyağı deriz..)</p><p><strong>Baharda yağan yağmurların,</strong> <strong>sevgi, şifa, hayat, güzelliklik, iyilik notlarını yağdırdığını düşünüyorum, her yağmur damlası bir hayattır.. </strong><br>( son bulut bükücülerin teknolojilerinden gelenler değil, doğal olanları )..<br><br>Burada Atlas'ın diğer kızları da devreye girer, <strong>Hyades Perileri..</strong> <br>Onlar da Atlas'ın su perisi kızlarıdır, güya dökülen küçük kardeşleri için tuttukları <strong>matemin</strong> <strong>gözyaşlarıdır..</strong>Londra'nın göbeğindeki <strong>Hyde Park</strong>'a bir de buradan bakın istedim..'<strong>Hyde</strong>' kelime olarak İngilizce'de "bir ailenin mülkü olan arazi" anlamına da geliyormuş..Bizde, Ege'deki <strong>Sart Çayı</strong>'nın adının bir zamanlar <strong>Hyda</strong> olduğu söylenir, <strong>Lidya</strong>'daki ticaret zamanı <strong>Sardes</strong>'ten <strong>Sart</strong> kalmıştır..<br>Eskiden antik <strong>Pers Kral ticaret yolunun batı ucu'ymuş</strong>..<br><br>Hıdır-Ellez’in de <strong>Hızır</strong> ve <strong>İlyas</strong>’tan önce, <strong>Pleiades peri kardeşlere </strong>dayandığını düşünüyorum..<br>'<strong>El'</strong> ve '<strong>le’z</strong> sesleri de <strong>Venüs’e aittir</strong>, ‘<strong>melek</strong>’ gibi olanları sembolize eder..</p><p>Hem anne Pleione/Aethra, hem Pleiades kızları oldukça <strong>anaçtır</strong>, <strong>sizi korurlar, dadılık ederler</strong>..<strong>Çobanlar gibi</strong>..Hem de Boğa olan Venüs’ün ayıdır…<br>Cennetin <strong>mum</strong> kokulu kadınları..<br>Antik Yunan’da ‘<strong>animagus</strong>’ dönüşümleri diyeceğim ( Harry Potter'da kullanılan terimden daha uygun bir tabir bulamadım bu durum için ), animagusları ‘<strong>beyaz kumru</strong>’ olarak tarif edilir..</p><p>Dede dağ gibi Iapetus'tur, baba dağ gibi Atlas<strong>, 7 Pleiades kız kardeş için de </strong>gözünüzün önüne sembolik olarak <strong>7 sıra tepeli dağlar</strong> ve o tepelerde yaşayan dağ perileri getirin derler..<br><br>Antik Yunan’da yaşadıkları coğrafya farklı olsa bile, benim de aklıma hep ya <strong>Toros’lar</strong> gelir, ya <strong>Yeditepe İstanbul</strong>..Orada da sinema tarihimizde çok ilginç bir yapım karşımıza çıkar, <strong>Yıldıztepe filmi</strong>..Yeşilçam versiyonunda <strong>Fatma Girik</strong> oynar hatta, sonradan çekilen versiyonunda henüz çok genç <strong>Özge Özberk</strong>..Biz <strong>yıldızları</strong> zaten <strong>ışığı, aydınlığı </strong>tarif etmek için kullanırız, bu filmin adı da '<strong>Yıldızpark</strong>’ımız gibi, ‘<strong><a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/04/27/konusma-ozgurlugunun-merkuru/">Yıldız’tepe</a></strong><a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/04/27/konusma-ozgurlugunun-merkuru/">’dir</a>..<br>( Linkte <strong>Hermes</strong>'i ve bu filmi daha önce anlatmıştım, bazı bilgiler tekrara girse de, hangi metni kim okur bilemediğim için, tekrar anlatıyorum..)</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_0378.jpeg" width="1000" height="1524" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_0379.jpeg" width="799" height="688" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_0380.jpeg" width="960" height="1440" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Yıldıztepe'de malikaneye bir anda bir Sevgi gelir..İngiliz yapımı Secret Garden'da Hindistan'dan bir küçük kız çocuğu..Evdeki matemi ve karanlığı onlar dağıtır, üzerlerine sinmiş tozlu örtüyü onlar kaldırır, 'hayatı' onlar aydınlığa kavuşturur...Küçük Prens de bir dokunuşuyla bize bütün tarihi ve uzayın felsefesini anlatır sanki..</figcaption></figure><p><strong>Filmin özeti nedir</strong>, Yıldıztepe’de bir aile yaşamaktadır, ama aile içinde çok derin bir <strong>yas</strong> vardır, küçük kardeşlerini kaybetmişlerdir ve bir daha yastan çıkamamışlardır..Bir gün adı gibi <strong>sevgi dolu </strong>bir kız çocuğu gelir, bütün o matemi dağıtır, onlara tekrar ‘<strong>hayat</strong>’ verir..</p><p><strong>Bu Plaeides kız kardeşlerin hikayesidir</strong>..Rivayete göre bir de küçük erkek kardeşleri vardır, <strong>Hyas</strong>, ama onu ormanda avlanırken bir ‘<strong>yılan</strong>’ öldürmüştür..Kardeşlerine de o kadar bağlıdırlar ki, ister Pleiades olanlar olsun, ister Hyades olanları, deyim yerindeyse <strong>ölenle ölmüşlerdir</strong>, Hyas’ın ölümünü aşamamışlardır, <strong>yastan çıkamamışlardır</strong>..<br>Dilimizdeki <strong>yas</strong> kelimesinin ve <strong>Hyas</strong> adının benzerliği..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/465C23C6-DEA3-48C2-8357-77DA3D6A826F-1.jpeg" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/C5099B8E-7BDA-4CB3-8EDB-4661CF030699-1.png" width="1672" height="941" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Küçük Prens'in açılışındaki meşhur sahne..Bir yılanın bir fili yutmasıyla başlar..Yılan onu yutmuştur, hatta yılan içindeki fille bir 'şapka'ya benzemiştir..Fil içine 'kaya' gibi oturmuştur, yıllarca sindirememiş, içinde 'dağ' gibi kalmıştır..Şapka başka bir eserde daha karşımıza çıkar, biri Şirinler'de Şirinler'in sevimli şapkaları vardır, ama Şirin Baba'nınki özellikle 'kırmızı'dır..Bir diğeri de psikoloji üzerine bir eserdir, Karısını Şapka Sanan Adam..Narsisistler yanındaki insanları 'vitrinlerine' 'gösteriş' malzemesi olarak seçerler..Yani şapka bir yerde ilahidir, Allah'ın Al Başlığı'dır; öte tarafta eğer 'narsisist'seniz bir 'gösteriş' objesi..Fizik ironiyi sever.. Fizikte her zaman aynanın bir bu yüzü vardır, bir de sırlı, karanlık, 'yutan' tarafı..Sırlar Alemi birçok şeyi çoğu zaman 'itibar' olarak yapar, bunun için sömürüye de girişir ve de 'çakılırlar', çünkü 'haksız'dırlar..Küçük Prens'in sonu da ölüme teslimiyetle biter..İapetus da 'batı'nın, ölümün sınırlarında bir Titan'dır ve oğullarının düştüğü gaflar ölüme karşı nasıl pozisyon almanız gerektiği konusunda çok şey söyler..Küçük Prens'in sonu daha çok Yarı-At-Adam Antik Yunan'ın meşhur bilge hocası Chiron'un sonu gibidir, ölüme bilinçli bir teslimiyet..J.K.Rowling o özel öğretmeni bize Dumbledore olarak resmetmiştir..Dumbledore'un ölüme teslimiyeti ve Harry'i kurtaracak öngörülü bir hamle yapması, Chiron'a benzer, hem tarihi, hem çok bilgece bir detaydır..</figcaption></figure><p>Doğamızdaki <strong>filler</strong>, Atlas'ın çocuklarından gelmektedir, <strong>7'sinin Pleiades</strong> <strong>kız kardeşleri temsil ettiğini</strong> düşünüyorum, nasıl 7 fili hep sırayla dizersiniz, o 7 kız kardeşi öyle düşünün, kaybettikleri bir diğer küçük fil <strong>Hyas</strong>'tır.. <br><br>Bize onun hazin hikayesini <strong>Küçük Prens</strong> hatırlatır..Yıldıztepe'deki yapımlarda bizi aydınlatan bir kız çocuğudur, <strong>Aziz-Exupery</strong>'nin eserinde olur sana Küçük Prens..Türk edebiyatında "<strong>Hişt, Hişt"</strong> öyküsüyle <strong>Prens Adaları</strong>'nın Küçük Prensi <strong>Sait Faik Abasıyanık</strong>..</p><p><strong>Hyas</strong>'ı ormanda avlanırken bir <strong>yılan</strong> yaralamıştır..<br>Muhtemelen yılanınki ‘<strong>kuyruk acısı</strong>'dır! Yılanların psikolojisi genelde '<strong>kuyruk-acısı-intikamı' </strong>üzerinedir ve sizi '<strong>yılan hikayesi'</strong> dönecek '<strong>kurban-katil' denklemlerinin</strong> içine çekmek isterler..<br><br>Ormanda küçük Hyas ne yaşadıysa, yılana kuyruk acısı verdiği belli..</p><p>Yılan da karşınıza çıkarsa, bunu hem felsefi, hem mitolojik, hem fiziki/uzay, hem motif olarak söylüyorum, ‘<strong>yeraltını</strong>’ sembolize ederler, <strong>ölümü</strong> sembolize ederler; bu bir yandan hayatın devamlılığı için <strong>fiziki</strong> bir gerekliliktir, zaten Kuzey-Düğümü ve Güney-Düğümü arasındaki <strong>kuvvet kanunu</strong> da öyledir, fiziki gerekliliktir, ama bir yandan da <strong>ölüş şeklinize</strong> göre, <strong>kaza karakteristiğinize</strong> göre, nasıl bir Şeytanlığa kurban gittiğinizi de söyler..<br><br>Eğer <strong>Medusa</strong> gibi oldukça <strong>Sırlar Alemi'nin Kraliçe'si</strong> bir <strong>yılan-başla</strong> karşı karşıyaysanız, öylesi bir <strong>narsisistlikle</strong> karşı karşıyaysanız, ( ya da haset ve fesat ), sizi, <br>-ya ‘<strong>taş</strong>’ ederler -bu <strong>hasta</strong> <strong>yargı dünyaları</strong> ve <strong>sivri dilleriyle </strong>sizi taşlamak da olabilir-, hayatınız '<strong>donup</strong>' kalır, <br>-ya da <strong>kıyameti</strong> koparırlar, <br>-ya <strong>başınıza taş yağar</strong> -hatta yağıyordur ama Jupiter sizi koruyordur, tabi nereye kadar ve ne boyutta-, <br>-ya toksiklerdir, patolojiklerdir, <strong>mikropluk ederler</strong>, ister psikolojik, ister biyolojik olarak hastalıklara sebep olurlar, <br>-ya da <strong>yanarsınız</strong>, sizi ‘<strong>yakarlar</strong>’ ne yazık ki..Özellikle de '<strong>ahlak bekçiliği</strong>' söz konusu olduğunda..<br><br>Her zaman size "bir şeye Şeytanlık sirayet ederse <strong>'disleksi</strong>' sonuç verir" diyorum, eğer <strong>yangın</strong> büyükse, <strong>kıyamet</strong> büyükse, <strong>mikropluk</strong> büyükse, <strong>Buz Devri</strong> nasıl ve niye yaşanmıştır bir daha düşünün..<br><strong>6. His ( The 6th Sense )</strong> filmindeki çocuk bile bir hayalete denk geldiğinde <strong>buz keser</strong>, o detay oldukça bilgedir..<br><br>Ve <strong>Hesperides Bahçesi</strong>'ndeki '<strong>altın elmaların başını bekleyen ejderha</strong>'yı tekrar düşünün..<br><br>Kendilerinin de Sırlar Alemi'nde en büyük dramları budur, <strong>yanmışlardır</strong> ve <strong>tatlı suya</strong> taparlar, genel olarak birçok güç kaynağına taparlar ve isterler, Güneş gibi, <strong>suysa</strong> en derin yaralarıdır..<br>Patojen-mantar psikolojisi..<br>Ağaçların ıslak, nemli <strong>Kuzey</strong> taraflarını neden hemen küflü mantarlar sarar, ya da ıslak ahşap yüzeyleri..Bir de buradan düşünün..<br>"Ayaklar baş olsun, <strong>Kuzey</strong>'deki <strong>buz</strong> ve <strong>tuz/kemik</strong> bizim olsun..Bir daha yanmayalım, acı çekmeyelim, kendimizi '<strong>garantiye</strong>' alalım.." <br>Onu kazanabilmek için de haksızlığa ihtiyaçları vardır, çünkü <strong>Karanlık-Güney-Düğümü, Sırlar Alemi</strong>, '<strong>fiziken</strong>' siz '<strong>haksızlık</strong>' yaptığınızda '<strong>hak</strong>' bulur, eline öyle koz geçer, ayakları baş etmelerinin yolu budur..<br><br>Birileri bu yeryüzünde kendini '<strong>garantiye</strong>' almak için bir şeylere '<strong>çöküyorsa</strong>', <strong>Şeytani</strong> bir psikolojiye kapılmıştır.. </p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/2D84ADB0-1452-47E7-8F6D-29AC5C2E90A4.png" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/1F6827E3-F4B4-4B48-8A25-853F3676538B.png" width="1536" height="1024" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div><figcaption>Başımıza taş yağıyor aslında..Jupiter bizi koruyor..Dev ve anaç gezegen..Zeus'un sembolü, peder..Ama antik sesleri düşünerek 'J' sesi 'Y' gibi de okursanız, y de melekleri, yukarıyı, aydınlığı, suyu, hayatı sembolize eden harflerden birisidir, sonra o 'y' de bazen 'i' olur..Ju'p'eter, olarak ayırırsanız, antik dilde 'P' sesine 'Rh' de denir, ortaya Y(i)'Rh'et'er, gibi bir kelime çıkar, 'eter'in de ışık ve aydınlık için kullanıldığını söylemiştim..Şİmdi Pleione için kullandığım yoruma geri dönelim, Atlas'ın kızları nasıl 'dağ' nymph'leridir ve Maia'nın oğlu Hermes bile çoban tanrıdır, Jupiter de öyle bir 'aethra' koruyucu gezegendir..Aydınlık, hayat verici, sürdürülür olmanın kaynağı Yengeç Dönencesi..Çok düşüncesiz ve başkalarının hakkını 'yaralayacak' şekilde sabırsız ve hızlı hareket ederseniz, uzayınızın zaman çarkı da sizi takip eder, hızlanır ve yağan taşlar çoğalır, sizin birbirinizi taşlamanızdan başınıza taş da yağar, asit de, yer havzalarından 'su' diye 'lav' da biter..Bir dünya daha önce Buz Devri yaşadıysa, uzayda materyal hakkınız '3'se, bir sonraki Buz Devri mi olur, cehennem mi? O zaman da bunu sorun, elinize ne geçecek?</figcaption></figure><p><strong>Yılanların yaşadığı kuyruk acısıysa</strong>, '<strong>keskin</strong>' aletlerden <strong>korkmak, kaçınmak</strong> üzerineyse; <strong>yılanların kurbanları da</strong> genelde <strong>taşlanmış</strong> olmaktan, <strong>taşa kesmekten</strong>, ‘<strong>yanmak</strong>’tan mağdurdur..</p><p>Benim karşıma 6 yıldır yılan başlı ‘<strong>Medusa</strong>’ çıktı desek ( adı bir tek bu değil, populer olan bu diye karşımdaki Şeytani karakteri tarif etmek için kullandım, isterseniz <strong>Şahmaran</strong> diyin ), <strong>magmada yanan taşa kestim</strong>..</p><p>Hyas da ‘<strong>kömür</strong>’ olmuştur..<br>k'ömür'..<br>Yunanca'da <strong>kömüre</strong>, '<strong>karvuno</strong>' denirmiş; '<strong>vuno'</strong> da '<strong>dağ'</strong> demek, <strong>kar</strong> sesiyse <strong>çarpışma</strong> gibi bir olay yaşanırsa, tepki belirtisi olarak kullanılırmış, mesela "<strong>kaaar</strong>, vurdu birbirine" gibi, ya da <strong>kargaların</strong> çıkardığı '<strong>kra</strong>','<strong>kar</strong>' gibi sesleri tariflemek için de kullanılırmış ve <strong>uğursuzluk</strong> getireceğine inanılırmış..<br>Ayrıca <strong>Yunanca'</strong>da, '<strong>hyetos'</strong>, '<strong>yağmur</strong>' anlamına gelmekteymiş, kız kardeşleri Hyas için ne kadar ağladılarsa..<br>( Bir de bana çok tuhaf geliyor, <strong>Gülten Dayıoğlu</strong>'nun <strong>Ölümsüz Ece</strong> eserinde hiç unutmuyorum, Ece bir hayatında <strong>Libya</strong>'ya da gitmiştir ve oradaki kadınların bir cenazeleri olduğunda günlerce '<strong>ağlama töreni'</strong> düzenlediklerini gözlemlemiştir..Libya da coğrafya olarak Kuzey Afrika'da, Atlas Dağı'nın doğusunda bir Akdeniz ülkesidir..)<br> <br>Hyades perilerinin döktüğü <strong>gözyaşlarını</strong> ve <strong>Sart Çayı</strong>'nı, Şarap Tanrısı <strong>Dionysus</strong>'un bile <strong>çaya</strong> neden <strong>hayat pınarı </strong>dediğini, baharda <strong>yağan</strong> <strong>hayat yağmurlarını</strong> bir daha düşünün şimdi..<br>Yanmış bir kardeşlerinin acısını dindirmek istiyor olabilirler mi? <br>Anadolu coğrafyasındaki '<strong>kömür</strong>' yataklarını bir daha düşünün şimdi..<br>Kasım ayında neden önce bir '<strong>pastırma</strong>' sıcağı denilen bir <strong>sıcak hava dalgası</strong> yaşayıp, akabinde '<strong>güze</strong>' ve '<strong>soğuk kışa'</strong> giriş yaptığımızı..<br><br>( Ve siz zaten hikayesi <strong>yanmak olan</strong> bir <strong>madeni </strong>hiçbir <strong>istatistik</strong> gözetmeden yakarsanız, sizi <strong>yeraltının mikropluğundan</strong> kim koruyacak? <br>Bozulan doğa'nın dengesini nasıl iyileştireceksiniz?<br>Yeraltına göz dikmeden önce, sizlere zaten 'bereket' için verilmiş <strong>Yengeç Dönencesi</strong> vergisi tarımcılığı ve hayvancılığı ve <strong>el emeğine</strong> girecek üretimleri düşünün..Sabırlı ve düşünceli hareket etmeyi düşünün, o sabrı koruyabilmek için de, <strong>omurgalı, ne yaptığını bilen, toprağını, tarihini tanıyan, değerden anlayan</strong> idareciler seçmeyi..<br>Zaten sahip olduğumuz bilgeliği kaybettiriyorlar..<br>Topraklarını <strong>çöl</strong> etmiş <strong>tırtıkçı-fare-kafalara</strong> uyarak..<br>Kendilerine bir hayırları var gibi görünüyor mu? )</p><p>Burası çok daha ilginçleşiyor, çünkü burada karşıma ‘<strong>fil’</strong>in kelime olarak <strong>Türkçe</strong>’ye nasıl geçtiğini araştırırken <strong>Orçun Ünal</strong>’ın daha henüz yayınlanmış bir makalesi çıktı: "<strong>Bir Kez Daha Eski Türkçe, Yana,Yanan, Yagan, Fil kelimesinin Etimolojisi Üzerine</strong>.."<br><br>Makale özetle <strong>fil</strong> kelimesinin '<strong>Çin’ceden</strong> geçtiğini söylese de, ben makaleyi Delhi’den, Timur’dan, Hindistan’dan, Moğollar’dan ya da Memlüklerden hiç bahsetmemesi üzerine <strong>eksik</strong> buluyorum..</p><p>Çünkü şimdi en başta anlattığım <strong>Timur</strong>’un <strong>Delhi</strong>’de yaptığı savaşı tekrar düşünün..Timur askerlerine “<strong>fillerin üzerine ‘ateşli’ develerle gidin</strong>” derken, <strong>ateşin</strong> filleri ‘<strong>dağıtacağını</strong>’ biliyordur..<br>Çünkü <strong>ateş ve yanmak,</strong> <strong>filler</strong>in en <strong>antik</strong> acısıdır..</p><p></p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1595.jpeg" width="1700" height="902" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1594.jpeg" width="1451" height="880" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div></figure><p>Makale <strong>fil</strong> kelimesinin, Çin’cedeki <strong>zan-gan</strong> seslerinden geldiğini özetlese de, Asya ve Balkanlardaki dilleri ve kelimelerin geçtiği eski metinleri de içine katarak, baştan '<strong>yanan</strong>' ve '<strong>yağan</strong>' kelimesine benzer seslerle girer, yer yer ‘<strong>dağ sırtı</strong>’, ‘<strong>tavşan</strong>’ kelimesi gibi başka kelimelerde de benzer harf değişimleri olduğunu gösterir, hatta ‘<strong>dingil</strong>’ kelimesi, ‘<strong>makas</strong>’ı işaret eden '<strong>teyel</strong>' gibi sesleri bile Moğolca'dan benzer bir sesler ve ses değişimleri kümesi içinde inceleyebileceğimizi gösterir, bir yerde '<strong>başı beyaz karga'</strong> kelimesine denk gelirsiniz, '<strong>kumru</strong>' olmasın o.. <br>Makalede yok yok..<br><br>Orçun Bey ne yaptığını biliyor mu bilmiyorum, ama <strong>DESTAN</strong> yazmış..<br><strong>HYAS DESTANI</strong>..<br>Küçük Prens bunu beğendi &lt;3<br><br>( Ayrıca Orçun Bey makalede <strong>Moğolca</strong>'da nadiren görülen <strong>n-g</strong> sesindeki geçişlere kelime örneği verirken, '<strong>makasın</strong>' karşımıza çıkması da bir başka açıdan oldukça ilginç, <strong>tengely-&gt;teyeli</strong>.. Antik Yunan'da '<strong>Kader</strong>' kardeşler vardır, <strong>3 tanedirler</strong>, <strong>Clotho, Lachesis, Atropos</strong>..<strong>Atropos'u Azrail gibi düşünebilirsiniz</strong>, ama tam olarak aynı değillerdir..Azrail doğrudan tanrıya hizmet eder, canı tanrının aldığı inancı vardır, yani ölüme de tanrı karar veriyordur, Azrail görevi gereği onun için can almaya gelendir, <strong>hayat ağacından yaprağınız düşüyordur..</strong><br><strong>'</strong>Kader' üçlemesinde ise, Zeki Demirkubuz filminin adı gibi oldu, rivayete göre siz doğmadan önce Clotho hayatınız üzerine bir ip makarası sallar, Lachesis ipin uzunluğuna karar verir, yani yaşayacağınız hayattan bağımsız olarak bu sadece 'ömür süreniz' üzerine bir mekanizmadır, Atropos da ipi bir yerden keser, Atropos ipi nereden kestiyse, bitmiştir, geri dönüşü yok, ömrünüz o kadar..Yani daha duygusuz ve tanrının bile karışmadığı, tamamen 3 kardeşin karar verdiği, yaşam süresi üzerine bir '<strong>myth</strong>'tir..<strong>Atropos makasıyla Hyas'ın ipini kesmiştir</strong> ve geri dönüşü olmamıştır da diyebiliriz..'<strong>makas</strong>' motifini bir de böyle düşünün..)</p><p>Eski insanların <strong>astronomiyi</strong> ve <strong>yıldızları</strong> sizden daha iyi anladığını, çünkü <strong>tarihe ve uzaya sizden daha yakın</strong> olduklarını da anlamanızı isterim..</p><p>O zaman burada astronomiden bir detay daha girelim, Antik Türk kültüründe yeni yıl <strong>21 Mart</strong>'tan başlar..Yeni yılı 21 Mart aldığınızda, <strong>Yay burcu</strong> <strong>8. dilime</strong> denk düşüyor..Temsilcisinin <strong>Jupiter</strong> olduğunu düşünürsek, burada bir dil bilgisi de Farsça'dan denk getirin, 'yay'a <strong>zemberek </strong>denir, jupiter '<strong>zaman çarkı</strong>' memuru pozisyonunda bir gezegeni işaret ediyor..<br>Zaman verici de olabilirsiniz, zaman alıcı da..<br><strong>Tavşanlar</strong> size <strong>hayat</strong> ve <strong>zaman</strong> kazandırırsa, <strong>yılanlar</strong> da götürür..<br><br><strong>Pandora'nın kutusu'</strong>ysa <strong>Saturn</strong>'dedir..( Yine Iapetus'un oğullarından bir diğeri..)<br><br><strong>Taşlı</strong>, <strong>çomaklı </strong>ahlak bekçiliği ile yargılamayı, ve yargıçlığı, hak anlayışını, <strong>narsisist</strong> bir egoyla <strong>kişiselleştirenleri</strong> Saturn'ün Sırlar Alemi, yeraltı konseyi olarak düşünün..<br><strong>Uranüs</strong> nasıl <strong>7 katlı</strong> gökkubbenin, <strong>cennetin</strong> temsilidir, Hak'kın matematiğidir; <strong>Satürn </strong>de <strong>'yeraltı'</strong>nın <strong>yargıçları..</strong><br><strong>7 halkasını,</strong> <strong>yerin 7 kat dibinde</strong> gibi düşünün, ve 7 kapısı, 7 otorite olduğunu düşünün..<br>Gılgamış Destanı'nda da <strong>7 Sedir Ağacı</strong> olarak geçer..<br>Ayaklar baş olursa, onların <strong>40-Satır</strong> devri başlar..  <br><br><strong>Alice Harikalar Diyarı</strong>'nda yanında <strong>saatiyle</strong> bir <strong>tavşan</strong> vardır..<br>Bir diğeri çocukluk kahramanım <strong>Beatrix Potter</strong>'ın <strong>Peter Rabbit</strong>'idir..<br><strong>Heide</strong>'de dağ çobanı karakterin adı Peter'dır..<br>Çobanlar, dağlar, koruma ve <strong>p,t,r sesleri</strong> tekrar tekrar karşımıza gelir..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/0268119C-99E9-428A-8BD6-6E879300FB55.png" width="1254" height="1254" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_0444.jpeg" width="739" height="415" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1643.jpeg" width="1299" height="1727" alt="Filler ve Küçük Prens Üzerine"></div></div></div></figure><p></p><p>Metni bitirirken bu hayatta en sevdiğim eserlerden biri olan <strong>Yeditepe İstanbul</strong>'la bitirmeye karar verdim..<br>Madem Yıldıztepe'den bahsettik, dizide de mahalleye bir anda bir kadın ve genç sanatçı kız çocuğu gelir, öyle de bir hayat mücadelesi vardır ki, bütün mahallelinin içini <strong>kıpırdatır</strong>, <strong>kendine getirir</strong>, ortaya <strong>ERDEMLİ</strong> ve <strong>GÖRKEMLİ DEV BİR TİYATRO ESERİ</strong> çıkar..<br>Orada da hepimizi can evinden vuran Uğur Polat'ın oynadığı <strong>Ali</strong>'dir..<br><strong>Gölgesizlerin yargısı yüzünden, 'heyular' içinde sessizliğe kapılıp gitmiştir</strong>, desen ki o da bir <strong>Hyas</strong>'tır ve Olcay <strong>aklının bütün çarklarını</strong> değiştirir..<br>O da <strong>hayata</strong> teşekkür eder, "hayat, seni seviyorum..bizim eve gönderdiğin kiracılar için..vücudumun aklımın, kırık, çatlak yerlerini onlarla doldurduğun için..beni sakat bırakan hayat, seni seviyorum.."<br><br>Sevgilerimle,<br>Maraşlı Zoey </p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/xIANiu8uPQY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="7tepe istanbul \ ali \ seni seviyorum hayat.."></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[İkinci Kattan Şarkılar]]></title><description><![CDATA[<p>Serum yerken hemşire de sanıyor ki, uslu uslu gözüm kapalı, hareketsiz falan yatıyorum öyle..Aklımdan neler geçtiğini bir bilse..<br>Belki de 6 küsur yıl sonra ilk kez elime bir kalemi alıp, küçük de olsa bir eskiz yapabildim, bitişler ve görseli tamamlamak için yapay zekadan da yardım almak zorunda kaldım ama.</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/06/20/songs_from_the_second_floor/</link><guid isPermaLink="false">6a369df692abf3000113d087</guid><category><![CDATA[Tasarım Düşleri Atölyesi]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:44:47 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1677-2.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1677-2.jpeg" alt="İkinci Kattan Şarkılar"><p>Serum yerken hemşire de sanıyor ki, uslu uslu gözüm kapalı, hareketsiz falan yatıyorum öyle..Aklımdan neler geçtiğini bir bilse..<br>Belki de 6 küsur yıl sonra ilk kez elime bir kalemi alıp, küçük de olsa bir eskiz yapabildim, bitişler ve görseli tamamlamak için yapay zekadan da yardım almak zorunda kaldım ama..Hala nörolojik olarak çok ağır bir kondisyon içindeyim, nereye kadar böyle gidebilir onu da bilmiyorum..<br>Bugüne de bu eskizle tutunmaya çalıştım diyelim..<br><br>İyi ki mesleğini yapamıyormuşsun demeyin bak -.-<br><br>Sevgilerimle,<br>Maraşlı Zoey</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/06/IMG_1677.jpeg" width="1254" height="1254" alt="İkinci Kattan Şarkılar"></div></div></div><figcaption>Çiçekli cephesi olan 2. katta yaşamak için, bana da bir oda ayırın..Yaparken aklıma hep Roy Andersson'ın 'The Living' üçlemesindeki filmlerinden birisi geldi, 'Songs from the Second Floor'..&nbsp;</figcaption></figure><p><strong>Roy Andersson</strong>'a saygıyla...O çiçekli odalardan birinde yaşasam, pencerelerimden nasıl bir müzik sokağa karışırdı diye..</p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="150" src="https://www.youtube.com/embed/waRG9kwjYwI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="&quot;Songs From The Second Floor&quot; dir. Roy Andersson"></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Rabia İşaretinin Dinen Bile Yanlış Olduğu Gerçeği]]></title><description><![CDATA[<p><strong>4 parmak</strong> ‘Rabia’yı da kimse konuşmuyor ama, bir diğer ‘<strong>skandal</strong>’ da odur..<br><strong>Hitler gibi</strong> el, kol hareketleri ile <strong>kitleler yaratıp</strong>, kitlelerine ‘<strong>kimlik</strong>’ gibi kullanmalık bir görüntü bahşetmesinden bahsetmiyorum bile…<br><strong>Müslümansanız</strong>, ‘<strong>dinen</strong>' <strong>skandal</strong> olmasından bahsediyorum, <strong>Allah’a şirk koşmaktır!</strong></p><p><strong>Baş parmağınız, ‘Allah’ı sembolize eder!</strong></p><p><strong>Kutsal Kuzey</strong>, sizi bilgisiz</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/05/31/rabia-isaretinin-dinen-bile-yanlis-oldugu-gercegi/</link><guid isPermaLink="false">6a1c95fb92abf3000113c529</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sun, 31 May 2026 20:22:19 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/AF909AA6-4B4D-4F7A-BBE1-A838310C0997.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/AF909AA6-4B4D-4F7A-BBE1-A838310C0997.png" alt="Rabia İşaretinin Dinen Bile Yanlış Olduğu Gerçeği"><p><strong>4 parmak</strong> ‘Rabia’yı da kimse konuşmuyor ama, bir diğer ‘<strong>skandal</strong>’ da odur..<br><strong>Hitler gibi</strong> el, kol hareketleri ile <strong>kitleler yaratıp</strong>, kitlelerine ‘<strong>kimlik</strong>’ gibi kullanmalık bir görüntü bahşetmesinden bahsetmiyorum bile…<br><strong>Müslümansanız</strong>, ‘<strong>dinen</strong>' <strong>skandal</strong> olmasından bahsediyorum, <strong>Allah’a şirk koşmaktır!</strong></p><p><strong>Baş parmağınız, ‘Allah’ı sembolize eder!</strong></p><p><strong>Kutsal Kuzey</strong>, sizi bilgisiz bırakıp da, bilmeden etmeden yargılamaz!<br>Ellerinizde, uzayınızın <strong>Hak Kapısı</strong>’nda geçerli olacak bütün bilgiler yazılıdır!<br><strong>10 parmağınız</strong>, uymanızın ve korumanızın beklendiği <strong>10 akli melekeyi</strong> sembolize eder..</p><p>Ellerinize yazmışlardır ki, her an gözlerinizin önünde olacaklardır, unutmayın, yoldan sapmayın, akli melekeden, beyninizi disiplinli kullanmaktan çıkmayın..<br>‘<strong>Sağlıklı</strong>’ bir şekilde işinize gücünüze bakın..<br><strong>Hak Kapısı</strong>’na geldiğinizde de boşuna, “<strong>bilmez idük</strong>”, “<strong>duymaz idük</strong>” demeyin, ellerinizde yazılı zaten..</p><p><strong>Baş parmağınız da doğrudan Allah’ın varlığını sembolize eden parmağınızdır</strong>..<br>Semazenler yüzlerce yıldır ‘<strong>baş parmaklarına</strong>’ gözlerini kitleyerek <strong>kulak içi</strong> dengelerini ‘<strong>ayar’lar</strong> ve <strong>sema dönerler</strong>..</p><p><strong>Tayyip</strong> en önce o ‘<strong>baş parmağı</strong>’ ‘<strong>kapayarak</strong>’, yok sayarak, ‘<strong>Rabia</strong>’ yaptı..<br><strong>Narsisistlikte</strong> ve <strong>şirk koşmakta son noktadır</strong>..<br><strong>Ahmaklıkta da</strong>..<br>Kültürümüze hiçbir ‘<strong>saygısı</strong>’ olmayan ve değer vermeyenlerden ‘<strong>programlanarak</strong>’ gelir de, <strong>hiçbir şey bilmeden</strong> kendinizi <strong>bir halt</strong> sanarsanız böyle olur..<br>Kader de bu ya, İkizler Burcu bir Dolunay'da yazıyorum bu notu..<br>İkizler ve paraleller, bu uzayda tarihi değerde önem taşır, ama o, bu demek değildir!<br>Bir şeyi kullanmadan önce '<strong>fizikten</strong>' anlamanız gerekir!</p><p>Bu Güneş Sistemi'nde sizin ‘<strong>Groundhog Day</strong>’ davanız, <strong>Neptün’ün yaşadıklarından ve onurundan başlar</strong>..<br>Allah’ın da en önce onurunu ve hakkını gözeteceği <strong>Neptün</strong>’dür!<br><strong>O da 9’dur</strong>..<br>Siz parmaklarınızı 4’e indirip, iki elinizi de ‘<strong>8</strong>’ edecek hale getirdiğinizde, <strong>önce Neptün’ü gözden çıkarıyorsunuz demektir</strong>!<br><strong>Bir Şirk de buradan geliyor o zaman</strong>..<br>Hem de güya bir ‘<strong>sönegey</strong>’ yapıyor bunu..</p><p>Benim ellerim <strong>10 parmak</strong> olabilir, ama inanın ‘<strong>12 parmak</strong>’ gibi hissetmeye çalıştığımda bütün <strong>psikolojim</strong> değişiyor..<br>Bu herkesin anlayabileceği bir şey değil belki ama, sadece varsaymanızı isterim, ellerinizin her birinde 6 parmak olacak şekilde evrimleşmiş olsaydınız, nasıl bir beyin ve sinir sistemi deneyimi yaşıyor olurdunuz, bir düşünün sadece..<br>Nasıl bir insanlık yaşıyor olurdunuz?<br>O zaman ‘<strong>12 parmak bağırsağınızın</strong>’ anlamını ve sinir sisteminize etkisini de tekrar düşünün!</p><p><strong>Tayyip’e kalsanız</strong>, baş parmak ve Allah da yok, sinir sisteminiz de ‘geri evrimleşmiş’ olacak, Allah’ın onuru olan 10 akli melekeyi korumayı da terk edeceksiniz, insanlığın onuru, Neptün’ü, 9’u da bile bile tepikleyeceksiniz..<br>Daha sayayım mı..</p><p><strong>SKANDAL!</strong><br><strong>Allah</strong>, o ‘Rabia’yı affetmeyecek..<br>Bireysel suç işlemiyor, milyonları da ahiretliğinden ediyor..</p><p><strong>Ayrıca bizde Ra’ya biat etmek yoktur</strong>, bizde Rabia demek de yoktur, hepimizin çocukluğuna karabasan gibi çökmüş olsa da, <strong>Kemalettin Tuğcu</strong> bilgeliği söylemiştir, <strong>Rabia değil</strong>, <strong>Lamia’dır</strong>..<br>Kutsal hikayedir..<br>Bir o <strong>Üvey Baba</strong>’yı düşünün, sonra bir de <strong>Unfortunate Events</strong>’teki <strong>Baudelaire çocuklarını</strong>..</p><p>Eyyorlamam bugünlük bu kadar..</p><p>Bir de tüm bunları, <strong>Musa’nın 10 akli meleke diye asasını vurup</strong>, Kızıldenizi’ni firavunlara karşı ikiye yardığı Mısır’da yapıyor!<br><strong>Şeytan ve Sırlar Alemi</strong>, ‘<strong>disleksi</strong>’ hareket eder..<br>Bir şeye ‘<strong>şeytanlık</strong>’ sirayet ederse, ‘<strong>disleksi</strong>’ sonuç ortaya çıkar!<br><strong>Ayakları baş etmek</strong> de odur..<br><br>Saygılarımla,<br>Maraşlı Zoey</p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Ekonomi Üzerine]]></title><description><![CDATA[<p>x'te yazdığım bir paylaşımı buraya da taşıyacağım..Zamanla edit'ler daha da anlaşılır olması için düzenlemeler yaparım belki..<br>Şimdilik:<br></p><p>Digital para ve yatırımla global ekonomik batağı çözemeyecekler..</p><p>Boşuna teknolojiyi ekonomik bataklarına yeni ‘kısır döngü-kuyusu’ haline getirmesinler!</p><p>Binlerce yıldır ‘toprak’ın ‘bereket’ olduğu söyleniyordu!</p><p>Binlerce yılın ‘antik tarım’ topraklarını, Ortadoğu Savaşı çukuruna,</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/05/30/ekonomi-uzerine/</link><guid isPermaLink="false">6a1b4d1892abf3000113c50b</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sat, 30 May 2026 20:53:17 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/54CBF658-F10D-4AD8-954D-E6934FA56403.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/54CBF658-F10D-4AD8-954D-E6934FA56403.png" alt="Ekonomi Üzerine"><p>x'te yazdığım bir paylaşımı buraya da taşıyacağım..Zamanla edit'ler daha da anlaşılır olması için düzenlemeler yaparım belki..<br>Şimdilik:<br></p><p>Digital para ve yatırımla global ekonomik batağı çözemeyecekler..</p><p>Boşuna teknolojiyi ekonomik bataklarına yeni ‘kısır döngü-kuyusu’ haline getirmesinler!</p><p>Binlerce yıldır ‘toprak’ın ‘bereket’ olduğu söyleniyordu!</p><p>Binlerce yılın ‘antik tarım’ topraklarını, Ortadoğu Savaşı çukuruna, binlerce yılın tarım yapan köylülerini de, ‘teröriste’ çevirmeden önce düşünselermiş!</p><p>Elleriniz bile 10 parmak!</p><p>10 parmak akli melekeden ve ‘saymak’tan çıkmayın diye!</p><p>Bugün ‘bilgisayar’ gibi teknolojiler varsa, en önce İSTATİSTİĞİN ONURU için kullanılmalıydı!</p><p>Onlarsa insan beyninin ‘fiziki’ özelliğini ‘insanlara’ karşı kullanarak, insanları medya platformlarına ve yarınsız ‘tüketimlere’ ‘bağımlı’ yapmak için kullanmayı seçtiler!</p><p>Söz konusu digital ekonomilere gelince:</p><p>‘Beyaz-ekonomiyi’, yani istatistiğin onuru korunarak, emekle kazanılan, fizikle kazanılan, köylülerle, çiftçilerle kalkındıkları ekonomi modellerini tarihe geri kazandırmadan, bu çukurdan çıkamazlar!</p><p>Medikal ve uzay bilgisidir:</p><p>Ubermatenga, ‘patojen-mantar-mikrop-beyin’ taraftır…</p><p>Medikal olarak patojen mantar büyümesi, ‘kronik yorgunluk sendromu’na sebep olur!</p><p>Girdikleri organları ‘kuruturlar’!</p><p>Disotonomiye sebep olurlar!</p><p>Örneğin, o patojen mantarlar böbreklerinize sirayet ederse ‘diyabet’ bile olursunuz mesela..</p><p>Şu an çok fazla ‘o-karanlık-incir-ağacı’na hak ve el verdikleri için, uzay ve doğa olarak ‘kronik yorgunluk sendromu’ yaşıyorsunuz!</p><p>Ve güneş sisteminiz de, yeryüzündeki rejimleriniz ve ekonomileriniz de ‘kısırlaşıp’, kuruyup gidiyor!</p><p>Yerleşik yaşamda, tarımın onuruyla oynayamazsınız; göçebe hayatta doğanın onuruyla oynayamazsınız!</p><p>Her geçen gün yapıcı ve sürdürülebilir olmayı biraz daha kaybediyorsunuz!</p><p>Her geçen gün aynı ‘vakti-dar-Ubermatenga’ gibi ‘zaman ve güç/enerji kaygısı’ içinde, ‘bencil’, düşüncesiz, günü anı kurtarmalık, stabil kalamayacağınız uğraşlarla ‘geçiştiriyor’ ve doğal olarak oyunu kaybediyorsunuz..</p><p>Böbrekleriniz nasıl diyabet’ken ‘şeker’ yiyemezsiniz, uzayınızın, doğanızın ve rejimlerinizin teşhisi ‘patojen mantar büyümesi’ kaynaklı ‘kronik yorgunluk sendromu’ iken, o Ubermatenga’dan gelen digital ekonomilere ağırlık veremezsiniz..</p><p>Bu diyabetken bir ‘gerizekalı’nın çıkıp, “Aa biliyor musunuz şeker yasak ya, bakın ne buldum, ‘siyah şeker’ buldum, bu diğerlerinden farklı tamam mı, hadi artık siyah şeker tüketelim” demesi gibi bir şey olur!</p><p>Yaptılar da bu ‘gerizekalılığı’..</p><p>Yeryüzündeki en büyük ‘gerizekalılık’ örneğidir, en yetişmiş mühendislerinin bile ‘teknolojik’ gelişim adı altında ‘kara paraya’ hizmet etmeleri!</p><p>O bilgisayarlarla çoktan ‘beyaz-paranın’ takibi yapılabilmeliyken, artık borçların kimin cebinden çıkıp, kimin cebine girdiği belli değil! Hesaplayamazsınız da, korkunç bir global kaos!</p><p>Sadece 50 sene önce bir üniversite mezunu mühendis, efendi efendi ceketini ilikler, herkesten saygı görür, herkese saygı duyar, eğitiminin hakkını verir, etik içinde, önündeki hesap makinesiyle hesaplamaya çalışır, halkı ve devletini yaşatacak ‘kritik’ çözümler üretmeye bakardı!</p><p>Sinekler Vadisi ise, ‘disleksi’ bir tutumla, ‘ayakları baş etti’, bir anda Dünya’nın insanlık tarihindeki en yetişmiş mühendis ve bilim adamları kendini ‘mafya babaları’ ile, ‘kara para ticaretleri’ ile, kaçakçılıkla aynı sofrada buldu!</p><p>Kimsenin de kimseye saygısı yok!</p><p>Hem ahiretliklerinden oluyorlar, hem de ‘elinizi verirsiniz, kolunuzu kaptırırsınız’!</p><p>Suç batağı!</p><p>O ‘pislik-yeraltı’, birilerini eline geçirmişken, çıkarları için kullanmaktan ve suçlarının bedelini ödememek için de tehdit etmekten bırakır mı?</p><p>Mafya ne demek, kara para, terör, kaçakçılık ne demek?</p><p>Bir toplumda taş çatlasın yetişemediğiniz ‘3-5 kişi’ o çukura düşüyor olsun, devletin hedefi de zaten onları bile o çukurdan çıkarmak olsun, bunlarsa, bugün herkesi ‘mafya’ yaptı?!</p><p>Dünya’nın en büyük akademilerinde yetişmiş ‘beyaz-burjuvalar’ bile hiç utanmadan karanlık yapılanmalarla koyun koyuna?</p><p>Nasıl medikal olarak ‘disotonomik’ken, ihtiyacınız bol bol su içmek ve beyaz enerji kaynağı olan ‘tuz’ almaktır, şu an bu kadar ‘toksik’ hareket edildiği için, bu kadar disotonomik olunduğu için ‘buz ve tuz’a ihtiyacınız var!</p><p>Her geçen gün kaybettiğiniz kaynaklar!</p><p>Buz, sizi korur; su ise, en temel ‘hayat’ damlasıdır, hayat taşır!</p><p>Sizin elinizde acı çekeceğini bile bile daha fazla ‘iyi’, ‘renkli’, ‘melek’ gibi hayatlar ve bu karanlığa ‘ışık’ veremezler!</p><p>Ne ekerseniz onu biçersiniz!</p><p>Fizik, 3 günde iyileştirilemeyecek şekilde ‘alter’ ediliyor!</p><p>‘Kısır döngü tuzağıdır’ zorlamak!</p><p>Bir an önce savaşlara son verilmeliyken, ‘huzur’ gözetilmeliyken, hala savaş kartlarının peşindeler!</p><p>Tuz, eğer sosyolojiye ve toplum sözleşmesine uyarlanacak olursa, sevgidir, merhamettir, anlayıştır!</p><p>Yaraların merhemi odur zaten!</p><p>Nazara, kötülüğe, düşmanlara da ‘tuz’ iyi gelir!</p><p>Fizik, uzay, medikal, bu böyle!</p><p>Fiziğe şirk koşamazsınız!</p><p>Akla şirk koşamazsınız!</p><p>Bırakın bugünün doktorlarının “tuz kalbe zararlı” demesini, ayakları nasıl baş ettiyseniz ancak bu kadar olur, bugüne kadar zaten tuz sayesinde yaşamıştınız!</p><p>Bu uzayda ‘kalp’ tuz için atardı!</p><p>Beyaz enerji kaynaklarından birisi de odur!</p><p>Siz bu kadar agresif, bölücü, kavgacı, anlayışsız, yargısız infazcı, ahlak bekçisi, onu bunu beğenmez, kıskanç, kompleksli, hır gür iken, hiçbir yaraya merhem olamazsınız, hiçbir sistemi ve rejimi de iyileştiremezsiniz!</p><p>Türklerin ‘Anadolu’ya, ana yurduna dönüşünün sebebi bile o kutsal Tuz Gölü’yken, o bile kurumuş!</p><p>Yengeç Dönencesi’nin onuru m.kicek artık sizi demektir!</p><p>Bu ‘küresel değişimler’ sizlerin karar verme mekanizmanızdan bağımsız değildir!</p><p>Niye bağımsız olsun!</p><p>Uzayınız ve doğanız sizin karar verme mekanizmalarınıza göre hareket eder!</p><p>Bütün uzay da ‘hak’ üstünedir!</p><p>Bu doğa ‘cehenneme’ dönerse, bunu seçip, cehennem edenler yaşar önce!</p><p>Çözüm, en önce ‘emeğe’ saygıdır..</p><p>‘Tuzlu gözyaşı’nı sosyolojiye ve devlet anlayışına ancak böyle tercüme edebilirim gibi geldi herhalde..</p><p>Fiziğe saygıdır!</p><p>Herkesin psikolojisini ve matematiğini anlamadan, nasıl organize edeceklerini bilmeden, oturmasınlar o koltuklara!</p><p>Doğadan ve uzaydan anlamadan oturmasınlar o koltuklara!</p><p>Tarihten anlamadan oturmasınlar o koltuklara!</p><p>Öyle bir ‘Şeytani-ergen-fantezi’ yok, “Digital platformlarla artık herkes ‘ünlü’ olabilir, digital parayla artık herkes ‘zengin’ olabilir!”</p><p>Şeytani bir ergenlik!</p><p>Artık herkes istediği ‘fin-fon’ hayatı yaşayabilir!</p><p>Kapitalistlerin torunları Sinekler Vadisi ile topuklarına sıktı!</p><p>Artık borsa bile oynanmıyor!</p><p>Yüzlerce yılın en büyük burjuva kazanımları, ‘hukuk’ ve ‘eğitim seviyesi’ kaybediliyor!</p><p>Bilerek bunu hedef aldılar, bu da zaten idiocracy’nin ilanıdır!</p><p>Şeytan da ‘akli dengesiz’, ‘tutarsız’ boş keseden sallayan incir ağacıdır, öyle bir vericiliği yıldız olarak bile, fizik olarak bile yoktur, Sinekler Vadisi’nin ve onların new-age-liderlerinin pompaladığı fanteziler de tutarsız, kimseye hayrı olmayacak, fiziken stabil olmayan, bir öyle, bir böyle ‘kaybetmeye’ mahkum, ergen akıl iddialardır!</p><p>Tarımın onurunu, doğanın onurunu, istatistiğin onurunu koydunuz koydunuz, dönüşü olmayan bir tarihi ‘kayıplar silsilesi’ geliyor!</p><p>Einstein aptal değildi uyardı, “3. Dünya Savaşı, taş ile sopa ile yapılacak” diye…</p><p>Taş Devri’nden beter Taş Devri’ndesiniz, ekran hastalığınızdan gözünüz bile görmüyor!</p><p>Disotonomiksiniz, birine var, birine yok, biri yaşıyor, diğeri dehşet içinde!</p><p>Sürdürülebilir ve stabil olmayı, ‘fiziken’ uzun vadeli düşünerek adım atmaları gerekir, gerekirdi!</p><p>‘Hızlı-yaşam’ ergenliği diye ‘şeytani’ bir fantezi yok!</p><p>Acele işe Şeytan karışır!</p><p>Karıştı!</p><p>Binlerce yılın antik Türk bilgelikleri, binlerce yılın antik Doğu kültürleri ‘narsisistçe’ küçük görüldüğünde ve ezildiğinde bu yeryüzünde olacaklar budur!</p><p>Türkiye Cumhuriyeti kendine gelsin, uymasın!</p><p>Tarihi, istatistiği, sınırları, nüfusu, eğitimi, hukuku bir an önce korumaları gerekir!</p><p><br>Saygılarımla,<br>Zoey<br>( Altını da ben biliyorum, Midas’ın kızı )</p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Kurbağa Prens Üzerine]]></title><description><![CDATA[<figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/82CF5F57-EA43-459B-9DA2-E45DE881D2DC-1.png" class="kg-image"></figure><p><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Kurba%C4%9Fa_Prens">Kurbağa Prens</a> masalına bir de bu gözle bakın istedim..</p><p><strong>Sibirya’da</strong> anlatılan şaman rivayetlerine göre, önce gücünden ve tanrısına bile başkaldırmaktan ötürü cezalandırılmış bir şaman vardır ve bir tane de kaçmayı başarmış ‘<strong>kurbağa</strong>’ bir versiyonu..</p><p>Siz de dersiniz ki,<br>“-küçük kurbağa, küçük kurbağa kuyruğun nerede?<br>-kuyruğum yok, kuyruğum yok, yüzerim</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/05/26/kurbaga-prens/</link><guid isPermaLink="false">6a16103c92abf3000113c499</guid><category><![CDATA[The Great Dark Spot]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Tue, 26 May 2026 21:44:58 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/82CF5F57-EA43-459B-9DA2-E45DE881D2DC.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/82CF5F57-EA43-459B-9DA2-E45DE881D2DC-1.png" class="kg-image" alt="Kurbağa Prens Üzerine"></figure><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/82CF5F57-EA43-459B-9DA2-E45DE881D2DC.png" alt="Kurbağa Prens Üzerine"><p><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Kurba%C4%9Fa_Prens">Kurbağa Prens</a> masalına bir de bu gözle bakın istedim..</p><p><strong>Sibirya’da</strong> anlatılan şaman rivayetlerine göre, önce gücünden ve tanrısına bile başkaldırmaktan ötürü cezalandırılmış bir şaman vardır ve bir tane de kaçmayı başarmış ‘<strong>kurbağa</strong>’ bir versiyonu..</p><p>Siz de dersiniz ki,<br>“-küçük kurbağa, küçük kurbağa kuyruğun nerede?<br>-kuyruğum yok, kuyruğum yok, yüzerim derede..”<br></p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/72EEEB47-323A-48B9-ABDA-FEBBD0F113A7.png" width="1254" height="1254" alt="Kurbağa Prens Üzerine"></div></div></div></figure><p><strong>Gürgen</strong>, özellikle sulak bölgelerde yetişen bir ağaç türüdür..Doğaya en büyük katkılarından birisi, serçe gibi bazı küçük kuş türlerine ve bazı kelebek türlerine yuva olmasıdır..Yaprakları ‘fındık ağacı’ ile karıştırabilir, ama fındık değildir..</p><p><strong>Grimm Kardeşler</strong>, Kurbağa Prens masalını Almanya’da bulunan <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Hessen">Hessen</a> bölgesinden topladığını rivayet eder..<br><strong>Şaman <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Yakutlar">Yakutlar</a></strong>’sa efsanelerini, Sibirya’daki Ural Dağları’nda anlatırlar..</p><p>Bu yeryüzünde hep bir tane ‘<strong>altın</strong>’la, ışıldamakla, melek gibi olmakla, masumiyetle ilişkilendirilen bir ‘prenses’ vardır, bir de onun kuyulardan kuyu, hapislerden hapis beğenmesi, kulelerden kulelere kapatılması..<br>Bir yerde de yangın kopar..</p><p><strong>Mesela <a href="https://en.wikipedia.org/wiki/The_Goldfinch_(painting)">Goldfinch</a> eseri</strong>, yeryüzünün en nadide tablolarından birisi olarak kabul edilir, <a href="https://en.wikipedia.org/wiki/The_Goldfinch_(novel)">hem romana</a>, hem de <a href="https://www.imdb.com/title/tt3864056/">uyarlaması filme</a> konu olmuştur..Goldfinch, eserde zincirle ayağından bağlıdır, tesadüf de bu ya, ressamın da yaşadığı bölgede bir baruthane patlaması olayında öldüğü, aralarında ‘Goldfinch’in de olduğu tablolarının patlamadan güçlükle kurtarıldığı söylenir..<br><strong>Goldfinch</strong>, <strong>saka kuşu</strong> demektir, <strong>kirazkuşu</strong> demektir..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1185-1.jpeg" width="1358" height="1520" alt="Kurbağa Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1187.jpeg" width="878" height="1186" alt="Kurbağa Prens Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1184-1.jpeg" width="2000" height="3000" alt="Kurbağa Prens Üzerine"></div></div></div></figure><p><strong>20 Dakika</strong>, uyarlandığı orjinal filmde olmayan detaylarla muhtemelen TV tarihimizin en ‘<strong>kutsal</strong>’ eserlerinden birisidir..<br>“Bu Melek, melek mi, şeytan mıdır?”<br>“Melek’i size yedirir miyiz?!”</p><p>Aldığım her nefeste beynim cayır cayır yanıyorken, bir ‘kurbağa prens’ gelse de, beni de kurtarsa di’mi..<br>Ben onu öperim, o da beni şu yangının içinden çıkarır..<br>‘Altın’ı da bana sorun..<br>Geceye bıraktığım <a href="https://youtu.be/56sZqXGM7xk?si=i0tsYMYJVALRVQ68">bir eser</a> olsun..<br><br>Sevgilerimle,<br>Zoey..</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1182-1.jpeg" class="kg-image" alt="Kurbağa Prens Üzerine"></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!]]></title><description><![CDATA[<p>Size önce <strong>gerçek-Şeytan’ın</strong> psikolojisinden bahsedeyim, sonra da 20 yıldır bunların nasıl <strong>Allah’ı ağızlarına maşa ederek</strong>, Allah diye tam tersi <strong>Şeytan’ın kitabını uyguladıklarını</strong> anlatayım!</p><p><strong>Şeytan</strong>, bu yeryüzünde en büyük kaybedenlerden birisidir, dağdan gelip, bağdakini kovmaya, ahlak bekçiliği ile özel yaşantıları yargılamaya kalkmıştır, <strong>yok yere</strong> huzursuzluk çıkarmıştır, halkı galeyana</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/05/26/turkiye-okusun/</link><guid isPermaLink="false">6a15aa9392abf3000113bf26</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Tue, 26 May 2026 16:12:30 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0983-1.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0983-1.jpeg" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"><p>Size önce <strong>gerçek-Şeytan’ın</strong> psikolojisinden bahsedeyim, sonra da 20 yıldır bunların nasıl <strong>Allah’ı ağızlarına maşa ederek</strong>, Allah diye tam tersi <strong>Şeytan’ın kitabını uyguladıklarını</strong> anlatayım!</p><p><strong>Şeytan</strong>, bu yeryüzünde en büyük kaybedenlerden birisidir, dağdan gelip, bağdakini kovmaya, ahlak bekçiliği ile özel yaşantıları yargılamaya kalkmıştır, <strong>yok yere</strong> huzursuzluk çıkarmıştır, halkı galeyana getirmiştir, yalan iddianemelerde bulunmuştur, <strong>kıyamet koparmıştır</strong>, insanlar yok yere birbirini taşlamıştır, karşılığı olarak da <strong>başınıza taş yağmıştır</strong>, hasta yargı dünyası ve ‘olmayan akli melekesi’ ile ‘<strong>kovulmuştur</strong>’, kabul görmemiştir!</p><p><strong>Ne yapar:</strong> <br><strong>Narsisistlikten</strong> kudurmuştur, göçemediği Hades Evi’nde ‘<strong>obsesif</strong>’ bir şekilde <strong>yargıçlığı</strong> oynamaya devam eder, <strong>obsesif</strong> bir şekilde ‘<strong>suçlarının</strong>’ bedelini ödememek için, ‘<strong>kısır döngü tuzaklar</strong>’ kurmaya devam eder, ki sizler o tuzaklara düşün ve çıkamayın, ‘<strong>kısır döngüler içerisinde hatalar etmeye, ellerine düşmeye devam edin</strong>’, onlar da fırsattan istifade istediği gibi ‘<strong>sömürsün</strong>’..<br>Güya, <strong>suçluluk psikolojisinde mükemmeliyetçi</strong>, <strong>ahlak bekçiliğinde mükemmeliyetçi</strong>, <strong>kaybeden psikolojisinde delirmiş Şeytan'ınız</strong> böyle ‘<strong>kaybetmiyordur</strong>’, ‘<strong>yargılanmaktan kaçıyordur</strong>’, karanlık planlarını böyle ‘<strong>sürdürebiliyordur</strong>’..<br><br>Göçememişlerden topladığı <strong>aşağılık kompleksli</strong>, <strong>sapık</strong>, <strong>sakat</strong>, <strong>cahil</strong>, <strong>karanlık ruhlarla</strong> ‘Sırra Kadem Basmalarını’ ister, ‘Kaybedenler Kulübü’ psikolojisinde aşağılık kompleksi ile birbirlerine <strong>kenetlenirler</strong>, <strong>ağ yaparlar</strong>, “Bana uyarsanız, <strong>bizim Ubermatenga’yı baş edeceğiz</strong>” der.. <br>“Siz de Hades Evi’nden kurtulacaksınız, <strong>keyfiniz ne buyurursa onu yaşayacaksınız</strong>, benim aile soyum da baş olacak, ben de <strong>büyük lider</strong> olacağım, <strong>benim endamım</strong> yeter, ben çok havalıyım, <strong>ben çok biliyom</strong>, İlah benim, 'asil' benim (?!), Dünya’yı da ben yöneteceğim, <strong>sizi de ben yaşatacağım</strong>” der.. "Ayakları baş edin, ben size göstereyim Allah'lık nasıl yapılır?!" <br>( Öyle bir yıldızları ve gücü bile yok, <strong>kaçıklar</strong>..Sineklerin Tanrısı’nın da yok, dilimde tüy bitti uyarmaktan..)</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1800-2.png" width="1024" height="1024" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1764.jpeg" width="1365" height="1024" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"></div></div></div><figcaption>Başka yüzleri ve karakterler de var, şu an hepsini göstermiyorum! Şeytan'a uyup kendini havalı sanan şaşırmışlar, şu ikisini 'yüceltiyor'..Şeytan'ın yüzü, bundan bile daha ergen gösteren, 3 yaş ergenliğini aşamamış, şizofren karakterler! Verici değiller, cömert değiller, yapıcı değiller; cahiller, gericiler, yapı-bozucular, kırıcılar, 'sürüngen' ve 'sömürgenler'..Yıldızları ve enerjileri karanlık, ve götürmek üzerinedir!</figcaption></figure><p>Bu arada o ‘<strong>karanlık-fildişi-kulelerinde</strong>’ de, kendi kendilerine <strong>katliam</strong>, <strong>terör</strong>, <strong>dehşet</strong>, <strong>korkunç</strong>, <strong>sömürü</strong>, '<strong>madde', patolojik mikrop işler, toksiklik,</strong> artık aklınıza her ne türlü ‘<strong>pislik</strong>’ gelirse koyun sepete, ‘<strong>pisleşirler</strong>’, herkesin ‘<strong>üstüne</strong>’ böyle çıkabileceklerini düşünürler! <br>Yani ‘<strong>ruh hastası-akli dengesiz-kaçıklar</strong>’ bir yandan hem ‘<strong>TAM DA SENSİN</strong>’ olmak isterler, bir yanda da <strong>PİSLEŞEREK</strong> diğerlerini altlarına almak isterler ve böyle <strong>GÜÇLÜ</strong> görüneceklerini ve böyle <strong>SEÇİLECEKLERİNİ</strong> düşünürler!<br>Bir yandan hem <strong>en sevilen</strong> olmak isterler, hem ‘<strong>kendi-asil-aile-soyları</strong>’ (?!) yürüsün isterler!<br>Bu arada hadleri ve hakları değildir!<br>Şirke girer!<br>Şeytan’ın psikolojisidir!</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/E51B7669-1A5E-4F14-894C-97D9D3B20CFF.png" width="1122" height="1402" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1799-1.jpeg" width="2039" height="1536" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"></div></div></div><figcaption>AL-Karısı..Baş 'kıskanç'! Baş 'çekemeyen'! Baş kompleksli-hırsız! Baş ahlak-bekçisi! Baş cadı! Baş bütün 'hummalı' hastalıkların, mikroplukların, ağ yapma kafasının, omurgasız-ezik-örümcek kafa-aşiret kafa-oğullarının geldiği, 40 haramilerin geldiği, kapı! Cüssesi öküz kadar olsa bile, dağ fare doğurmuş bir şekilde, bunun kocalığına soyunan ezik haramilerin 'karısı'! Bu çok akıllıymış, çok yüce fikirleri varmış, çok da onurluymuş!&nbsp;</figcaption></figure><p>Bir de daha hala <strong>aşağılık kompleksleriyle</strong> ‘<strong>arabesk</strong>’ yaparlar, sanki kendileri kendilerini '<strong>sevimsizleştirmiyormuş</strong>' gibi: <br>“Gördünüz mü biz farklıyız, <strong>kimse bizi sevmiyor</strong>, birimiz hepimiz için tamam mı 'bro’larım, herkesten de üstünüz (?!), gördünüz mü onlar bizim kadar DEHŞET olamaz, ben güçlüyüm, bana uymaya devam edin, ben yedireceğim size!”<br><br>Ne kadar dengesiz, <strong>tutarsız</strong>, <strong>ergen</strong>, <strong>narsisist</strong>, <strong>bencil</strong>, <strong>cahil</strong>, <strong>sapıtık</strong>, çarpık, sakat ego varsa, hepsine kapılırlar!</p><p>Ben de diyim ki birilerinin kafasını kurup kurup üzerinize saldığı <strong>FARELERDEN Mİ KORKACAĞIZ</strong>! <br>DİŞLERİNİ AYRI S…! <br>KUYRUKLARINI AYRI S….!<br>BAKIRKÖY’DE ZAPT ETMENİZ GEREKİR!<br><strong>BAKIRKÖY</strong>!</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/4AACDB9E-DC61-40AB-84EF-6ECF2041B119.png" width="1024" height="1536" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/34B0F152-EB19-4CC1-9329-01A0B084D0D9.png" width="1024" height="1536" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"></div></div></div><figcaption>Su yok, enerji kaynağı yok, hava nefes alınamayacak derecede, güneş kavurucu..Sizin için vakti zamanında tuzla buz olmuşlar, buz yok, tuz yok..Ubermatenga, sizi de kendilerine benzetir..Panik içinde, stres içinde, bencillik içinde, hiçbir şeye 'zaman' ve 'kaynak' bulamazken, ama bir yandan da 'estetik' kaygılar güderek, birbirinizi ve doğal olarak 'ahiretliğinizi', cennetiniz bu Dünya'yı harcarsınız..Burası da tek Dünya'nız! Bunu hastalıklar içinde kurutup, gidebileceğiniz başka coğrafya yok..Sömürgen düşmanlarınız bile şu halde de olsa, hala bu Dünya'nın ve kaynaklarının peşinde! Nasıl sizin coğrafyanız üzerinde hastalıklı birilerinin egoları obsesif planlar güdüyorsa, bunlar da, uzay coğrafyasında Dünya'nız üzerinde hastalıklı planlar güdüyorlar! Şeytan'ınız da satılık yani! O ne anlar fizikten, teknolojiden! Teknolojileriniz kendi 2 papel aklınızdan gelen en büyük kısır döngülerinizdir! Sadece buzdolabı icadıyla bile sebep olduğunuz küresel ısınmanın ve enerji ihtiyacının tarifi mümkün değil..Kendiniz icat edip, kendiniz icatlarınıza tapamazsınız! Allah yarattıklarına tapmıyor, ne de yarattıklarının onursuz kölesi! İcatları önce icat ettirip, sonra herkese 'rüyasını' satıp, sonra da kendinize yeni oyuncak arayamazsınız..Öyle bir 'yüce-matematik' yok..Eliniz bile 10 parmak! Say'maktan başlayın..</figcaption></figure><p>Ayakların baş olması zaten '<strong>cehennem</strong>’dir!<br>Hiçbir devlet, <strong>AKLİ MELEKESİNDEN</strong> bu boyutta <strong>KAÇIRMADIYSA</strong>, <strong>HAK’KI</strong> ve kendi geleceğini, ahiretliğini, bu boyutta <strong>SATMADIYSA</strong>, <strong>AYAKLARI BAŞ EDEMEZ!</strong><br>Çünkü:<br>MATEMATİĞE ŞİRK KOŞAMAZSINIZ!<br>FİZİĞE ŞİRK KOŞAMAZSINIZ!<br>TARİHE ŞİRK KOŞAMAZSINIZ!<br>Bile bile SAKAT, SAPITIK, ÇARPIK, CAHİL, ŞİDDET, ZULM, HAKSIZLIK GÖZETİP, yarını ‘<strong>YAŞAMAYI</strong>’ bekleyemezsiniz!</p><p>Şimdi gelelim bu mikroplara!<br><strong>Önce 1</strong>- Ne alaka Türkiye’yi X-bilmem-kim dizayn ediyor olsun? <br><strong>BİZE NE!</strong><br>Yıllardır, aynı coğrafyayı, dini, milleti, tarihi bile <strong>paylaşmadığımız</strong>, okyanusun ta öteki kıyısındaki bir devlet <strong>öyle buyuruyor</strong> diye, ha babam onların ‘<strong>ajandalarına</strong>’ maşa olunuyor?!<br><strong>Ne alaka?</strong><br>Vermediğimiz <strong>maddi-manevi kayıp</strong> kalmamış!<br>Ortada güya Kurtuluş Savaşı yok, <strong>Kurtuluş Savaşı’ndan beter</strong> şehit vermişiz, kutsal Türk Ordusu’nun başına ‘<strong>çuval</strong>’ bile geçirmiş ( beynimi s..cem), askerlerimiz bile canlı yayınlarda '<strong>canlı canlı yakılmış</strong>’ ( böbreğimi s…cem), en değerli adreslerimizde <strong>skandal güvenlik zaafiyetleri</strong> yaşanarak, bombalar patlatılmış, kendi vatandaşlarımız ‘<strong>dış güçleri</strong>’ ağzından düşürmeyen <strong>bir-ne-idüğü-belirsiz</strong> yüzünden ‘<strong>yabancı uyruklu-teröristlerle</strong>' havaya uçurulmuş ( <strong>kim dış güç o zaman?</strong> ), devletimizin en büyük yatırımı ve kazanımı olan bütün yapılara  ve ülkenin temellerine ‘<strong>balyoz</strong>’ vurulmuş, Osmanlı’yı ağzından düşürmeyenler <strong>Haydarpaşa’yı bile yakmaya kalkmış</strong>! <br>Kutsal Çamlıca, artık Çamlıca değil!<br>Kutsal İstanbul, artık Osmanlı'nın bile aklının almayacağı derecede kutsal İstanbul değil! <br><strong>Tarihin onuruydu İstanbul'un Kanatları!</strong> <br><strong>Tarih'in Onuru!</strong></p><p><strong>Narsisistlik psikolojisidir</strong>:<br>Yıldızları ve psikolojileri <strong>çok zayıf</strong> olduğu için, ellerine ‘<strong>güç kaynağı</strong>’ bir yem geçirdiler mi, <strong>asla bırakmak istemezler!</strong> Ölürsünüz, cılkınız çıkar, ancak o zaman, “<strong>aa öldü, iyi tamam, yenisi gelsin</strong>” derler, anlatabiliyor muyum, ölmeniz bile dokunmaz!<br>Empati yapamazlar, sempati duyamazlar!<br>Değer vermeyi bilmezler!<br>Saygı duymazlar!<br>Baştan <strong>peşin hükümlü</strong> ve <strong>önyargılı</strong> bir şekilde ‘<strong>değersiz</strong>’, ‘<strong>küçük</strong>’ görürler, ‘<strong>beğenmezler</strong>’! <br>'Kendi-projeleri' vardır, '<strong>kendi-vitrinleri</strong>' için yaşarlar, kendilerine de '<strong>proje-partnerler</strong>' ararlar!<br>Ön yargılı bir şekilde ‘<strong>beğenmediklerine</strong>’ de, “<strong>istediğim muameleyi yapabilirim, ne yaparsam zaten hak ediyordur</strong>” diye düşünürler!</p><p>En büyük ‘<strong>akli dengesizlikleri</strong>’ budur zaten: <br>Kendilerine gelince '<strong>boş -arabesk</strong>’ yaparlar, <strong>depresif</strong> takılırlar, arabesklerini ‘<strong>varoluş sancısı</strong>’ olarak görürler ve gösterirler, <strong>ama varoluş sancısı değildir</strong>, <strong>kendi kurgularıdır</strong>, “<strong>biz kaybeden külkedileriyiz</strong>” diye <strong>duygu sömürüsü</strong> ile insan avlarlar, yanlarına adam çekmeye çalışırlar, kullanmak istediklerine gelince de ‘<strong>acımaları</strong>’ yoktur!<br>Her şey sadece kendi istedikleri ve düşündükleri gibi olsun isterler!<br>Çünkü zaten <strong>zekaları da düşüktür</strong>, farklı düşünmeyi, büyük düşünmeyi, kapsayıcı, anlayışlı hareket edebilmeyi, herkesi yaşatabilmeyi bilmezler!<br>MATEMATİK OLARAK KAFALARINDA YOKTUR!<br><strong>İnsan seçerler!</strong><br>Yani güya baştan gelişleri “<strong>gördünüz mü biz depresif, düşük, kaybeden külkedileriyiz, biz sizdeniz, siz de bizden olun</strong>”dur, size sanki çok ‘<strong>duygulu</strong>’, artistik, <strong>herkesin adamı</strong> gibi yaklaşırlar, <strong>tam tersi</strong>, öyle bir yıldızları, matematikleri, güçleri olmadığı için, bu sefer ‘<strong>kitleye</strong>’ oynarlar, “<strong>yoo, ben, benim kitlemle hareket edeceğim, bana benim kitlem yeter</strong>”, ve hatta, “<strong>siz benim kitlem değil misiniz, gelin diğerlerini hep beraber gömelim </strong>(?!)"<br>Ee hani ‘<strong>varoluş sancısı-çeken-külkedileriydiler</strong>'?<br>Hani "hayat, <strong>hepimize</strong> kötüydü" (?!) <br>Hani <strong>duygusallık</strong>, hani <strong>anlayış ve</strong> <strong>yüce-akıllı-akli meleke</strong>?<br>Bir anda o <strong>ŞİDDET, ZULM, BASKI, SADİSTLİK</strong> nereden çıkıyor di’mi?</p><p>O zaman şimdi bir daha düşünün:<br>Şeytan ‘<strong>kaçıklığı</strong>’ ile, <strong>akli dengesizliği</strong> ile, <strong>obsesifliği</strong> ile, <strong>sakat yargı dünyası</strong> ile, <strong>hasta egosu ve planları</strong> ile, <strong>cahilliği</strong> ile, '<strong>cennet</strong>’ten <strong>neden kovulmuş</strong>?!</p><p>O karanlık, siz iyice ezilip, ufalanıp, yok olana kadar, cılkınız çıkana kadar, durmayı bilmez!<br>Bir, <strong>TAHTAKURULARINA</strong>, <strong>KÜF MANTARLARINA</strong> bakın bakayım, ortamını buldular mı, durabiliyorlar mı?<br><strong>Neye programlılar?</strong><br>Cılkınız çıkınca da ‘<strong>yenisi gelsin</strong>’ derler!<br>Bir de sanki bana ‘<strong>ALLAH</strong>’lar ya, daha yenisini de beğenip, beğenmediklerine onlar karar verecekler (?!), vitrinlerine yakışıp, yakışmadığına, egolarının buyurup, buyurmadığına, <strong>PROJE-PARTNERLİK</strong>’lerine uyup, uymadığına onlar karar verecekler!<br><strong>ONLAR KİM Kİ!</strong><br><strong>BENİ DELİRTMEYİN!<br>NARSİSİSTLER KİM Kİ! <br>Şeytan’ın onursuz uşakları olmaktan başka!</strong></p><p>Türkiye’de <strong>İNSAN MAKİNESİ</strong> yok, 70 yıldır sistematik olarak yetiştirdiğimiz her ‘<strong>yiğidi</strong>’ ya hapislerde çürütüp, ya öldürüp, yerine ‘<strong>yenisini</strong>’ koyabiliyor olun?Yarınınızı kim nasıl idare edip, yaşatabiliyor olacak, kimlerin eline kalacaksınız?<br>Canınızın <strong>HİÇ Mİ</strong> değeri yok?!<br>Ahiretliğinizin hiç mi anlamı yok?<br><strong>Kim için</strong> herkesin yarınını cehenneme çeviriyor olun?<br><strong>Kime reva?</strong></p><p><strong>Sonra 2-</strong> Yabancı birilerine uşaklıktan devam edelim:<br>Bu şahıslar, kendi ülkelerinde de <strong>ciddi anlamda eleştirilen</strong>, kabul görmeyen, ciddi anlamda <strong>muhalefet edilen</strong> şahıslardır..Bırakın bambaşka coğrafyalarda ellerine geçirdikleri <strong>uşaklarından</strong> kendi <strong>egolarına</strong> hizmet beklemeyi, daha kendi ülkelerindeki ciddi bir nüfus, onların politikalarına, ajandalarına <strong>hizmet etmek istemezler!</strong><br>Tamam o zaman bu şahıslardan ve ajandalarından, egolarından, <strong>BİZE NE</strong>?Türkiye’nin <strong>kalifiye gücü</strong> bu şahısların '<strong>sakat-akıl-ajandaları</strong>' için ezdiriliyor, eğitimli Türk gücü olarak göçmeye zorlanıyoruz, göçtüğümüzde de karşımıza ilk çıkan gerçek bu oluyor zaten:<br><strong>Kendi ülkelerinde de geçerlilikleri yok, ve göç eden kalifiye insanlarımız gurbette de muhalif kalıyor..</strong></p><p>Bu arada Türkiye’ye bizimle <strong>hiçbir</strong> <strong>ortak</strong> geçmişi ve düşünce yapısı olmayan <strong>kimliksiz</strong>, tarihsiz, her suça teşne ‘beden köleleri’ toplanıyor!<br>Bütün devlet kazanımlarımız ve topraklarımız, ‘<strong>ölü-yiyici-ucuzculara</strong>’ ölümüze <strong>peşkeş</strong> çekiliyor!<br>Kimliğimiz, en büyük vatan hainliğine girecek şekilde, bizimle hiçbir dayanışma göstermeyecek bu <strong>cibiliyetsizlere</strong>, ekmek, peynir gibi dağıtılıyor!</p><p>Amerika’nın <strong>siyahi-sorunu</strong> gözünüzün önündeki en büyük tarih gerçekliktir:<br>Onların da dedeleri <strong>bi’ akıllı kendileri sanarak</strong> Afrika’dan <strong>beden kölesi</strong> toplayıp getirmişlerdir, <strong>ellerinde patladı</strong>! <br>500 yıldır ‘<strong>karar verme mekanizmaları</strong>’ denk düşsün diye harcanmadık hayat kalmadı!<br>Onlar da <strong>Hristiyanlığı</strong> kullanmaya kalktılar, <strong><a href="https://youtu.be/FJt7gNi3Nr4?si=zahP7dfJOZj5M-g_">NO CHURCH İN THE WİLD</a></strong> olarak patladı! ( Kanye West, Youtube’ta ‘135-Milyon’ kere izlenen tek video! )<br>Hala siyahi mahallerinin pisliğine <strong>girilemiyor</strong>, suç batağından <strong>geçilmiyor</strong>, şarkıcı, basketbolcu, futbolcu yetiştirmekten öteye gidemiyorlar, yeni yeni ancak doktor, mühendis, öğretmen yetiştirmeye başladılar!<br>İçlerinden çıkarabildikleri <strong>en büyük isim Obama</strong> oldu, o da zaten <strong>‘zayıf-omurgası</strong>’ ile Amerika tarihinin <strong>en büyük skandallarına</strong> sebebiyet verecek olayları tarihe yazdı..<br>Yok yere, Amerikan askerlerinin onurunu ve psikolojisini ezdi, Ortadoğu’ya salça edildi, <strong>Epstein skandalı</strong>, yarın bu Dünya’yı ‘<strong>gerçekçi</strong>’ ve ‘<strong>sağlıklı</strong>’ yaşayamayacak olmanız için en büyük <strong>İNSANLIK TARİHİ SKANDALLARI</strong>ndan<strong> </strong>birisi <strong>bir sebep </strong>olacaktır! <br><strong>EN BÜYÜK!</strong></p><p>Bizim ülkemize ve coğrafyamıza gelince:<br><strong>Müslümanlığı kullanarak</strong> yaşayabileceğiniz bir ‘<strong>böyük adamlık</strong>’ yok!<br>Türkiye’nin coğrafyadaki <strong>en büyük gerçek gücü ve oyun belirleyici özelliği</strong>:<br>Müslümanlığı kullanmak değil, <strong>Türklük Tarihi</strong>'dir, <strong>HUKUK</strong>'tur ve <strong>EĞİTİM SEVİYESİ</strong>'dir!<br><strong>İlla Türkiye’ye bir şey için gelinecekse</strong>, hukuku ve eğitimi için gelinmelidir!<br>Türkiye’nin en büyük gücü bunlarken, <strong>Türk Hukuk Sistemi</strong>’nin ve <strong>Türk Eğitim Kurumları</strong>’nın ‘<strong>ayaklar altına alınması</strong>' <strong>VATAN HAİNLİĞİ'</strong>ne girer!<br><strong>Türk Hukuku,</strong> sadece <strong>ulusal</strong> çapta değil, <strong>uluslararası</strong> arenada da <strong>VARLIĞIMIZIN EN BÜYÜK TEMİNATI'</strong>dır!<br>TÜRK HUKUKU’nun YIPRATILMASI, “<strong>TÜRKLER YERYÜZÜNDEN SİLİNSİN</strong>” demektir!<br>Türkiye, <strong>HUKUK-DEVLETİ</strong> olduğu için, Türk Hukuku’nun ayaklar altına alınması, <strong>DEVLETİ YIKMAKTIR</strong> zaten!</p><p><strong>Halifelik</strong>, Osmanlı’da da, <strong>Anadolu Türkleri'</strong>nin <strong>cılkını çıkarmaktan</strong> başka hiçbir halta yaramamış bir <strong>oyuncak</strong>tır!<br>Osmanlı, hepi topu 'İstanbul-Tarihi-Yarımada'da ( Suriçi ) <strong>bir avuç saray ahalisi</strong> nüfusuyken bile, '3' coğrafyadan ‘<strong>vergi</strong>’ toplayan bir hükümdarlıktı..<br>3 coğrafyadan <strong>her gün</strong> <strong>kılıç sallayarak</strong> ‘<strong>vergi topladığı</strong>’ <strong>halde</strong>, o bir avuç Suriçi ahalisini doyurmaya <strong>yetememiştir</strong>!<br><br>Bugün bu <strong>ŞAŞIRMIŞLAR</strong>, ağızlarından Osmanlı’yı düşürmeyip, hastalıklı bir şekilde, <strong>hatta Bakırköy’de zapt etmeniz gereken bir ‘şizofreni’ içerisinde</strong>, kendini ‘<strong>böyük lider</strong>’ ilan etmiş coğrafyaya oynuyor, <strong>AMA</strong>, Türk-Orta-Sınıfı hariç, neredeyse başka <strong>hiçbir</strong> sınıf ve milletten, <strong>VERGİ MERGİ ALMIYOR</strong>!<br>Bir de bizim <strong>KESEDEN</strong> sallıyor!<br>Nerede ne kadar <strong>VERGİDEN KAÇIRARAK</strong>, ister <strong>ulusal</strong> olsun, ister <strong>uluslararası camiada</strong> olsun, 'maliye’den kaçırarak, ‘karanlık işler’ çevirmek isteyen var, ya da  <strong>toprak ve nüfus sömürmek</strong> isteyen var, Türk devlet makamlarını ve Müslümanlığı o şekilde kullanmaya kalkar olmuş!<br><strong>Bİ SİZ Mİ AKILLISINIZ!</strong><br><strong>Yukarıda Allah var</strong>, demeyi bile bir kenara koyuyorum!<br>Hem <strong>FİZİĞE</strong>, hem <strong>MATEMATİĞE</strong>, hem <strong>TARİHE, ŞİRK</strong> koşamazsınız!<br>Bu halk <strong>YARIN</strong> nasıl yaşayacak!<br><br>Bunların satılık olduğu <strong>yabancı eller</strong> sizi düşünür mü?!<br>Şeytan bile Ubermatenga’daki <strong>onursuz kölelerine</strong> acımaz, “<strong>Bana ne, kötülüğü seçerken düşünselermiş</strong>” der!<br><strong>İŞLERİNE NASIL GELİRSE!</strong><br><br>Aklın-Onuru-Venüs, ENAYİ UŞAĞINIZ MI?<br>ALLAH, ENAYİ UŞAĞINIZ MI?</p><p>Kan dondurucu bir vatan hainliğidir: <br><strong>Türkiye</strong>’yi, <strong>Türklük Tarihi</strong>’ni, <strong>Türk Kimliği</strong>’ni, <strong>Türk Hukuku</strong>’nu bu şekilde <strong>yıpratmak</strong> ve <strong>katletmek</strong>!<br>Uluslararası arenada da bu siyasi şahısların ‘<strong>ajandaları</strong>’ yüzünden artık '<strong>kimliğimiz</strong>'in ve '<strong>uluslararası kazanımlarımız</strong>'ın <strong>HİÇBİR</strong> değeri kalmıyor! <br><strong>Aşağılık kompleksi</strong> <strong>kazanıyor</strong>: <br>"Biz yaşamadık -çünkü yaşamayı bilmiyoruz-, onlar da yaşamasın"<br>"Biz onlar yaşasın istemiyoruz, yaşamasınlar"<br><br>Bu <strong>DÜŞÜŞ</strong>, <strong>bencil-düşük-zekalı-olanların</strong> işine geliyor!<br>Binlerce yılın <strong>ONURLU</strong> Türk vatandaşları, 3 gün seyahat izni alamıyor!<br>Gittiğimiz ülkelerde de ‘<strong>barbar-Arap</strong>’ önyargısını aşmakla mücadele etmek zorunda kalıyoruz!<br><strong>Biz Arap değiliz!</strong><br>( Arap’lardan sözüm meclis dışarı )<br><strong>Biz barbar değiliz!</strong><br>Budur <strong>VATAN HAİNLİĞİ</strong>!</p><p><strong>Kuraklık geliyor!</strong><br>Devletin ve halkın hazırlanmasına bile fırsat verilmiyor!<br>Öyle bir kıyamet yok, sanki ‘kurulu’ da, illa kopacak!<br>Siz koparırsanız, <strong>‘kıyamet’</strong> kopar!<br>Ne alaka, sizler <strong>‘insani’</strong> yaşıyor olun da kıyamet kopsun!<br>Bu <strong>GERİZEKALILAR</strong>, önce kendileri <strong>kıyamet işlere kalkışıyor</strong>, ondan sonra da hiçbir şekilde ne <strong>suçlarının bedelini ödemek istiyorlar</strong>, ne de <strong>oyun değiştirici</strong>, <strong>kurtarıcı, yapıcı</strong> düşünebilecek bir <strong>AKILLARI</strong> var!<br><strong>Şeytani kısır döngüler içerisinde:</strong> Durmadan dizinizi kırıyorlar, belinizi büküyorlar, bir seviye düştünüz mü, orada bir şeyler ‘<strong>kakalamaya</strong>’ kalkıyorlar, bir daha düşüyorsunuz, bir seviye düştünüz mü, o seviyede bir şeyler ‘<strong>kakalamaya</strong>’ kalkıyorlar, bir daha mı düşüyorsunuz, o seviyede bir şeyler ‘<strong>kakalamaya</strong>’ kalkıyorlar..<br>Daha <strong>SAYAYIM</strong> mı?<br><strong>BEYNİMİ S…CEM!</strong></p><p>Ne ekerseniz onu biçersiniz!</p><p><strong>Antik Mısır Firavunlar’ından bile beter bir şekilde,</strong> gittiler Sineklerin Tanrısı’ndan ‘<strong>gelişmişlik</strong>’ adı altında ‘<strong>teknolojiler</strong>’ aldılar, şimdi de Antik Mısır’dan bile bin beter bir şekilde, Güneş’e tapacak, elektriğe, digitale tapacak hale geliyorsunuz! <br>Kendilerinin tarih yazdığını iddia edip, tarih kendilerinden başlasın egosu içerisinde tarih siliyorlar! <br>Dünya’nın ihtiyaçları diz çökmüş neler bekliyorken, bir yandan ‘<strong>enerji-kaynak-krizi</strong>’ için zırvalıyorlar, bir yandan da ‘<strong>ölümsüzlük</strong>’ hakkında zırvalıyorlar!<br><strong>Ubermatenga sizi kendine benzetir!</strong></p><p>Daha ortada <strong>Bill Gates</strong> saçmalığı bile yokken, <strong>Einstein</strong> size “<strong>3. Dünya Savaşı taş ile sopa ile yapılacak</strong>” diye uyarmış! Adam, <strong>vizyonist fizikçi</strong>! <br>Bugün şu halinizi görse, <strong>Taş Devri</strong> bile değil, doğrudan <strong>CEHENNEM</strong> der! <br>Adam öleli hepi topu 50 yıl olmuş! <br><strong>Enerji krizinizi</strong>, daha nüfuslarınız bunun yarısıyken bile görmüş, atom enerjisini kullanarak çözmeye çalışmış, onu bile bomba yapıp patlatmışsınız, daha ne olsun?!<br><strong>Şeytanın</strong>-<strong>kurşunu</strong>'ndan çıkardığınız savaşlara bak! <br>Medusa'nın kurşunu'nu eline alan kendini bir halt sanıyor!</p><p><strong>BU LİDERLERİ,</strong> ‘müthiş-iradenizle’ <strong>SİZ SEÇİYORSUNUZ!</strong><br><strong>SEÇMEYİN!</strong></p><p><strong>‘Doğa-gerçekleri’</strong> onları da buluyor! <br>Daha hala, <strong>elin-bilmem-ne-coğrafyasındaki-şaşırmış-bunaklar</strong> için, kendi vatanınıza ve vatandaşınıza, <strong>savaş, katliam, yokluk, kıtlık yaşatmayı</strong> biçemezsiniz?!<br>Sizinle uğraşacak halde değiller!<br>Ne yaşayacağınız da umurlarında olmayacaktır!<br>Topraklarınız üzerinde <strong>‘obsesif’</strong> birtakım tarihi planlar güdüyorlarsa bile, onun en büyük kalkanı <strong>TÜRKİYE CUMHURİYETİ</strong>’ni <strong>CUMHURİYET</strong> olarak <strong>KORUMAKTIR</strong> zaten!<br>Az buçuk aklı olan herkesin hayrınadır! <br>Her kimle beraber kurduysanız, hep beraber!<br>Savaşlık bir durum da yok!<br><strong>CUMHURİYET HUKUKU</strong>’nuza, yani, '<strong>DEVLET OMURGANIZ'</strong>a <strong>SAHİP ÇIKMANIZ</strong> yeterlidir!<br><br>Burası Türkiye! <br>O devlet memurları da <strong>HALK ÇOCUĞU</strong>!<br>Devlet memurluğu gökten yağmıyor ya, <strong>NE HADDİNİZE</strong> kendi <strong>KÖYLÜNÜZÜ</strong>, kendi <strong>İNSANINIZI</strong>, ekmeğini, sütünü aldığınız kendi <strong>ÇİFTÇİNİZİ</strong>, o koltuklara <strong>OTURDUĞUNUZ GİBİ</strong> yedirmek, ezdirmek!<br><br><strong>Az buçuk akli melekesi olan hiçbir insan:</strong> Bir yandan hem aynı topluma “<strong>3 çocuk yapın</strong>” diyip, bir yandan hem <strong>sınır dışı bir nüfusu</strong> da aynı topraklara toplayıp, ve hatta onlara da topraklarımızda <strong>5’er-10’ar</strong> çocuk yapmalarını <strong>GARANTİ</strong> edip, hem de o çocukların <strong>YARININI</strong> düşünmeden, hastalıklı-beton-saraylarında, 'kendi ailesinin' ve 'seçtikleri isimlerin' <strong>keyfine bakamaz</strong>!<br><strong>Bakırköy'de ZAPT ETMENİZ gerekir!</strong></p><p><strong>Sonra 3-</strong> <br>Bir devletin kimsenin <strong>dokunamayacağı</strong>, <strong>bozamayacağı</strong>, bir <strong>Akıl-Mekanizması</strong>, bir <strong>Omurga-Mekanizması</strong> olması gerekir! <br>Kaldı ki, Türklerden bahsediyoruz, bütün tarihi böyle yazılmış olan, <strong>ATIN ÜSTÜNDE, GÖK-TANRI'NIN BAĞRINDA, MEDENİ BİR TOPLUM!</strong></p><p>-<strong>Küba bile</strong> gözünüzün önünde tarihi bir gerçeklik! Bırakın coğrafya olarak okyanusun bu kıyısında bambaşka bir ülke olmayı, burunlarının dibindeki bir ‘mahalle’ büyüklüğünde bir ada!<br>Tamam o Ada’yı bile ezemediler!<br>Kendilerini ezdirmedikleri için!<br>Yıllar sonra uluslarası anlaşmak istediklerinde bile ‘<strong>oyun belirleyici</strong>’ olan hala Küba tarafıdır!</p><p>-<strong>İrlanda!</strong> İngiltere’nin burnunun dibindeki küçük bir adadır..Kendilerini ezdirmediler! Yıllardır hala aralarındaki politikada ‘<strong>oyun belirleyici</strong>’ olan İrlanda tarafıdır!</p><p>-<strong>Bu daha çokomelli</strong>, gelinleri <strong>Meghan Markle</strong>..35’inde dul siyahi bir kadın, doğrudan binlerce yılın kraliyet aile kanunu “<strong>siyahi gelin almayız</strong>” olduğu halde, hem evlendi, <strong>hem de hiçbirinin istediği gibi hareket etmedi</strong>, hiçbir şey de yapamadılar! Diana’nın bile öldüğü kraliyet ailesinde..Etik bir prenseslik yapmıyor orası ayrı, ama güya '<strong>sizin siyasi uşaklarınızın</strong>’ boyun eğdiği, kendi ülkesini ve coğrafyasını, <strong>cehennemi yaşatmak için sattığı bu büyük kapılar</strong>, daha <strong>KENDİ DUL GELİNLERİNE BİLE SÖZ GEÇİREMİYORLAR!</strong></p><p>Siz, koca <strong>TÜRKLÜK TARİHİ</strong>'nde ve <strong>MEDENİYETİ</strong>'nde, <strong>TAM OLARAK</strong> neyin <strong>SAÇMALIĞI</strong> olabilirsiniz?<br><br><strong>Saygılarımla</strong>,<br>Zeyneddin Karaca Bey torunu Zoey,<br>Düzgün Baba'nın torunu Zoey,<br>Yeryüzünde türbesinden <strong>su çıkan</strong> tek veli! <br>Siz '<strong>kudurduğunuz</strong>' sürece o suyu nasıl bulursunuz?<br><strong>Su damlası hayattır!</strong> <br>Sizin elinizde acı çekeceğini bile bile '<strong>hayat</strong>' verebilirler mi?<br><strong>Fiziğe şirk koşamazsınız</strong>!<br>Elinize ne geçecek?<br>Kime reva?</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0994.jpeg" class="kg-image" alt="TÜRKİYE KENDİNE GELSİN!"></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Kuzgunvaggio]]></title><description><![CDATA[<p>Bir Kuzgun akıllı ya, bir de Sotheby'ye yazacakmışım..Aşağısı kurtarmıyor Paşa'mı..Kuzgunvaggio'nun fırından yeni çıkmış sanat eseri..Bir de Gecelerin Prensi'ymiş, ben demiyorum, o diyor..</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/A5B1A2DE-4F72-4B99-A36C-E75425FEF82F-1.png" class="kg-image"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/91EF20FF-A03A-4635-A7DD-E570C383B8A0.png" class="kg-image"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/C38C0F65-1B44-4D62-9A9D-9AEA01621FA6.png" class="kg-image"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/B4C052F4-5424-4896-A5D4-DC4D66B33C2D.png" class="kg-image"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0862.jpeg" class="kg-image"></figure>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/05/13/kuzgunvaggio/</link><guid isPermaLink="false">6a04a81492abf3000113bec0</guid><category><![CDATA[Kuzgun the Mecidi]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Wed, 13 May 2026 16:37:13 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/A5B1A2DE-4F72-4B99-A36C-E75425FEF82F.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/A5B1A2DE-4F72-4B99-A36C-E75425FEF82F.png" alt="Kuzgunvaggio"><p>Bir Kuzgun akıllı ya, bir de Sotheby'ye yazacakmışım..Aşağısı kurtarmıyor Paşa'mı..Kuzgunvaggio'nun fırından yeni çıkmış sanat eseri..Bir de Gecelerin Prensi'ymiş, ben demiyorum, o diyor..</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/A5B1A2DE-4F72-4B99-A36C-E75425FEF82F-1.png" class="kg-image" alt="Kuzgunvaggio"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/91EF20FF-A03A-4635-A7DD-E570C383B8A0.png" class="kg-image" alt="Kuzgunvaggio"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/C38C0F65-1B44-4D62-9A9D-9AEA01621FA6.png" class="kg-image" alt="Kuzgunvaggio"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/B4C052F4-5424-4896-A5D4-DC4D66B33C2D.png" class="kg-image" alt="Kuzgunvaggio"></figure><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0862.jpeg" class="kg-image" alt="Kuzgunvaggio"></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Elementler ve Gök Tengri Sembolünün Anlamı Üzerine]]></title><description><![CDATA[<p>Özet bir sunum olacak ama, sistemi <strong>'fiziken'</strong> ayakta tutan <strong>4 ana elementin</strong> temsil ettiği değerleri, <strong>ayna etkisini</strong> ( bir pozitif yansıyan taraf vardır, bir de negatif, '<strong>sırlı</strong>', karanlık, '<strong>disleksi</strong>' taraf ), madalyonun <strong>2 yüzü</strong> olmasını <br>( taşıdığınız elementlerin ve değerlerin pozitif yönlerini seçmek de mümkündür, negatif taraflarını da ) ve</p>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/05/12/elementler-ve-gok-tengri/</link><guid isPermaLink="false">6a034b8a92abf3000113bd00</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Tue, 12 May 2026 16:59:32 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0825_SnapseedCopy-2.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0825_SnapseedCopy-2.jpeg" alt="Elementler ve Gök Tengri Sembolünün Anlamı Üzerine"><p>Özet bir sunum olacak ama, sistemi <strong>'fiziken'</strong> ayakta tutan <strong>4 ana elementin</strong> temsil ettiği değerleri, <strong>ayna etkisini</strong> ( bir pozitif yansıyan taraf vardır, bir de negatif, '<strong>sırlı</strong>', karanlık, '<strong>disleksi</strong>' taraf ), madalyonun <strong>2 yüzü</strong> olmasını <br>( taşıdığınız elementlerin ve değerlerin pozitif yönlerini seçmek de mümkündür, negatif taraflarını da ) ve Kuzey-Güney kuvvetler arasındaki dengeyi gözetmenin ne anlama geldiğini göstermeye çalıştım..<br><strong>Fizik</strong>, sizin sorumluluğunuzdur; seçimleriniz, yaşayacağınız yarının '<strong>fiziğini</strong>' belirler; seçim yapmak ve seçimlerinizin sonucunu yaşamak da yine sizin sorumluluğunuzdur..Ve, <strong>gökten kemik yağmayacaktır</strong>..<br>Kuzey ve Güney kuvvetler arasındaki dengeyi sağlarken, korumayı, kol-kanat germeyi, anaçlığı, bir tek Yengeç Dönencesi'nin, yani 'çobanlar'ın üzerine yükleyemezsiniz..'Fiziken' onların da yetebileceği ve dayanabileceği <strong>bir sınır</strong> vardır; "hem ayranım dökülmesin, hem yoğurdum ekşimesin" demek, fiziken mümkün değildir..</p><p><strong>Elementler:</strong> Su, Ateş, Toprak, Hava<br><strong>Dikey Yönler:</strong> Kuzey-Up-yukarı-baş, Güney-Down-aşağı-ayak <br><strong>Yatay Yönler:</strong> <strong>Dikey</strong> olan <strong>Kuzey-Baş</strong> ve <strong>Güney-Ayak</strong> kuvvetler arasında, yaşanabilir olmayı, ferahlığı, hareket esnekliğini ve doğal olarak '<strong>adil dengeyi</strong>' sağlayan <strong>Yatay</strong> kuvvetlerdir: <br><strong>Doğu-Işık/Varlık </strong>(doğum) ve <strong>Batı-Karanlık/Yokluk</strong> (ölüm)..<br>Özellikle <strong>Yengeç</strong>'in işaretini kullanarak gösterdim, o sadece yatayda gözetilen bir kuvvet değildir, <strong>sürdürülebilir olmayı sağlayan 'döngüdür'</strong> de aynı zamanda, ve Felak vaktidir:♋ <br>Sistemin <strong>'çoban'</strong>larıdır, ama sürdürülebilirliğin yükü, bir tek 'çobanlar'ın üzerine bırakılamaz..<br><strong>9:</strong> Tuz, Neptune, Işık, Ses, Zaman, Hayat, Şifa</p><figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0830.jpeg" class="kg-image" alt="Elementler ve Gök Tengri Sembolünün Anlamı Üzerine"><figcaption>Yeşil renkle, Kuzey, kutsal, ilahi olan 'fiziği' göstermeye çalıştım..Kırmızı renkle, 'düşmeyi', Güney'i, zaafiyet ve zayıflık gösteren karanlık fiziği göstermeye çalıştım..ve Sır'lar, fiziken uzayda 'disleksi' konum alır, elementlerin güney versiyonunu gösterirken 'ayna' ve 'disleksi' efekti uyguladım...Doğu-Batı yatay kuvvetlerinden gelecek 'dengenin' ve 'adaletin' önemini göstermek istedim, onlar Gök-Tengri'deki 3. Sütun'dur, yani fiziken 4 kuvvet vardır, ama yatay olan doğu-batı kuvvetlerini, doğum ve ölüm arasındaki bir döngü içinde '3' olarak alın..Felak, o '3'ün en kutsal 'dem'idir: samed, huzur, adalet, hak, ferahlık, nefes, utanabilmek, vicdan, su, onur, ateş, cömertlik, şefkat, anlayış, akli meleke ve olgunluk, hepsidir..'Ubermatenga'nın kaçığı bir 'patlıcan' değilseniz :) "Acı patlıcanı kırağı çalmıyordur" ne yazık ki, 'Şeytan' olana yaptıkları 'dokunmaz', utanmaz, arlanmaz, özür dilemez, sebep olduğu haksızlıkları telafi etmeye gelmez, burnundan kıl aldırmaz..Onurla, itibarı; ölmekle, bayılmayı; cennetin-ağaçları-melek olmakla ile, cehennem-odunu-zebani olmayı birbirine karıştırır..Ayakları baş edip, At-izini, İt-izine karıştırmayın..</figcaption></figure><figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0825_SnapseedCopy-1.jpeg" class="kg-image" alt="Elementler ve Gök Tengri Sembolünün Anlamı Üzerine"><figcaption>Hayat, şifa, iyilik, sevgi, güzellik notlarını 'su' damlaları taşır, Antik zamanlardan beri Çoban Yıldızı'nın ve Titan-Atlas'ın su perisi kızları 'Hyade-Perileri'nin sağladığını düşünüyorum; sevgi, şefkat, anlayış yoksa, kadının ve Venüs'ün onurunu bilmezseniz, su da yok, iyilik, güzellik de..Hava'yı özellikle sarı renk gösterdim; akıl, ışık'la gelir..Herkesin içinde 'bütün-akıl' vardır, durup, dinlenip, düşünmeniz, çağırmanız gerekir..İçinizdeki ışığı, aklı ve olgunluğu, zayıflık, iradesizlik, cehalet gösterip, omurganızın peşindeki 'ayaklar baş olsun' isteyen Ubermatenga'ya kaptırmayın isterim..Bile isteye açtığınız yaralar ve bozduğunuz 'fizik' için gökten kemik/diş/tuz yağmayacak..</figcaption></figure><p><br><strong>Dip not: </strong>Bu başlık da şu kutsal eser dinlenmeden okunmaz gibime geliyor<strong> ^.^</strong></p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="113" src="https://www.youtube.com/embed/0J2QdDbelmY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="The White Stripes - Seven Nation Army (Official Music Video)"></iframe></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Kuzgun Hiçyok]]></title><description><![CDATA[<p>Üsküdar'da sıradan bir akşam vaktidir..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/799EE9F5-02D1-4E84-85EF-2EAA35533436.jpeg" width="1869" height="1590"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/125DE3D0-19C8-4272-AAD5-B3A1B9917494.jpeg" width="1858" height="1592"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/BE6088FC-F79C-4D6D-AB43-FB9FC0FEC2DB.jpeg" width="1885" height="1587"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/5B103354-28DA-4AEA-B263-11B7EFB0FE36.jpeg" width="1876" height="1587"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/B16B8AB1-43BD-4CE4-AF54-C9A89E5234C0.jpeg" width="1885" height="1587"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/5DD28BA1-CBBA-4A31-A01E-B7EDB02DC07C.jpeg" width="1874" height="1591"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/8701B925-255E-497A-8302-399949C31643.jpeg" width="1877" height="1586"></div></div></div></figure>]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/05/11/kuzgun-hicyok/</link><guid isPermaLink="false">6a01bb5392abf3000113bccb</guid><category><![CDATA[Kuzgun the Mecidi]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Mon, 11 May 2026 11:23:35 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/799EE9F5-02D1-4E84-85EF-2EAA35533436-1.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/799EE9F5-02D1-4E84-85EF-2EAA35533436-1.jpeg" alt="Kuzgun Hiçyok"><p>Üsküdar'da sıradan bir akşam vaktidir..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/799EE9F5-02D1-4E84-85EF-2EAA35533436.jpeg" width="1869" height="1590" alt="Kuzgun Hiçyok"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/125DE3D0-19C8-4272-AAD5-B3A1B9917494.jpeg" width="1858" height="1592" alt="Kuzgun Hiçyok"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/BE6088FC-F79C-4D6D-AB43-FB9FC0FEC2DB.jpeg" width="1885" height="1587" alt="Kuzgun Hiçyok"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/5B103354-28DA-4AEA-B263-11B7EFB0FE36.jpeg" width="1876" height="1587" alt="Kuzgun Hiçyok"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/B16B8AB1-43BD-4CE4-AF54-C9A89E5234C0.jpeg" width="1885" height="1587" alt="Kuzgun Hiçyok"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/5DD28BA1-CBBA-4A31-A01E-B7EDB02DC07C.jpeg" width="1874" height="1591" alt="Kuzgun Hiçyok"></div></div></div></figure><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/8701B925-255E-497A-8302-399949C31643.jpeg" width="1877" height="1586" alt="Kuzgun Hiçyok"></div></div></div></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Ederlezi Üzerine]]></title><description><![CDATA[Hıdır-Ellez’i anlattım..Hıdırellez’in anlamını ve kendimce bildiğim tarihçesini..Ne dilersek makbuldür ve gerçekleşme ihtimali daha olasıdır, madde madde bir de onları..]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/05/05/ederlezi-uzerine/</link><guid isPermaLink="false">69f92aa892abf3000113b1d9</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Tue, 05 May 2026 00:09:08 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/81B1C870-01D1-4A72-BB60-84EC20BF8D79.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0624.jpeg" width="700" height="480" alt="Ederlezi Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0623.jpeg" width="1280" height="720" alt="Ederlezi Üzerine"></div></div></div><figcaption>bu filmi 90'larda çocukken ekrandan izleyip, "Türkiye bu kadar aştı mı ya" diye şaşırıp, ama sonra psikolojik olarak da sanki o küçük, çocuk halinizle biraz yamulduğunuzu da hissedip, "ben ne izledim şimdi öyle" gibisinden, derken büyüyüp, filmin zamanla içinizde 'şarap' gibi yıllandığını ve yaş aldıkça daha da 'oha çok iyi film değil miydi' deme dozunuzun giderek arttığını fark etmek..ve bir daha ekranda böyle yapımlar görememek :/ zalimsiniz..hayata ne çıtada başladık, nereye vardık..düşün ki çingeneler zamanında mum kokulu bir kadınmışsın..Ederlezi o demek çünkü..</figcaption></figure><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/81B1C870-01D1-4A72-BB60-84EC20BF8D79.jpeg" alt="Ederlezi Üzerine"><p>Biraz size <strong>Çoban-Hermes</strong>'in de annesi ve teyzeleri olan, <strong>Atlas</strong>'ın kızları <strong>Boğa Takım Yıldızı'ndan bahsedeyim dedim.. </strong><br><strong>Boğa, Çoban Yıldızı</strong>’nın, <strong>aydınlık uzayın ve Venüs’ün onurları olan yıldızlardan ve aile soylarından birisidir..</strong><br>( Kadınlar, Doğa Ana, hayat veren aydınlık yıldızlar, Venüs'ten diye düşünürseniz, uzayı, antik tarihi ve karakterleri anlamanız daha kolaylaşır; Venüs'ü geniş bir çatı olarak ele alıyorum, yoksa ayrıca birçok tarihi karakterin uzaydaki yeri ve temsil ettiği yıldız ve gezegenler farklıdır..)<br><strong>Boğa kadınları</strong>, <strong>Iapetus'</strong>un <strong>torunları, Atlas'ın kızlarıdır</strong>..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0587-2.jpeg" width="2443" height="1585" alt="Ederlezi Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/220C603A-2446-4237-A04D-BAE74FF7A7E9.png" width="1672" height="941" alt="Ederlezi Üzerine"></div></div></div><figcaption>Metnin okunurluğunu kolaylaştırmak için bu aile grafiklerini önden paylaşmaya karar verdim..Metindeki ismi geçen tarihi karakterlerin içinde bulunduğu aile ağlarını bu grafiklerden inceleyebilirsiniz...Özet gösterimlerdir, belirli kişilere odaklanmış sunumlardır..İapetus nerededir, oğulları nerededir..Hades diyorum Sırlar Alemi'nin Baykuş'u..Hecate diyorum Sırlar Alemi'nin Al Karısı..Medusa diyorum Şeytan..Onlara komple Sırlar Alemi, Ubermatenga, Dark V, ya da Hades Evi diyorum, o da cepte..Phoebe Ana diyorum, Ay Anne, Oz Büyücüsü'dür, kahinliğin tanrıçasıdır, Uranüs ve Gaea'nın kızıdır..Arkasında Ay'ı bırakarak kaybettiğimiz Theia'nın kız kardeşlerinden bir tanesidir..Phoebe Ana kurtsa, torunu Hecate cadılıkları ile "kurt kocayınca köpeğin maskarası olur" deyişindeki 'köpek'tir..Antik Yunan'da sürekli yüz değiştirdiği için 3-başlı-köpek olarak tarif edilir, Araf'ın ve çakışan yolların bekçilerindendir, bedenimizde 'amigdala'dır..Benim vizyonlarımda da Al Karısı'dır ama başlığı sürekli renk değiştirir..Zaten Al Başlık da kıskanıp çaldığı Theia ve kızlarının mirası olan başlıktır, kendisinin değildir..Genel olarak işi 'çalmak' eylemi üzerinedir, kafada 40 tilki dediğiniz odur zaten.. Sırlar Alemi, kendileri karanlıktır, sizden yıldızlarını, ışığınızı, enerjinizi, zamanınızı çalarlar; stres ve korkularınızla sizi yönetmek isterler; psikolojilerinizi çalarlar, psikolojilerinizi size karşı kullanmak isterler..</figcaption></figure><p>Iapetus, <strong>'Ölümlülüğün Tanrısı' </strong>olarak da geçer, Antik Yunan'da <strong>'kosmos'u </strong>ayakta tutan<strong> </strong>4 sütundan, <strong>batı sütununu</strong> temsil eder, ve <strong>yaşam</strong> ile <strong>öteki taraf</strong> arasındaki <strong>sınırları</strong> ve <strong>sınırda yaşayanları</strong>..<br><strong>Öteki tarafı,</strong> genelde <strong>en batıda</strong> bir yer olarak tarif ederler, hani güneş oradan battığı için; orayı, karanlıkta, gecede, ışık olmayan yerde yaşanan yer ve olaylar olarak düşünürler; kendilerini <strong>Olympus</strong>'ta <strong>merkeze</strong> koyarlar..<br>Hatta bir de <strong>Günbatımı</strong> ve <strong>Gece Perileri</strong>'nin kullandığı gizemli bir <strong>bahçeleri</strong> vardır, bahçenin perilerine <strong>Hesperides</strong> dendiği için sonradan bahçenin adı da <strong>Hesperide'lerin Bahçesi</strong> olmuştur..<br>Bahçenin perilerinin kimisi <strong>Gecenin Tanrıçası Nyx</strong>'in, kimisi <strong>Iapetus'un oğlu Atlas</strong>'ın kızları olan perilerdir..<br>Bahçenin başını  <strong>100-başlı-Ejderha Ladon'un</strong> beklediği söylenir..<br>Bahçenin <strong>en büyük zenginliğinin</strong>, <strong>güç</strong> ve <strong>hayat kaynağının</strong> ve hatta <strong>sürdürülebilirlik kaynağının</strong>, <strong>Dünya-Anne-Gaea</strong>'dan <strong>Tanrıça Hera</strong>'ya hediye edilmiş <strong>Altın Elma Ağaçları</strong> olduğu söylenir; Hera o altın elmalardan yedikçe gücünü ve devamlılığını koruyacaktır..<br><br><strong>Baba Iapetus</strong>'un Titanlar Savaşı'nda <strong>Zeus</strong> tarafından dönemin Azkaban'ı diyeceğim <strong>Tartarus</strong>'un karanlık dehlizlerinde cezalandırıldığı söylenir..<br><br><strong>Iapetus</strong>'un meşhur <strong>4 oğlu</strong> vardır; onların baba, oğul, hayat hikayelerini değerlendirme şekliniz size bu yeryüzündeki <strong>en büyük bilgelikleri</strong> de verebilir, ya da onların düştükleri <strong>gafletleri ve delaletleri</strong> anlamazsanız, sizler de <strong>'ölüm'</strong> karşısında onlar gibi birer '<strong>kaybeden</strong>' olabilirsiniz...<br><strong>Temsil ettikleri değerler</strong>, mesela öngörülü ve düşünceli hareket etmek, ama öngörüyü rahatsız edecek şekilde dile getirmek, ya da ne bileyim ahmaklık edip vakti zamanında düşünememek ve iş işten geçtikten sonra farkına varmak, ya da <strong>fazla cüretkar</strong> hareket edip, <strong>kibir</strong> ve <strong>küstahlık</strong> göstermek gibi..<br><br><strong>Atlas da oğullarından birisi olarak,</strong> Titanlar Savaşı'nda <strong>Zeus</strong>'un elinden kurtulamayanlardan bir diğeri olur ve Zeus tarafından <strong>GÖĞÜ</strong> sırtlamakla cezalandırılır :/ <br>( Ben burada derinlerden bir yerlerden gelip, dedesi <strong>Uranüs</strong>'ün hiçbirimizin bilmediği bir fizik içerisinde torununun elinden tutmuş olabileceğini de düşünüyorum, şu uzaydan az buçuk anlıyorsam şahsi yorumumdur ), eski rivayetler ama, rivayete göre <strong>Atlas</strong> o <strong>göğü sırtlama yalnızlığı</strong>nda, <strong>yalnız</strong> mücadelenin, <strong>seb'at</strong>'ın, <strong>dirayetin</strong> temsili olur; doğasından uzayına anlayan, yorumlayan bir filozofa dönmenin temsili olur..Öngörüleri ve özellikle de gök ve yıldızlar üzerine yorumlarıyla <strong>rehberlik</strong> etmeye devam eder, yani adam o cezadan <strong>peygamberlik çıkarmıştır</strong> da diyebiliriz..<br><br>Bir diğer rivayete göreyse, <strong>Perseus,</strong> <strong>Medusa</strong>'nın göreni-taşa çeviren-başını aldıktan sonra, <strong>Atlas'ı da dağa, taşa çevirmiştir;</strong> çünkü Atlas'ın ağzı durmaz, kehaneti görür, "bu velet bizim kutsal bahçemiz<strong> Hesperide'</strong>lerin <strong>Bahçesi'</strong>nden <strong>altın elma </strong>çalacak, bir şey yapın" der, <strong>Perseus</strong>'un da önüne çıkılmasına <strong>sinirlendiği</strong> ve Atlas'ı Medusa'nın başını kullanarak <strong>dağa</strong> çevirdiği söylenir..Perseus çünkü yanlış anlamadıysam o elmayı kendisi için değil, zorlu " bize Medusa'nın başını al gel" görevinde ona güç, kuvvet versin diye istiyordur..<br>Atlas'ın dönüşen Titan bedeninin bir yandan dağın fiziğini oluşturduğu, diğer yandan tüylerinin de mesela orman olarak şekillendiği rivayet edilir..<br>Bu arada bu tarihi olayı da bazı romantik tarihçiler ve ozanlar, Perseus'un Atlas'ı <strong>cezalandırması olarak değil</strong>, tam tersi onu bir başına göğü sırtlamak cezasından <strong>özgürleştirmesi</strong> olarak yorumlar..Çünkü yine antik rivayete göre <strong>Titanlar ölemez</strong>, onların <strong>kaderinde</strong> ölebilmek yoktur, <strong>ama dönüşebilirler..</strong> Atlas da göğü sırtından bıraktı, böyle bir dağa, taşa dönüştü, yaşamını öyle sürdürdü denir..<br><br>Ben sadece <strong>Atlas</strong> meselesinin değil, dilimizde genel olarak birçok <strong>dağlı, taşlı </strong>atasözü ve deyişin, <strong>İapetus ve oğullarından</strong> geldiğini düşünüyorum..<br>"<strong>Dağ fare doğurmuş"</strong> deriz mesela, bunu <strong><a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/05/02/persephone-ve-kardelen-uzerine/">Kardelen Persephone'un hikayesini anlattığım</a></strong> başlıkta da paylaşmıştım ( linkten okuyabilirsiniz ), o deyişteki farenin <strong>Hades</strong>'in eline düştükten sonra <strong>Hades'in Öküz'lüğünü</strong> yapma işine soyunmuş <strong>Iapetus'un oğlu Menoetius'tan</strong> geldiğini düşünüyorum mesela; <strong>Öküz felaket tellalıdır, kibirlidir ve aşağılık kompleksi yaşıyordur; </strong>bunun beynini<strong> Ubermatenga'da </strong>doldurup doldurup,<strong> "şöyle kaza ver, şöyle karar çıkar" </strong>üzerinize salıyorlar..</p><p><strong>Atlas'ın kızlarına gelecek olursak, </strong>anne de bir nymph/peri olan<strong> Aethra'</strong>nın<strong> 7'şer, 3'er, 5'şer </strong>dünyaya getirdiği bir yığın perilerdir.. <br>Atlas'ın eşi olarak başka bir su perisinin adı geçer <strong>Pleione</strong> diye, ama ben <strong>Aethra</strong>'yı bizim dilimizde <strong>Hıdırellez,</strong> Hıdır olarak geçtiği için özellikle seçtim..Antik dilde Aethra, Aether, Eter, Eder, Itır, Hıdır, Hızır gibi ses heceleri <strong>ışığı</strong>, yıldızları, aydınlık gökyüzünü, <strong>yardımsever</strong> olmayı ve teri de, dereleri de, <strong>suyu</strong> da temsil eder..<br>Boğa Takım Yıldızı, sistemdeki en belirgin, aydınlık, <strong>verici </strong>ve <strong>düşünceli</strong> yıldız takımlarından birisidir.<br>Atlas'ın kızları, <strong>sıra dağların</strong>, <strong>tepeli coğrafyaların ve yağmurun ve Hesperide Bahçesi'nin</strong> perileridir:<br>-<strong>Boğa Takım Yıldızı</strong>'nı ve sıra dağların perilerini işaret eden <strong>7 kızkardeş</strong>: <br>-Öncelikle, en büyük ve en güzel olduğu söylenen kız kardeşleri <strong>Maia'dır;</strong> Mayıs'ın adının da <strong>Maia Anne</strong>'den geldiği söylenir ve Zeus'un eşlerinden birisi olarak, <a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/04/27/konusma-ozgurlugunun-merkuru/"><strong>Çoban Tanrı-Hermes</strong></a>'in de annesidir..( linkten Hermes üzerine yazdığım kısa notu okuyabilirsiniz )<br>Diğer 6 kız kardeş: <strong>Electra</strong>, <strong>Taygete</strong>, <strong>Alycone</strong>, <strong>Celaeone</strong>, <strong>Sterope</strong>, <strong>Merope </strong>(bu Merope ölümlü <strong>Sisifos</strong> ile evlenir mesela ve olay olur :) ) <br>Hermes'in annesinin de içinde bulunduğu bu 7 kızkardeşin <strong>derin bir yası</strong> vardır, bir canavar tarafından kaybettikleri küçük kardeşleri <strong>Hyas,</strong> yaşamın ve anaçlığın Venüs'leriyken bir anda kendilerini <strong>yasa ve ölüme adamalarına</strong> sebep olduğu söylenir, ölenle ölmüşlerdir kısacası..Hikayelerini kutsal <strong>Yeşilçam</strong>'da <strong>Yıldıztepe</strong> film uyarlamalarında görebilirsiniz..<br>Atlas'ın diğer kızları: <br>-<strong>Hesperide Bahçesi'nin perileri, </strong>kutsal yaşam bahçesini gözetirler <br>-<strong>Hyade Perileri</strong>, onların <strong>yağmur perileri</strong> de olduğu söylenir ve ben onların yağmurlarının '<strong>Hayat, Şifa, Sevgi, İyilik Notları'</strong> taşıyan bahar yağmurları olduğunu düşünüyorum..Çünkü her hayat bir <strong>su damlası</strong>dır..Bunu <strong>Mevlana</strong> size söylemiştir: "sen okyanusta bir damla değilsin, bir damlanın içinde okyanussun"..Bu hem programlarınızla/kitabınızla dünyaya geldiğinizi, içinizdeki zenginliği ve <strong>bütün-bilinci</strong> taşıdığınızı temsil eder, hem de her su damlasının bir hayat/varlık olduğunu..İsterse en küçücük virüs hücresi olsun, içinde bütün uzayı ve programını taşıyordur..<br>-<strong>Calypso..</strong>Odysseus'la kendi adasında <strong>7 yıl aşk, meşk eylediği</strong>, en nihayetinde artık Athena'nın bile durumdan rahatsız olup, "sen artık şu adamı bir sal istersen" diye Odyssus'u adadan çıkardığı söylenir :)<br><br>Maia ve kız kardeşlerinin yaşadıkları coğrafya Antik Yunan'da başka yerlerde resmedilse de, bana sıra dağların ve dağlı coğrafyaların perileri oldukları için, coğrafyamızdaki <strong>Toroslar'ı</strong>, 7<strong>tepe İstanbul'u</strong>, hikayesi zaten Electra'nın oğlu Dardanus'tan gelen Troya'yı, Balkanlar'ı, Çingeneler Zamanı'nda yaşanılanları, 40 pınarlı, bol çağlayanlı doğal güzellikleri de anımsatır..<br><strong>M harfinin</strong> de psikolojisinden anlayın, çocukken bile sizden bir resim yapmanız istense hemen <strong>M</strong> şeklinde <strong>sıra dağlar</strong> çizersiniz, <strong>M</strong> şeklinde <strong>kuşlar, kanatlılar</strong> yaparsınız, hatta bir de o sıra dağların arasından süzüle süzüle bir ırmak da gelir..İngilizler anneye bile <strong>Mum </strong>derken, onun da gerçekten Maia Anne'den Pleiade kız kardeşlerden geldiği söylenir, bizse çok entrasan <strong>yaktığımız mum</strong>'a mum diyoruz ve hatta "yalancının mumu yatsıya kadar yanar"..<br>Eskiden tarihe ve gökyüzüne <strong>daha yakındınız</strong>, yeryüzünde bir olay olduğunda anında uzayda, gökyüzünde karşılığını ve nasıl bir etkiye sebep olduğunu görebiliyordunuz, bir yandan yaşayarak tarihi de yazıyor ve şekillendiriyorlardı çünkü..İlk atalar ve türler, göğe bakması gerektiğini, göğü okumayı, astronomiyi, matematiği, geometriyi, fiziği böyle öğrendi zaten; size hem gökler yardım etti, hem de uzay sizin seçimlerinizle yol aldı..<br><strong>Mum kelimesinin</strong> içindeki iki <strong>M</strong> harfini devcileyin <strong>2 büyük yaratıcı güç</strong> ve size <strong>kol kanat gerecek olanlar</strong> olarak görürseniz, ortasındaki <strong>U</strong> harfi de göğü, yukarıyı, uzayı ve doğal olarak aydınlığı ve yıldızlar alemini sembolize eder..<br>Mum bizim için sadece bir aydınlatma aracı değildir, göklerdeki yıldızlarımızla ve ışığımızla olan bağımızı da sembolize eden bir kelimedir..<br><strong>Hayat veren</strong>, anaç ve kız kardeş Venüs kadınları da <strong>Mum Kokulu Kadınlardır</strong>.. </p><p><br>( ben <strong>Sırlar Alemi</strong>'ne Dünya'nın altındaki <strong>Öküz</strong>, <strong>karanlık</strong>, <strong>hayat alan</strong>, <strong>kaza ve ölüm veren Venüs</strong>, <strong>Dark V</strong>, <strong>Ubermatenga</strong> diyorum; nasıl <strong>Atlas</strong> 'göğü' sırtlamış, kardeşi <strong>Menoetius</strong> olanı da Dünya'nın altına koymuşlar, sırtına <strong>'ölüm notlarını'</strong> vermişler..Eskiler de Sırlar Alemi'nin, uzayın karanlık <strong>ayak</strong> tarafı olduğunu işaret etmek için, "Dünya bir öküzün boynuzları üzerinde demişler"..Programları sizden '<strong>götür</strong>'mek üzerinedir..Fiziği, uzayı gözünüzde böyle canlandırırsanız notlarımı anlaması daha kolay olacaktır...Bu karanlığın karşısındaysa, size hayat olasılıklarınız için <strong>fizik</strong> sağlayan aydınlık ve verici yıldızlarla, gezegenlerin aydınlık yüzleri vardır; aydınlık Venüs, Çoban Yıldızı, Ay, Theia Anne'den kalanlar, Theia Anne'nin onurunun ne demek olduğunu bilenler, anaç Jupiter'in aydınlık tarafı, Uranüs, aydınlık Merkür, Neptüne, diğer aydınlık ve <strong>koruyucu</strong> takım yıldızları, bilgeler, peygamberler, Allah Baba, 'yukarı'sı..gibi gibi..Yani 3 ayrı Venüs düşünün, biri <strong>Çoban Yıldızı</strong>, biri hayat bulduğunuz bu <strong>Dünya</strong>, biri de altındaki hayat, zaman, enerji alan <strong>Dark V</strong> yapılanması..)</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/EFBD9798-ACE9-4A80-9C9A-F7EE74A2A5E1.png" width="1024" height="1536" alt="Ederlezi Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/E38FFC18-1717-44D6-8CC2-D58B45ADB105.png" width="1024" height="1536" alt="Ederlezi Üzerine"></div></div></div><figcaption>Hades Evi'ndeki Öküz Menoetius, Iapetus'un oğullarından birisidir ve felaket tellalıdır..Zeus tarafından Tartarus'un en diplerine gönderilmiştir...Yusuf da onu rüyasında görerek 7 yıl kuraklık konusunda uyarmıştır..Ben de diyorum ki, ayaklar baş oluyor, mesele artık sadece kuraklık değil; uzayınızın fiziğinin, genetiğinin ve geleceğinin karanlık yönde değişiyor olması..Sinekler Vadisi ve Kapitalizm-Sineği ile ( eskiden kuyruğunu yiyen kapitalizm-yılanı'ydı, yılan çoktan patladı, artık yeni digital açılımla kapitalizm-sineği'dir ) ve kısır döngülere hapsolmuş onursuz kara deliğe dönüşmek üzere olan bir Güneş Sistemi'nde, gelecek uzun sürer..Omurgasını bu karanlığa kaptırmak istemeyecekler için köprüden önce son çıkışlar..Karanlık tarafın verici ve yaratıcı olabilecek bir yıldızı, fiziği, matematiği yoktur..</figcaption></figure><p>Atlas'ın kızları <strong>çok duygusal ve empatik kadınlardır..</strong>Yeryüzünde yaşanan birçok olayı <strong>duyumsar</strong> ve <strong>çare olmak</strong> isterler, yeryüzünün '<strong>dadısı</strong>' gibilerdir..Yaşam için <strong>kol, kanat</strong> gererler..<br>Venüs de sadece <strong>rahmin</strong>, <strong>kadınlığın</strong> ya da <strong>yaratıcılığın</strong> değil, <strong>şifanın</strong> ve <strong>AKLIN da</strong> onurudur..<strong>Anne sütünüzdür</strong>, <strong>anne şefkatinizdir..</strong></p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/449DD2A5-C090-4E2E-8800-A81339A94358.png" width="1086" height="1448" alt="Ederlezi Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/81B1C870-01D1-4A72-BB60-84EC20BF8D79.png" width="1536" height="1024" alt="Ederlezi Üzerine"></div></div></div><figcaption>Iapetus'un oğlu Atlas..Zeus tarafından 'göğü' bir başına sırtlamakla cezalandırılmıştır..Atlas'ın dağ nymphlerinden olan eşi Pleione ile bir dizi kızı ve çocuğu olduğu söylenir..Nymphler su perileridir..Ben Atlas'ın eşinin adını özellikle Pleione değil Aethra olarak yazdım, çünkü kültürümüzde Hıdırellez de 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece olarak geçer ve Hıdır deriz, Hızır deriz, Itır, Eter, Eder deriz..Diğeri de gizemli Hesperide Bahçesi'dir; Atlas'ın peri kızları bahçeye bakanlardandır..Bahçe, yaşamla ölüm arasında, 'batıda' bir bahçedir..Öteki tarafa geçmek istemeyenlerin güç kaynağı ağaçlar vardır..Başını ejderha bekler...</figcaption></figure><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/7E13C6CD-6671-4983-AE1F-92D6C17E7ABD-1.jpeg" width="1491" height="1055" alt="Ederlezi Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/7E5E4704-0DA1-47E1-9B24-B45F8AF5D82E-1.png" width="1054" height="1492" alt="Ederlezi Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1009.jpeg" width="2360" height="925" alt="Ederlezi Üzerine"></div></div></div><figcaption>Ellez'in de nereden geldiğine deyineyim..Lez, önce bir, Venüs'ü sembolize eden ses hecelerinden birisidir..'El' de, melekler için kullanılan ses hecelerinden birisidir; melek gibi olanları, gökler gibi kutsal ve kudretli hareket edenleri tanımlarken 'el' sesi kullanılır..Leto, aşağıda da okuyacağınız Ay Anne'lerden Phoebe Ana'nın kızıdır ve ikizler Apollo ve Artemis'in annesidir..Zeus'un Hera, kadına nefes aldırmadığı için başka çocuğu olmamıştır..Hep siyah giyindiği söylenir, ben Theia Anne'nin kaybına duyduğu yastan olabileceğini düşünüyorum; omurgasını öyle gösterdi belki de..Çok düşünceli bir anne olduğu ve çocuklarına karşı çok koruyucu hareket ettiği söylenir...Sembolik animagusu 'kuğu'dur..Black Swan..Antik dilde o 'T' sesini, j/c/z gibi telaffuz ettiğinizi de düşünün, o zaman Lez'i anlarsınız..Bazen de 'H' gibi, yani yutulmuş ve söylenmeden atlanan bir ses gibi, Leho gibi..mesela İngilizler günlük dilde domatese 'tomato' değil, 'tomao' gibi bir ses çıkarıyorlar..Yani antik zamanlarda anneliği ile örnek olmuş iki karakter var, bir Maia Anne gibi Atlas'ın kızları, bir de Zeus'un eşlerinden bir diğeri Leto..Bir diğeri de Hıdırellez'in İslami kültürde, Hz. Hızır ve Hz. İlyas'tan geldiği üzerinedir, yani Ellez olanın İlyas adıyla dilimize geçtiği söylenir, benim Antik tarihçeden yorumlamam böyledir.. Bu bilgiler, İslam'dan da önce coğrafyada yaşanan tarihi gelişmelerdi, ve Mayıs, Venüs ve Çoban Yıldızı'nın onurunda düşünmeniz gereken bir aydır..&nbsp;</figcaption></figure><p>Venüs ışıktır, sudur, anaçtır, dadıdır, yardımseverdir, ama ‘<strong>enayi uşağınız</strong>’ da değillerdir, aklın da onurudur..<br>Bugün bir dilek dilemek istiyorsanız, öncelikle <strong>Venüs’ün manevi değerlerine</strong> hitap etmesi gerektiğini bilin..Enayi uşaklarınızmış gibi <strong>maddi-materyal şeyler</strong> değil de, <strong>Venüs’ün kalemi</strong> olan alanlardan bir şeyler dileyebileceğinizi bilin ve dilerken <strong>Venüs’ü onure edecek</strong> bir katkı da sağlayarak yapmanız gerektiğini bilin...Yani yok öyle yağma anam babam :/</p><p>O zaman <strong>neleri dilemek</strong> hem makbuldür, hem de gerçekleşmesi daha yüksek ihtimaldir:<br>-Önce <strong>o gül fidanını</strong> kendiniz dikin mesela ve bakımını da gözetmeyi bilin..Doğanızda size kutsal <strong>gül </strong>bırakılmış olması ve <strong>sürdürülebilirliği</strong> için ihtiyacı olan <strong>merhamet</strong> size bir şey söylüyor..<br>-Anneliğin onurlarıdır, <strong>annelik üzerine</strong> dilekler<br>-Kadınsanız, <strong>kadın sağlığı</strong> üzerine dilekler<br>-Kadınsanız, <strong>doğum</strong>, <strong>çocuk sağlığı</strong> ve <strong>çocuklarınız</strong> üzerine dilekler<br>-<strong>Annelerinizle sorunlarınız varsa,</strong> iyileşmesi üzerine dilekler<br>-<strong>Yasa girmenize sebep olmuş</strong> hayati kayıplarınız varsa iyileşmesi üzerine dilekler<br>-<strong>Aşk</strong>, sevgi ve şefkat bulmak üzerine dilekler<br>-Ailenizin <strong>huzuru</strong> ve <strong>dirliği</strong> üzerine dilekler<br>-hem 7 kız kardeşlerdir, hem <strong>kardeşliğin</strong> onurlarıdır; <strong>kızkardeşlik, kardeşlik, </strong>barış, huzur ve sevgi üzerine dilekler<br>-Genel olarak <strong>şifa</strong> üzerine dilekler..Mümkünse <strong>Hacı Bektaşi Veli</strong>’yi de ziyaret edip, onure edin, bağış yapın..<br><br>Mümkünse ‘<strong>söğüt ağacı</strong>’ altında <strong>sallanın</strong>..<br><br><strong>O zaman burada Söğüt Ağacı'na bir parantez açalım:</strong><br><strong>Söğüt Ağacı, yeraltının</strong> ve <strong>Ay</strong>'ın ve <strong>kahinliğin</strong> sembolü ağaçlardan birisidir..<br>Yaşamla ölüm arasındaki en kritik ağaçlardan biri odur, <strong>Zeytin</strong> gibi bir diğer <strong>Persephone/Kardelen Ağacı</strong>'dır..Hades Evi'ndekilerin, yani Ubermatenga'nın, Sırlar Alemi'nin, Al Karısı/Hecate ve Medusa/Circe gibilerin bile haset, fesat işlerinde faydalandığı ağaçlardan birisidir..<strong>Sırlar Alemi</strong>'nin <strong>kapısı</strong>, yani sınır, <strong>bu ağaçtan başlar</strong> desek yeridir..<br>Hıdırellez'de altında sallanın ki, <strong>yeni baharda</strong> Ubermatenga'dan gelecek bütün hastalıklar, sıkıntılar <strong>sizden uzak olsun</strong>, geldiği gibi gitsinler..<br><br>"<strong>Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur</strong>" da buradan gelir: <br><strong>Kurt</strong>, <strong>Phoebe Ana</strong>'dır, <strong>Ay Anne</strong>'lerden birisidir, <strong>Kahinliğin Tanrıçasıdır, onun Oz büyücüğü ile, torunu Al Karısı/Hecate'ın cadılıkları aynı şey değildir</strong>..<br><strong>Kurt</strong>, Phoebe Ana ise, torunu Hecate bu deyişteki <strong>köpektir</strong>..<br><strong>Phoebe Ana ve Medusa'</strong>nın<strong> </strong>( Hecate'ın Ubermatenga'da, yeraltında, Sırlar Alemi'nde yancısı, Şeytan) arasında yaşanılanları <strong>narsisistlik eleştirisi</strong>nde bulunduğum bu metinde de anlattım: <strong><a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/04/25/bir-de-andromedadan-dinleyin/">Bir de Andromeda'dan Dinleyin</a>..</strong> <br><strong>Harry Potter</strong>'da <strong>Slughorn Horace</strong> nasıl bir <strong>zaaflıkta</strong> bulunur ve <strong>Voldemort</strong>'a hortkuluk meselesini açık eder, Phoebe Ana'nın da Medusa tarafından <strong>namus, arılık namına</strong> diyerek bir punduna getirilip, gözlerini bakanı <strong>taşa çevirecek</strong> ve kafasını güya <strong>loğusada ölmemek için</strong> <strong>40 haramiye karşı 40 yılanla</strong> donatacak, yani kendisini kafada <strong>40 tilki Hecate/Al Karısı</strong> gibi <strong>bilmem kaç kişiliğe bölecek</strong> büyü fikrini ondan almış olabileceğini düşünüyorum..<br>Güya Medusa <strong>Poseidon</strong> tarafından sömürüye uğramıştır ve hamile kalmıştır, <strong>ölümlü olmakla</strong> cezalandırılmıştır, <strong>anne olacak olmaktan da</strong>, <strong>ölümlü olmaktan da delirir..</strong><br>"Bak iffetimi koruyayım Phoebe Ana, bir daha kimse bana yanaşamasın, öyle bir gözlerim olsun, ya loğusada bu 40 haramilerle ne yapacağım, <strong>Theia'nın yaşadıklarını mı yaşayalım</strong>, korunmak için ne yapayım, en yüce kahin sensin, Ay'ın eli senin elinde, sen söyle" diye Phoebe Ana'dan öğrenilmiş bir kahinlik olabileceğini düşünüyorum..<br><strong>Phoebe Anne'nin kız kardeşi Theia'nın</strong> ne yaşadığını bilmiyorsunuz, ilk <strong>Pisces</strong> odur, Gaea ve Uranüs'ün kızlarıdır, kardeşi de olan <strong>Güneş'in Tanrısı</strong> <strong>Hyperion</strong>'un eşidir, ne yaşandıysa arkasında okyanusları dolduracak <strong>gözyaşlarını</strong>, <strong>3 çocuğunu,</strong> <strong>Ay'ı</strong> ve binbir söylenti, ayrışma, gerginlik ve yara içerisinde travmatize olmuş Dünya'yı bırakmış ve yörüngeden <strong>düşmüştür..</strong><br><strong>Ay, onun düşerken Dünya'ya çarpması ve o düşüşte Theia Anne'den geriye kalanlardır</strong>, eski halinin neredeyse <strong>Mars büyüklüğünde</strong> olduğu söylenir.. <br><br>Dünya için <strong>o çarpışma ve düşüş</strong> öyle büyük bir travma olmuştur ki ve öyle bir <strong>mentalite</strong> meselesi olmuştur ki, çünkü doğa da değişmiştir, uzay da, psikolojileri de, <strong>Ay'ın elini sürdüren</strong> kadın tanrıçalar ve aile büyükleri için artık <strong>'arılık'</strong>, <strong>'iffet'</strong> travmatik bir karardır ve özellikle çok özen gösterilecek bir mevzu haline gelir..<br>Bu meseleyi başka bir metinde inceleyip, kaleme almaya çalışacağım, <strong>nazar ve iffet meselelerini</strong> ve tarihi açıklamak bu kadar basit değil; zaten bunların Allah'ın değil, sizin sorununuz olduğunu anlayın önce, ama bu metin için söyleyeceklerim çok fazla, onu başka bir başlıkta inceleyeceğim..<br><strong>Phoebe Ana'yı ( Oz Büyücüsü )</strong>, ne bileyim <strong>Artemis'i</strong>, <strong>Ay'ın neden arılığın sembolü</strong> ve <strong>Venüs'ün onuru</strong> olduğunu anlamaya çalışın..<br>Ben Phoebe Ana'yı gördüm, ama saygı duyuyorum görselleştirmeyeceğim, <strong>Oz Büyücüsü</strong> dememin yeterli olduğunu düşünüyorum..<br>Onun eski kurtluğu ile torunu <strong>Hecate'ın, Sırlar Alemi'nin</strong> size <strong>hastalıkları</strong> ve <strong>belaları</strong> getirmek, kendi <strong>bencil egolarını</strong> görmek için gözettiği cadılığı, köpekliği birbirine karıştırmayın..<br><strong>Gökten kemik yağmayacak çünkü;</strong> boşuna uzayınızın <strong>fiziğini</strong> bu şekilde karanlığa bükmeyin, en azından büküp de <strong>medet</strong> bulabileceğinizi sanmayın, boşuna <strong>haset</strong>, <strong>fesat işlerle</strong> uzaydan materyal ve hinlik içinde şeyler dilemeyin..<br>Onlar gibi <strong>karanlığın ve kısır döngülerin kölesi</strong> olmak istemiyorsanız..<br><br><strong>Söğüt Ağacı</strong>'na geri dönecek olursam, nasıl <strong>karanlıkla ışık arasında</strong> <strong>sınırda bir ağaç</strong> olduğu, nasıl <strong>bir kapı</strong> olduğu, yine <strong>Harry Potter</strong>'da <strong>J.K.Rowling </strong>tarafından oldukça epik bir şekilde işlenmiştir, <strong>Şamarcı Söğüt..</strong><br><strong>Ubermatenga</strong>'nın psikolojisi herhalde bundan daha iyi özetlenemezdi:<strong> </strong><br>Oldukça histerik, dokunulmaya gelemeyen, sağı solu belli olmayan, zaman zaman agresif bir ağaçtır, nasıl tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır demişler, ruhunu okşamayı bilmeniz, neresinden girip, neresinden çıkmanız gerektiğini, huyunu, suyunu, özelliklerini bilmeniz ve <strong>hazırlıklı</strong> olmanız gerekir..<br><strong>Karanlık Orman'ın</strong> kıyısında, kimsenin bilmediği derin yeraltı tünelleri ve bağlantılar içeren, bambaşka bir Hogwarts gerçekliği ortaya seren gizemli bir giriş ya da çıkıştır..<br><strong>Altında da</strong>: bizim haylaz mı haylaz, ama bir o kadar da cesur <strong>Çapulcular'ın</strong> hikayesi <strong>saklıdır</strong>..<br>Başkası olsa rahatlıkla dışlayabilecekken, <strong>James Potter ve Sirius Black,</strong> Ölüm Yiyici gıcık <strong>Fenrir Greyback</strong> tarafından dolunay'larda bir <strong>kurtadama</strong> dönüşmekle lanetlenmiş arkadaşları<strong> Remus Lupin'i yalnız bırakmaz</strong> ve onun kurtadam olduğu dolunaylı günlerde yanında olabilmek için, onlar da kendi animaguslarına dönüşür..Mesela Harry'nin vaftiz babası da olacak <strong>canevimiz Sirius Black</strong> devcileyin bir <strong>çoban-köpeğidir</strong>..<br><br><strong>Sırlar Alemi</strong> ve <strong>Hecate/Al Karısı</strong> söz konusu olduğunda ( kendi de  sürekli değişken 3 yüzlü ve ayrıca 3-başlı-köpek olarak tarif edilir ), en önce <strong>loğusa humması</strong> gibi hastalıkları ve annelerinden bebeklerini ayırmaya gelmelerini düşünün..Meselenin de yine yukarda hafifçe değindiğim Theia Anne'nin yaşadıklarından geldiğini bilin..<strong>Twilight</strong> serisinde <strong>Bella</strong>'nın <strong>Volturi</strong> ailesi ile yaşadıkları ya da <strong>The Unfortunate Events</strong> serisinde <strong>Baudelaire</strong> çocuklarının yaşadıkları örnek olsun mesela..<br><strong>Al Karısı'nın ahlak bekçiliğinden</strong>, <strong>hummalarından</strong> ya da <strong>hayatını çalmak istedikleri bebeklerden</strong>, çocuklardan en önce <strong>hassas</strong> yapısıyla <strong>'kelebek'ler</strong> etkilenir.. <br>Tolga Karaçelik'in <strong>Kelebekler</strong> filmini de inanın bu yeryüzünde işlenmiş en kutsal eserlerden biri olarak görüyorum..Neden o çocuklar <strong>Talihsiz-Baudelaire-Çocukları</strong> gibi <strong>3 kardeştir</strong> ve bir başlarına ne hayat mücadelesi veriyorlardır ve esas en küçük olanları ( hem de bir de kız çocuğudur ), hiç beklemeyeceğiniz cesur atılımlar, başka türlü bir <strong>zekilik, anlayış ve olgunluk </strong>gösteriyordur..<br>Söğüt Ağacı'ndan da, şifadan da, ayırmamın mümkün olmadığı eserlerdi, metinde yerlerini aldılar..<br><br><strong>Kelebekler</strong> filminde, ya da <strong>Harry Potter</strong>'da <strong>Alaycı Çapulcular</strong> örneğinde, ya da <strong>Weasley İkizleri</strong> örneğinde olduğu gibi, <strong>şifaya da bir parantez</strong> '<strong>alaycılık</strong>'tan açmak isterim: bazen <strong>Seinfeld</strong> gibi, <strong>Vizontele</strong> gibi traji komik anlatımlar, <strong>hayati ti'ye alabilmek</strong>, en derin yaralarla bile <strong>ironiye girecek</strong> göndermelerle eğlenebilmek, ölümü, karanlığın planlarını, yılanların, köpeklerin stresli anksiyetelerini, sıkıntıları erteler..Şaşırtır..<br>Karısını Hades Evi'ne kaptırmış, ölüme yenilmiş <strong>Orpheus </strong>bile,<strong> </strong>o Hades Evi'nden <strong>müziği sayesinde</strong> sağ çıkabiliyordur..Müziği o kadar büyüleyici ve etkileyicidir ki, <strong>Persephone</strong> "ona dokunma" demiştir, <strong>Hades</strong> de müsade eder.. </p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/EE4B59B7-AE93-4533-ABC3-B0A9226FECCC.png" width="1122" height="1402" alt="Ederlezi Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0631.jpeg" width="273" height="365" alt="Ederlezi Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/834D69D5-C1B5-4B40-888D-88211B28095A.png" width="1023" height="1537" alt="Ederlezi Üzerine"></div></div></div><figcaption>Tolga Karaçelik size demiş ki, bu tavuklar çoktan tekrar kanat takıp uçmalıydı, onun yerine en güvende ve huzurlu olması gereken köy meydanında bile sizin kimsayal silahlarınızdan, şiddetinizden, 'bugününüzden' kurtulamıyorlar...Bırakın İstanbul semalarında uçtuklarını görmeyi..Sahneyi izledim, koltuktan dakikalarca kalkamadım, bize bu tokadı aynen böyle çakmış mı diye :/ çakmış çünkü..koydu mu koydu...</figcaption></figure><p>Söğüt Ağacı parantezinden sonra Hıdırellez'de neler dilenebilir maddelerime devam edecek olursam:<br><br>-<strong>Çiftçi</strong>, toprak sahibi, toprakla uğraşan insanlarsanız, <strong>toprağınız</strong>, gıdanız, tohumunuz üzerine dilekler dilemek<br>-<strong>Hayat</strong> notları üzerine, <strong>hayata dair</strong>, yaşama dair <strong>motivasyon</strong>, <strong>umut</strong> ve <strong>ışık</strong> bulmak üzerine dilekler dilemek<br>-<strong>Aklın</strong> onurudur, sınavlı dönemlerden geçiyorsanız, isterseniz sadece <strong>amel defterlerinizi</strong> daha iyi <strong>algılamak</strong> için bile olabilir, <strong>zihninizin açılması</strong> için dilekler dilemek, <strong>akıl gücü</strong> üzerine dilekler dilemek..<br>-Venüs <strong>yaratıcılığın</strong> onurudur, sanatsal yönleriniz varsa ve destek arıyorsanız, sanatınıza manevi destek bulmak üzerine dilekler..Şiir ve müzik, hem ruhun gıdasıdır, hem şifa kaynağıdır, hem Venüs’ü onure etmektir, cennetin kapısına oynamaktır..<br>-Venüs <strong>güzelliğin</strong> onurudur, ama en önce içten, temiz, <strong>arı ruhunuzdan</strong>, <strong>iyi niyetlerinizden gelen güzelliğin,</strong> "şöyle meleklerin eli değmiş gibi hayatımdaki <strong>x</strong> <strong>arınsa</strong>, ya da hayatım <strong>x'ten temizlense</strong>, <strong>y de güzelleşse</strong>, hiç fena olmazdı sanki" dediğiniz ne varsa.. <br>“bak şu senin meleklerin, su perilerin var ya <strong>canım Ederlezi</strong>, bir temiz gül yağı ile saçlarım taranmış kadar bile olsa kafidir, bizi de gör be <strong>Venüs'parem</strong>” diyorsanız, <strong>güzellik, güzelleşmek ve arınmak üzerine</strong> dilekler..<br><br>Ben Hıdırellez dileklerimi ertesinde <strong>akan bir nehre</strong> bırakmayı uygun görüyorum; çünkü Atlas'ın kızları <strong>Hyade Perileri</strong>'nin bu hayat üzerine dilediğimiz Hıdırellez dileklerine yardımcı olduklarını düşünüyorum..<br>Ege Bölgemiz'de yer alan antik bir <strong>Pactolus Nehri</strong> var, şu an <strong>Sart Çayı</strong> olarak geçiyor..Antik Lidya'nın başkenti olarak, Sardis'ten önce adı bile <strong>Hyde'mış</strong>..<br><strong>Hayat</strong> kelimesine ve hatta Londra'nın bile göbeğinde bulunan Hyde Park'a, bir de bu açıdan bakın isterim..<br><br>Sevgilerimle,<br>Zoey</p><p><strong>Dip not:</strong> Bunu yaparsam bana kendimi çok Mimoza ya da Karsu gibi hissettiriyor ama, notun ucuna artık yazalı zaman olmuş <strong>delice bir şiirimi</strong> ve <strong>Çav Bella</strong>'yı çaldığım videomu da eklemeden geçmek istemedim..<strong>Tavşanlar</strong> hayat veren Venüs'ü, iki parmağınızla yaptığınız <strong>V</strong> işaretini sembolize eder..Bu da Venüs'ün Onurları'nı andığım bugünde, benden Venüs'e gelsin: <br><strong>Küçük Tavşan Perisi..</strong><br><strong>V for Vandetta</strong>'nın elinden o hücre hapsinde ne tutmuştur diye merak ediyorsanız:</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/493456AB-4427-4A53-891D-B259E9735E1D.png" width="1254" height="1254" alt="Ederlezi Üzerine"></div></div></div><figcaption>Mihri şefkat demektir..Zülüf yanağa dökülen saç perçemi..Ran yağmur demektir..Mah Ay..</figcaption></figure><p></p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="113" height="200" src="https://www.youtube.com/embed/D2TUVSPl4s0?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="12 April 2026"></iframe></figure><p><strong>Dip not 2: </strong>bu videoyu paylaşmak az buçuk utandırıyor, ama <strong>Çav Bella</strong> da yine ilk çalmayı öğrendiğim parçalardan birisiydi, <strong>Hıdırellez</strong>'e uygun gördüm..Üzülerek her paylaşımıma eklediğim acı notum bu videom için de geçerlidir, boşuna vurmayın zaten öldüm, <strong>kameranın görünmeyen yüzünde ağır hastayım</strong>, güç bela ayakta duruyorum, maneviyatım için inat ediyorum, müzik yapmak istiyorum ama o da ancak bu kadar oluyor..bu başlık da böyle olsun..</p><p></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Persephone ve Kardelen Üzerine]]></title><description><![CDATA[Kardelen’in gerçek hikayesini, Persephone’u anlattım, ve biraz da seçimim bile olmadan içine düşürüldüğüm hastalık çukuruna girizgah sayılabilecek serzenişlerde bulundum..]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/05/02/persephone-ve-kardelen-uzerine/</link><guid isPermaLink="false">69f654ac92abf3000113a97a</guid><category><![CDATA[The Great Dark Spot]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sat, 02 May 2026 22:07:06 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/8BB18498-E3F9-406D-9441-27A551AC79D7-8.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/92682AF9-74BB-44B9-8C52-20EF7283B8B3.png" width="1122" height="1402" alt="Persephone ve Kardelen Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/8BB18498-E3F9-406D-9441-27A551AC79D7.png" width="1044" height="1507" alt="Persephone ve Kardelen Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0564-1.jpeg" width="347" height="525" alt="Persephone ve Kardelen Üzerine"></div></div></div><figcaption>Yeraltının Tanrısı Hades ve kaçırarak sahip olduğu yeğeni Persephone, Demeter'in kızı..Hidayet'in Kör Baykuş'unun Hades olduğunu düşünüyorum..Ubermatenga'nın, Dark V'nin kararlarını işleme koyan Bay BayKuş..Plüton'u da sembolize eder..</figcaption></figure><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/8BB18498-E3F9-406D-9441-27A551AC79D7-8.jpeg" alt="Persephone ve Kardelen Üzerine"><p><strong>'Yeraltı'nın Tanrısı Hades’in</strong>, <strong>Kör Baykuş</strong> olduğunu düşünüyorum..Türkler de, Hidayet ve Behrengi gibi yazarlar da gerçekten çok bilge..<br>( Behrengi'ye <strong>Kargalar</strong> dediği için atıfta bulundum, mahkemenin kuşlarından o bahsetmişti..İlerleyen satırlarda daha iyi anlaşılacaktır..)<br><strong>Hades</strong>, yeğeni <strong>Persephone’u</strong> yeraltına kaçırarak getirir, ama Persephone da onu karşılıksız bırakmaz ve kraliçesi olmayı kabul eder..Persephone Yeraltı’nın kraliçesi olmuştur olmasına ama, hatta saygı da duyulur, ama bu sefer de ortaya annesi Demeter’le yaşadığı yas çıkar..<br>Çünkü onlar Dünya’da kalmıştır…<br><strong>Sırlar Alemi</strong>'nin "<strong>Yeraltında olanlar yeraltında kalır</strong>” yeminleri var..<strong>Persephone da,</strong> yeraltından beslenirse, yeraltında kalmaya mahkum olacaktır, Dünya’ya dönemeyecektir..Hades ona kıyamaz ve hayatla bağı devam edebilsin diye, Antik Yunan'da <strong>hayatın</strong> ve <strong>doğurganlığın</strong> en büyük sembollerinden birisi olan <strong>Nar Ağacı</strong>'ndan, hayat meyvesi <strong>Nar</strong>’dan verir; eğer 6 nar çekirdeği yerse, yılın 6 ayında baharda Dünya’ya gelip annesi Demeter’e kavuşabilecektir, geriye kalan 6 aydaysa kışı yeraltında geçirecektir..<br><strong>Kışların bile</strong>, <strong>Demeter</strong>’in kızına duyduğu <strong>yastan</strong> yaşandığı söylenir..</p><p>Ortaya da hepinizin <strong>baharın müjdecisi</strong> olduğunu düşündüğü, ama arka plandaki hikayesiyse hiç de öyle olmayan <strong>‘kardelen’in dramı</strong> çıkar..<strong>Kardelen odur, Persephone</strong>..Persephone'un bu döngüyü sürdürebilmek için sürekli <strong>nar</strong> yediği söylenir, tarihe de <strong>nar yiyen prenses</strong> olarak geçtiği söylenir; ben de psikolojide <strong>manik-depresif olmaya</strong> bir de Persephone ve annesi Demeter'in yaşadıkları üzerinden bakın derim, hatta Hades'in..<strong>Hidayet</strong>'in eseri <strong>Kör Baykuş</strong>'ta da biraz öyledir, ana karakter, <strong>ölümler</strong>, <strong>gölgeler</strong>, <strong>depresyon içinde</strong>, uzaklarda kalmış bir sevgiliye duyulan <strong>hüzünlü bir ayrılış içinde</strong>, bir erkeğin <strong>varoluş sancısına</strong> ve <strong>melankolisine</strong> girebilecek temada bir yazın işlenir..<br><br>Persephone gibi bir adet kardelenim, doğum günüm 21 Mart, saçlarım da kuzguni rengin altında nar çiçeği kızılıdır..6 yıldır içinde olduğum vizyonları çözmek için mücadele ediyorum…Koca <strong>Ubermatenga</strong> beni buldu..Ben de <strong>Oğuz Atay</strong> gibi <strong>Sırlar Alemi</strong>'ne <strong>Ubermatenga</strong> diyorum, onlar <strong>Dark V</strong>, oldukça <strong>obsesif</strong> bir şekilde ve <strong>aşağılık kompleksi içinde</strong> sizin kaza notlarınıza karar veriyorlar..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/1D759AE6-2DD3-4BF3-9762-C566AAEA4438.png" width="1044" height="1506" alt="Persephone ve Kardelen Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/327541AB-FC0F-47DD-A41B-0E27015E5C46.png" width="1122" height="1402" alt="Persephone ve Kardelen Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/07EDC6D6-7558-41B9-9370-21198701215D.png" width="1402" height="1122" alt="Persephone ve Kardelen Üzerine"></div></div></div><figcaption>Kardelenin hikayesine bir de bu gözle bakın istedim..Hades aynı zamanda Plüton'un da sembolüdür..Mark D'arcy de Akrep'tir bu arada, hatta başka hiçbir eserde o detay yoktur, Bridget Jones'ta Bridget'in doğum gününün 21 Mart olduğu özellikle yazar..Pan'ın Labirentleri'nin, piramitlerdeki labirentlerin onların Dark V'sine çalıştığını düşünüyorum..</figcaption></figure><p><strong>Baykuş</strong>, 6 yıldır yaşadığım macerada hiç beklemediğim bir anda karşıma dikilen <strong>Ubermatenga’dan biri</strong> oldu ( yani ben burada Persephone’dan ayrılıyorum , o değer görmüş, benim canım bundan daha yakılmış olamaz ) Tuhaf ama <strong>Baykuş'u ilk gördüğümde de</strong> verdiğim ilk tepki “<strong>beni beni Bihter’ini</strong>” demek olmuştu..Çünkü hani “<strong>sen de mi Brutus</strong>” gibisinden..Çocukluğumdan beri baykuşları çok <strong>bilge</strong> bulurum ve yaptığım illustrasyonlara da işlerdim; <strong>beklemiyordum</strong>, Al Karısı, Şeytan, Öküz hadi neyse de, <strong>Baykuş ağrıma gitti</strong>..</p><p>Her uzayın <strong>Hak'kı</strong> korumak için <strong>mahkemesi</strong> vardır ve sizin <strong>kaza/ölüm notlarınızın üzerinde Ubermatenga oturuyor</strong>..( Bunu hep söylüyorum hep söyleyeceğim <strong>Allah'tan kötülük gelmez</strong>, onu bilin.. ) <br>Ben, Baykuş ne oldu da, suçsuz yere bana kaza notu çıkardı diye üzülmüştüm..<br>Nasıl Kuzey’in mahkemesine <strong>Uranüs</strong> bakıyor, Sır’At’ın <strong>At</strong>’ı bile oradan gelir, kanatlılar çünkü…<br>'<strong>Sır'lar Alemi</strong>’nin, <strong>Dark V</strong>’nin mahkemesinin kuşu da <strong>Baykuş; Hades'in de işte o olduğunu düşünüyorum..</strong></p><p>Ama “<strong>Kör Baykuş</strong>”..<br><strong>Şeytan</strong>’ın, <strong>Al Karısı</strong>’nın ahlak bekçiliğine uyuyor; sizin <strong>narsisistliklerinizi, kibirlerinizi, kıskançlıklarınızı, nazarlarınızı, materyalist haksızlıklarınızı</strong> cezalandıracağım derken, tam tersi Dark V'nin narsisistliklerine kazandırıyor..<br>Obsesif, tutarsız, dengesiz, histerik ve kıskançlar da…<br>Empati ve sempati duyamıyorlar..<br>Ellerine geçirdikleri kaza haklarına da '<strong>güç kaynakları</strong>' olduğu için sımsıkıya bağlılar ve <strong>intikam</strong> yeminlerinden de, "<strong>ayaklar baş olsun</strong>" planlarından da vazgeçmiyorlar..Öyle bir yıldızları, matematikleri ve olgunlukları bile yok..</p><p>Yaşadığım kaza nasıl bu boyuta geldi ben de bilmiyorum..Her şey evlendiğim gibi başladı..<strong>Bilmeden</strong> nikahımda Ubermatenga’ya kurban olacağım şeyler yaşandığını düşünüyorum..<br><strong>Uzayın kanunlarını</strong> ve '<strong>Sır'ları</strong>’ bilmiyoruz, zaten yargılayabilmek için de <strong>sizden bu bilgileri sır gibi saklıyorlar</strong>, bir diğer <strong>tutarsızlık</strong> da burada..<br><br>Öte yandansa bizleri, bizler her şeyi biliyoruz da ( çünkü bu arada biliyorsunuz da, doğarken kitabımızla geliyoruz, ama doğum anı travmatik oluyor ve bilinci unutturuyor, programlarımıza dair bildiklerimizi bilinçaltına itiyor, yeryüzündeki yaşamlar ve büyükler de yaşam algılarıyla hayatı nasıl yaşayacağımız konusunda <strong>'manipulasyona</strong>' sebep oluyorlar, kendimizden ve doğamızdan iyice uzaklaşıyoruz, kendimizi unutuyoruz, kaybediyoruz..bu da bu arada Ubermatenga'nın işine geliyor..) sanki bilerek yaşarken bu kanunları <strong>hiçe sayıyoruz</strong>, <strong>bile bile 'kibirli' hareket ediyoruz diye kendilerinden oldukça emin,</strong> '<strong>peşin hükümlü</strong>' ve '<strong>aceleci</strong>' yargılıyorlar..<br><strong>Yıldızları karanlık</strong>, vakitleri dar, acelece atlayacak hayat/ışık, kaza notu sebebi arıyorlar..<br>"<strong>Acele işe Şeytan karışır</strong>" bir anlamda buna da atıf yapıyor..<br><br>Bu arada kaza notlarınız gecikmeli de çıkabilir onu da bilin, güya çünkü onlar çok haklı, en doğru, en yüce olanı yapacak ya, yeraltı mahkemelerinde <strong>müzakere</strong> edecekler, vakitlerini alıyor; üstüne de uzayın bir <strong>takvimi</strong> var, onlarınki Öküz ile Ağustos'tan başlıyor ve sonbahar, kış...<br><br><strong>Öküz'ün de İapetus'un oğlu Menoetius olduğunu düşünüyorum</strong>, Antik Yunan'da lakabı bile <strong>felaket tellalı</strong>dır, Yusuf da onu görerek 'kuraklığı' haber vermiştir..Türk kültüründe bizim <strong>"dağ fare doğurmuş"</strong> dediğimizin o olduğunu düşünüyorum; Ubermatenga'da Baykuş'tan önce ilk karşıma çıkanlar yılanlar, timsahlar, kertenkele kafalar, Keçi, derken <strong>Öküz</strong> olmuştu..kaptırmış gidiyorlar..ve doktorların skandal tutumuyla da hastalığımın dozu da giderek derinleşiyor, ben baya pozitif ve optimistic bir şekilde ve oldukça bilimsel araştırma ve yöntemlerle hiç bunları bu boyutta yaşamadan iyileşip hayatıma devam edebileceğimi sanıyorken, mesele cayır cayır yanayacağım bu noktalara ve böyle tarihi gizemlerle boğuşmaya dönüştü..<br><br>Kaza kararları için de nasıl diyim, sizler böyle mikroorganizma sayısı sayılabilecek bir nüfusla çoğaldığınızda artık hayatlarınızın hiçbir değeri kalmıyor ve bu tarz kazalara gelince "<strong>sallarsın oradan '3-5' trojen</strong>" gibi bir kolaylıkları var, ama öte yandan özellikle de benim gibi <strong>kılıf uydurmaya çalıştıkları kazazedelere gelince,</strong> o<strong> </strong>'<strong>kılıfı</strong>' bulana kadar, o meşum yeraltı mahkemelerinde müzakere edene kadar, sonbaharı, aylar sonrasını ya da yıllar sonrasını bulabiliyor...<br>Siz, bu kaza nereden geldi böyle derken, aylar, yıllar önce yaşanmış, yaşarken sizin hiç farkında olmadığınız <strong>bir detay,</strong> onlar tarafından '<strong>insanlık suçu</strong>' olarak kayda alınmış ve sizin <strong>kaza kararı sebebiniz</strong> olmuş olabiliyor, bazen '<strong>özeleştiri</strong>' yapmayı da bilin; herkes benim gibi bilmem kimin kurbanı değil..<br>Hepiniz melekseniz bu dünyanın hali ne çünkü di'mi...<br> ( Zaten olmuşsunuz 8 milyar, yarısının içinde insan ruhu bile yok, umurlarında bile değil sizin düşüncesizliklerinize çıkaracakları kaza kararları, bundan daha ayaklar baş oluyor, hak buluyor olamazlar :/ Dehşet içindeyim.. )</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/880FED0F-5793-49FA-BF00-5495C509EE8F-1.png" width="1023" height="1537" alt="Persephone ve Kardelen Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/BB2F232C-1BDC-41CA-B053-41F7A5E36FF2-1.png" width="1023" height="1537" alt="Persephone ve Kardelen Üzerine"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_1800-1.png" width="1024" height="1024" alt="Persephone ve Kardelen Üzerine"></div></div></div><figcaption>Al Karısı ve yancısı Şeytan….Bu arada o Al Karısı'nın başlığı da sürekli renk değiştirir...Neden Al Karısı dediğimizi, gizemin devamını başka bir metinde toparlamaya ve kaleme almaya çalışacağım, o detaylar için beklemede kalın..Bu anlamda Baykuş, Hades de olsa, Şeytan değil, ama onların yargıçlığına maşa olmuş diyelim….Başta sizin 'kahpelik'leriniz olarak gördükleri şeyleri cezalandıracağım derken, bunların aşağılık kompleksli, bağnaz, yobaz, kara cahil ve akli dengesiz ahlak bekçiliklerine ve gericiliklerine kazandırıyor... Ubermatenga'nın ahlaktan ve namustan anladığı etik ve olgun akli meleke içerisinde değildir...Persephone bile Baykuş'un kaçırarak sahip olduğu yeğenidir, ama Persephone karşılık vermeyi kabul etmiş; çünkü, Kardelen…Kardelenin doğasının ne kadar içten, anlayışlı ve herkese karşı sevgi, empati, saygı duyabileceğini bilin..</figcaption></figure><p>Söz konusu kazalara gelince, burada tabi ki <strong>gerçekten narsisistliği ile onlara kazandıranlar ayrılıyor;</strong> narsisistlere, komplekslilere, başka bir yığın <strong>kör göz hırslıya</strong> ve <strong>bencil</strong>e gelince, onlar Ubermatenga'ya <strong>hak verdiği</strong> için Ubermatenga'nın işine bile geliyor; yani bu yeryüzünde '<strong>yürüyen' narsisistlere Allah'ın değil, Şeytan'ın "yürü ya kulum" dediğini bilin</strong>..<br><br>Benim gibilere gelince, daha doğarken bile bütün uzay sizin kim olduğunuzu biliyor, bi siz bilmiyorsunuz ve etrafınızda dört dönüyorlar, '<strong>bahane</strong>' arıyorlar, bir fırsatını bulsunlar da sizi bir kazayla kaydırsınlar, <strong>çünkü karanlığı derinleştirmek istedikleri cehennem çukurunda siz işlerine gelmiyorsunuz..</strong><br><br>Şeytan her zaman kartlarını <strong>'kısır döngü'</strong> tuzaklara oynar, <strong>içinden çıkamayın ister</strong>, elinizi verin kolunuzu kaptırın, o zaman '<strong>kaybetmeyeceğini'</strong> düşünüyor, matematiği ve akıl gücü bir tek buna çalışıyor..<br>Onun dipsiz kuyusuna çakılıp kalmak istemiyorsanız,<strong> "gelecek uzun sürer"</strong> demenin ne demek olduğunu bir daha düşünün, hayat maceranızı birilerinin aşağılık kompleksi ve zayıf psikolojileri öyle buyuruyor diye<strong> kara deliğe dönecek bir uzayda onursuz varlıklar</strong> olarak, bilmem kaç milyon yıl çakılı kalarak yaşamak istemiyorsanız, bir daha düşünün, hatta hep düşünün ve bir zahmet <strong>düşünceli</strong> hareket edin..<br><br><strong>Karanlık</strong> her zaman kaybetmeye mahkumdur; <strong>Işık</strong> uçar gider; ışığa, olgun akli melekeye, etiğe, saygıdan anlayana her sofrada yer vardır..<br><strong>Haksızlıkla yenebileceğini ve haksızlıkları yenebileceğini sananlar,</strong> karanlık dipsiz kuyularda kendilerine benden <strong>Yusuf-kokteyli</strong> ısmarlasınlar..<br>Bütün uzay hak üzerinedir..<br><br>Ubermatenga ne bekliyordu bilmiyorum, planları onların beklediği gibi gelişmedi, <strong>çünkü diğer yanımda da Allah vardı</strong>..<strong>Acı çekerek</strong> ve aldığı her nefeste beyni ‘<strong>yanarak</strong>’ öldüm öleceğim, hiçbirinizin bilmediği bir <strong>fizik</strong> içerisinde, <strong>Araf’ta</strong> kalakaldım..Bir yanda gökler, bir yanda ‘yeraltı’nın <strong>‘yamuk’</strong> Ubermatenga yapılanması..<br><br>Bir suçum yok ve <strong>yaşanılanları da ben seçmedim</strong>..<br><br>Hastalık bile, ne yazık ki ne kadar <strong>kompleksli ve</strong> <strong>ikiyüzlü</strong> olduğunu sonradan anlayacağım, nikah şahitliği bile verdiğim, <strong>Seçil Epik</strong> kankam diyerek tanıştırdığı için en yüksek perdeden <strong>kız kardeşlik</strong> tanıdığım ama karşılığında sadece <strong>art niyet</strong>, <strong>nefret söylemi</strong>, <strong>bullying ve ölümden beter hastalık</strong> gördüğüm bir insandan geldi.. <br><br>Onun altını da <strong>Seçil Epik'in hazırladığını</strong> düşünüyorum; <strong>ikiyüzlüler</strong>, etraflarındaki kadınlara karşı <strong>arkalarından</strong> nefret söylemi içindeler, kendi hasta egolarına '<strong>seviyesiz' 'kara mahalle cahilleri</strong>' gibi dedikodu malzemesi arayıp, etraflarındaki '<strong>heteroseksüel</strong>', <strong>kendini yaşamaya çalışan</strong> kadınları: <br>"aman o düşük, aşağılık, kahpe, ahlaksız şeyler yapıyor, değersiz, manasız, bilmem ne" gibi kendi <strong>önyargılı</strong> ve hatta <strong>yalan yargı dünyaları</strong> ile <strong>yargılayıp</strong> kendi hasta egolarını doyurmak istemekten başka bir iş yapmıyorlar..<br><br><strong>Söz konusu benim onuruma gelince, </strong>son 10 yıldır yaşadıklarımı ben biliyorum: <br>Seçil, hem beni böyle insanların içine çekmiş olarak, dedikodu malzemesi olacak şeylere kendi sebebiyet vermiş oldu; hem kendi de, gerçekçi olmadığı halde, gerçeği konuşarak değil yani, tam tersi hiçbir şey bilmeden <strong>manipulatif konuşarak,</strong> yanlış yönlendirerek, bana büyük onur acısına dönüşecek <strong>çok şey yaşatmış oldu;</strong> bir değil, iki değil..<br>"Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyim" demişler; o ve onun yüzünden hayatıma dalan kim olsun,<strong> birisi de sekmedi narsisistliklerinden ve aşağılık komplekslerinden cehennemi yaşamamış olayım;</strong> yani hayatıma o girmese, onun etrafından bu kadar ağır narsisist kişilik bozukluğu olanlar hayatıma bu şekilde dalmaya, <strong>beni aşağılık komplekslerine malzeme etmeye, hatta 'kurban' seçmeye kalkmasa,</strong> ben işimdeyim, gücümdeyim, kendi halimde insanım, kimseye de dokunduğum yok, kendi hayat mücadelemi veriyorum, hem de ne emekle, kimseye de <strong>iyi niyet</strong> göstermekten başka bir şey yaptığım da yok..<strong>kafayı yemişsiniz</strong>..<br><strong>İki kadın kafa kafaya vermişler</strong>, kendilerini en yüce, ulu kadınlar ilan etmişler, <strong>şakasız</strong>, narsisistlikleriyle <strong>dehşet</strong> saçıyorlar..<br>( Onlarınki de, birbirlerinin egolarını ve materyal emellerini beslemek üzerine olan '<strong>narsisistler ve adamları</strong>' karakteristiğindeki ilişkilere örnek olsun..) <br>Dava edeceksem bir sebebi de bu olacak, arkamdan ne koşunuluyor ki ben Seçil'in '<strong>kankam</strong>' dediği kız arkadaşından bu boyutta bir cehennemi yaşıyorum, eğer bu insan Seçil Epik'in '<strong>kankası</strong>' ise, hem de artık kaçıncıya yaşadığım başka bir saçmalık, <strong>Seçil Epik'in akli melekesi nedir?</strong> <br><br>Benim aklımdan <strong>art niyetin 'a'sı bile geçmezken</strong> ( yaşadıklarımı anlatınca bu yeryüzündeki en nadide "<strong>iyilikten maraz doğar</strong>" hikayelerinden biri olmuş olacak ) ben 6 yıldır onların haset, fesat akılları yüzünden ne haldeyim, nelerle boğuşuyorum..Gerçekten <strong>ölümden beter katliama ve maddi-manevi büyük bir hasara yol açtılar, ne yazık ki devam da ediyor, sıkıntı orada, sebep oldukları cehennemin ucunda ışık yok, sadece son 2500 gününü bile aldığı her nefeste cayır cayır yanarak yaşamış bir beyin var</strong>..<br>Onlar elini kolunu sallaya sallaya sokakta, bense <strong>hiçbirinizin dayanamayacağı</strong> bir cehennemle mücadele ediyorum..<br><br>30'uma kadar zaten cehennemi yaşadığımı düşünen bir insan olarak, zaten çoktan defalarca yanmış bir <strong>Anka Kuşu'nun küllerini</strong> güç bela taşımaya çalışan biri olarak, artık gerçekten <strong>son bir umut</strong> yaşamaya devam edeceksem bütün emeğimi ortaya koymuş bir insan olarak, Seçil ve kankası, "<strong>30'undan önce Türkiye'de yaşattığımız cehennem yetmedi, bir de 30'undan sonra magmayı gör</strong>" demiş oldular.. <br><br>Seçil'in yaklaşık 10 küsür yıldır onurumu ve hayatımı nasıl katlettiğini, nasıl nefes bile aldırmadıklarını, blogumda çok daha detaylı kaleme alacağım..<br><strong>Onları dava edebileceğim gün için yaşıyorum.</strong></p><p><strong>Sadece bir tane narsisist kişilik bozukluğunun bile bir dünyayı yakmaya yetebileceğini de bilin</strong>..<br>Benim 35 yıldır herkesin <strong>hastalıklı bencilliklerinden</strong> çektiğim tarifsiz..<br><strong>Ben uçup gideceğim</strong>, Yusuf/Zoey/Persephone intikam almaz..<br>Siz haksızlıklarınızla Şeytan'ın dipsiz yeraltı kısır döngülerine hapsolmak ne demek, <strong>onun intikamının malzemesi olmak</strong> ne demek, onu düşünün..<br><br>Sevgilerimle,<br>Zoey/bu reenkarnasyonda oldukça yanmış Persephone<br>( o konuda Baykuş'a ben de çok dargınım )<br></p><p><strong>Edit: </strong>Metinde bahsettiğim ilişki ağlarını daha iyi anlamanız için bir grafik ile göstermeye karar verdim. Bu, daha pek çok üyesi bulunan aile ağacının <strong>özet</strong> bir bölümüdür, metni okumayı kolaylaştırsın diye hazırladım..<br><strong>Bir yanda,</strong> Gaea ve Uranüs'ün çocukları <strong>Cronus</strong> ve <strong>Rhea</strong>'dan olan <strong>Zeus</strong> ve <strong>Hades</strong> ve kızkardeşleri <strong>Demeter</strong> ile yeğenleri <strong>Kardelen Persephone</strong>..<br><strong>Diğer yanda,</strong> <strong>Ölümlülüğün Tanrısı İapetus</strong> ve oğulları..<br><strong>Menoetius,</strong> İapetus'un oğulları arasında <strong>en küstah</strong> ve <strong>ahmak</strong> hareket eden olarak bilinir; hatta küstahlığı ve deyim yerindeyse '<strong>gıcıklığı</strong>', Titanlar Savaşı'nda Zeus'u oldukça kızdırır ve ona en temizinden bir çakar, '<strong>Azkaban</strong>'ın en derinlerini boylar, hani "<strong>çekil git başımdan, yeter ki seni gözüm görmesin</strong>" demiş :)<br>Ben, <strong>Ubermatenga'da</strong> karşıma çıkan <strong>Hades'in Öküz'ünün</strong> o olduğunu düşünüyorum; bizim Türkçe'de de "<strong>dağ fare doğurmuş</strong>" diye ona dediğimizi düşünüyorum..Çünkü Ubermatenga'da karşıma çıkan bir <strong>Öküz</strong> var ve inanın cüssesinin aksine, <strong>Al Karısı</strong> ve <strong>Şeytan</strong>'ın oyuncağı olmuş '<strong>ödleğin</strong>' teki..<br>Kendini de gerçekten bir şey sanıyor, orası ayrı tabi, <strong>aşağılık kompleksi yaşadıklarını</strong> çözmeme bile onun tutumu yardım etti..<br>O zehir zemberek programlarıyla neye '<strong>dayı'lanıyorlarsa</strong>..<br>Dilimizde <strong>dayılanmanın</strong> da Baykuş'tan, yani <strong>Hades</strong>'ten gelmiş olup olamayacağını bir daha düşünün isterim..</p><figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/2C6EFC9D-22AB-49DB-AA5D-D6F874A191AF.png" class="kg-image" alt="Persephone ve Kardelen Üzerine"><figcaption>İapetus'un eşi Asia/Cylemene su perilerindendir, bu arada bir Cylemene derler, bir yok o değil kız kardeşi Asia derler..Bana Asia daha açıklayıcı geldiği için Asia olarak gösterdim..Bizim de Asya'da ve Anadolu'da yaşayan Türkler olarak, İapetus'un soyuyla ve doğal olarak Uranüs ve Gaea ile bağımız olabileceğini düşünüyorum..Benim için bir diğeri de Hyperion ve Theia, onu sonra anlatacağım, metin üzerinde hazırlığım devam ediyor, bilmeden etmeden konuşmamak için büyük çabalıyorum..Gördüğüm vizyonları temellendirmem gerekiyor..</figcaption></figure><p><strong>Edit 2: </strong>Bu şarkı da benden <strong>Baykuş</strong>'a ve <strong>Pluton</strong>'a gelsin; en sevdiğim <strong>Ahmet Hamdi Tanpınar</strong> şiirlerinden birisidir, <strong>Beni Affet</strong>..nedense <strong>Persephone</strong> ve <strong>Sadık Hidayet'in Kör Baykuş</strong>'unu düşününce, bu parça bu metne iliştirmek istediğim eser oldu:</p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="113" src="https://www.youtube.com/embed/A4r2SBIThHQ?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Özcan Deniz &amp; Ragıp Savaş - Beni Affet - [ Neredesin Firuze © 2004 Kalan Müzik ]"></iframe></figure><p><strong>Bonus: Reha Erdem</strong>'in <strong>şaheseri</strong> diyebileceğim <strong>Cosmos</strong> filmine de yine tekrar <strong>Persephone</strong> ve <strong>Hades</strong>'in yaşadıkları üzerinden de bakın isterim..<br><strong>Şaheser bir film</strong>, kelime bulamıyorum tarif etmeye, <strong>kutsal eser..</strong><br>Ben yönetmen olsam, <strong>Cosmos</strong> gibi bir film çeksem, bir daha herhalde parmağımı oynatmazdım :/ "Tamam daha ne yapayım, şaheseri çektim zaten" diyesim gelirdi; sonra da okyanusa yelken açardım.. <br><strong>Reha Erdem öyle bir kral</strong>...</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0595.jpeg" class="kg-image" alt="Persephone ve Kardelen Üzerine"></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü]]></title><description><![CDATA[İfade özgürlüğünün baskılandığı şu günlerde, konuşma özgürlüğü Allah tarafından korunan, sistemin Ulak’ı Hermes’ten bahsetmek istedim..]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/04/27/konusma-ozgurlugunun-merkuru/</link><guid isPermaLink="false">69efbdf99d07f1000133f9f0</guid><category><![CDATA[The Great Dark Spot]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Mon, 27 Apr 2026 20:42:21 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/9DA45BCC-D8EC-472E-A6FD-9D8706FEF05C-4.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/9DA45BCC-D8EC-472E-A6FD-9D8706FEF05C-1.png" class="kg-image" alt="Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü"><figcaption>Ulak/Rehber Hermes</figcaption></figure><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/9DA45BCC-D8EC-472E-A6FD-9D8706FEF05C-4.jpeg" alt="Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü"><p>Konuşma özgürlüğünün her gün baskılandığı bir ülkede, yıldız haritasında birçok <strong>Merkür işareti</strong> bulunan biri olarak ( ki siz bilmiyorsunuz, doğumumdan önce ayrıca babam rüyasına girilerek "Dünya'ya '<strong>özel çocuk</strong>' gelecek, dokunmayın" diye de uyarılmıştır, yine de yıllarca bir temiz dayak yiyip, kendim olmama baskı görmüşümdür, bunu sonra anlatmayı düşünüyorum, sizin 46 Maraş :/ görürseniz selamımı söyleyin ) size Allah tarafından '<strong>konuşma özgürlüğü' </strong>her daim<strong> 'serbest' ve </strong>'<strong>baki</strong>' kılınmış <strong>Hermes</strong>'ten bahsetmeye karar verdim..<br>(Elçiye zeval olmaz demişler..İnşallah :/ )<br>Uzayınızda <strong>Merkür</strong> odur..<br>Yeraltına da gidip gelebilen <strong>cesur</strong> varlıklardan birisidir, yani yeraltında olanları da, göklerden gelen haberleri de o bilir ve hatta özellikle <strong>yeraltında olanları o haber uçurur..İçgörülüdür, akıllı ve bilgedir, düşüncelidir, vizyon sahibidir, koruyucudur..</strong><br>Ulaşım ve iletişim için ayaklarından kanatlıdır ve aynı zamanda <strong>hem Allah'ın ulak'ı/rehber'idir; hem de çoban'dır..</strong><br>Koruyucu bir melek gibidir..<br>Size <strong>doğru yolu göstermek ister..</strong><br>Sizi aydınlatmak ve karanlığın çukurlarından ve tuzaklarından <strong>korumak</strong> ister..<br><br>Annesi de '<strong>dağ nymph</strong>'lerinden birisi <strong>Maia</strong> olarak aynı zamanda <strong>doğanın ve baharın da oğlu gibidir..</strong><br><strong>Maia,</strong> <strong>7 kız kardeşin en büyüğüdür.. </strong><br><strong>Pleiades kız kardeşler..</strong> <br>Ben Türk kültüründe Hıdırellez'i zaten Mayıs ayında ve 'Hıdır' kelimesini kullanarak kutladığımız için, Pleiades kız kardeşlerin annelerini de oceanid-nymph Pleino değil, diğer bir varsayım olan oceanid-nymph <strong>Aethra</strong> olarak kabul ediyorum; antik dillerde <strong>aethra/aether/eder/eter/ıtır/hıdır/hızır</strong> gibi kelimeler her zaman yıldız gibi <strong>ışıldımayı</strong>, aydınlık olmayı, kutsal ışık olmayı, iyi olmayı temsil eden sesler heceleri ve kelimelerdendir.. <br><strong>Nymphler, </strong>su perileridir, ataları <strong>Oceanus</strong> <strong>ve Tethys </strong>( Uranüs'ün çocukları)<strong>,</strong> '<strong>temiz suyun</strong>' ve '<strong>çağlayanların</strong>' tanrılarıdır..<br><br><strong>Boğa Takım Yıldızı'</strong>nı bu kızkardeşlerin oluşturduğu söylenir; hatta <strong>7 sıra dağların</strong>, <strong>7 tepeli dağların</strong> sembolü olarak gösterilirler..Bu anlamda bana coğrafyamızdaki <strong>Toroslar'ı</strong> ya da hep <strong>Yeditepe</strong> olarak andığımız <strong>İstanbul</strong>'u hatırlatırlar..<br>Antik Yunan'da ise dağları <strong>Stymfalia'daki Kyllini'dir</strong>..<br><strong>Stymfalia'nın</strong> adı ve ses hecelerinin okunuşu da <strong>İstanbul</strong>'un antik isimlerini anımsatmıyor mu, böyle tesadüfler bana çok tuhaf geliyor..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0377.jpeg" width="641" height="517" alt="Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0376.jpeg" width="637" height="470" alt="Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü"></div></div></div><figcaption>Hermes'in annesi Maia ve kız kardeşlerinin yaşadığı söylenen coğrafyaya örnek vermek istedim..Bir derler ki, Dionysus küçükken ona Pleiades kız kardeşler bakıp, kol kanat germiştir; bir derler ki, kardeşleri Hyas'ı kaybetmişlerdir ve yasları büyüktür..</figcaption></figure><p>Türk sinemasında kenarda köşede kalmış olsa da benim kutsal eser gördüğüm iki yapım vardır:<br>Biri önce güzeller güzeli <strong>Fatma Girik</strong>'in başrol oynadığı <strong>Yıldız Tepe</strong> filmi; diğeri de <strong>Yağmur Taylan</strong>'ın başrolü genç <strong>Özge Özberk</strong>'e vererek yeniden uyarladığı versiyonu..Taylan versiyonunda <strong>Uğur Polat</strong>'ın bizi can evinden vuracak karizması ve  Özge Özberk'in daha henüz burun estetiğini yaptırmamış o genç haliyle apışıp kalırız..Yıldız Tepe, Sevgi gelmeden önce oldukça kasvetli ve karanlığa bürünmüştür, bir gün uzaklardan başka bir uzak aile üyeleri olan Sevgi gelir ve her şey değişmeye başlar..Aile içinde küçük bir kardeşin kaybından ötürü büyük travmalar yaşanmıştır ve uzaklardan gelen o <strong>cesur</strong> Sevgi bütün yası ve evin ruhani durumunu adıyla getirdiği dokunuşuyla değiştirir..<br>Benzer psikolojide bir yapımsa, başka bir coğrafyada, İngiltere'de, yine tekrar tekrar uyarlanıyor ve kitaplara basılıyor olacaktır: <strong>Secret Garden</strong>..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0378.jpeg" width="1000" height="1524" alt="Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0379.jpeg" width="799" height="688" alt="Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0380.jpeg" width="960" height="1440" alt="Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü"></div></div></div><figcaption>Türkçe versiyonunda Fatma Girik ve Özge Özberk'i birbirinden ayırmam mümkün değl, ama İngiliz yapımlarına gelince yanlış hatırlamıyorsam ben 1994 yapımı olan versiyonunu izlediğimde çok dokunaklı bulmuştum..</figcaption></figure><p><strong>Hıdırellez</strong> öncesi paylaşmak istedim..<br><strong>Mayıs'ın adının da Anne Maia'dan tarihe geçtiği söylenir;</strong> <strong>Zeus</strong>'un eşlerinden biridir, Hermes'in annesidir.. <br>Mayıs/Hıdırellez/Venüs, onlar <strong>Çoban Yıldızı</strong>'dır; hayat veren rahmin onurudur; Venüs olarak <strong>aklın ve yaratıcılığın</strong> da onurudur, şifanın da, aydınlık Kuzey'in de..<strong>2</strong> parmakla yaptığımız <strong>V</strong>'dir, hani şu '<strong>tavşan kulağı</strong>' olarak poz verirken kullandığımız..Anaç ve şifalı tavşanlar..</p><p>Hermes de Maia'nın oğlu olarak aynı zamanda bir <strong>çoban olarak </strong>tarif edilir<strong> </strong>ve hatta mitolojide <strong>Çoban-Pan</strong> figürünün de ondan geldiği söylenir; müzik aleti de antik bir arp olan <strong>lyre</strong>'dir..<br>Ben de saksafon çalışıyorum, '<strong>fareli köyün kavalcısı'</strong> diyelim, dramatik bir son, <strong>epic fail</strong> de diyebiliriz, koca tarihte başka işim yoktu çünkü :/<br>( Ay Burcum da Başak, renklileri, beyazları, kirlileri birbirinden ayıklayacakmışım, mecbur, vallahi elimde değil, huyum kurusun..)<br>Doğum günüm de 21 Mart'tır, kardelen de yeraltından kış uykusuna yatan bütün hainlerin uykularını uyur da gelir; "ben yandım siz yanmayın" diye gelir; "bu hainlerin ne işler peşinde olduğunu bilin de ona göre hazırlığınızı yapın" diye gelir..<br>Sistemin 'blogger'ları diyelim madem..<br>Hermes sadece doğadaki çoban değildir, aynı zamanda <strong>denizlere ve denizcilere de rehberlik eder, </strong>onlara da yol gösterir..<br><br>Sevgilerimle,<br>Zoey </p><figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0361.jpeg" class="kg-image" alt="Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü"><figcaption>Ben biliyorum nereye bakacağınızı, özellikle sansürledim, sizi gidiler..</figcaption></figure><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0151-3.jpeg" width="595" height="595" alt="Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_1734-2.jpeg" width="1910" height="1996" alt="Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü"></div></div></div><figcaption>Bu da bonus görsel olsun..Hikayede karakterin adı yoktur..Neden hep 'erkek' düşünüyorsunuz ki..</figcaption></figure><p>Bu da bana <strong>Merkür</strong> olmak nasıl bir şey deyince aklıma gelen en nadide şarkılardan birisi olduğu için bir diğer <strong>bonus</strong> paylaşımım olsun..<br>Canım <strong>Fikret Kızılok</strong>, <strong>İnişlerim Çıkışlarım</strong>..</p><figure class="kg-card kg-embed-card"><iframe width="200" height="113" src="https://www.youtube.com/embed/fJOaoQJACKY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="Fikret Kızılok - İnişlerim Çıkışlarım I Yana Yana © 1993 Kalan Müzik"></iframe></figure><p>Hadi bir tane daha, hiç <strong>Çağan Irmak</strong>'cığımı da unutur muyum..<br>Bu <strong>Şener Şen</strong> filmi de <strong>Yavuz Turgul</strong> yapımı olmasa da, o da, Şener Şen de kutsalımdır..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0369-1.jpeg" width="250" height="343" alt="Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0372.jpeg" width="1080" height="1606" alt="Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü"></div></div></div><figcaption>2008 Çağan Irmak yapımı Ulak filmi, en az Karanlıktakiler kadar severim..1985 yapımı Çıplak Vatandaş filmi, Şener Şen PEYGAMBER'dir..Niye Çıplak Vatandaş, uzayınızın tarihinden az buçuk anlarsanız, kutsal olanın ahlak bekçiliği değil, 'etik' olduğunu anlarsınız..Allah'ın Ulak'ı da siz bu kadar sisli puslu haller içinde olmayı bir şey sanıyorken ancak 'çıplak' olan olabilir..</figcaption></figure><p><strong>X'teki çıkışlarım da eksik kalmasın..Esra Işık Kızı, kendi bahçesinden dede toprağını korumak istedi diye, Anadolu'nun kutsal ZEYTİN ağaçlarını korumak istedi diye, Anadolu'nun asırlık tarımını, doğasını korumak istedi diye öyle alacaklar da, bir de başını ezmeye, böyle bir sebeple utandırmaya, Yusuf'un üstünden 3500 sene geçmişken elleri bile o şekilde kelepçeli kendini suçlu hissettirmeye çalışacaklar da, gencecik çocuğun ve bütün Türkiye'nin ONURUYLA, PSİKOLOJİSİ ile öyle oynamaya kalkacaklar da ben de SUSUCAM?!  </strong><br><strong>Daha misogony, incel meselesinden 3 gün önce o acı Maraş Saldırısı'nı yaşadığımız ülkede, aynı devlet, aynı otoriteler, bir KÖYLÜ TÜRK KIZ ÇOCUĞU'nun bedenini, fotoğrafını medyaya 'şeriat mahkemesinde recm edilmelik', tanrılara 'kurban sunmalık' kız çocuğu bedeni gibi, halka da bir KIZ ÇOCUĞU'NUN BEDENİ ÜZERİNDEN SİNDİRMEYE KALKMALIK GÜÇ GÖSTERİSİ MALZEMESİ olarak servis ediyor?! </strong><br><strong>Susar mıyım? </strong><br><strong>Daha KAÇ MARAŞ YAŞAYALIM?</strong></p><figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0343.jpeg" class="kg-image" alt="Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü"><figcaption>Hermes'in Omurgası...</figcaption></figure><figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0371.jpeg" class="kg-image" alt="Konuşma Özgürlüğü’nün Merkür’ü"><figcaption>Mimarlığı boşuna okumadım di'mi, biz de biliyoruz bir şeyler..M.C.Escher, 1953, Relativity...</figcaption></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Bir de Andromeda’dan Dinleyin]]></title><description><![CDATA[Ben Kaçarım Matmazel’i tekrar kıskaca alarak, çok daha derin bir analizle, misogony, incel ve narsisistlik üzerine ‘destan’ yazdım..]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/04/25/bir-de-andromedadan-dinleyin/</link><guid isPermaLink="false">69eca8569d07f1000133f58d</guid><category><![CDATA[The Great Dark Spot]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Sat, 25 Apr 2026 15:08:58 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/4F788CB4-FCF4-474A-A67E-88454C4C4A0A.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/4F788CB4-FCF4-474A-A67E-88454C4C4A0A.jpeg" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"><p><strong>Narsisistlik psikolojisi başka nasıl çalışır, yeni ekleyeceğim detaylarla devam edeyim:</strong></p><p>‘<strong>Ben Kaçarım Matmazel</strong>’ Nurullah Eren’in bir genç kıza sokak ortası psikolojik şiddet ve sömürü gözeterek söylediği, gerçek hatıra olarak yaşayan kadın için oldukça travmatik ve onur acısı olan, ona rağmen Nurullah ve Devran’ın sadece kendi <strong>bencil</strong> egolarını düşünerek yıllarca medyada kapak olarak kullandıklarını gördüğüm ve günlerdir eleştirdiğim halde de kapak olarak kullanmaya devam ettikleri için, benim de anlatmaya devam edeceğim, kamuya örnek bir <strong>misogony &amp; incel</strong> meselesidir; narsisistlik, aşağılık kompleksi, misogony, incel akımları ve onların <strong>arketipi üzerine</strong> tarihi bir metin yazmaya çalışacağım..</p><p>Çünkü hem uzayınızın bir matematiği/matrix’i vardır ( gezegen ve yıldızlarınız da uzayınızın genetik kodu gibidir öyle düşünün ), bu matematik ve genetik içinde kaç canlıysanız yeri geldiğinde farklı farklı kombinasyonlarla ve reenkarnasyonlarla tekrar tekrar dünyaya gelirsiniz, hem tarihten izler taşıyan hayatlar yaşarsınız, hem de bütün uzay hak üzerinedir, eğer varsa sebep olduğunuz haksızlıklar, kötülükler, <strong>tarihi iyileştirmeniz beklenir</strong>..<br>Nasıl diyim bu bir emir değildir, <strong>bu bir uzayı yaşarken o güneş sistemi içinde var olan bütün canlılar için doğal bir gerekliliktir; uzayın kanunu ve doğası böyledir diyelim</strong>..<br><strong>Hak tecelli eder, onur tecelli eder</strong>; fizik de, genetik de, matematik de, tarih de sizin sorumluluğunuzdur..<br><strong>Bu dünya da sınav yeri değildir</strong>, bu dünya sizin evi’nizdir, geçmişiniz, bugününüz ve yarınınızdır..<br>Cennet tutmayı bilirsiniz de siz yaşayacaksınız, cehenneme çevirirseniz de zaten sizin karar verme mekanizmalarınız sonucu olmuş olur, siz yaşayacaksınız..<br>Uzayın matematiğinin olması, kanunları olması, hakkı korumak için onlara uyarak yaşamanın gözetilmesi gerekliliği başka şey, Dünya’yı ve hayat’ı sınav olarak görmek başka şey..</p><p>Söz konusu psikolojiye gelince, <strong>psikoloji de fiziksel gerçekliktir</strong>, hem gerçekten fiziken sahip olduğunuz için söylüyorum, <strong>yani psikoloji soyut bir kavram değildir</strong>, psikoloji de <strong>fiziksel maddenizdir</strong>, örneğin psikolojik yaralarınız soyut yaralar değildir, onlar da <strong>fiziki</strong> yaralardır, <strong>hatta sizi en önce onlar hasta eder</strong> ve hem de <strong>psikolojiyi de fiziken aktarırsınız</strong> diye söylüyorum..<br>Genetik olarak sadece fiziksel dış görünüş gibi özellikleri değil, başta annenin psikolojisi ve belleği olmak üzere çocuklarınıza psikolojinizi de aktarırsınız ( o yüzden bir toplum ve devlet öncelikli olarak kadınlarının ruh ve beden sağlığını korumalıdır..)<br><strong>Yani psikolojide çok katmanlı bir durum söz konusudur</strong>:<br>-hem uzayınızdaki gezegen ve yıldızlardan gelen psikolojileriniz var,<br>-hem onların tarihi yansıması olan karakterlerden gelen psikolojileriniz var -ki tarihi iyileştirin-,<br>-hem genetik olarak aktarılan bir psikolojiniz var -ki sürdürülebilir olmayı sağlayacak olan aktarımlar sürdürmeyi sürdürebilsin-,<br>-üstüne de <strong>kanunen</strong> uzayın ve doğanın da bir psikolojisi vardır, psikoloji tecelli eder.. <br><br>Kısacası koy babam koy, bir uzay için psikoloji o kadar gerçek gerçek..<br>Ben de bu metni kaleme almaya karar verdiysem, okuyucularıma psikolojik temaların ve motiflerin tarihi örgüsünü göstermek istiyorum..<br><strong>Devran Bostancıoğlu da nasıl bir tarihi faulde,</strong> bir de buradan okusunlar..<br>Kendileri Youtube gibi sosyal medya platformlarında akıl yaşlarında, editten vs geçirerek, kendilerinden emin olarak bu işleri 8 milyara açtıkları için, onların medyatik sunumlarından ve tutumlarından analizlerimi, tarihi antik detaylarla beraber işliyor ve örnekliyor olacağım..Gerçekten herkese örnek olması adına paylaşmak istiyorum..Maraş Saldırısı olmasa, kendim de bu <strong>incel ve misogony</strong> meselesinden <strong>bireysel olarak cehennemi yaşamış olmasam</strong> konuşmayım da, artık çocuklar ve öğretmenlerimiz aklıma geldikçe bir Maraşlı olarak içim hiçbir şekilde soğumuyor ve anlatmaya devam ediyorum..</p><p>Bol bol tarihi karakterlerden, Şeytan’dan, Medusa’dan, Circe’den hatta motif benzerliği olan başka kurgu karakterlerden de örnekler kullanıyor olacağım…<br>Söz konusu Şeytan’ın psikolojisine gelince ve bu metinde eleştireceğim gerçek şahıslara gelince, komik değil, şaka değil, <strong>ciddiyetle eleştirimi kaleme alıyor olacağım</strong>, özür dilemesi gereken isimlerden de gerçekten aksiyon bekliyorum..Şeytan’a, Güney Düğümü’ne, burada okuyacağınız tarihi bilgilere gelince, aynısı Allah Baba için de geçerli, siz görmüyorsunuz diye olmamış olmuyorlar, <strong>ben görüyorum</strong>..Boşuna onlara denk geldikçe <strong>bozulmayın</strong> diye şerhimi baştan düşüyorum..Ben konuşurum; ben hem konuşurum hem de beklemediğiniz '<strong>unsolicited advice</strong>'lara denk gelirsiniz, huylu huyundan vazgeçmez, <strong>Sisifos'un dramı</strong> da odur, kendimden vazgeçeceğimi sanmayın kısacası..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/E51B7669-1A5E-4F14-894C-97D9D3B20CFF.png" width="1122" height="1402" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_2115.jpeg" width="7020" height="5712" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_1802-1.jpeg" width="702" height="401" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>AL Karısı başlığı ile Hecate ve yanında yancısı Medusa/Circe gibi tekrarları olan küçüğü..Görsel, tarihi belge niteliğinde görselleştirmemdir, AI'da ancak bu kadar oluyor, hep yan yanalar, Hecate'ın başlığı da sürekli renk değiştirir, başını kapatan ve kapanmayı emreden onlardır, onların kastrasyon anksiyetesinden ve ahlak bekçiliğinden gelir, Allah'tan değil! Bu meseleyi daha detaylı sonra kaleme alacağım..Circe'yi Türkçe'ye 'Ben Kirke' olarak çevirmişler, eksik buluyorum, siz Türkçe'de sirke dersiniz, keskin sirke küpüne zarar, diye..Şeytan'dan bahsediyor, bu deyişte 'küp' uzayınızdır..</figcaption></figure><p>En önce <strong>narsisistlik</strong> nereden gelir onu söyleyim, uzayınızın karanlık ayak tarafı aşağıda olduğu için <strong>onların aşağılık kompleksinden</strong> gelir, başı da <strong>Hecate’a</strong> maşa olan narsisist <strong>Şeytan/Medusa</strong> gibi kaçık cadı çetesi çeker; pozisyon olarak da fiziken uzayınızın aşağısında, <strong>disleksi</strong> konumdadırlar; yukarı çıkabilmek için de yeraltından, karanlıktan, kabustan, kazalardan, nefretten, hasetten, fesattan, şiddetten, tacizden, tecavüzden, kötülüklerden beslenirler, çökecek hayat/yıldız/ışık/güç kaynağı ararlar..Medusa'nın disleksi olduğu bilgisini de <strong>Yerebatan Sarnıcı</strong>’nda <strong>Medusa başı heykelini</strong> öyle <strong>ters yerleştirerek</strong> antik Romalılar size söylemiştir..</p><p>Narsisist kişilik bozukluğu olanlar da onlar gibi <strong>aşağılık kompleksi</strong> gösterirler, <strong>kazalara kapı olurlar</strong>, felsefi anlamda yeryüzünde <strong>disleksi</strong> ve <strong>disotonomik</strong> sonuç verecek <strong>kısır döngülere, yıpranmalara, tükenmişliklere</strong> sebep olurlar..<strong>Güttükleri en temel matematikten biri de intikam istemeleridir</strong> ve hesap ‘kesmeleridir’, hesap keser gibi <strong>herkese bedel ödetmek isterler</strong>, kazalardan sorumlu Güney Düğümü’nün uşaklığını yaparlar..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0153-1.jpeg" width="297" height="437" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0155-1.jpeg" width="2000" height="3000" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>Petra Von Kant'ın Gözyaşları filmi narsisist kişilik bozukluğu üzerine tarihi eser değerinde bir yapımdır, sabırla izlemenizi tavsiye ederim..Narsisistlik hem dişil bir psikolojidir, hem de güç kaynağı bir köleleri olmaları güzel örneklendirilmiştir..Kutsal Yeşilçam'daki Anneler ve Kızları filmi de Voldemort gibilerin anneleriyle, hayatlarıyla nasıl barışık olmadıklarını, kıskançlıklarını ve özentiliklerini güzel özetler..</figcaption></figure><p><strong>Peki narsisistliğe nasıl maşa olunur</strong>, oradan devam edeyim:</p><p>Bir tane <strong>baş narsisist</strong> vardır, o güya çok ulu ya, ‘<strong>bak hadi kıyağımı unutma</strong>’ diye kendine bir <strong>küçük</strong> seçer, ama onu da <strong>proje seçerler</strong>; çünkü narsisistler, <strong>suçluluk psikolojisinde mükemmeliyetçilerdir</strong> ve hatalı/eksik olmayı tolere edemezler, kendileri de dahil <strong>her şeyi projeleştirirler</strong> ( bu da yine köken olarak Medusa’nın suçluluk psikolojisinden gelir, aşağıda anlatmaya devam ediyor olacağım ):<br>İmajları en ‘<strong>doğru kombinasyon</strong>’ görünmelidir, iş pozisyonları ‘<strong>en patron/yüksek makam</strong>’ olmalıdır..<br>İş pozisyonlarını da bu arada genelde kendi başarı ve emekleri ile değil, o eğitimi, disiplini kendileri gözeterek değil, birilerine maşa olarak, hazıra konmayı bekleyerek, <strong>büyük gördükleri başkaları aracılığıyla elde etmeye çalışırlar</strong>:<br>Kendilerini sanki ‘<strong>yardıma ihtiyacı olan yetimlermiş</strong>’ gibi gösterip başkalarının maneviyatına oynarlar.. Mesela bu hikayedeki Nurullah, ister fanzin işleri olsun, ister yine bölümünü bile okumadığı yazılımcılık işi olsun, iş hayatı ailesinden gelir, Devran ile beraber <strong>alaylılardır</strong>..Bu arada ailelerinden, büyüklerinden, sosyal çevrelerinden bu kadar yardım ve destek gördükleri halde de, üstüne de erkekler bir de kız çocuğu da değiller, yine de piyasaya yaptıkları her işte karşınıza <strong>tutarsız bir şekilde</strong> bir yandan hem kendilerini övdükleri, havalarını attıkları, ama yine aynı 5 dakika içinde de öte yandan “biz işte ‘<strong>kaybeden külkedileriyiz</strong>’ ” gibi bir psikolojide kendilerini göstermeye çalıştıkları arabesk demeçleri çıkar; psikolojilerini <strong>varoluş sancısı</strong> çeken insanlara oynayacak şekilde servis ediyorlardır, ama <strong>yaptıkları arabesk, varoluş sancısı değildir</strong>; ben bu anlamda <strong>Kaybedenler Kulubü</strong> mevzusuna da bir parantez açıp eleştirimi yayınlayacağım..<br>( <strong>Arabesk mevzusunda kimse elimden kurtulamayacak yani</strong> )<br><br>Narsisistlerin sadece imajları, işleri değil, partnerleri de vitrinlerine <strong>en-proje-partner</strong> olmalıdır, arkadaş çevreleri de onları sosyal hayatta yüksek gösterecek <strong>proje arkadaş ve partnerler</strong> olmalıdır..<br>Yani yanlarında güçlü gördükleri bir ‘<strong>vezir</strong>’i ve çevreleri olsun di’mi, <strong>onlar kral ya</strong>..<br>( bu kendini kral görme sanrısı da, özellikle bir de <strong>Nisan doğumlu koç erkeği</strong> iseler, geçekten Gılgamış/Dul Kadir/Odyseus/Aziz gibi tekrarları olan tarihi karakterlerden gelir, ama uzay bu ya, onlar döner deyim yerindeyse birer <strong>Noel Baba</strong> olur, Türkler de bu tarihi yaşayarak bildiği için, güç zehirlenmesi yaşayan liderler görürlerse “<strong>Kraldan kralcılık oynamayın</strong>” derler, orjinali yapmadı çünkü, orjinali <strong>Kral Kaybederse</strong>..)<br><br><strong>Bir diğer not</strong>: Ne kadar imaj ve projeleştirme peşindelerse o kadar zayıftırlar bu arada, yani havalarına, artistliklerine bakmayın, <strong>narsisistliğin fiziken nasıl çalıştığını da bilin, her zaman disleksi bir durum söz konusudur</strong>..Kendisi ne kadar ezik hissediyorsa, sizi de o kadar ezmek isteyecektir, gibi..</p><p>Egolarına güç kaynağı olacak küçüğü <strong>kafalamak ve ellerinin altına çekmek için de:</strong><br><strong>Önce ona hayati bir faydada bulunurlar</strong> ya da bulunuyormuş gibi yaparlar, <strong>bilinçli veya bilinçsiz yapsınlar aslında tuzaktır</strong>; zaten <strong>gerçek derin niyetlerini, güttükleri derin psikolojiyi, yine bilinçli veya bilinçsiz gizlerler de..</strong><br>Yaptıkları faydayı da, kendilerine ellerinin altında güç kaynağı seçtikleri küçükle “<strong>Bak ben ne kadar özelim, sana ne kadar iyiliğim dokunuyor, hadi yine iyisin, bana kurban ol</strong>” gibi bir psikolojide yaşarlar ve artık o küçüğün <strong>tepesine kurulurlar</strong>..Bir güç kaynağı ömür billah ellerinin altına geçmiş gibi bir psikolojiye kapılırlar ve artık gerçekten de sakat bir şekilde o insandan <strong>kendi egolarına, hayatlarına, psikolojilerine, ajandalarına ömür billah hizmet beklerler, “Bana lütfet, benim çıkarım için hareket et, sana ‘x şeyi’ ben verdim..”</strong><br><strong>Gerçekte verici ve cömert değillerdir, alıcıdırlar</strong>; bırakın iyilik görmeyi, hayatınızı sömüreceklerdir..<br>Oldukça patolojik derecede bencil ve kıskançtırlar ( bir yandan güç kaynaklarını kıskanırlar, bir yandan yaşayan herkesi ), <strong>narsisistlik sömürgen psikolojisidir</strong>, <strong>sizi bir incir ağacının bir arıyı yutması gibi yutacaklardır</strong>..<br><strong>Nasıl incir ağacı o arıyı kendine gizli güç kaynağı yapar</strong>, siz meyvesinin arının proteininden geldiğini göremezsiniz, narsisistlik ve narsisistlerin tuzaklarına düşmek odur..</p><p>Bir yandan güya güç kaynaklarını, <strong>o seçtikleri küçüğü/yancıyı/maşayı yaşatıyormuş gibi yaparlar</strong>, ve kendilerini de güya <strong>gölge</strong> tutarlar “<strong>hani hadi yine iyisin ben senin yolunu açıyorum</strong>, ben kendim için değil senin için yapıyorum bak ona göre, ben sana büyüklüğümü gösteriyorum, verdiğim malzemeyi istediğin gibi kullanabilirsin, <strong>kullandıkça da bana tama et</strong>..” gibisinden..<br>Verdikleri malzeme maddi, manevi herhangi bir şey olabilir, iş, para, kaynak, pozisyon, partner, arkadaş, ilişki, birileriyle tanıştırma, hatta ağ ve yeni sosyal bağlantılar kurmayı sağlamak gibi ( Epstein örneğin, <strong>örümcek beyinli olmak</strong> bunu gerektirir ) ..Kendilerini de gölge tutuyorlarsa, <strong>dertleri yücelik, yüce gönüllü ve cömert olmak değildir</strong>, dertleri kendi <strong>kastrasyon anksiyeteleridir</strong> ( kastre edilme korkusu, Medusa’dan gelir ) ve <strong>suçluluk psikolojisinde mükemmeliyetçi olmalarıdır</strong> ( Medusa’dan gelir )..<br>Kötü bir şey yaptıklarını, suç işlediklerini biliyorlardır ama onların elleri kirlenmesin, ortaya çıkarsa kimse onları suçlayamasın, yargılayamasın diye işi ‘adamlarına’ yaptırırlar, <strong>maşa olan da ne hali varsa görsün</strong>..<br><strong>“Tuzağıma düşerken düşünseymiş, kendi onay verdi, ben masumum, onların kötülükten zevk alması..”</strong></p><p>Bunu şu an dünya da dahil, coğrafyanızdaki birçok medyatik ve siyasi figür de dahil, bir yığın <strong>narsisist-baş-müdürü</strong> yaşıyor ve yaşatıyor, gerçekte kimler, neye, nasıl maşa mesela di’mi? Bir de havalarından geçilmiyor, yersen..</p><p><strong>Kastrasyon anksiyetesine de bir not açayım, o ne demek:</strong> kastre edilmekten korkmaktan gelir, çünkü <strong>Medusa’nın başını aldılar</strong>, hem namus travması yaşadı, hem ölümlü olmak travması..Psikolojik olarak kastrasyon anksiyetesi yaşayan, kendi öz benliğini derininde tutmak ister, kendini gizlemek ister, <strong>çünkü özlerinde kendilerini istenmeyen/sevgisiz dünyaya gelmiş/atıl/kötü/yetersiz/aşağılık/alçak/hatalı ve doğal olarak derin depresyonda hissederler, hayata karşı güya daha başlamadan mağlupturlar</strong> ( bu yaşadıkları da bu arada <strong>sağlıklı ve bilgece bir varoluş sancısı değildir</strong>, arketipini Medusa’dan alan <strong>kendi kurgularıdır</strong>, herkesin hayatında ne dramatik detaylar vardır mesela, ne gerçek hayat kurbanları vardır, söz konusu narsisistlere gelince, onlarınki kendi <strong>drama kraliçesi</strong> olmak üzerine kurgularıdır..), benliklerine ve hayatlarına duydukları <strong>suçluluk ve kötülük hissini saklamak</strong> için de ortaya <strong>ikiyüzlü ve tutarsız</strong> bir karakter çıkar, <strong>hem yücedir hem külkedesi</strong>..Bir yandan derinden derine ikiyüzlülüklerini de biliyorlardır, artık içten içe o da onları yıpratıyordur ve bir depresyon da oradan gelir, <strong>karşılığı olarak da</strong> size kendinizi sahte hissettirmeye çalışırlar, sizi de kendinizden utandırmaya çalışırlar, size de hayatı kaybettirmeye çalışırlar..Sanki çok dışadönük, konuşkanmış gibi görünürler, <strong>hatta sahneye de oynarlar</strong> ama tam tersi <strong>dengesiz bir şekilde içten içe de kastre edilmekten, yargılanmaktan, cezalandırılmaktan korkarlar, dışarıya kapalıdırlar, internal karakterlerdir..</strong></p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0234.jpeg" width="3013" height="4000" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0157.jpeg" width="1500" height="1000" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0235.jpeg" width="620" height="350" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>Medusa'nın başını alan Perseus Heykelleri..Şiddetin değil, cesaretin heykelleridir, her baba yiğidin harcı değil..Medusa da, yılanlar da, narsisistler de kastre edilme korkusu yaşarlar..Keskin şeylerden de korkarlar..Bkz. Neville Longbottom; sayın Longbottom ne yapıyorsunuz..J.K.Rowling çok afacan bir yazar, biliyorsunuz 'long bottom' belinizin altıdır, bacak bölümünüzdür, sen misin ayağa bakan düşmangiller, bel altı vurmuş ve haylazca 'seni gidi bacaksız Neville' demeye getirmiş..</figcaption></figure><p>Bu arada özellikle onlarla <strong>partner olarak</strong> ellerine bir <strong>güç kaynağı</strong> geçtiyse psikolojileri çok zayıf olduğu için, o güç kaynağından beslendikleri için, <strong>kısacası o incir ağacının bütün ‘yatırımı’ o güç kaynağı olduğu için</strong>, onu kaybetmemek için de olmadık <strong>entrikalara</strong> girişeceklerdir:<br>Etraflarındaki insanlara karşı başka derin karanlık kıskançlıklar göstereceklerdir, durduk yere başkalarını güç kaynakları ile kendileri arasında ‘<strong>tehdit</strong>’ olarak görmek ve göstermek gibi ( manipulatiflerdir ) ve güç kaynaklarına karşı <strong>obsesif ve yapışkan bir tutum sergileyeceklerdir</strong>..<br><strong>Örneğin:</strong> mesela ben, bana kazayı veren kadın arkadaşıma en yüksek dereceden <strong>kızkardeşlik</strong> tanıyordum, karşısında yeni evli barklı insanım, hatta nikah şahitliğimizi bile onlara teklif etmiştik, ikiyüzlü narsisistlikleriyle <strong>nikah günümüzü de zehir ettiler</strong> orası da ayrı, onu da başka bir metinde anlatmayı düşünüyorum, hastalığı kaptığım gün de <strong>karşı tarafın iyiliği için oradayız</strong>, kadının doğum gününü kutluyoruz, kendisinin verdiği onay, ama kocasıyla ne kadar sağlıksız ve sakat bir <strong>narsisist-köle ilişkisi</strong> içerisindeyseler, karşılarında gözlerinin önünde bir ilişki yaşayıp, daha henüz gözlerinin önünde evlenmiş beni bile, hem de eşimle kendisinin doğum gününü en içten şekilde kutlamaya çalışıyorken, kendisine ‘<strong>tehdit</strong>’ olarak görüyor, sadece bir örnek, ondan virüsü kapıp hayatı kayan benim, 6 yıldırsa psikolojik şiddetini sürdüren karşı taraf..<br><br>Bu arada kadın <strong>başkalalarını kendisine tehdit/katil ilan etme histerisini</strong> bir tek bana yaşatmadı, Londra’nın göbeğinde aile çevrelerindeki diğer birçok özellikle de çalışan kadını (çünkü kendisi ev kadını) <strong>kendisinin katili, tehditi olarak lanse etmekle ‘dehşet’ saçtı</strong>, eşini de <strong>manipulatif bir şekilde</strong> bu kadınlar ve aileler hakkında arkalarından <strong>nefret söylemiyle</strong> doldurduğu için, eşini bütün arkadaş çevresinden kopardı, uzaklaştırdı, işlerine gelirse kendi partilerine, özel günlerine <strong>maşa olmanız,</strong> <strong>egolarını okşamanız</strong> isteniyor, işlerine gelirse hiçbir arkadaşlık arayışınızda ve sizin özel günlerinizde yanınızda göremiyorsunuz, kısacası aradığınız arkadaşlığa şu anda ulaşılamıyor..</p><p><strong>Mesela bir diğer örnek de narsisist liderlerden gelsin:</strong> ellerine geçirdikleri kitleleri <strong>şark kurnazlıklarına</strong> güç kaynakları olduğu için, onları kaybetmemek adına, onları diğerleri konusunda manipulatif bir şekilde <strong>nefret söylemi</strong> ile doldururlar, ellerinin altındaki kitlelerine tamamen kendi sağlıksız psikolojilerinden gelen “<strong>dış güçler bizi kıskanıyor</strong>” mesajları verirler ve kafalarından “<strong>bakın bunlar aramıza girmek istiyor, bizim sevdamızı bozmak istiyor, benim hayatım tehdit altında, biz tehdit altındayız</strong>”, diye patolojik <strong>tehdit histerisi</strong> uydururlar; olur da birileri kendilerini <strong>haklı olarak yaptıkları hatalardan ötürü eleştirirse de</strong>, ortada <strong>‘hayati’</strong> bir tehdit olmadığı halde her şeyi <strong>kendi aşağılık kompleksleriyle doldurdukları</strong> kitlelerine <strong>hayati tehditmiş</strong> gibi lanse ederler..<br>Bu arada aynı benim kazayı yaşadığım kadın örneğinde olduğu gibi <strong>esas kendileridir birilerinin hayatını katleden..</strong><br>Kendileri de kapalı kapıların ardında kim bilir kimlere maşadır, kimlerin karanlık projelerine güç kaynağıdır..</p><p>Üstüne psikolojik olarak güç kaynakları ve kendileri arasında başka <strong>dengesiz bir tutum</strong> daha gelecektir, güç kaynakları ile aralarında <strong>kurban-katil denklemi</strong> kurmak gibi, yani bir yandan güya onlar ‘<strong>narsisist krallardır, yüce/farklı/özellerdir</strong>’, ama bir yandan da işte onlar ‘<strong>depresif garibanlardır</strong>’ ve güç kaynaklarına gelince onlara yansıttıkları psikoloji de bu olur: “<strong>sen de gitme</strong>”..“<strong>sen de bana yokluk/ölüm yaşatma</strong>, <strong>sen de katilim olma</strong>, yani sen de bana onların yaptığını yapma”, onlar ne yapıyorsa artık..<br>Derininde yatansa budur: sen benim <strong>güç kaynağımsın</strong>, bu hayata dair <strong>en büyük projemsin</strong>, tek tutunağımsın, <strong>seni de kaybetmeyim/elimden kaçır mıyım</strong>..<br><br><strong>Yine bana kazayı veren kadından örnekleyim,</strong> kocasını bir güzel hem kendini ona çok özel bir kadınla berabermiş gibi hissettirmekle, hem de sanki kendisi çok dramatik bir durumdaymış da eşinin ve ailesinin kurbanıymış gibi hissettirmekle <strong>kendisine bağlamış</strong> ( bunu Meghan Markle da Harry’ye yaptı, o da başka açıdan bir örnek olsun ) eşiyle sorun yaşarsa, <strong>eşi onun ölümüne sebep olacakmış gibi,</strong> zayıflıklardan zayıflık beğeniyor, artislikten artislik beğeniyor, tutarsızlıktan tutarsızlık beğeniyor ve karşınızda çok sağlıksız, <strong>kurban-katil denkleminde</strong> yaşayan bir çift ortaya çıkıyor..<br>Yani kadın, bir yandan eşinin kurbanıymış gibi davranıyor ve ona da öyle hissettirip istediği her şeyi yapmasını bekliyor, <strong>kendini kurbanlaştırıyor</strong>, bu arada gerçekten yaşamını da eşinden görüyor; öte yandan da bu kadından yücesi, ulusu yok..<br>Bu arada gerçekte insan olarak da inanılmaz <strong>kırıcı birisi</strong>, genel olarak çok <strong>kıskanç</strong>, arkadaşlık paylaştığınız muhabbetlerin içerisinde bile sizi oldukça yaralayacak, <strong>küçük düşürmeye</strong> çalışacak yersiz eleştirilerine maruz kalıyorsunuz..<br>Bu çiftin bozuk psikolojisi ve kadının <strong>aşağılık kompleksi</strong> yüzünden ben bütün hayatımı kaybetmiş olmasam anlatmayım de, özellikle örnek veriyorum, yani narsisistliği, aşağılık kompleksini, <strong>zehir zemberek</strong> olmayı ciddiye alın, artık gündelik hayatta her yerdeler ve dehşet saçıyorlar, kazalar da onlardan geliyor..<br>Tarihi en sağlıksız psikolojilerle ve genetikle yaşamaya başladınız, ne diyim..<br>( Kate Middleton’ın kanserinin de Meghan’dan bağımsız olduğunu düşünmeyin; uzayınızdan, doğadan ve tarihten anlayın..Kazalar Güney Düğümü’nden ve onlara kapı olanlardan gelir..<strong>Kimseyi de dış görünüşüyle yargılamayın, Güney Düğümü tayfanın birbirlerine en kenetlendikleri nokta dış görünüşleriyle barışık olmamalarıdır</strong> ve bir kaza kararı çıkaracaklarsa en önce oradan avlarlar..Şahsi yorumum Kate tabi ki yaşadıklarını hak etmiyor, Allah şifa versin..Meghan’ı ayrıca başka başlık açar, orada daha detaylı yorumlamaya çalışırım, etik değil.. )</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0236-2.jpeg" width="1288" height="742" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0237-2.jpeg" width="1278" height="719" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0238-2.jpeg" width="1279" height="871" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>kameraarkasi.org sitesine keyif içinde yükledikleri görselleri..arkadaki emeği değil, daha baştan faulde olmalarını eleştiriyorum..Nurullah Eren söylemin kullanılmasından 'bilinçaltı' keyif içinde; Devran, Nurullah Eren'in egosuna hizmet ediyor, Nurullah Eren de Devran'ın kasasına ve medyatik işlerine..</figcaption></figure><p><strong>Nurullah ve Devran’ın ilişkisi de bir diğer örnek olsun, özel ilişkileri yargılamak için değil, örnek vermek için anlatıyorum</strong>: Devran, <strong>Nurullah’ın ailesinin imkanları sayesinde</strong> UX tasarımcı olmuş, yani ekmeklerini yemiş, hem fanzin yayınları yaptıkları dönemde matbaalarından faydalanmış, büyük anlamda görünürlük ve kazanım elde etmelerine katkısı olmuş, oradan da ekmeğini yemiş, hem aileden rejimine, sosyal çevrelerine, sosyal hayatlarından da faydalanmış, ( onlara güç veren şeylerden biri de bu zaten dinci rejimle olan bağları ) ve bir yandan da Nurullah kendisini sanki çok özel, değerli bir karaktere denk gelmiş gibi, ama öte yandan da bir de böyle zavallı, depresif, kayıplar içerisinde bir ozanmış gibi kurguladığı için, <strong>manevi olarak da</strong> Devran o yüce/kutsal/ilahi ulu ozanın ‘<strong>kanatları altına</strong>’ girmiş ve yıllar içerisinde deyim yerindeyse ortaya kamuya örnek bir <strong>narsisist-köle</strong> ilişkisi çıkmış: <strong>Devran onun egosuna hizmet ediyor, o da Devran’ın kasasına</strong>..<br>'kameraarkasi' sitesindeki kısa filmlerinin açıklamasına kendi yazdıkları not da bu:<br>“<strong>Mr. Nuri konuşuyor, onu dinleyelim, rahat olun..</strong>”<br>Devran öyle yapıyormuş yani..<br>Deseniz ki kendi çaplarında bir <strong>mutualist</strong> ilişki kurmuşlar, <strong>beni de gerçekten ilgilendirmiyor</strong>, ama ben <strong>narsisist ikiyüzlülüğe</strong> ve yaptıklarının bir kadına şiddet ve sömürüye girmesine <strong>dayanamıyorum</strong>, bireysel olarak çok acı çektiğim bir mesele olduğu için bu kadar eleştiriyorum, <strong>yani gerçek hayatta bu narsisistliğin can alıyor oluşuna</strong>..<br><strong>Ayrıca bkz:</strong> Ben Kaçarım Matmazel filminde yer alan, doğrudan filmin fragmanında bile kullandıkları, Devran’ın Nurullah’tan alarak kullandığı edebiyata:<br>“<strong>Matmazel sen de gitme, sen gidince kış oluyor biliyorsun..</strong>”<br>Kısacası artık kendi ağızları ile kendileri itiraf ediyorlar -birbirleriyle kurdukları narsisist-köle ilişkisi harici-, o Matmazel incir ağacı egolarına ne güzel güç kaynağı imiş..</p><p><strong>Bu arada gerçek ne?</strong> <br><strong>Gerçek:</strong> <br>Gerçek hayatta o matmazele yaşatmadığı <strong>hakaret, aşağılama, psikolojik şiddet kalmamış</strong>, narsisistliğinden ve komplekslerinden ötürü esas kendisi sürekli “bunu beğendim, bunu beğenmedim, bu gitsin, sıradaki gelsin, arada bir egom isterse bir gelip gidip matmazeli de yoklayım” gibi <strong>çiğ süt emmiş bir eril ego</strong> gözetmiş, vitrininde ne görmek istiyorsa esas kendisi kadın seçmiş, <strong>insan seçmiş</strong>, istediğine istediği muameleyi yapmaya kalkmış, ama filme bir bakıyoruz, <strong>o da nesi</strong>, onlardan daha <strong>kurban</strong> yok, onlardan daha gamlı, kederli, kaybeden, <strong>drama queen</strong> yok, ellerinde ‘<strong>Kuran</strong>’ bile varmış, hatta <strong>psikologluğu bile kurgulamışlar</strong>..<br><strong>Azra Kohen bir, bunlar iki</strong>, <strong>şaşırdım mı?</strong><br>Tekrar edeyim, <strong>Matmazel meselesi yaratıcılık ürünleri olsa ağzımı açmayım</strong>, hikayenin arka planı yaratıcılık ürünleri olmadığı için eleştiriyorum, doğrudan hayatı zehir ettikleri bir kadını iş <strong>ekrana oynamaya gelince</strong> böyle kullanmaya kalktıkları için eleştiriyorum; yoksa <strong>sanatı ve bir sanatçının duyguları kullanmasını eleştirmiyorum tabi ki!</strong><br>Siz filmden arka plandaki <strong>incel</strong> ve <strong>misogony</strong> gerçekliğini hiçbir şekilde göremiyorsunuz bile; onun yerine karşınıza Devran ve Nurullah’ın kendilerini çok ‘<strong>cool</strong>’ kurguladıkları <strong>arabeskleri</strong> çıkıyor..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/858620_205846122936014_946800287_o.jpeg" width="1529" height="1548" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/benkii.jpeg" width="1550" height="1824" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/kuzgun-ile-tek-kare.jpeg" width="2526" height="2028" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>O dönem maruz kaldığım hakaret ve eleştirilerden o kadar travmatize olmuşum ki üniversite yıllarıma dair 1 avuç denilebilecek fotoğraf hariç hiçbir fotoğrafım ve hatıram yok..Olanlar da böyle hep bir şeylerin arkasında güvensizlikler içerisinde pozlar..Ellerim bile o kadar çirkinmiş ki..</figcaption></figure><p><strong>Sadece ellerim için yaşadığım acı hatıranın travmasından 15 yıldır çıkamamışımdır</strong>..<br>Muhtemelen hiçbir zaman da çıkamayacağım..<br>Narsisistlerden kazaya ve yargıya maruz kalmak öyledir:<br><strong>Nasıl Medusa’nın gözleri bakanı taşa çevirir</strong>, narsisistlerin karanlık bakan gözleri ve <strong>o karanlık gözlerden gelen yargıları da sizi taşa çevirir, yıpratır, üzer, kendinize gelemezsiniz, kurşun yarası gibi ağırdır, zehirli ve ölümcüldür, üzerinize de yapışır</strong>..</p><p>Narsisistlik, <strong>arketip olarak Medusa’nın yılan-başlığından gelen bir yılan psikolojisidir, bunu her zaman vurgulayacağım</strong>; silahı budur: taşa çeviren gözleri, <strong>kurşun yarası</strong> gibi ağır çatal ağzı ve zehirli dişleriyle yılan ısırığı darbeleri..<br>Narsisistler size <strong>zehir zemberek</strong> bir yargıda bulunurlar; bunu işte çok artistlikmiş, çok artistlermiş gibi gösterirler ama değillerdir, ne kadar yargılayıcı üst perdeden konuşuyorsalar içleri o kadar zayıftır, esasında insanları o kadar kendilerinden uzak tutmak için o şekilde yargılıyorlardır, ama o yargıyla da çok artistik görülüp, beğenileceklerini sanıyorlardır, yani yine fiziken/felsefi/psikolojik olarak ‘<strong>disleksi</strong>’ bir tablo söz konusudur kısacası..<br>Peki siz ne yaşıyorsunuzdur:<br>O yargı sizi <strong>kurşunla öldürmek gibi</strong> can evinizden vurur, yılan ısırığı darbesi gibidir, yılanlarda da hani panzehir <strong>diğer dişlerindedir</strong> ya, siz artık onun diğer dişinden gelecek olan panzehire kurban olun, yani ona ve onun ayağına gitmeye mecbur olun (!)<br>Keyfi buyurursa size yargıladığı şeyden iltifat da edebilir, keyfi buyurmazsa zehirlenerek ölmenizi de izleyebilir..Umurunda değilsiniz..<br>Umurunda olan tek şey bu:<br>Sizi böyle yargıladıklarında <strong>ellerine geçirdiklerini düşünmeleri; kendilerine güç kaynağı bulmadan yaşayamadıkları için, gücü de, sizi de böyle ele geçirebileceklerini sanıyorlar, sakatlık burada zaten..</strong> <br>Siz artık güya ondan dileneceğiniz iltifata, yani onun diğer dişinden gelmesini beklediğiniz panzehire, doğal olarak ‘<strong>ona</strong>’ ve onun sizi '<strong>onaylamasına</strong>' <strong>mecbursunuzdur</strong>..güya..<br>Bilinçli veya bilinçdışı olsun kurban seçtiklerinden beklentileri budur..</p><p><strong>Ellerim yaşadıklarıma sadece bir örnek olsun, fiziksel olarak birçok özelliğime yemediğim hakaret kalmamıştır, daha üniversitede okuyan bir genç kızsınız ve bir genç kızın başına gelebilecek en korkunç ilişki zaten budur</strong>, mimarlık okuyorum, garsonluk yaparak geçineceğim, <strong>ellerime öyle bir hakarete maruz kalıyorum ki artık o ellerle yaşamanız mümkün değil</strong>..<br>O eleştiri öyle bir zamanda geliyor ki, muhabbetin ilk günleri değil, <strong>artık aylar olmuş</strong>, bu arada hiçbir zaman siz aramıyorsunuz, arayamıyorsunuz, <strong>yaşadıklarımı ayrıca narsisist bir erkek arkadaş bir genç kıza neler yaşatır başka örneklerle de bir gün anlatmak istiyorum</strong>, sadece karşı tarafın arzusu ile buluşabiliyorsunuz, sadece karşı taraf karar veriyor muhabbetin nasıl, ne kadar, ne şekilde olacağına, ne müdahale edebiliyorsunuz, ne kendinizi savunabiliyorsunuz, <strong>çünkü izin vermiyor</strong> ve kendinizi de koruyamıyorsunuz, travmatik yargıları ve konuşmaları hep <strong>hazırlıksız olduğunuz</strong> zamanlarda geliyor..<br>Yine buluşmuşsunuz, yani partnersiniz düşünün, elinizi tutuyor mesela, ve <strong>bir anda oturduğu yerde elleriniz üzerine bir başlıyor</strong>:<br>“Ben kadında <strong>en önce</strong> ele bakarım, bak senin parmaklarının boyu, şusu busu ne biçim, ayası falan ne biçim, şurası şöyle, burası böyle..”<br>Bu böyle <strong>anlık</strong> tek kelimeyle yaşanan bir konuşma olmuyor, <strong>dakikalarca</strong> elinizi inceleyip inceleyip her yerine bir şey söylemeye devam ediyor, ne diyeceğinizi, nasıl davranacağınızı şaşırıyorsunuz..<br>Buluşmanın ortasındasınız ve o eli de tutmaya devam edecek, <strong>taşa kesiyorsunuz</strong>, donup kalıyorum, <strong>o an belki tepki verecek gücü bulamıyorsunuz</strong>, çünkü hem çok küçüksünüz, hem <strong>hazırlıksız</strong> yakalanıyorsunuz, <strong>hem sizi neyin bekleyeceğini bilememiş oluyorsunuz</strong>, ama kelimenin tam anlamıyla <strong>yer ayağınızın altından kayıyor!</strong><br><br>Ben o günkü buluşmadan eve gideceksem <strong>cehennemi yaşıyorum</strong>, karşı tarafsa keyif içinde(?!), gurur içinde(?!), “<strong>lafı nasıl koydum öyle ama</strong>, ben ne kadar artist konuşuyorum görüyor musun, biliyorsun ben krallar gibi adamım, <strong>hadi yine iyisin aşağılık, ellerin böyle olduğu halde bugün de ‘benim hayrımı’ gördün</strong>” gibi bir psikolojiyi yaşıyor oluyor ve elini kolunu sallaya sallaya sanki o gerçekten çok kral adammış da, hiçbir şey yapmamış gibi de hayatına devam edecek..<br>Yani ona kalsa, <strong>siz zaten hak ettiğinizi duydunuz</strong>, hak ettiğinizi yaşadınız, anlatabiliyor muyum?<br>Bu işte kan dondurucu..<br>Bu başınıza gelmiş gelebilecek en korkunç <strong>psikopati</strong> zaten..<br>Hiçbir empati, sempati, saygı, derin düşünce gözetmek yok..</p><p><strong>Bu eleştirileri böyle yaşadığınızda bir kere bu artık zaten bir sevgi ilişkisi değil</strong>, size ‘<strong>aylardır senden enayisi yoktu</strong>’ denmiş oluyor.. ( yaşanan başka diğer kötülükleri bir kenara koyuyorum..)<br><strong>Ve o laf öyle bir yere gidiyor ki</strong>, benim ellerimin fiziki durumu <strong>ilk günden</strong> belli di’mi, hani madem kadında <strong>en önce ellere bakarmış</strong>, tamam benim ellerimin ne olduğu ilk günden belli di’mi, o zaman aylardır niye tutuyormuş madem bu kadar çirkin elleri, o zaman aylardır niye yakınlaşıyormuş madem bu kadar çirkin bir kadınla, anlatabiliyor muyum?<br><strong>Benim suçum neymiş?</strong><br>Artık ortaya öyle bir tablo çıkıyor ki, kendi ağzıyla:<br>“Ben zaten seni ilk gördüğüm günden beri <strong>‘gelinim’</strong> <strong>yapmayacağım</strong>, sen benim gözümde aşağılık, değersiz bir ‘enayisin’, <strong>vitrinime proje bir partner bulana kadar</strong> ben seni böyle bir güzel sömürüyorum, nasılsa bir değerin de yok, <strong>ben vitrinime yakıştırmadığıma göre bir değerin yoktur</strong>, sadece benim vitrinime alacağım kadın benim gözümde değerli olur, <strong>ona da zaten sana yaptıklarımı yaşatmam</strong>, <strong>sen sana ne yapıyorsam onu hak ediyorsundur</strong>(!), <strong>üstüne de ne halin varsa gör, günün sonunda benden uzak dur aşağılık..</strong>.”</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/den8-1.jpeg" width="2526" height="1995" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/den6-1.jpeg" width="2110" height="2170" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>Bu fotoğraflar da o sayıyla bir avuç fotoğraftan geriye kalanlardır..Hayatımda da ilk kez paylaşıyorum..Sizin için o kadar utanç meselesi olmuş..Yanaklarım çirkin ve kocamanmış, ben de o yüzden çirkinmişim..O zamanki telefonlarla fotoğrafınızı çekiyor, gördün mü senin yanakların çirkin, sen o yüzden çirkinsin diyor..Buluşmanın ortasındasınız ve bunu size kaçıncı buluşmada söylüyor..Artık kendinizden hoşlanabilmeniz ve sevilebileceğinizi düşünebilmeniz mümkün değil..</figcaption></figure><p>Gerçekten de size yaşatılan sömürü ve bu boyutta ağır şiddet umurunda bile olmuyor; <strong>o tarikatlarda ve aile yapılarında beyinleri nasıl yıkanıyorsa, bu yaptığını ‘adamlık’ ve kendisinin erkek olarak en haklı olanı yaptığını yapmak olarak görüyor(!)</strong>..<br>Bunu gerçekten de ulu, yüce kralı oynamak olarak görüyor..</p><p>Sizse sonrasında nasıl bir <strong>cehennem</strong> yaşıyorsunuz söyleyim:<br>Bir kere artık <strong>sevilmediğinizi</strong> biliyorsunuz, bu bir genç kız için çok üzücü bir gerçek; haftalar, hatta aylar olmuş, yanlış bir beraberlik içerisinde olduğunuzu, kullanıldığınızı böyle böyle anlıyorsunuz, ama muhabbet adı konulmamış bir şekilde devam ediyor, <strong>onurunuzun iade edilip edilmeyeceğini anlamaya çalışıyorsunuz, hakkınızın iade edilip edilmeyeceğini anlamaya çalışıyorsunuz</strong>; ilişkiye belki artık yatırım yapmanız, umut etmeniz mümkün değil ama karşı taraf da <strong>üniversite okuduğu</strong> için, okur yazarlığı ile sürekli övündüğü için, <strong>bir olgun akli meleke gelecek mi, diye bekliyorsunuz, ne yazık ki hiçbir zaman o akli meleke gelmiyor, yeni yaralar açmak dışında size hiçbir zaman hakkınız ve onurunuz iade edilmiyor..</strong><br>Bundan da keyif alınıyor bu arada..</p><p>Söz konusu ellerime, bedenime gelince <strong>ben kelimenin tek anlamıyla cehennemi yaşıyorum</strong>:<br>Karşı taraftan bile daha yüksek derece ile girdiğim bir fakültede mimarlık okumaya çalışıyorum ( eğitim yüküm zaten çok ağır, her gün ‘deadline olan’ sunumlar yetiştirmeye çalışıyorum, üstüne de okulum o dönem bundan daha kaotik ve yıpratıcı olamazdı ), bir arkadaşımla buluşmaya gidiyorsam, <strong>o benim de nefes alma zamanımdır</strong>, o benim de sosyalleşip kendimi iyi hissedip, hayattan keyif alabilmem gereken zaman dilimidir; bölümümden ötürü zamanımı bu şekilde harcamaya lüksüm bile yok ve dışarıdan geldiğimde yoğun işlerime rahatlıkla geri dönebilmem gerekir ( partnerine saygısı olan bir erkek arkadaş zaten en önce bunları da düşünür); bense bırakın işlerime dönebilmeyi, en önce <strong>ellerimi kullanamıyorum</strong>, elim ayağım tutmuyor, kendime gelemiyorum, moral bulamıyorum, ellerim ne yapsam gözlerimin önündeler, çizim yapsam o hakaretler artık benimle, yemek yesem o hakaretler artık benimle..</p><p>Hayat işte artık <strong>elinize ayağınıza dolanıyor</strong>:<br>Bırakın karşı tarafın “ben ne kral adamım, <strong>bu aşağılık iyi hadi yine bana lütfetsin</strong>, bugünlük ona ‘kral dairesi’ni yaşattım” diye düşünmesini, günün sonunda ben kendimi ‘<strong>leş</strong>’ gibi hissediyorum, hiçbir gündelik işimi bile göremiyorum..<br><strong>Ne oluyor</strong>:<br>Eğer başarılı bir insansanız, <strong>eğitim hayatınız sizin için hayata tutunma sebebinizse</strong>, bazen o moralsizlik içerisinde ödevlerinizi de istediğiniz gibi yapamıyorsunuz, <strong>zaten vaktinizi de haddinden fazla sömürüyor</strong>, kendisi tatmin olana kadar buluşmalarda kullanılıyorsunuz ve eve ancak o sizi <strong>serbest bıraktıktan</strong> sonra dönebiliyorsunuz, sonrasında ertesi gün sizi bekleyen okul hayatı da <strong>ayağınıza dolanmaya başlıyor</strong>, hiçbir hocanızın özel hayatta ne yaşadığınızı bilmesi mümkün değil, <strong>onların sunumlarınıza yaptıkları ağır eleştiriler de artık çok büyük onur acısına dönüşüyor</strong>, aşağılık, <strong>değersiz insan</strong> olmak yaftası iyice üzerinize yapışıyor..<br>( Taşkışla’da yaşadıklarımı da ayrıca bir gün Taşkışla cehennemi olarak anlatmak istiyorum, şakasız )</p><p><strong>Ve dehşet içindesiniz</strong>; <strong>bütün hayatınız devcileyin yaşanmaz bir onur acısına ve kayıplara dönmeye başlıyor; yokuş aşağı düşüyorsunuz, olanla ölmüşe çare olmadığı için, böyle acı geçen günlerin de bir telafisi, ilacı, geri dönüşü olmadığı için, hayatınız kayıyor..</strong><br>Bütün üniversite hayatım mahvolmaya başlıyor..<br><strong>Bir genç insan, gençliğini de yaşayamayacaksa daha hayat var mı?</strong><br>Orta yaş krizini bile atlatamazsınız..<br>Üniversite günlüğümde bir tane bile güzel, yaşadığıma değdi diyebileceğim bir günüm bile olmadı..<br>Elimden alınan şeyin boyutu bu kadar korkunç..<br>Narsisistlerin en anlayamadığı <strong>psikopatiden birisi de bu</strong>, hayatınızı, hatıralarınızı nasıl mahvettiklerini düşünmüyorlar..<br>Sıradaki gelsin..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0239.jpeg" width="1536" height="1536" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0240.jpeg" width="349" height="524" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0241.jpeg" width="1525" height="2339" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>Tutunamayanlar'a bir de Enkidu'nun yaşadıklarını düşünerek bakın, Çalıkuşu'nun yaşadıklarını düşünerek bakın..O kız çocuğu Anadolu'da bir başına yaşadıklarının onur acısıyla ölmüş de olabilirdi, Kamuran bu anlamda onun için bir şey yapmıyor, hocalarının dizinde ud dinlerken keyif içinde bile olduğunu düşünüyor..Adı gibi Hayrullah Bey olmasa siz onun günlüğünü değil, acı sonunu okuyor olurdunuz..Thomas Hardy'nin kaleme aldığı Tess of D'urbervilles de olduğu gibi..</figcaption></figure><p><strong>Ellerime gelince, çok daha acı başka bir şeyi zamanla fark ediyorum</strong>, mesela kantinde başka bir arkadaşımla mı karşılıklı oturuyorum diyelim ki, <strong>artık ellerimi farkında bile olmadan masanın altında ya da kollarımın altında saklamaya çalıştığımı fark ediyorum</strong> :/ Bu fark ettiğinizde artık size çok ağır gelen gerçeklerden biri; <strong>psikolojik olarak o kadar travmatize olmuşsunuz ki yani</strong>, başkaları da ellerimi görür, onlar da benim değersiz, aşağılık olduğumu düşünür, kimse artık bana değer vermez diye kendimi ellerimi gizlemeye çalışırken buluyorum, hem okulda hem garsonluk yaptığım mekanda <strong>kolları uzun,</strong> ellerimi kapatan hırkalar, üstler giymeye başladığımı fark ediyorum, <strong>giderek içine kapanan, bedenini saklamak isteyen bir insana dönüşüyorum</strong>..</p><p>Zaten narsisistler onu yaparlar, esas kendileridir ‘<strong>sırlar aleminde</strong>’ yaşayan, esas kendileridir kendini dışarıya kapatan, <strong>benliklerinden utanarak</strong> gizli saklı hareket etmek isteyen, ama <strong>yok yere sizi kendinizden utandırmaya çalışırlar, Medusa’dan gelen suçluluk psikolojilerini size yaşatmaya çalışırlar</strong>..( dışarıdan artistik, dışa dönük görünürler, değillerdir)<br>Ve ne kadar <strong>aşağılık kompleksi</strong> yaşıyorlarsa, böyle kendilerine benim gibi ‘<strong>çantada keklik</strong>’ gördükleri bir <strong>kurban</strong> seçip, onun üzerinden <strong>aşağılık komplekslerini tatmin etmek isterler</strong>..<br>Bunu ne yazık ki bana <strong>babam da yaşattı</strong>, Taşkışla’daki psikolojisi çok bozuk kompleksli hocalarım da yaşattı, yine Taşkışla’daki daha o yaşta bile psikopat mimar adayı diğer öğrenciler de..<br><strong>Ben onlara böyle bir yetki vermediğim halde,</strong> en önce dış görünüşümden ötürü, minyon bir insanım ( dedem ‘<strong>hobit</strong>’ti, şakasız ) <strong>sizi kendilerine hedef ve yem seçiyorlar</strong>, <strong>sizinle olan uğraşlarını da gizliyorlar</strong>(!):<br>Bunu yine ailem de yaşattı, kimsenin gördüğüm aile içi şiddetten haberi yoktur, inanamazlar bile, Taşkışla’daki çevrem de yaşattı, bana ‘muamele yapan’ isimleri söylesem “yok ya, o mu sana bunları yaptı” derler, <strong>çünkü başkalarına bu saygısızlığı yapmıyorlar</strong>; ben sürekli kenarda köşede, ya da kaşla göz arasında, <strong>bullying, mobbing</strong>, sözlü, yazılı ‘<strong>taciz</strong>’ gören insan oluyorum, beni <strong>rahatlıkla</strong> bu saygısızlığı yaşamak istedikleri beden olarak seçiyorlar.. <br>( Yusuf’un ne yaşadığını bilin )<br><br><strong>Mesela hiçbir sebep yok</strong>, iki taraf da bekar üniversite öğrencisi, ortak arkadaşları aracılığıyla tanıştırılmışlar, eğitim ve aile seviyeleri de birbirine denk, <strong>ama Nurullah Eren bu muameleleri yaptığı bütün görüşmeleri gizliyor</strong> ve ben sanki ‘<strong>sakıncalı bir kız arkadaş</strong>’ muamelesi görüyorum, bu da üzerinizde çok ağır bir psikolojik şiddete dönüyor ve ortaya yine psikopat bir tablo çıkıyor: yapacağını yapıyor basıp gidiyor, yapacağını yapıyor basıp gidiyor, bu hepsi için geçerli..</p><p><strong>Siz kuyunun dibindeki üzerine “o öldü ki” denilen Yusuf oluyorsunuz</strong>..</p><p><strong>Öldüyseniz sesiniz de çıkamaz di’mi</strong>; bir ölü, birileri hakkında şikayet edebilir mi; bir de <strong>o hayalet,</strong> Züleyha tarafından da “bu bizi namusumuzdan etti” diye yeryüzünün en büyük suçlusu gibi yargılanıyorsa, <strong>bir daha sesi çıkabilir mi</strong>, bir hayalet kaç kere ölebilir, kaç kere yargılanabilir..</p><p><strong>Kimse, sizi de, yaşadıklarınızı da bilmiyor</strong>, bu buluşmalardan ve okuldan eve dönmem bile beni ekstra <strong>içime kapatan</strong> bir insana dönüştürüyor; ailemin, yakınımdaki insanların <strong>yüzüne bakamıyorum</strong>, arkadaşım da yok..<br>“Biliyor musunuz ben ne kadar çirkinmişim, meğer zaten gelini falan da olamazmışım, <strong>bu arada benden mimar da olmazmış</strong>” diye konuşamayacağınıza göre, kimseyle paylaşamıyorsunuz ve <strong>yaşadıklarınız sırlarınıza dönüşmeye başlıyor</strong>, kendinizi yaşamak artık sizin için giderek ağırlaşıyor; <strong>çünkü sırlarla yaşamak çok ağırdır</strong>..Kötü insan değilsiniz, <strong>ikiyüzlü değilsiniz</strong>, yalancı, sahtekar değilsiniz, ama içinde bulunduğunuz tablo artık oldukça <strong>gölgeli ve örtülü</strong>, size kendinizi <strong>sahtekar/suçlu</strong> hissettiriyorlar..<br>Sosyal hayatı yaşamaya mecbursunuz ve insanların içinde artık hep bu durumdasınız:<br>“<strong>Karşımdaki insanlar, siz şu an göremiyorsunuz ama benim sizin bilmediğiniz yaşadığım neler var; karşınızda esprilerinize ağzımın böyle açılıp da gülebildiğime bakmayın, ben bile o ağız nasıl öyle açılıyor ve gülebiliyorum inanamıyorum..”</strong><br><strong>Güldüğünüz anlarda bile artık mutlu olmadığınızı fark ediyorsunuz ve dehşet içindesiniz</strong>..<br>Hayatınız artık aynı <strong>Barış Bıçakçı</strong>’nın dediği gibi <strong>Doğum Lekesi Gibi Bir Gülümseme'</strong>dir, hayatınız artık aynı <strong>Barış Bıçakçı</strong>’nın dediği gibi <strong>Sinek Isırıklarının Müellifi'</strong>dir..<br><strong>Enerjinizi artık sırlarınız alıyordur, bedeninizi artık sırlarınız yaşıyordur</strong>..<br>Bu da sizi büyük yıpratır..<br>Bundan öte de günü, gençliği, hayatı kaybediyor olamazsınız zaten..<br><strong>Artık sizden ağır depresyonu yoktur</strong>..<br><strong>Depresyon da odur, içinizde paylaşamayacağınız sırlarınızın olması</strong>; size bu hayatı bu kadar acımasız yaşatmış olmaları..<br><strong>Psikolojiniz de fiziksel maddenizdir;</strong> enerjinizdir, ışığınızdır; böyle sırlara dönüşmek zorunda kalan acı hatıralar, o enerjinizden, ışığınızdan, kendiniz için ihtiyacınız olan fiziki gücünüzden yiyordur, içinizi içten içe kemiren kurtlar gibidirler, hayatınız ellerinizin arasından kayıp gidiyordur, ve o kaybetmek ve hatta kayıp-oluyor-olmak hissi de, size <strong>depresyon</strong> ve <strong>hayatınıza duyduğunuz yası</strong> yaşatır..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0242-1.jpeg" width="396" height="600" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0243-1.jpeg" width="397" height="600" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>Bu kitaplar bana o kadar dokunmuştur ki..Bu hayatta yaşayabileceğiniz en korkunç şey, güldüğünüzde bile mutlu olmadığınızı fark etmektir herhalde ve aldığınız ısırıklardan çekildiğiniz köşenizde nasıl yaşayacağınızı şaşırmış olmak..Hikayedeki kadın karakterin evde reçel kaynatıyor oluşu bile size bir kadın olarak dalga dalga çarpar..</figcaption></figure><p><strong>Bu da narsisistlerin intikamıdır</strong>, kendi depresyonlarını başkalarına yaşatırlar..Bu arada onların depresyonuna gelince, özünü Medusa’dan alıyor olsa da, <strong>onlarınki kendi kurgularıdır</strong>, arabesk yapıyorlardır, yani aslında hayatlarında öyle bir <strong>depresif</strong> durum yoktur, genelde bir de küçük kardeştirler, aşağılık kompleksleri oradan da gelir, <strong>kendileri, kendilerini kurbanlaştırırlar</strong>, kurgularlar..<br>Sakat psikolojilerini de böyle kendilerine kurban seçtikleri insanlara geçirirler, <strong>kendileriyse hiçbir şey olmamış gibi ellerini kollarını sallaya sallaya yoluna devam ederler..</strong><br><br>Zaten bu buluşmalara gidiyorsanız en büyük sebeplerinden birisi de bu:<br><strong>Sizi en önce depresif yanlarından bahsederek gafil aflıyorlar</strong>; “ bak kimseye söylemiyorum, bir tek sana söylüyorum bunları -yani sen kendini benim için özel bir insan olarak gör- benim şöyle yaralarım var” gibi gibi..<br>Olur da buluşma tekliflerinden birini reddederseniz sanki ona karşı kötülük yapacakmışsınız gibi, <strong>insanlık suçu</strong> işleyecekmişsiniz gibi hissettiriliyorsunuz, <strong>maneviyatınız sömürülüyor</strong>; buluşma mesajları genelde çok <strong>‘merhamet’</strong> dilenen bir tonda geliyor, yeter ki gidin o buluşmalara, yeter ki o gün egosuna güç kaynağı olun..<br><br>Yani güya sırlar aleminde yaşayan Nurullah gibi narsisistler, ama ilişki başladığı gibi aylar içerisinde <strong>7/24 kimseyle konuşamayacak, bağ kuramayacak, hayattan tamamen çekilmiş hale gelen, sır olan benim</strong>..<br><br>Ne bir genç kız olarak kendime bakım yapmamın anlamını bulabiliyorum, ne giyinip süslenmenin vs, ne insan olarak birileriyle bir şeyler paylaşabilmenin artık bir anlamı kalıyor ( bir önceki erkek arkadaşınız size böyle davrandıysa, yeni bir erkeğin de nasıl göreceğine güvenmeniz mümkün olmuyor)..<br>Ne benden mimar da olmazmış, o kadar dehşet bir emek verdiğim halde okulu niye sürdürdüğümün de bir anlamını bulamıyorum artık, uğruna baba dayağı yiyerek girdiğim bölüm, eğitimime bile tutunamıyorum..<br><strong>Türkiye gibi bir ülkede bir kadın için o diploma bu kadar elzemken</strong>, bir üniversite öğrencisi genç kıza bundan öte yapılabilecek bir kötülük var mı?<br><strong>7/24 benden gidiyor</strong>, sabah akşam çalışıyorum, uyku yüzü görmüyorum, ama <strong>ağzımı bıçak açmıyor;</strong> hiçbir gün yaşanmıyor, üstümde bol kazaklardan görünmüyorum, evdeysem odamdan çıkmıyorum, okuldaysam, işteysem, en arka sıralardaki, kenardaki köşelerdeki <strong>kimseyle konuşmayan insan</strong> artık benim, elimde bir tek hayata tutunma sebebim <strong>Tutunamayanlar</strong> gibi kitaplar kalmış, kitaplar da olmasa günü hiç çıkaramayacağım..<br>( Yıllar sonra yaşadıklarımdan ötürü okulu güç bela bitirirken, aslında okulun ilk yıllarında not ortalamamın bile <strong>3.40</strong> olduğunu, Taşkışla'da bırakın o kadar '<strong>onursuz/başarısız/değersiz insan'</strong> muamelesi görmüş olmayı, aslında onur öğrencilerinden birinin ben olduğumu, o insanı eze eze, utandıra utandıra, her gün onur acısı yaşata yaşata, arka kapısından kimsesiz, kuyunun en tepesinden en dibine düşmüş olarak çıktığımı öğreneceğim, tuttuğum belgeye bile inanamayacağım, bir insana bu kadar haksızlık ve saygısızlık yapılmış olabilir mi, diye baştan ayağa sarsılacağım.. )<br></p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0244.png" width="300" height="430" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0245.jpeg" width="340" height="522" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0246.png" width="304" height="430" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>Ben Yusuf, Yusuf mu dedim, Çağrılmayan Yakup'um ben..bir Çağrılmayan Yakup'un kütüphanesinde hangi kitaplar vardır..</figcaption></figure><p>Bu arada bu derece Sırlar Alemi'nin Kraliçesi Nurullah ve Devran'sa, ‘<strong>sosyal medyada</strong>’ peşlerine <strong>yüzlerce, binlerce takipçi</strong> takıyor ( hatta onlar ne güzel “kafa seçiyormuş”, “insan avlıyorlarmuş” vs, belgeselimiz dedikleri videoda yaptıklarını da böyle anlatıyorlar ), ekranda <strong>Ben Kaçarım Matmazel</strong> diyorlar, içerikte “Sen de gitme matmazel, sen gidince kış oluyor biliyorsun” diyorlar, gerçekteyse esas gerçek matmazel ve hatta matmazeller ne yaşam mücadelesi veriyor..<strong>Tutarsızlığın boyutu..Özel hayatta psikolojileri bu kadar bozuk ve depresiflerse,</strong> daha ekranda binlerce takipçi kasıp, peşlerine adam takmak ve “<strong>biz misyonluk işler yapıyoruz</strong>” demek ne demek? <br>Sonra ortaya arka planda aile gerçekliği, kısa filmlerine bile yansıttıkları psikolojileri, Nurullah'a neredeyse çok benzeyen, işin içinde <strong>misogony</strong>, <strong>incel</strong> mevzusu detayları olan <strong>Maraş Saldırısı</strong> gibi çok travmatik ve üzücü toplumsal olayları yaşıyoruz..Devran ile imza attıkları kısa filmlerinin kapağı da narsisistçedir, kendi bencil egoları için genç kızlara ve hayata <strong>nefret söylemidir</strong>, içerikte de "<strong>kafama sıkar giderim</strong>" temalı sahneler vardır, o silah hatırası da arka planda Nurullah'ın dinci rejimin memuru babasının silahından gelir..Yaptıkları da kendilerinin arka plandaki bu kadar <strong>sağlıksız</strong> psikolojilerini ekrana yansıtmak ve giydirmeye çalışmak üzerineyken, ne <strong>varoluş sancısı eseri</strong> olabilir, ne de erkeklerin <strong>melankolisi</strong> olarak kullanılabilir..</p><p><strong>Bu arada çileniz bitiyor mu</strong>, bitmiyor..<br><strong>Sizin için, ne yeri, ne zamanı</strong>, <strong>gündeminizde böyle bir şeye yer bile yok</strong>, durduk yere kendinizi bir anda “<strong>acaba ellerime manikür mü yaptırsam, ne yapsam, bu elleri nasıl güzelleştirebilirim</strong>” diye <strong>ulaşamayacağınız</strong> estetik kaygılar içerisinde kendinizi buluyorsunuz; maddi manevi büyük yıpranıyorsunuz..<br>Meryem Uzerli’nin bile yaşadığı <strong>tükenmişlik sendromu</strong> da böyle ortaya çıkıyor..<br><strong>Yargılarına yetemiyorsunuz</strong>..<br>Narsisistler sizi hem uzay olarak, hem doğa olarak, hem psikolojik olarak, maddi-manevi tüketir…<br>Niye?<br>Çünkü <strong>fiziken narsisistlik disleksi sonuç verir</strong>; inanın artık elinize en pahalı kuafördeki manikürü bile yaptırsanız, <strong>elleriniz o kadar sahte ve çirkin olacakmış gibi hissediyorsunuz(!)</strong>..<br>Ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum:<br>Ellerinizin <strong>bütün doğası eleştirilerek</strong> çirkin dendiği için, <strong>artık o yargıyı karşılayamıyorsunuz</strong>..<br>Bir kere tıpta böyle bir <strong>el estetiği yok </strong>( yani tek tek parmaklarımın boyuna kadar uzatmam, düzeltmem, şekil vermem, ayasını bile yaptırmam mümkün mü?)<br>Deseniz ki var, emekli memur çocuğu bir öğrenci olarak ne el estetiği ameliyatı yaptırması? <br>Deseniz ki iyi hadi onu da çözdük, isterseniz en özel ameliyatı yaptırın, binlerce lira yatırın, siz ne kadar o meselenin üzerine gidin, <strong>artık elleriniz o kadar sahte ve çirkin</strong>..<br>Yani, “Sen değersiz bir çirkinsin, ancak bu kadar ameliyatla, yatırımla, estetikle belki bir şeye benzeyebilirsin..”<br>O zaman tabi ki artık kendinizle, hayatınızla ilgilenmenin anlamını kaybediyorsunuz, <strong>kendinizden vazgeçecek hale geliyorsunuz</strong>, kendinizi yaşamaktan vazgeçecek hale geliyorsunuz..<br>Bu çok ağır ve acı..<br>Zaten onu istiyorlar, “ben seni beğenmedim, o zaman sen sevilmeye/yaşamaya değmeyecek kadar berbatsın, sen niye yaşıyorsun ki, <strong>şu zavallıyı gördünüz mü</strong>, benden uzak dur aşağılık pislik, Allah korusun o değersiz ucube ile yan yana görülecektim, yakınım, onayladığım biri falan sanacaklardı..” <br>Sen iyisi mi kendinden vazgeç..</p><p>Abarttığımı da sanmayın, bunlar bile genel olarak bahsetmek sayılır…<br><strong>Mesela diyelim ki</strong> istemsizce bir sonraki buluşmaya manikür gibi bir şeyler deneyerek gittiniz, onu da eleştiriyor, “<strong>böyle de çirkin</strong>” gibisinden, ya da diyelim ki bir önceki buluşmada saçlarınıza bir şeyler söylenmiş olsun, bir sonraki buluşmaya bir deneme belki başka bir saçla gitmeye çalışıyorsunuz ( zaten bundan daha yoruluyor, yıpranıyor olamazsınız, vaktiniz saçma sapan uğraşlara heba oluyor ), size bakıyor, bazen beğense bile sizi elinin altında <strong>‘yargıyla’</strong> tuttuğunu düşündüğü için, olur da gerçekten o gün bir hoşluğunuz varsa bile o iltifat da <strong>özellikle</strong> edilmiyor..Bir narsisist tarafından üzerinize 'aşağılık yaftası' biçilmiş, aşağılık olarak yaşamaya devam etmeniz isteniyor..</p><p>Artık hayatı yaşamanız, nefes almanız, kendinize özsevgi, özsaygı, özgüven duymanız mümkün değil..<br><strong>Bu da ölüm gibi bir şey olması zaten</strong>, artık bedeniniz/varlığınız üzerine <strong>kurşun yağdırılmış</strong>.. <br>Bir değil, iki değil; bir değiller, iki değiller..<br>Bunları sadece okulda sunumlarınıza değil, sadece evde ailenizden değil, erkek arkadaştan sadece ellerinize değil, yanaklarınıza, saçlarınıza, kaşlarınıza, gözlerinize, boyunuza posunuza, hatta kişiliğinize, farklı farklı zamanlarda tekrar tekrar yaşarsanız, bir de bu buluşmalarda yine karşı tarafın <strong>o tarikatlarda beyinleri nasıl yıkanıyorsa</strong>, kadın bedeninize karşı sağlıklı kadın-erkek yakınlaşmasına girmeyecek şekilde yaklaşılırsa, <strong>bedeninize sizi kendinizi allak bullak hissettirecek şekilde dokunulursa</strong>, <br><strong>DAHA BU BEDENLE YAŞAYABİLİR MİSİNİZ?</strong><br>Bir insanın elinden <strong>ellerini almak</strong> bile yeterince <strong>ölümcül</strong> bir kötülükken, ben çok daha ağır başka psikolojilerin mücadelesini vermek durumunda kaldım; bunun ne yazık ki esprili bir tarafı yok, hayatta da olmayabilirdim, bu metinleri de hiç okumuyor olabilirdiniz, arkalarına bile bakma gereği duymadan keyif içinde bir genç kızın cenazesinin üzerinde tepinmişler..</p><p>Daha bir de çalıştığım mekana ( o zamanki haliyle Beşiktaş’taki kahvaltıcı <strong>Faruk Kafe</strong> ) yeni kız arkadaşıyla gelinip, öğlenin 3’ünde, 4’ünde, “<strong>bizim masamıza servis yap, arkamızdan yemediklerimizi topla, bu kahvaltı ve sevgili pornosunun hesabını al</strong>” denilecek..<br>Ben daha ne deyim?</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0248-1.jpeg" width="536" height="722" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0252-1.jpeg" width="267" height="400" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0253-1.jpeg" width="206" height="305" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>Mary Shelley Narsisistlik üzerine belki de bu yeryüzündeki en kutsal eseri yazmıştır, narsisist insanoğlunun elleri tanrıcılık oynamaya kalkarsa ortaya nasıl bir Frankenstein dramı çıkar..Pinokyo da gerçek bir çocuk olmak istiyordur, ona sürekli sahte olduğu hissettirilir..Steven Spielberg meseleyi alır, günceli de yakalayarak, 'Artificial İntelligence' filminde humanizm arayışını arşa çıkarır..</figcaption></figure><p><strong>“Ben Kaçarım Matmazel”</strong> in arkasındaki <strong>misogony, incel, aşağılık kompleksi, Sırlar Alemi psikolojisi, Medusa yılanlığı, Circe gibi kedinin fare ile oynamak isteme arzusu, budur işte</strong>..<br><br><strong>Aklımın bir onuru var</strong>, kral çıplaksa, <strong>kral çıplak(!)</strong> dersiniz; tamam <strong>şiddet</strong> göreceksiniz..Tabi ki eleştirilmeyi, konuşulmayı kabul etmiyorlar ( bu da Medusa’nın kaybetme psikolojisinden gelir, kaybetmeyi tolere edemiyorlar), sizi sadece ellerinin altında böyle kullanmalık <strong>gizli güç kaynağı</strong> olarak görmek istiyorlar, başka ‘<strong>pozisyona</strong>’ çıkmanız kabul edilmiyor:<br>“<strong>Ne yani ben şimdi bunun üzerinden aşağılık kompleksimi istediğim gibi tatmin edemiyecekmişim?</strong>” diye kendinizi savunmanız, korumak istemeniz de <strong>şiddetli tepkiyle</strong> karşılık buluyor?!</p><p><strong>Devran Bostancıoğlu</strong> bir neye ‘<strong>maşa</strong>’ olduğunu otursun düşünsün..<br><strong>Filmi Google’da arattığınızda filmi Devran yapmış görünüyor</strong>, “ben nasıl kısa film yaptım ama öyle” diye ortalarda geziniyor; filmi <strong>vitrin olarak kullanıp</strong> sosyal medyada ve yazılım sektöründe iş alıyorlar; <strong>gerçekteyse filmin bütün sağlıksız ve sakıncalı detayları ve içerik Nurullah’tan geliyor</strong>..<br>Zaten film, kısa film de olsa konusu da <strong>narsisist kişilik bozukluğu fantezisi</strong> ürünü olan bir konu: bir sabah kalkıyormuş ve herkesin ağzından kendi dizelerini duyuyormuş, o da nesiymiş öyle..<br><br><strong>Narsisistliğin doğası odur</strong>, kendileri <strong>suçluluk psikolojisinde</strong> mükemmeliyetçi oldukları için <strong>doğrudan kendi ellerini bulaştırmazlar</strong>, yanlarına <strong>yancı</strong> kimi seçtilerse, kendilerini <strong>gölge</strong> tutarlar, eylemi ‘<strong>adamlarına</strong>’ yaptırırlar..Onu da öyle bir lanse ederler ki “<strong>hadi yine iyisin kerata, sayemde namın yürüyor</strong>” diye hissettirirler..<br>Bunu isterseniz şu an havalarından geçilmeyen, <strong>kim bilir kimin maşası narsisist liderleriniz</strong> için de hesaba katabilirsiniz..<br><strong>Medusa ve Hecate</strong> arasındaki ilişki de budur, <strong>Circe ve yeğeni Medea</strong> arasındaki ilişki de, diğer <strong>Güney Düğümü aşağılık kompleksli yapılanmaların</strong> karakteristiği de budur..<br><br>Filmdeki karakterin adı da <strong>Nuri Kuhbeden</strong>’miş bu arada?!<br><strong>Narsisistlerin bedenleriyle, cinsellikleriyle, cinsellikle ciddi sorunları vardır!</strong><br><br>Arketip olarak o da önce <strong>Medusa’dan</strong> ve <strong>diğer bedeniyle ve hayatıyla ‘barışık’ olmayan</strong> yargı bekçisi Güney Düğümü tayfadan gelir.. <strong>Medusa annesini beğenmez</strong>, annesini zayıf ve yetersiz görür ( Hecate’ı güçlü görüyor ), üstüne de bedeniyle de barışık değildir; yine annesini ve anne soyunu suçlar; hayatıyla da barışık değildir, yine annesini ve anne soyunu suçlar; yaşadıklarından ötürü de <strong>“annem güçlü olsaydı, beni korusaydı, böyle olmazdı”</strong> diye düşünür, yine annesini suçlar..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0254.jpeg" width="602" height="332" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0255.jpeg" width="1710" height="900" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>keşke hepimizin bir Lily Potter gibi annesi olsa di'mi..Sen bir de Andromeda'ya sor :/</figcaption></figure><p><strong>J.K.Rowling</strong> Harry Potter’da size <strong>Lily Potter</strong>’ın anne şefkatinin gücünü özellikle vurgulayarak kutsal bir detaya imza atmıştır; <strong>Voldemort’a iyi bakın, en büyük yoksunluğu odur, anne sevgisi</strong>..Hortkuluk’larından birisi annesinin yüzüğüdür, detayları iyi yakalayın, annesinden güç bulmak ister, ama bulamaz, “ben o zavallının çocuğu bir muggle mıyım”..<br>Ne kadar hortkuluk, ölümsüzlük, güç istiyorsa, o kadar <strong>zayıf</strong>, <strong>korumasız</strong> ve <strong>güvende</strong> değildir..</p><p>Bunu kutsal Yeşilçam’da da işlediler, <strong>Yıldız Kenter’in filmi 1971 yapımı Anneler ve Kızları filmi</strong>, orada hizmetçinin kızını oynayan karaktere iyi bakın, öteki kızın hayatını ve annesinin ünlü, zengin bir kadın olmasını, sahip oldukları şeyleri <strong>nasıl kıskanıyor ve özeniyor</strong>; tamam Voldemort da öyle, Medusa da, Circe de, yer üstünde hayatları olanlar sizler olduğunuz için, yeraltındaki aşağılık kompleksli Güney Düğümü tayfa da..Sahip olduğunuz zamanlara, ışıklara, hayatlara kadar kıskanırlar..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0256.jpeg" width="376" height="531" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0228.jpeg" width="1333" height="1333" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0257.jpeg" width="320" height="490" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>Yanlış hatırlamıyorsam Gülseren Budayıcıoğlu'nun anlattığı gerçek hayat hikayelerinden biri de bu kitabındaydı..meğer bir tane genç kız varmış, ben ünlü olacağım diye evini kendi yakıp, kendine öldü süsü verip evden kaçıyormuş, sonra da yıllarca gizli bir kimlikle gizli saklı yaşamak zorunda kalıyormuş, hatta annesi de evin oğluyla yasak bir beraberlik yaşıyormuş ve birbirlerinden habersiz Madalyon Kliniği'nde Gülseren Hanım'ın önüne geliyorlarmış..</figcaption></figure><p>Günümüzde kesinlikle yanlış anlamayın ben o kızı öyle kötü ve suçlu görmüyorum, onu ayrıca bir başlık açıp yorumumu paylaşmak isterim, ama <strong>Anna Delvey</strong> örneği var mesela; bir o kız çocuğunun öz ailesinden ne kadar kopuk olduğuna, onların kızlarını nasıl hiç anlamadıklarına, belgeselde doğrudan kendi annesinin kızını nasıl ‘şeytan’ diye yaftalayıp geçtiğine, mahkemelerde arkasında bile olmadıklarına bir bakın, <strong>kız ne kadar yalnız, izole, okurken ‘göçmen kimliğinden’ ötürü dışlanmış ve mobbing de görmüş bir çocuk</strong>..<br>Bu yeryüzünde bir kız çocuğu “<strong>benim babam çok büyük şahsiyet, karun gibi adam</strong>” diye hayal ediyorsa, o kadar <strong>korunmak ve kendini güvende hissetmek</strong> istiyordur..<br><strong>Kader de bu ya, korktuğun başına gelir</strong>, <strong>o kız ne kadar güvende, korunaklı, garanti bir hayat istediyse</strong>, bir de sanattan da anlıyormuş garibim, kaliteli insan, kızı gittiler <strong>T-Bag’in</strong>, <strong>Eppstein</strong> gibilerin olduğu Amerikan hapishanelerine koydular, bile bile, hem de 12 yıl ile cezalandırarak :/<br>Zalimsiniz..</p><p><strong>Circe</strong>’nin hikayesi de böyledir, ben onu Medusa vücut bulmuş olarak görüyorum, onu gözleri <strong>kedi göz</strong> diye bir adada izole ediyorlar, <strong>yani o bir cezalandırılmış kaybedendir</strong>, hem de bedeninden ötürü; denizciler, <strong>Odyseus</strong> da dahil, tutsak tutulduğu adaya ona tecavüz etmeye geliyorlar ( Medusa’ya da Poseidon tecavüz etmiştir; bunu söylemek de ürkütücü ama ne yazık ki gerçeklik adına paylaşıyorum, bilinçaltı olarak da toplu sömürüye maruz kalmak gibi fantezileri vardır; sosyal linç ediyorlarsa, sosyal linci ve kaosu sevmek gibi bir fantezileri vardır, mahalle yanarken Medusa saçını tararmış ) <strong>Circe de güya namus travması yaşıyor</strong>, adaya gelen adamları ‘<strong>domuza</strong>’ çeviriyor, namusunu koruyor..<strong>Odyseus hariç</strong>, ona gelince de tam tersi onu adaya bağlamak için yapmadığı büyü kalmıyor..Odyseus en son <strong>ayılıp</strong> güç bela elinden kaçmayı başarıyor, kaçtığı gibi de “<strong>biliyorsunuz alkol bütün kötülüklerin anası</strong>”dır diyen bir ‘<strong>muhafazakar</strong>’ kaptana/babaya dönüşüyor, <strong>Kral Kaybederse</strong> diyelim, Sütçü’ye ( <strong>Milkman</strong> ) bir de bu gözle bakın..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0260.jpeg" width="635" height="1000" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0261.jpeg" width="673" height="1000" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0220.jpeg" width="1000" height="1493" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div></figure><p><strong>Kutsal Yeşilçam</strong>’daki <strong>Tarık Akan, Gülşen Bubikoğlu, Adile Naşit</strong>’in oynadığı <strong>Ah Nerede</strong> filmi de bir diğer kutsal örnek olsun: meğer Adile Naşit Circe’ymiş mesela bir de o gözle bakın, Zehra da en çok kıskandığı <strong>Küçük Kara Balık</strong>...<br><br>Güney Düğümü’nün en büyük silahı, <strong>bağımlılık ile bağlamaktır</strong>, gözettiği matematik <strong>kısır döngüye almaktır</strong>; <strong>patojen mantarlar da onlardan gelir, beyinsizce mantar gibi çoğalmak da, çoğalıp diş geçirip bırakmamak da..O mantarlar bağırsaklarınıza bir girerse sizi şeker ve tatlı bağımlısı yapacak tatlı gıdalar da onlardan gelir</strong>..bkz. <strong>Hansel ve Gratel</strong>..<br>Odyseus adada böbreği bıraktı bırakacakken Circe’den kurtulmayı başarır, siz de “<strong>eşek hoşaftan ne anlar”</strong> diye duyarsınız..<br><br>Bu arada Circe de aslında <strong>Güneş’in kızı olduğunu öğrenir</strong>, “madem babam bu kadar büyüktü de beni neden korumadı, neden bu adada başıma bunlar geldi” diye <strong>delirir</strong>..Güya sinirinden ölümsüzlükten bile vazgeçer ve iksir içip ölümlü bile olur ama bu sefer de kafayı ‘<strong>oğul’</strong> soyuna takar, onu da bilin, <strong>Odyseus ile benim oğul soyum kutsal soy sayılsın</strong>, benim soyum yaşasın, devam etsin, Küçük Kara Balık’ınki ölsün çünkü..En büyük kıskançlıkları Küçük Kara Balık’tır, onu da bilin; en önce sesinden ve tatlı dilinden, çünkü Şeytanınız ve Circe aynı zamanda <strong>sahnelerin kadını</strong> olmak isteyen bir ergen-Bergen’dir ( sanatçımızdan sözüm meclis dışı ), <strong>arabeskin assolist kraliçesi</strong> olmak gibi bir hayali vardır..Sonra Küçük Kara Balık’ı içten ve samimi sevgisinden ötürü kıskanırlar, maneviyatından ötürü kıskanırlar, içten gelen güzelliğinden kıskanırlar, sonra da kadınlığından ötürü..Bu yeryüzünde <strong>esas aile kurbanı Andromeda’dır, Yusuf’tur, Küçük Kara Balık’tır</strong>, hatta Şeytan ile, Circe ile paralel sorunlar yaşarlar, ama aksine onların yazgılarına Medusa ya da Circe ya da diğer aşağılık kompleksli tayfa gibi <strong>intikam</strong> içerikli bir tepkileri yoktur, <strong>bireysel mücadelelerini de cesurca verirler ve bu anlamda sistemin beklenmeyen çocuklarıdır..</strong></p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0262-1.jpeg" width="727" height="1000" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0265-1.jpeg" width="345" height="500" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/57FE2D3C-30F1-4E4D-B68A-B02C2E35BC1C.png" width="1042" height="1509" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>Hansel ve Gratel'deki cadı evine bir de bugün artık tatlıcı ağına dönmüş tarikatlar gözüyle bakın isterseniz..Kafa Güney Düğümü'nün örümcekliğinden akıl alınca, yüzlerce yıldır anlatılan bir tatlıcı-cadı hikayesi olmasına rağmen, ortaya ne yaptıklarını gözü bile görmeyen çikolatacı/tatlıcı tarikatlar çıkıyor..Seni daha iyi yiyebilmek için..Müşterilerinizi de kurbanda kesip yiyin tam olsun..Esnafın tarikatlara değil, ne yaptığını bilen esnaf odalarına ve hukuka ihtiyacı vardır..</figcaption></figure><p><strong>Narsisistler isterse erkek, isterse kadın olsunlar</strong>, en önce <strong>anneyi sevememekle</strong>, sayamamakla başlar, sonra hayatı ve dünyayı ve bedenlerini, cinselliklerini..<br>Sapıkça düşünürler, sapıkça yargılarlar, <strong>bel altı vurmaya çalışırlar</strong>..<br>Fiziki gerçekliği, geçmişi, özü budur:<br>Anne bedenini/hayatını, kadın bedenini/hayatını tolere edemezler ve kadın haklarına da, hayata da, diğer insanlara da ‘<strong>saygı</strong>’, sevgi, empati, sempati gösteremezler..<br>Bir kadını ya da genel olarak kadınları kendilerine hedef seçerlerse de, onları <strong>namussuz</strong> olmakla yaftalamaya çalışırlar, <strong>nefret söyleminde</strong> bulunurlar, derindeyse <strong>kıskanıyorlardır</strong> ve kapanmalarını, geride kalmalarını, onların altında olmalarını isterler vs…<br>Bunu narsisist erkek partner de yapabilir, narsisist kız arkadaş da, narsisist kayınvalide ya da görümce de, narsisist liderler de..</p><p>Bir narsisist erkek arkadaş <strong>durduk yere</strong> benim bedenimi ve hayatımı bu kadar <strong>değersiz</strong> görüp, değersiz davranmaya kalkmasa, ben ailemle yaşıyorum, kaliteli bir bölümde okuyorum, onurum için yaşıyorum, karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı bir ilişki yaşamayı hak ediyorum; onun yerine durduk yere karşı tarafın <strong>patolojik yargı dünyası</strong> yüzünden değersiz ilan ediliyorsunuz, değersiz muamelesi görüyorsunuz ve zorla ‘<strong>değersizleştiriliyorsunuz</strong>’, bu çok ağır ve acı..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0267.jpeg" width="1000" height="1409" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_1800-4.png" width="1024" height="1024" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>Şeytan erkek değildir, küçük kara balık'ı, prensesi kıskanırlar, ahlak bekçiliği yaparlar..Yüzü çok daha ergen, ahlak bekçiliğinden başını beyaz yazma ile kapayan ve gözleri böyle çekik/yılan/kedi göz diyebileceğiniz küçük gözlerdir..Güney Düğümü Konseyi olarak sembolleri Dark V'dir..AI'da yaklaşık ancak bu kadar yapabildim, tarihi belgedir, gerçek vizyondur..</figcaption></figure><p><strong>Narsisistlik eril değil, patolojik dişi ve omurgasız psikolojisidir</strong>..<br>Kız gibi arabesk yapmak, kız gibi kıskanmak, kendini külkedisi ilan etmek, kız gibi dedikodu yapmak, kız gibi ‘namusumu koruyayım’ travması, kız gibi yargılamak, kız gibi uğraşlara girmek, kız gibi görünüşüne düşkün olmak, kız gibi ayakkabı düşkünü olmak, kayınvalide gibi oğul soyuna takmak ( kayınvalideniz Jacosta gibiyse, Circe gibiyse ), kadınları hakir, hor görmek..</p><p><strong>Nurullah Eren’in ortaya koyduğu incir ağaçlığına ve disleksi tabloya bir bakın:</strong> <br><strong>Gerçekte külkedisi benim</strong>, onlarsa bir incir ağacının bir arıyı yutması gibi gerçek külkedisini komple yutmuşlar, ezip, susturmuşlar, <strong>benim yaşadıklarımdan ötürü sesim bile çıkamıyor</strong> ( zaten önce çok uzun süre devam eden bir tedavi görmek durumunda kaldım, sonra da kendimi yeni sayfa açma mecburiyetinde gördüğüm için <strong>bir anka kuşunun küllerini taşımak misali ülkeyi bile terk ettim</strong> ), onlarsa piyasada <strong>kendilerini külkedisi ilan etmişler</strong>, külkedisini oynuyorlar, misyonluk iş yaptıklarını, <strong>tarih yazdıklarını</strong> söylüyorlar..</p><p><strong>Bu patolojik psikolojiler genel olarak Hecate ve Medusa’dan gelir,  Medusa da Poseidon tarafından sömürülmüştür</strong>, kardeşleri arasında <strong>ölümlü</strong> olmakla cezalandırılmıştır, o da delirir: hem <strong>ölümlü</strong> olmayı, hem <strong>anne olacak olmayı</strong> tolere edemez..<br>Tekrar ölümsüzlüğe kavuşmak ister, her yolu denemeyi göze alır, kendini 40’a böler, kafasını loğusadaki 40 gün için 40 kazaya/haramiye karşı <strong>40 yılanla</strong> donatır, gözlerini <strong>ona yaklaşamasınlar diye</strong> bakanı <strong>taşa çevirecek</strong> şekilde değiştirir..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/A4EC2479-2BFD-4FE2-A700-4685002AD907.png" width="1024" height="1536" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0273.jpeg" width="1703" height="2272" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0274.jpeg" width="515" height="767" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>Harry Potter'daki Slughorn'un gerçekte erkek değil de bir de kadın olduğunu, meşhur Oz Büyücüsü'nün o olduğunu ama Medusa'nın, Circe'nin, Voldemort gibi çocukların zaafına denk geldiğini düşünün..Cem Karaca da demiş ki 'namus belasına'..</figcaption></figure><p>Bu bilgiyi de hasta yatağımda tarihi araştırmalar yapamadığım için kanıtlayamıyorum ama yıllardır gördüğüm <strong>tarihi vizyonlar</strong> üzerine yorumlayacağım, o Medusa göz meselesini de, <strong>Kahinliğin Tanrıçaları</strong>’ndan biri olduğu için, <strong>Ay Anne</strong>’lerden biri olduğu için, <strong>Phoebe Ana</strong>’dan almış olabileceğini düşünüyorum..<br><br>Harry Potter’da <strong>Slughorn ve Voldemort</strong> arasında yaşanan zaafın gerçekte <strong>Phoebe ve Medusa</strong> arasında yaşanmış olabileceğini düşünüyorum; çünkü <strong>Ay</strong>, Venüs için <strong>‘arı’lığın</strong> sembolüdür, <strong>Theia’dan gelir</strong> ( Theia annenin ne yaşadığını bilmiyorsunuz ), o soydan gelen kadınlar için ‘<strong>iffet</strong>’ çok önemlidir, Medusa da ne yazık ki <strong>Callisto</strong> ( <strong>İnci Küpeli Kız</strong> odur) gibi sömürüye uğramıştır ve cezalandırılan kadınlardan biri olmuştur.. <br><strong>Phoebe’yi “bak sömürüye uğradım ya, bir daha kimse bana yanaşamasın Phoebe Ana” diye kafalamış olabileceğini düşünüyorum</strong>..<br>Meşhur <strong>Oz Büyücüsü</strong>’nün de <strong>Phoebe</strong>’den geldiğini düşünüyorum.. <br><strong>Ben onu gördüm</strong>, biz karşılaştık yani, şimdilik özelimde tutacağım, gördüğümde <strong>Oz Büyücüsü</strong> olduğunu anladım ama <strong>Phoebe Ana</strong> olabileceğini sonradan fark ettim, nasıl biri olduğu bende mevcut şu an yani, <strong>ama Uranüs gibi onu da görselleştirmeyeceğim</strong>, onlara saygım sonsuz, görsele taşımayı düşünmüyorum..</p><p><strong>Pinokyo</strong> isterse hikaye olsun, <strong>eğer gerçek çocuk olmak istediyse o da Phoebe’nin yolundan geçmiştir</strong>, nasıl bir karakter olduğunu anlayın diye örnek veriyorum..Yeryüzünün karakterlerini, gizemlerini bilin diye..Çünkü o onun için <strong>Ay Anne</strong>’lerden biridir..<br><strong>Medusa da zaafına gelmiş olabilir diye düşünüyorum..</strong><br><strong>Medusa’nın ne kadar korkular aleminde, anksiyeteler içerisinde, nasıl bir namus travması ve ölüm korkusu yaşadığını bilin</strong>, narsisistlerin anksiyetelerinin kökenlerini bilin..</p><p><strong>Ve Medusa’nın sonu size çok şey söylüyor:</strong><br>-Önce bir, uzay kanunudur hiçbir şey <strong>sır kalmaz</strong>, yani bu anlamda Medusa’nın sonunu <strong>Allah</strong> yazmıştır.. <br>-Sonra iki, kahraman <strong>Perseus</strong>, <strong>‘Zülfikar’</strong> ile dehşet saçmış başını alır ve boynundan 2 parça kopar:<br>-<strong>biri oğludur</strong>, yani <strong>meğer anne olmaktan o kadar korkuyormuş</strong>, <strong>en büyük korkusu o imiş, sırrı açığa çıkar</strong>;<br>-diğeri kanatlı bir attır, <strong>Pegasus</strong>’tur, yani o karanlık taraf, o korkular aleminde, anksiyeteler içerisinde olmak o kadar dayanılmaz, buhranmış ki, <strong>en Şeytan bile</strong> bir gün <strong>sema’ya kavuşacağı, aydınlığa, feraha kavuşacağı günü</strong> beklermiş, <strong>Allah Baba size bir şey söylüyor</strong>..<br><br><strong>Perseus’un hikayesinin detayları da önemli</strong>, oradaki detayları da iyi okuyun, öyle dan dun “<strong>hadi ben şimdi kahraman olayım</strong>” diye çıkmıyor Medusa’nın karşısına..Zaten <strong>emir büyük yerden</strong> çaresi yok, bir o antik Yunan Tanrıları akıllı, <strong>madem bu kadar güçleri varmış</strong> kendileri neden çıkmıyor Medusa’nın karşısına di’mi, Perseus’u yolluyorlar ve Perseus düşmanının özelliklerine karşı donatılmıştır, <strong>donanarak gidiyor</strong>, Medusa’nın gücü olan her şeye karşı bir koruma kalkanı vardır: <strong>görünmezlik pelerini</strong> vardır, <strong>uçan sandalı</strong> vardır, taşa dönmesin diye <strong>ayna gibi parlak kalkanı</strong> vardır ve yılanların en büyük korkusudur, kılıcı, <strong>Zülfikar’ı vardır</strong>..Medusa ve yılanlar kastre edilmekten korkuyordur, <strong>korktuğu başına gelir</strong>, kastre edilir..<br><strong>Açığa çıkmaktan korkuyorlardır</strong>, korktuğu başına gelir, bütün sırları açığa çıkar..<br><br><strong>Güney Düğümü,</strong> <strong>Hecate</strong> başta olmak üzere, ahlak bekçisi, yargılayıcı, sırlar içindeki Saturn çetesi, <strong>hiçbir zaman güttüğü planı bırakmaz</strong>, sizi materyal kazançlar üzerinden <strong>kısır döngüye alırlar</strong>, çünkü <strong>bütün uzay hak üstünedir</strong>; bir kere <strong>haksızlık</strong> etmeye başladınız mı ellerine düşersiniz zaten; bir kere <strong>suç işlediniz</strong> mi ellerine düşersiniz zaten..<br>Ve matematikleri de budur: ‘<strong>musallat</strong>’ olurlar, '<strong>diş</strong>' geçirirler, bırakmazlar, isterse hücresel boyutta düşünün, isterse global boyutta..<br>Kaybeden anksiyetesini, ölüm anksiyetesini en güçlü şekilde yaşadıkları için <strong>güç kaynaklarını kaybetmek istemezler</strong>, elinizi verirsiniz kolunuzu kaptırırsınız..</p><p><strong>Bir kere o karanlık yola düştünüz mü bedeli her zaman olur</strong>, uzayda hak tecelli eder..<br><strong>Allah Baba da o yüzden saçını başını yoluyordur, o haramiliğe düşmeyin de, bunların düzeni bozulsun..</strong><br>Nasıl haksızlıklara sebep oluyorsanız tekrar tekrar dünyaya gelirsiniz, Güney Düğümü de keyif içinde “<strong>biz işimizi görüyoruz</strong>” diye düşünür, kaza vermeye fırsat bulurlar, çalacak zaman/hayat bulurlar; <strong>aşağılık kompleksi tayfa olarak planları ‘ayaklar baş olsun’</strong> istedikleri için, ayaklar baş olana kadar da durmak istemezler, intikam yeminleri de “siz de <strong>çekin</strong>”dir..<br><strong>Siz de onların yaşadığı cehennemi yaşayasıya kadar durmak istemezler</strong>..<br><strong>Olur da cehennemi yaşayacak olursanız</strong>, <strong>aşağılık kompleksi kazanmış</strong> demektir:<br>“<strong>Ee tamam hak ettiler, bize bu kadar hak verip, insanlıktan çıkarken düşünselermiş, biz size onların günahkar insanoğlu olduğunu, kötülük tohumları olduğunu söylemiştik; ulu, yüce, ari soy ve en haklı olan biz Güney Düğümü Konseyiyiz”</strong> diyeceklerdir..</p><p>Kafaları budur, matematikleri budur..</p><p>Hayata nefret ve depresyon duymaya, intikam yemini içmeye, onları ne yaraladıysa sizi onlarla yaralamaya, zayıf buldukları bedenler üzerinde dünyaya dehşet saçmaya devam ederler..</p><p><strong>Kutsal olan</strong>: kendinizin yaşamak istemeyeceği şeyi başkasına yaşatmazsınız, kendinizin ezildiğini söyleyip de başa gelip binlerce, milyonlarca hayatı katletmezsiniz (!); eğer bu yeryüzünde yaşadığınız bir acı varsa başkası da yaşamasın istersiniz, onun için hukuki bir şekilde, akli meleke ile mücadele edersiniz..<br>Tarih yazmak da budur..</p><p>Narsisistlerse, kazalara kapı olmakta başta gelirler, <strong>yani ellerini Güney Düğümü’ne yarayacak kötülüklerle kirletenler narsisistlerdir</strong>, Medusa’dan beri bu böyle..<br><br>Suçluluk psikolojisi yaşarlar, o psikolojiyi <strong>normalleştirmek</strong> için gerçekten insanlık suçlarını da işlerler; içten içe hep “<strong>kötüyüm ben kötü</strong>” psikolojisi yaşarlar ve aslında gerçekten Güney Düğümü’ne o hizmeti de yapıyorlardır; orada da kalmaz işte <strong>Nurullah-Devran örneğinde olduğu gibi, bir de yancıları vardır, birilerini de kendilerine adam/maşa seçerler</strong>..<br>Ya da narsisist liderlerinizin örnek olsun, kim bilir kapalı kapılar ardında hangi birtakım gölgelere maşadırlar, uzaya gelene kadar, bir de daha kendi aşağılık komplekslerine maşa kitleler yaratırlar..<br><strong>Şizofren ve akli dengesiz bir şekilde de kendilerini ilah ilan ederler..</strong></p><p>Şeytan’ın, Circe’nin arzusu da budur, <strong>iktidarı ele geçirmek</strong>, Güneş’i yani en büyük güç kaynağını ele geçirmek, o zaman kimse onlara bir şey yapamaz di’mi?<br>Halbu ki ayaklar baş olursa, uzayınızın gerçek <strong>sağlayıcıları Kuzey Kolonu’dur, Güney Düğümü’nün maşası olmayacaklardır</strong>, hem <strong>başsız</strong> kalırsınız, hakkınızı koruyacak ve sürdürülebilir olmayı sağlayacak hayatlar kalmaz, hem de güneş sisteminiz bile düşer..</p><p><strong>Ez cümle karanlık kaybeder, karanlığa uyanlar kaybeder</strong>..</p><p><strong>Omurganızı boşuna kaptırmayın</strong>; Sır-At’ta geçerli olacak olan size zaten verilmiş omurgayla <strong>omurgalı</strong> yaşamış olmanızdır; tiyatrosuna, akli melekesine güvenilir olmaktır..</p><p><strong>Hiçbir devlet otoritesi de halkına omurgasız yaşamayı ve aşağılık kompleksine yenilmeyi, ahiretliğinden olmayı, cehennemi yaşamayı dayatamaz</strong>..</p><p>Bu iktidarı ele geçirme mevzusu da eril değil, <strong>dişi bir patolojidir</strong>, Hecate’ın da, Medusa’nın da, Circe’nin de, Medea’nın da özünde yaşadığı budur: <strong>en doğru, en yüce, en haklı kadın</strong> olmak arzusu; yani aslında ‘<strong>babanın en gözde partneri</strong>’ olmaya çalışma arzusu, babaya bak ben neler yapıyorum diye kendini kanıtlama, onaylatma arzusu..Daha patolojik olamaz tabi ki de..</p><p>Narsisistler de, <strong>isterse düzgün aile birlikleri içinde iyi annelerden doğmuş olsunlar</strong>, kendilerini sevilmeden dünyaya gelmiş, atıl çocuk olarak görürler, nasıl Medusa kardeşlerinden ayrı muamele görmüş, nasıl Circe adaya atılmış, hayata güya ‘<strong>baştan yenilmişlerdir</strong>’ ve <strong>3 yaştan beri ağır depresyondadırlar</strong>: “bu anne bana bunu nasıl yapar”, hayata dair güya depresyonları ağırdır ve o depresyonu da <strong>başkalarına da yaşatmak</strong> isterler..</p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/4F788CB4-FCF4-474A-A67E-88454C4C4A0A.png" width="1122" height="1402" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/94ABAA19-27B6-4A78-862E-9FA8A3E331DE.png" width="1122" height="1402" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/2A655F3D-72B5-4075-850D-963BA520A513.png" width="1122" height="1402" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>Kendimi AI'da antik zamanlardaki Andromeda yapmaya çalıştım, ortaya bu görseller çıktı :) Biliyorsunuz tokasız çıkmam, meydan muharebesi bile olsa..Sizin Küçük Kara Balık..Mihrimah 1, ben 2 :)</figcaption></figure><p>Nurullah ve Devran’ın ortaya koyduğu o kısa film, hem başlıkta, hem içerikte <strong>‘hayata’, yaşamaya</strong>  dair <strong>nefret söylemidir:</strong><br><strong>Hayatın onuru bendim, doğum günüm bile 21 Mart</strong>, <strong>matmazel bendim ve görmediğim şiddet kalmadı</strong>..Filmin adı da <strong>onun itirafıdır</strong> zaten, sizi sokak ortası kullanıp bırakmak Nurullah Eren’e o kadar keyif verir ki saatlerce matmazel dediği kadına “<strong>iyi hadi yallah aşağılık</strong>, benden uzak dur, ben kaçarım matmazel” der, hem de öyle bir keyif alır ki, bir de ekler, “waow ne güzel söyledim öyle, <strong>ağza çok iyi geliyor</strong>, ben bunu gidip kullanayım” ve gerçekten de ‘<strong>kendi Nurullah projesine</strong>’ slogan yapıp, bir de yıllarca obsesif bir şekilde kullandığını öğrenirsiniz..</p><p><strong>Aynı söylemde olduğu gibi, sizin onurunuza, hayatın ve bütün genç kızların onuruna en ağırından bir topuk gelir</strong>..Kader de bu ya, hem de <strong>Kuşkonmaz Yamacı’nda</strong>, <strong>İstanbul’un kanatlarını kırdığınız için kuşların bile konmadığı o Üsküdar Sahili’nde..</strong></p><p>Binlerce yıldır birçok ulu insan <strong>o kanatları</strong> ve <strong>İstanbul’un onurunu iade etmek için mücadele eder</strong>, tarihi böyle yazmak ister, Hazerfen Çelebi gibi, Nurullah ve Devran ise tam tersi keyif içinde “biz misyonluk iş yapıyoruz, tarih yazıyoruz” diye bile isteye o kanatları tekrar tekrar kırarak geri alırlar..</p><p><strong>Daha sayıyla 5 dakika önce</strong> karşı tarafın gün içerisindeki tutumuna <strong>güvenerek</strong> bütün kalkanlarınızı indirmişsinizdir, saatlerdir iki sevgili tekrar buluşmuş gibi davranıyordur, Kız Kulesi’nin karşısındasınızdır, İtü’de Mimarlık okuduğunuz için, siz de bir ‘<strong>Mihrimah</strong>’ olduğunuz için, önce <strong>Mimar Sinan’ın Mihrimah aşkından</strong> bahsetmişsinizdir, Mihrimah Cami’nin hikayesini anlatmışsınızdır, sonra <strong>Kız Kulesi Aşıklarını</strong> anlatmışsınızdır ( ‘<strong>senede bir gün</strong>’ demişler ), sonra da prensesin başına gelenleri..<br>Meğer <strong>Şeytan Ayrıntıda Gizli'ymiş</strong>, Allah bile bebek masumdur demiş, yine de Güney Düğümü Konseyi ahlak bekçiliği ile kadının soyuna kafayı takmıştır, bebeği de ölsün isterler, soyu tamamen kurusun isterler, "<strong>bu bebeği bir yılan öldürecek diye üzerine kehanet koyarlar"</strong>, çaresizce prensesi kuleye kapatırlar ( su içene yılan bile dokunmaz misali ), ama <strong>Şeytan sinsidir..</strong> <br>Şeytan ayrıntıda gizlidir, herkes devcileyin bir yılan beklerken, yılan bir meyve sepetinin içinde içi kurtçuklu meyve olarak kuleye gelir ve <strong>prensesin içine kurt düşer</strong>, onu içten içe yiyerek bitirir..<br>Siz de göremediğiniz ama kendinizi tehdit altında hissettiğiniz bir durum yaşarsanız istemsizce “<strong>içime kurt düştü</strong>” dersiniz..<br></p><figure class="kg-card kg-gallery-card kg-width-wide kg-card-hascaption"><div class="kg-gallery-container"><div class="kg-gallery-row"><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0282.jpeg" width="1000" height="1427" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0283.jpeg" width="506" height="684" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div><div class="kg-gallery-image"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/13A5463C-AA67-4829-9F9D-805F9686965E.png" width="1023" height="1537" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"></div></div></div><figcaption>İstanbul'un Kanatları..Birçok tarihçi, ozan, tiyatrocu, şair, yazar, yönetmen onurunu iade edin diye umut eder..Yüzü normalde, gerçekten söylemesi çok ilginç biraz Beren Saat'i andırıyor, ama oyuncumuz tuhaf karşılayabilir diye AI'da o şekilde görselleştirmedim..Kadın melek olmuş, Allah ve uzay onu öyle bilmiş, ışıklar içinde ışık saçıyor..</figcaption></figure><p>Daha 5 dakika önce karşı tarafın tutumuna güvenerek bunları anlatıyorsunuzdur, <strong>5 dakika sonra</strong> o meşum Kuşkonmaz’da, “iyi hadi yallah aşağılık, benden uzak dur, ben kaçarım matmazel, waow çok iyi söyledim”..<br>Daha o <strong>Groundhog Day</strong>’den çıkamadınız, çoktan iade etmiş olmanız gereken İstanbul’un kanatlarını iade edemediniz, bu yeryüzünün <strong>en kutsal hayat ağaçlarından biri</strong> İstanbul’dadır ( gerçek tarihi bilgi ), daha bir de o kutsal İstanbul’un kutsal ağaçları yerinden sökülüyor olacak ve Nurullah Eren’in tüm bunlar yaşanıyorken <strong>güç zehirlenmesinin arkasındaki</strong> en büyük ego kaynağı radikal dinci rejim ile olan bağları olduğu için, keyif içindeki header’ı da:<br> “<strong>İnşaat Ya Resulullah</strong>” olacak.. <br>Bir de onlar <strong>kuhbedenmiş</strong>..<br><br>Sevgilerimle,<br>Zoey/Andromeda<br><br><strong>dip not</strong>: bu metinle bağlantılı olarak <strong>Ben Kaçarım Matmazel</strong>'i daha henüz <strong>Maraş Saldırısı </strong>yaşanmamışken ilk eleştirmeye başladığım, ama Furkan Bölükbaşı Nurullah Eren'in liseden arkadaşı olduğu için, beni sözlükten bile atmalarına ve defalarca susturulmak istenmeme sebep olmuş diğer eleştiri yazımı da blogtan okuyabilirsiniz:<br><strong><a href="https://www.neptunianclouds.com/2026/04/01/ben-kacarim-matmazel-uzerine/">Ben Kaçarım Matmazel Üzerine İlk Eleştirimdi -&gt;</a></strong></p><p><strong>dip not 2</strong>: Neden bu metni <strong>Andromeda mahlası</strong> ile yazmak istediğimi de söyleyim: <strong>Andromeda</strong> bu yeryüzünde <strong>Medusa</strong> ile en hazırlıksız yakalanmış yüzlerden birisidir..<strong>Perseus</strong>'un bile dönemin Antik Yunan Tanrıçaları tarafından sağlanmış bir yığın kalkanı varken, Andromeda savunmasız ve bir başınadır; hem 6 yıldır yaşadıklarımla hem de genel olarak yaşadığım hayat hikayesi ile onunkini çok bağdaştırdığım için bu metine özellikle onun adını seçtim..<br>Öz hayat hikayemde <strong>sizlerin bilmediği</strong> daha çok detay var; mesela doğumumdan önce <strong>babamın rüyasına girilerek</strong> ailemin uyarılması, ama onların yine de Allah'ın '<strong>özel çocuk</strong>' dediği çocuğa bile yıllarca kendi narsisistlikleriyle <strong>aile içi şiddet</strong> uygulamaları gibi..Ben konuştukça belki derdim, kelamım daha anlaşılır olacaktır..<br> <br><strong>dip not 3:</strong> Çok basit ve özet de olsa metinde ismi geçen bazı <strong>Antik Yunan karakterlerinin</strong> arasındaki ilişkiyi gözünüzde daha iyi canlandırın diye bu diagramda özetle göstermeye çalıştım..Diagramda <strong>Hecate,</strong> <strong>Medusa</strong>'dan küçükmüş gibi görünüyor ama değil, tam tersi, <strong>Medusa</strong> onun boyunduruğu altında, aynısı <strong>Circe</strong> ve yeğeni <strong>Medea</strong> için de geçerli..<br>Diagramdan da görebileceğiniz gibi <strong>Phoebe Ana </strong>(Ay Anne'lerden, kahinliğin tanrıçalarından ), <strong>Apollo</strong> ve <strong>Artemis'in büyükannesidir</strong>..Mesela Medusa ve Hecate'ın da <strong>büyük üvey teyzesi</strong> gibi bir şey olmuş oluyor..<br><strong>Apollo</strong>, Güneş'in Tanrısı olarak kabul edilir, <strong>Artemis</strong> de Ay'ın, bu konuda yazmaya devam edeceğim, tabi ki aile ağacında öncesi ve başka karakterler de var..</p><figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/IMG_0587-1.jpeg" class="kg-image" alt="Bir de Andromeda’dan Dinleyin"><figcaption>Medusa, Phorcys ve Ceto'nun 3 Gorgon kızlarından birisidir; Stheno ve Euryale'den ayrı olarak o Posedion'dan hamile kalır ve ölümlü olmakla cezalandırılır..Bu tabi ki daha birçok kardeşi olan bu aile ağacının çok küçük bir bölümüdür..Sadece Hecate, Medusa ve Phoebe Ana'nın nerede bulunduğunu özetle göstermeye çalıştım..Perseus'un annesi de Zeus'un başka eşlerinden birisidir, dönemin tanrıçalarından birisi olmasa da Argive Prensesi'dir ve oğlu Perseus'un da yarı-tanrı konumunda ve gücünde olduğu söylenir; Medusa'nın başını alınca kahraman ilan edilmiştir..</figcaption></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[23 Nisan’a bir Küçük Kara Balık Notu]]></title><description><![CDATA[Ekrem İmamoğlu’nun 23 Nisan paylaşımından etkilenerek kaleme aldığım bir küçük Zoey paylaşımı..]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/04/23/23-nisana-bir-kucuk-kara-balik-notu/</link><guid isPermaLink="false">69ea00469d07f1000133f55a</guid><category><![CDATA[The Earth]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Thu, 23 Apr 2026 11:30:02 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/C746A10C-0449-47D0-93CB-F35EFC3FBCEC-1.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/05/C746A10C-0449-47D0-93CB-F35EFC3FBCEC-1.jpeg" alt="23 Nisan’a bir Küçük Kara Balık Notu"><p><strong>Ekrem İmamoğlu</strong>’nun <strong>Küçük Kara Balık</strong> paylaşımından çok etkilendiğim için, ben de bir şeyler eklemek istiyorum..<br>Biliyorsunuz bir <strong>Küçük Kara Balık da benim</strong>, hikayemin detayları masalda anlatıldığından farklıdır, o küçük kara balık bu kıyıdan o kıyıya sürükleniyorsa, <strong>çok gururludur,</strong> sürekli kendini saygısızlığa, art niyete, yanlış anlaşmalara maruz kaldığı bitmeyen olaylar silsilesinin içinde bulur, <strong>o ne kadar altın kalpli, içten iyi niyetli ise maneviyatı o kadar kötüye yorulur, o da gururundan bu köşeden o köşeye savrulmaya başlar, en son bir umut okyanus’un derinliklerine sessiz bir yolculuğa çıkar</strong> ( Eşim olmasa zaten sesimi hiç duyamayacaktınız bile, herkes arkamdan diyecekti ‘<strong>ya bir küçük Zoey vardı gördün mü</strong>’, vala bilmiyorum en son şurada bir şeyler konuşmuştuk bir daha görmedim..Oradan oraya, o insan grubundan, bu saygısızlığa, gururumdan uzaklaşa uzaklaşa, siz hiç beni duyamacaktınız bile )</p><p>Küçük Kara Balık’ı bugüne kadar edebiyatta en zengin içeriklerle <strong>Reşat Nuri Gültekin, Çalıkuşu</strong>’nda anlattı, daha önce örneği yoktur..<br><strong>Dünya yangın yeri,</strong> ‘<strong>Kültigin/Gültekin</strong>’ herhalde geldik o meşum sona demiş, herhalde artık kıyamet kopuyor demiş, meğer işte o kadar <strong>vatanpervermiş</strong> ki, o zaman bu Türk halkı ahiret kapısında neyin geçerli olacağını, Sır’at’ı nasıl uçabileceğini bilsin demiş, <strong>o küçük kara balık’ın masumiyetinin ve gururunun ne demek olduğunu, o kız çocuğunun onurunun ne demek olduğunu bilsin de cennete kavuşsun demiş</strong>; yeryüzünde ilk kez <strong>Enkidu’nun Günlüğü</strong> sayılabilecek o kutsal eseri yayınlaşmış..<br>Sizler <strong>Sır’At’ın omurgası</strong> ne bilin diye, <strong>cennetin kapısına kavuşabilin diye</strong>, öyle bir vatansevermiş yani..</p><p>Mimarlık okudum ama çocukları çok severdim, liseden beri <strong>TEGV’de eğitim gönüllüsüydüm</strong>, kurucusu <strong>Suna Kıraç</strong> da benim yeryüzü meleğimdir, hastalığımda da kader benzerliği yaşadığımızı hissettim, onu anmadığım gün yok gibi bir şeydir..Eğitim gönüllülüğümü yıllarca sürdürdüm; <strong>Çalıkuşu da o çocuklara gönülden annelik yapar, öyle şefkatlidir</strong>; çünkü bu yeryüzünde az buçuk insansanız kendi yaşadığınız acıları başkaları yaşasın istemezsiniz; <strong>Çalıkuşu’nun en büyük yarası annesizliğidir</strong>, o da eline geçen ilk fırsatta <strong>bütün Anadolu köylerindeki çocukların annesi olur, daha kendinde yok Munise’yi bağrına basar</strong>.. Hatta insanların art niyetleri yüzünden, onun için üzücü bir şekilde adı bile Hayrullah Bey olan o anlayışlı, olgun, Feride’ye kol kanat germeye gönülden razı hayırlı insanla mecburen evlenmek durumunda kalacağında bile o Kuşadası’ndaki çiftliklerini <strong>kimsesiz çocuklar yuvasına çevirir</strong>, şefkatini paylaşmayı sürdürür..</p><p>Ben şu an ağır hasta olduğum için yazdığım doğum günü notumu ( blogta <strong>‘Tabutta Röveşata’</strong> olarak geçendir ) gözlerimi bile açamadığım yatağımda, o gün de belki ölüm günüdür, bu yeryüzüne bırakabileceğim bir sözüm olsun diye, deyim yerindeyse can havliyle yayınlamıştım, bütün mesaj Şeytan’a uyup kız çocuklarına zulmetmeyin diyedir..</p><p>Doğum günüm 21 Mart’tı, hikayesi <strong>Prensesin Uykusuyum’dur</strong>; kardelen karın altından geliyorsa,<strong> bütün Güney Düğümü’nün kabuslarını görür de gelir, bütün kış uykusuna yatanların 'hain planlarını' bilir de gelir, "ben yandım, başka canlar yanmasın" </strong>ister, göğe haber uçur, kuşlara, bulutlara haber uçurur..Şarkısını <strong>Redd</strong> söylemiş, "<strong>bana gelince hayat neden masalsız"</strong>..</p><p><strong>Bana gelince hayat hep masalsız oldu..</strong>Hayatımdan detaylar anlatmaya devam edince belki benimki de yeni Çalışkuşu romanı sayılabilecek bir genç kızın gizli defterine döner..Bu Küçük Kara Balık’ınkinde ne yazık ki sevimli detaylar yoktur, ne yazık ki kurgu roman, hikaye de değildir..<br>Ben bu yeryüzünde bu kötülükleri gerçekten yaşamışımdır..</p><p>Nerede, sizlere atalarınız, bu vatanperver yazarlar, Atatürk gibi kutsal liderler tarafından “<strong>kız çocukların değerini bilin</strong>, eğitin, okutun, kendi ayakları üzerinde hayata tutunabilmelerini sağlayın, <strong>şiddet uygulamayın</strong>, hepsinin en azından aynı <strong>Feride</strong> gibi onurlarını koruyabilecekleri bir diplomaları olsun”, denmiş olması..<br>Nerede, ülke bile tam da bizler için kurulalı bir asır olmuşken, benim okurken ve çalışma hayatımda, <strong>Taşkışla’dan mimarlık ofislerine, yaşamadığım kalmamış kan dondurucu bullyingler, sözlü yazılı tacizler, mobbingler..</strong><br>Hakkımla girdiğim <strong>İTÜ Mimarlık’tan </strong>( hem de yıllar sonra öğreneceğim meğer onur öğrencileri de benmişim )<strong>, o çocuğu eze eze, her gün onuruna dokunacak şeyler yaşata yaşata, doğrudan hakaretlere maruz bıraka bıraka, neredeyse diplomasını bile alamayacak, meslek sahibi bir kız çocuğu olamayacak hale getirilmiş olmak</strong>..<br>Hatta hayatını bile yaşayamayacak hale getirmek..<br>Çok zulm ve kötülük gördüm; nefes aldırmadılar; bazen en ağır tondan eleştiriyorsam, <strong>başka kız çocukları da yaşamasın, </strong>diyedir..<strong> </strong><br><strong>Umuttur bu eleştirileri yayınlamak</strong>..<br><strong>Kardelen de odur: "bana gelince hayat masalsız, ama siz bu çocukları masalsız bırakmayın.."</strong><br><br><strong>Bir toplumun gencinden umut edemezseniz, artık bir şey söylemenin manası kalmıyor..</strong><br><br>Bugüne notum:<br><strong>Kız çocukları üzerindeki şeytani ellerinizi, şeytani pazarlıklarınızı, şeytani kıskançlığınızı, hasedinizi, fesadınızı, sapıklığınızı, psikopatlığınızı çekin!</strong><br><br><strong>Bu,</strong> <strong>%100 bilimsel uzay bilgisidir</strong>:<br>Bir dünya kız çocuklarının ve anne sağlığının değerini ne kadar iyi bilirse, Doğa Ana’nın değerini ne kadar iyi bilirse, <strong>ancak o zaman sürdürülebilir olur..</strong> Ancak o zaman ışık, nefes, sevgi, güzel, iyilik içinde, şifa içinde, huzurlu, ferah, sulak, verimli, bereketli yarınlara kavuşabilirsiniz..<br><strong>Sürdürülebilir olan Kuzey Düğümü’nün Venüsü’nden gelir..</strong><br>O zaman Venüs’ün onurunu sürdürmeyi sürdürün..<br><br>Bugünü en önce, henüz acı bir şekilde kaybettiğimiz Ayla Kara öğretmen ve öğrencileri için, sonra da bu kara cahil rejim yüzünden yok yere kaybedilen Arda Sel gibi çocuklarımız için anıyorum..Allah onları bağrında masalsız bırakmasın..<br><br>Sevgilerimle,<br>Zoey</p><figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/C746A10C-0449-47D0-93CB-F35EFC3FBCEC.png" class="kg-image" alt="23 Nisan’a bir Küçük Kara Balık Notu"><figcaption>Behrengi bu yeryüzüne düşmüş en kutsal yazar tanelerinden biriydi, korkunç sevgi ve saygılarımla..</figcaption></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[40 Satır Üzerine Çay Sohbeti]]></title><description><![CDATA[40 Satır’ın ne demek olduğunu biraz daha maddeleyerek anlatmaya çalıştığım kısa bir not paylaşımı…]]></description><link>https://www.neptunianclouds.com/2026/04/22/40-satir-uzerine-cay-sohbeti/</link><guid isPermaLink="false">69e900259d07f1000133f4c8</guid><category><![CDATA[The Great Dark Spot]]></category><dc:creator><![CDATA[Neptunian Clouds]]></dc:creator><pubDate>Wed, 22 Apr 2026 17:18:06 GMT</pubDate><media:content url="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0174.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0174.jpeg" alt="40 Satır Üzerine Çay Sohbeti"><p><strong>40 Satır</strong> diyince anlaşılmıyor, biraz daha maddeleyim istedim, bazıları düzenli okuyucuya <strong>tekrar</strong> gelebilir, kusuruma bakmayın:<br><br>-<strong>40 Satır,</strong> '<strong>ayaklar baş oluyor' demektir;</strong> yani uzayınızın ayak tarafı, karanlık tarafı, akli dengesiz, şizofren, psikopat, kaçık, narsisist, egosundan, güç zehirlenmesinden şaşırmış tarafı ve onların matematiğine uyanlar, baş oluyor, Güneş Sistemi'nizin ve doğanızın fiziği karanlık yönde değişiyor demektir.. <br>‘<strong>Gang</strong>’ yapılanmasını bir halt sananlar bu matematiğin içindedir..Eğer ayaklar baş oluyorsa, o zaman siz de <strong>'narsisistliği'</strong> azıya alıyorsunuz demektir; anlayışı, sevgiyi, empatiyi, sempatiyi, manevi güzelliği, hatta genel olarak iyilik ve güzellik halini, sosyal dayanışmayı kaybediyorsunuz demektir..<br>Üstüne de <strong>Aydınlık Kuzey Düğümü’nü</strong> de kaybediyorsunuz demektir; <strong>'Onurlu Başlar', "madem çok biliyormuşsunuz, buyrun görelim" </strong>der, siz kendi narsisistliğinizle, çok bilmişliğinizin geleceğini yaşıyor olursunuz..<br><strong>Bu kadar pisliğe ellerini bile bulaştırmadan çeker giderler</strong>, Allah’tan değil, mikroplardan merhamet dilenecek bir dünyaya kalırsınız..</p><p>-Ayaklar baş oluyorsa, <strong>korkulardan, nefretten, kinden, stresten, huzursuzluktan, acıdan besleniyorlardır ( Kuzey Düğümü, aydınlık taraf, 'fiziken de' yetersiz kalıyor demektir ), </strong>o zaman<strong> yaşama umudu olacak şeyler</strong> değil,<strong> korkular, anksiyeteler gerçekleşmeye başlar</strong>..Umduğunuzu değil, korktuklarınızı yaşadığınız bir dünyaya dönersiniz; korkular, stresli şeyler başınıza gelmeye başlar..<br>Kendileri ne kadar dehşet içindeyse, nefret, mutsuzluk içindeyse, size de onu yaşatmak isterler..<br>'<strong>Hayat' tabi ki bunun içinden geri çekilecektir;</strong> o zaman da sürdürülebilirlik için "tanrılar kurban istiyor" kafasında, <strong>artık kanınızı da içerler, kız çocuklarınızı da isterler, birilerini de doğrarlar, organ da devşirirler (şu patolojinin içinde 'sağlıklı organ' bulabileceklerse tabi; öte yandan da, inorganik, yapay çözümlere 'gelişim' adı altında 'yeni buluş', 'çare' demeye başlamışlar bile..yani zaten sağlıklı olması gereken bedenleriniz çarpık ekonomi anlayışlarında itinayla sağlığından ediliyor, toplumlar 'organik' çözümler düşünülmeden bu şekilde yaşatılmaya zorlanıyor, çare olarak sundukları inorganik, laboratuar üretimi protez çözümlerse haberlerde yerini alıyor, ama halktan olan insanların bu çözümlere ulaşıp ulaşamayacağı sorguya tabi, tabi ki ) ve ayrıca kendilerini kaptırdıkları ölümsüzlük ve uzun yaşama arzuları için aklınıza gelebilecek başka her türlü sapıtmış karanlık fikri koyun..</strong><br>Peki böyle sürer mi, sürmez, acı çeke çeke, tükene tükene bitersiniz..<br><br><strong>Birileri acıdan, ezilmişlikten, sömürüden keyif alıyorken, diğer yandan milyonlarca canlının 'süründüğü' hayat, hayat değildir, dünya dünya değildir!</strong></p><p><strong>Sizi korkularınızla, bilinçaltınızla, kabuslarınızla, rüyalarınızla yönetmek isterler; ve bunu da yapmaya başladılar şu an zaten:</strong> <br>Yeni çıkan birçok teknolojik yazılımda sizin gözlerinizden, bakışlarınıza, parmaklarınızdaki sıcaklığa, eğer yükleyip kullanıyorsanız not tuttuğunuz, rüya bilgilerinizi vs girdiğiniz uygulamalara, yıldız haritası vs okumalı programlara, paylaştığınız paylaşımlara, bu bilgileri de ele geçirip, iyice herkesi tek tuştan kendileri yönlendirip, yönetmek istedikleri gelecek kurguları içerisindeler..<strong>Bilgisayarı istatistiğin onuru için, kitle yönetim veritabanı olarak kurgulamaya devam ediyorlar, ancak emellerinin sonu hayırlı olmayacak</strong>, öyle bir matematik güçleri ve yıldızları yok çünkü, elinizi verirsiniz kolunuzu kaptırırsınız, sebep olunacak kısır döngünün içinden sürünmeden, uzayı ve zamanı yıpratmadan çıkmanız, kurtulabilmeniz mümkün olmaz, bu akılları aldıkları taraf zaten 'yetersiz yıldızlarıyla' karanlık taraf, 2 papel akıllar baş olursa, yaşayabileceğiniz yarını siz düşünün..Bugün ne ekerseniz yarın onu biçersiniz..</p><p>Bu boş ahkam ya da anksiyete değil, <strong>sadece 10 sene içerisinde geçirdiğiniz dönüşümü gözünüz görmüyor</strong>, çok uzun sürmedi yani..<br>Hayatta işim olmaz ben sosyal medyada içerik üreticisi değilim, oturayım Allah’ın kelamını şu platformdan anlatmak zorunda kalayım, insanlar burada diye mecburen sesimi duyurabileceğim muhattap arıyorum, sokakta yazıp anlatmaya kalksam karşıma gelecek insan yok..<br>O ekranlara oynayanlar da tamamen ekran kölesi, bağımlısı olmuş, reklam kölesi olmuş, pirincin taşı da ayıklanmıyor, istedikleri kadar segment açsınlar <strong>bu kadar kitleyi ekran aracılığıyla yaşatmaya çalışmak kaostan geçilmiyor..</strong><br>Saçma sapan kalitesiz, tarihi değeri bile olmayan sunumlar içerisindeler, <strong>gülmek bile giderek plastikleşiyor, tiyatro giderek anlamını, dokunulur olmayı kaybediyor..</strong><br><br><strong>Hayat 1 günse</strong>, o da bugünse, siz çok değil 3 gün sonra sileceğiniz ya da boş bir şekilde geride kalacak içerikler için <strong>bütün gününüzü ekrana taşıyorsanız</strong>, 3 gün sonra da, "şunu sileyim, yeni içerik yükleyim, ya da bu doldu artık atayım, ya da bu sıktı yeni platforma geçelim" diyorsanız, <strong>hangi tarih yazmak artık?</strong>..<br><strong>Bu içerik çöplüğünü miras bırakamayacaksınız</strong>..<br>Miras olacak eseri de, ya bastırmıyorlar zaten ya da artık alıcısı yok..<br>Devir değişiyor da, <strong>işte sağlıklı değişmiyor</strong>, sıkıntı orada, tarihi sağlıklı akışta yaşamak demek, bugün bütün Türkiye, Varlık Dergisi okuyor olurdu demek, sizse sosyal medyadan nerden geldiği belli olmayan 2 kuruş bilgeliklerle geçiştiriyorsunuz hayatı..</p><p><strong>Teknoloji, gelişmişlik göstergesi değildir</strong>, hem de böylesi kurgulanan teknolojiler..<br>Ben bugün hukukun son kalan damlasıyla bu notu yazıyorum da, bu kafayla giderseniz 3 gün sonra istediğiniz baba ‘NUTUK’u, hitabeyi, kaleme alın karşınızda <strong>insani etten kemikten, omurgadan, akli melekeden, muhattap alabileceğiniz nüfusu bulamayacaksınız</strong>..<br><br>Bu teknolojileri aldıkları akıllar, uzayın karanlık sinek, böcek, plastik, robotik, <strong>hayatların değersiz olduğu dünyalar</strong>, <strong>satılık bir mesele</strong>, kafa da basmıyor, bir de havalarından geçilmiyor, çok eminler herkesi ‘mikrobik’ hale getirip, milyar milyon mikrobu böyle yönetebileceklerinden..<strong>Allah aptal mıymış?</strong><br>( ben sadece teknoloji geliştiren büyük devletlerden bahsetmiyorum şu an burada, ben size bunların akıl aldığı uzaydan bahsediyorum, yani hem dünya, hem uzay, bu meseleyi 2 yerden birden düşünün..)<br>O karanlık mikroplar da size bu teknolojileri verip, “<strong>iyi hadi siz güzel güzel oynayın</strong>” demezler tabi ki de, elinizi verirsiniz kolunuzu kaptırırsınız..<br><strong>Teknolojileri bu kadar şeytani kullanmaya kurgulamasalar iyi hadi ağzımı açmayım da</strong>, o karanlık tarafa bundan daha büyük hizmet edilemezdi..<br>Allah, ya da aklın onuru, akli melekenin onuru olan aydınlık Kuzey taraf, bunların <strong>enayi uşağı</strong> değil..<br>Komple "otur" dediklerinde oturan, "kalk" dediklerinde kalkan ablak kitleler istiyorlar da, hem yönetemeyecekler, çünkü öyle bir güçleri ve matematikleri yok, <strong>hem de çaresizlikten ve 'anlamsızlıktan' ölüyor olacaksınız</strong>..</p><p><strong>-Allah’ın, Kuzey Düğümü’nün hakkı koruyabileceği sınırları aşıyorsunuz demektir</strong>, o zaman Şeytan iyice azıya alacak demektir, <strong>yani istediklerini harcarlar, istediklerini sömürürler, "bu gitsin", "bu kalsın", derler, onların onay verdiği yaşasın, diğeri sürünsün isterler</strong>.. Bunu da olgun akli meleke ile değil tabi, nerede ne kadar iyilik, güzellik, umut olabilecek yaşam var onu harcayarak yaparlar..<strong>Size, sizi özgürce, aklı ile hür, vicdanı ile hür yaşatmazlar yani..</strong> Kendi dünya programlarınızı sağlıklı bir şekilde gerçekleştiremezsiniz, gerçekleştiremedikçe de ölüp ölüp dirilirsiniz, dirilir dirilir ölürsünüz..Başka seçenek kalmıyor, üzgünüm açıklamak zorundayım! <br>İnsan ömrü niye bir 70 yıl olsun..<br>Reenkarnasyon var.. <br><strong>Tarihi iyileştirene kadar, haksızlığın hakkını yerine koyana kadar, tekrar tekrar dünyaya gelirsiniz..</strong><br><strong>Tamam dünyaya gelmek en büyük umudunuzdur o zaman zaten</strong>, peki elinizden o umut alınırsa, hangi güzel yarınlara kavuşmak?!<br><br><strong>Bu dünya eviniz!</strong><br>Cennet tutarsanız da siz yaşayacaksınız, cehenneme çevirirseniz de siz yaşayacaksınız!</p><p>-<strong>Omurgasızlardır</strong>, tutarsızlardır, akli melekeleri sakattır, onlara keyif veren şeyler seviyesizce ve sapıkçadır, nerede duracaklarını bilmezler, <strong>saygıları yoktur</strong>, emekten, haktan anlamazlar, şiddete ve sadistliğe meyillidirler, mazoşist partnerler isterler, hangi akla, kime, neye güvenip, uyacağınızı şaşırırsınız, sömürülürsünüz, harcanırsınız, pazarlanırsınız, sapıtmışlığa maşa edilirsiniz..<br><br><strong>Tarihiniz, kültürünüz, ana diliniz, toplum ve devlet sözleşmeniz öyle bir korunmalı ki</strong>, siz kendinizi bilmelisiniz, toplumunuz<strong> omurgası olan </strong>insani değerlerini,<strong> </strong>psikolojik ve genetik olarak korumalı!<br><strong>Kimse zaten bu çukura daha 'en baştan' düşmemeli!</strong><br><strong>Bırakın devlet koltuklarını, ahlaksızlık için, etik dışı bozulmuşluklar için, şark kurnazlıkları için kullanmayı</strong>, bugün, medeni ve modern anlayış ve 'hukuk', kazaları en aza indirecek şekilde oturmuş olmalıydı zaten!<br><br><strong>Ahlak bekçiliğinden bahsetmiyorum</strong>, karalamadan, bağnazlıktan, yobazlıktan bahsetmiyorum!<br><strong>İnsani akıl</strong>: sırtınıza <strong>omurga</strong> vermişler, adı <strong>belkemiğidir</strong>, ucunda da küçük beyniniz var, o kafanın parasempatik sinir sistemine, <strong>maneviyatınıza bir sahip olmanız</strong> gerekir..<br><strong>Eliniz zaten 10 parmak matematik</strong>, ellerinizde o olgun akli meleke zaten var, en başta say’maktan başlayın, gözünüzün önünde olsunlar diye o el 10 parmak, <strong>unutmayın</strong>!<br><strong>Devlet organı ve hukuk memurları</strong>, <strong>topluma 'aşağılık kompleksiyle' yaşamayı dayatamaz!</strong> <br>Kültüründen, ata dede yadigarı binlerce yıllık tarihi kazanımlarından çıkmayı, 40 Satır’ın onursuz köleleri olmayı dayatamaz!<br>Tarihte görülmemiş saçmalık..<br><strong>Kurgulayan da kaybeder, kafa 2 papel demektir, maşa olan da</strong>..</p><p><strong>Kapitalizmle de açıklayamazsınız</strong>; şu anki çukur artık kapitalizm demeyi aşıyor!<br>Sadece 100 sene önceki ağalar bile bu çocukları nasıl yetiştirelim derdi!<br>30 sene önce futbol toplumların afyonu deniyordu, <strong>bugün stadyuma gidilsin diye yalvaracağız!</strong><br><strong>Bugününüz neyse yarınınız o..Karanlık da kafaya bu matematiği kitlemiş, omurgalarınızın peşinde, gözyaşlarınızın peşinde, huzurun, nefes’in peşinde</strong>..<br>Tekrar tekrar toplum sözleşmesi, gelenek, görenek kazandırmak, yaşatmaya çalışmak ile uğraşamazsınız!<br>Çoktan toplumunuzun genel anlayış seviyesi bir temele oturup, onun üzerine koya koya gitmeniz gerekirdi; <strong>oynama bozarsınız demişler, oynamayın bozarsınız, kafanız 2 papel!</strong></p><p>-<strong>Lüksün sonu yok, ta ki kara deliğe kadar</strong>, boşuna beyinlerinizin disiplinini bunun için kaybetmeyin, kaybettirmeyin! <br><strong>Şeytan kartlarını kısır döngüye oynar</strong>, bağımlılığa oynar, zevke, şeker’e oynar, bir o akıllı ya, en <strong>‘hidious’</strong> bulduğu matematik budur! <br>Kısırlaşana kadar bırakmaz, <strong>kemiğiniz iliğiniz kurur</strong>, <strong>ellerine geçirdikleri güç kaynaklarını da bırakmak istemezler</strong>, bunu yerden göğe maddi-manevi her şeye uyarlayın..<br><strong>İyi niyeti kaybetmeyin!</strong><br><br>-<strong>Şaşırmışlara Şeytani taraf kolay geliyor olabilir</strong>, tam tersi, esas onlar sizi zorlar, çaresiz hissettirir, hatta çaresizliğe mecbur eder, ağırlaştırır, yorar, yıpratır, cüceleştirir, nefes aldırmaz, boğar, sıkar, öldürür, zehirler..taciz, tecavüz, şiddet..<br><strong>Allah’ı yanlış düşünüyorsunuz!</strong>: <br>Esas Allah Baba size nefes aldırır, kolaylık sağlar, anlayış, sevgi, empati, sempati gösterir, cesaret verir, güç verir, hak verir, umut verir, sevinç verir, kimsenin özlük haklarına tecavüz edilmez! <br>Nefes alırsınız, hayat sakinler, huzur olur, boyunuz da uzar, ömrünüz de, başaklarınız da..Herkeste dayanmaya güç olur, sabır olur, metanet olur..<br><br><strong>Cennet zaten antik dilde Uranüs’tü</strong>: <strong>Hava’dır</strong>, Gaea’nın Oğludur ve Baba'dır, <strong>7’dir</strong>, uçmaktır, kanatlılardır; havadar, ferah olmaktır, nefes alabilmektir; şiddet, zulm, baskı, değil, <strong>güven içinde yaşayabilmektir</strong>!<br>Elinizde sevgi olacaksa, o Uranüs'ten, gökten, şırıl şırıl  <strong>temiz su yağar</strong>, <strong>su damlası hayattır</strong>; tam tersi elinizde acı çekilecekse, <strong>kurur</strong> kalırsınız!<br><strong>Acıları siz başlattınız</strong>, tuzlu suyu, gözyaşını siz başlattınız, tuz isteyen yaraları siz başlattınız!<br>Gökten de kemik yağmayacak!<br><strong>Kemiktir</strong>, Kuzey Düğümü’nün dişleri, kalkanı, <strong>ederi</strong>; istatistikten çıkarken 2 kere düşünün, <strong>fiziğe şirk koşamazsınız!</strong></p><p>Söz konusu <strong>Sır’At’a gelince:</strong> <strong>o öyle incecik bir köprü değildir işte:</strong> <br>'At', uçmayı temsil eder, 'Sır' ayak tarafı, karanlık tarafı, Sırlar Alemi'nin eline düşmeyi, kaybetmeyi: <br>O ahiret kapısında Uranüs’ün-adalet-memurlarının-aklı ‘<strong>kuş tüyü</strong>’ kadar hafiftir(!).. <br>Sır’At’tan uçmak da, <strong>size zaten verilmiş omurgayı, belkemiğini gösterebilmektir, aklına, tiyatrosuna güvenilir olmaktır..</strong><br>Bunu koruyup sağladığınızda bu Dünya zaten cennetiniz olacak!<br>Sır’At, <strong>bu Dünya’ya arkanızda omurga bırakarak yaşayıp gidebilirseniz mümkün..</strong>Bu metin de benim omurgamdır!<br><br><strong>Ve şeytani Medusa’nın sonunu unutmayın:</strong><br>Bu yeryüzünde hiçbir şey <strong>sır</strong> kalmaz! Allah Baba size bir şey söylüyor!<br>Ölüm anında boynundan 2 parça kopar:<br>-<strong>Biri oğludur</strong>, o 40 yılan başlı başının altında meğer en büyük korkusu o’imiş, <strong>ANNE olmak</strong>;<br>-Bir başka parça daha kopar, o da <strong>PEGASUS</strong>’tur; meğer o kadar yılanların içinde olmak, o kadar vahşet-dehşet içinde olmak, o karanlık dünyası, onu o kadar sık boğaz ediyormuş ki, <strong>o kadar kaybetmiş ki</strong>, <strong>en büyük arzusu uçup Sema’ya kavuşabilmekmiş!</strong></p><p><strong>Medusa’nın sonunu unutmayın</strong>, Antik Yunan Tanrıları değil, <strong>Allah yazdı</strong>:<br>Bu yeryüzünde en kutsal olan: <strong>Şefkat’tir!</strong><br><strong>Şefkati’n ne demek olduğunu bilmektir!</strong><br><strong>Anne</strong>’nin, <strong>kadın bedeninin değerini</strong>, kadın haklarının onurunu bilmektir.. Anneliğin psikolojisini, sevgisini, şefkatini koruyabilmektir..<br><strong>Şefkatli aile yapılarını</strong>, <strong>şefkatli toplumları koruyabilmektir..</strong><br><strong>Ve tabi ki doğanın..</strong>Venüs’ün şefkatini, değerini, onurunu bilmektir..<br>Her şey Dünya-Annemiz-<strong>Gaea</strong> ile başlar; çocuklarıyla, adalet, cennet, etiniz, kemiğiniz, suyunuz olacak oğlu Uranüs’ü bile doğuran odur!<br>Işığın, Şafağın, Dolunay’ın, Gül'ün, Gümüş'ün, sevincin, baharın, Kardelen’in, rüyaları sayesinde rüya görebildiğiniz <strong>'kelebeklerin'</strong> büyük annesi odur!</p><p><strong>Ve sabır</strong>, en kutsaldır, <strong>ama sizin bilmeniz gerekir</strong>, <strong>Allah’ınkini zorlamak değil!</strong><br><br><strong>ANDROMEDA/YUSUF/ZOEY</strong>’nin eyyorlaması bugünlük bu kadar..<br><strong>Bende kibir yok, ben uçup gidicem..</strong><br><strong>Hiçbir materyal derdim de yok, maşası olmaya da niyetim yok, bağımsızlığımı da kimseye ezdirmem!</strong><br><br>Sevgilerimle, <br>Hani bir de Ece :/</p><figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://www.neptunianclouds.com/content/images/2026/04/IMG_0174-1.jpeg" class="kg-image" alt="40 Satır Üzerine Çay Sohbeti"><figcaption>Perseus'un Medusa'nın başını aldığı anın heykelidir..Ona uçan bir sandal, gözlerinden korunmak için parlak yansıtıcı bir kalkan ve görünmezlik pelerini verirler..Andromeda da Medusa'nın elindedir, onu da kurtarır..Bu yeryüzünde Medusa'yla yüz yüze kalan benden başkası yok, Perseus da dahil..Yukarıda Allah var..O Antik Yunan tanrıları öyle bir güç zehirlenmesi içindeki, neymiş nymph'ten güzelmişim, anneler üzerine yazmaya devam edeceğim..</figcaption></figure>]]></content:encoded></item></channel></rss>